T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/678
KARAR NO : 2026/781
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/02/2025
NUMARASI : 2024/394 Esas - 2025/61 Karar
DAVACI : ... (T.C. NO:...) -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 1- ... (T.C. NO:...) -
VEKİLİ : Av. ... -
: 2-... (T.C. NO:...) -
: 3-... -
DAVA : Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
KR. YAZIM TARİHİ : 24/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı Gençali Enerji İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait Sakarya İli Serdivan Köyü ... pafta ... parsel sayılı taşınmazın davalı Tg Savunma Sanayi Ltd Şti.'nin her türlü borçları sebebiyle Türkiye Vakıflar Bankası A.O lehine üst sınır ipoteği şeklinde ipotek verildiğini, davacının Türkiye Vakıflar Bankası A.O ile Sakarya 4. Noterliğinin 27.05.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi yaparak bankanın Adapazarı Şubesi ile borçlu Tg Savunma Sanayi Ltd Şti. arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmelerine istinaden borçluya kullandırılan ... risk nolu krediden kaynaklanan tüm alacakların 542.684,34 TL'lik kısmını tüm ferileri ve tüm teminatları ile birlikte temlik aldığını, davalı borçlu ...'in ipotek sözleşmesinin kurulmasından sonra temlike konu alacağın teminatını teşkil eden Sakarya İli Serdivan İlçesi ... parsel B Blok Zemin Kat ... ve aynı parsel B Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümleri ipotekli olarak devraldığını, davalı ...'nin ise temlike konu alacağın teminatını oluşturan Sakarya İli Serdivan İlçesi ... parsel C Blok ... . Kat ... Nolu bağımsız bölümü ipotekli olarak devraldığını, davacının borcun ödenmesi ödenmesi husunda davalılara Sakarya 5.Noterliğinin 18.04.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/5966 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlulardan ... tarafından takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, diğer borçluların ise takibe itiraz etmediklerini, takibin borçlu Çetin yönünden durduğunu, ipotek hakkının dava konusu yapılmadığını, zorunlu dava arkadaşlığı gereğince temlik sözleşmesinde belirtilen bağımsız bölüm maliklerinin davalı olarak gösterildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek davalı ... tarafından yapılan kötüniyetli itirazın iptalini ve takibin devamı ile tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İpoteğin bağımsız bölümlerin bulunduğu ana taşınmaz üzerinde tesis edildiğini, bu arsa üzerinde tesis edilen 36 bağımsız bölümün tamamına ipoteğin sirayet ettiğini, davacının sadece davalılar aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmasının hukuka hakkaniyet ilkesine ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının ipotek bedelini aşacak şekilde tahsilat yapmak amacıyla 1.504.599,86 TL 'lik alacak üzerinden icra takibi başlattığını, davacının davalıya ödeme ihtarını usulüne uygun yapmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın geçerli bir icra takibinin bulunması özel dava şartı yokluğundan usulden reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında ipoteği tesis eden bankanın ilgili yazısının dilekçe ekinde sunulduğunu ve bu hususun araştırılması için Vakıfbank'a müzekkere yazılmasının talep edildiğini, ancak mahkemece bu hususun araştırılmadan hatalı olarak karar verildiğini, ipotekli taşınmazın bölünmesi halinde, ipotekten kaynaklı yükümlülüğün, yeni parsellere değerleri oranında geçeceğinin belirtildiğini, alacağın taraflarına temlik edildiği tarihte dava dışı bankaca diğer bağımsız bölümlerde herhangi bir ipotek hakkının olmadığının sabit olduğunu, davacının alacağı temlik sözleşmesinde belirtildiği üzere sınırlı olarak temlik alındığını, karar tarihi itibari ile de takip dışı bırakılan ...'ye ait A blok ... nolu bağımsız bölüm üzerinde herhangi bir ipotekin de bulunmadığını, tarafımıza temlik edilen dava konusu 3 bağımsız bölüm üzerinde bulunan ipoteğin paraya çevrilmesinin icra takibi usule uygun olduğunu, çünkü temlik sözleşmesinin sadece bu bağımsız bölümler için taraflarına yetki verdiğini, bu haliyle mahkemece icra takibinin geçerli olmadığı yönünde ki kararının hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yargılama aşamasında toplanan delillerden, tapu cevaplarında ipotek tesisi işleminin tüm bağımsız bölümlere yansıtıldığının tespit edildiğini, ilgili kayıtların ayrı ayrı incelendiğinde davalı ve diğer davalı ... Derbeli dışında dava dışı ... adına kayıtlı olan taşınmaz üzerinde ipotek kaydının bulunduğu ve ipotek borçlusu olarak sorumlu olmasına rağmen takipte bu malik ve taşınmaz hakkında satış talebinde bulunulması nedeni ile açılan davanın haksız olduğunun da ispat edildiğini, icra takibi işleminin hukuka aykırı olduğu da açık ve net ispat edildiği halde davacı tarafın istinaf başvurusunun yerinde olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/02/2025 tarih, 2024/394 Esas - 2025/61 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davalı asıl borçlu TG Savunma Sanayi Enerji Ulaştırma Haberleşme İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile dava dışı temlik eden Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. arasında 01.12.2015 tarih ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile Sakarya İli Serdivan İlçesi Serdivan Mah. ... pafta ... parsel sayılı taşınmaza ipotek tesis edildiği, alacaklı banka tarafından Sakarya 4. Noterliğinin 27.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı yazılı temlik sözleşmesi ile taşınmazdaki B Blok Zemin Kat ... ve aynı parsel B Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümlerin ve C Blok .... Kat ... Nolu bağımsız bölümdeki ipotek haklarının temlik edildiği, B Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümlerin ... tarafından ipotekli olarak devraldığını, davalı ...'nin ise temlike konu alacağın teminatını oluşturan C Blok .... Kat ... Nolu bağımsız bölümü ipotekli olarak devraldığını, davalıların borcu ödemediğinden bahisle haklarında başlatılan takibe davalılardan ... tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı; davalı tarafça tüm ipotekli taşınmaz maliklerine karşı takip başlatılmadığından davanın reddinin savunulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Taşınmaz rehni, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan kanunun 850. maddesine göre, taşınmaz rehninin ipotek veya ipotekli borç senedi ve irat senedi şeklinde kurulabileceği, başka herhangi bir şekilde kurulamayacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere ipotek, taşınmaz rehninin bir türüdür ve bir borcun ödenmesinin taşınmazla teminat altına alınması hukuki ilişkisine dayanır. İpotek, taşınmaza taalluk eden haklardandır. Birden fazla taşınmazın, bir alacağın teminine tahsis edilmesi mümkündür. Bu durum toplu rehin kurulması veya rehin yükünün paylaştırılması yoluyla sağlanabilir.
Toplu rehin, Türk Medeni Kanunu’nun “Taşınmaz birden çok ise” kenar başlığını taşıyan 855/1. maddesinde; “Birden çok taşınmazın aynı borç için rehnedilmesi, taşınmazların aynı malike veya borçtan müteselsilen sorumlu olan maliklere ait olmalarına bağlıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Yasa metninde de açıkça ifade edildiği gibi, bu rehin türü, "üzerinde rehin kurulmak istenen taşınmazların mülkiyetinin aynı kişiye ait olması" ya da "taşınmazlar ayrı kişilerin mülkiyetinde, yani taşınmazların malikleri farklı kimseler ise bu kişilerin güvence altına alınmak istenen borçtan müteselsil olarak sorumlu bulunmaları" hallerinde kurulabilmektedir. Bu şartlar yoksa toplu rehin kurulamaz.
Toplu rehinde, tek bir alacağın tamamı birden fazla taşınmaz ile teminata alınmış olup, birden fazla taşınmaz üzerinde kurulu rehinler arasında hukuki bağlılık vardır ve bu bağ içerisinde, alacaklının alacağını tahsil etmesi asıldır. Rehin alacaklısının teminatı ne denli fazla olursa olsun, temelde alacağını ancak bir kere elde edebileceğinin de unutulmaması gerekir. Böylece rehinli taşınmazlardan birisinin paraya çevrilmesi halinde, rehin alacaklısı alacağını tahsil etmişse, artık diğer taşınmaz üzerindeki rehnin konusu kalmayacak ve sona erecektir. Kısacası, alacaklı, alacağının tutarını bir kez isteyebilir. Alacağı tümüyle karşılandığında bütün taşınmazlar hakkındaki rehin hakkının sona ermesi gerekir.
Yine 4721 Sayılı TMK'nın 873/3. maddesinde; "Aynı alacak için birden fazla gayrimenkul üzerinde rehin tesis edilmiş ise alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeye mecburdur. Bununla beraber, icra memuru ancak gerektiği kadarını satar" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, toplu rehin durumunda ipotek alacaklısı, alacağı gününde ödenmemişse, açıklanan yasa hükmü gereği, üzerinde toplu (birlikte) rehin kurulmuş olan taşınmazların her birinin aynı zamanda satılmasını talep etmek zorundadır. Bu zorunluluk, alacaklının istediği taşınmazı sattırarak keyfi davranmayı önlemeye yöneliktir (HGK. 27.11.2002. T, 12-823/1020 K.). Dolayısıyla tüm taşınmazlar için takibin birlikte başlatılması ve satışının da aynı anda talep edilmesi gerekmektedir. Bu husus kamu düzeninden ve takip şartı olup, mahkemece re’sen nazara alınmalıdır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/9327 esas 2023/2174 karar sayılı ilamı)
Somut olayda; davalı asıl borçlu TG Savunma Sanayi Enerji Ulaştırma Haberleşme İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile dava dışı temlik eden Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. arasında 01.12.2015 tarih ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile Sakarya İli Serdivan İlçesi Serdivan Mah. 28 pafta ... parsel sayılı taşınmaza ipotek tesis edildiği, alacaklı banka tarafından Sakarya 4. Noterliğinin 27.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı yazılı temlik sözleşmesi ile taşınmazdaki B Blok Zemin Kat ... ve aynı parsel B Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümlerin ve C Blok ... . Kat ... Nolu bağımsız bölümdeki ipotek haklarının temlik edildiği, B Blok Zemin Kat ... nolu bağımsız bölümlerin ... tarafından ipotekli olarak devraldığı, davalı ...'nin ise temlike konu alacağın teminatını oluşturan C Blok ... . Kat ... Nolu bağımsız bölümü ipotekli olarak devraldığı dosyaya gelen belgelerden anlaşılmaktadır.
Tapu müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen tapu kayıtlarının incelenmesinde; davaya konu edilen taşınmaza konulan ipotek tarihi olan 01.12.2015 tarihinden sonra 24.03.2017 tarihinde kat irtifakı kurulduğu, daha sonra 06.10.2021 tarihinde kat mülkiyetine çevrildiği görülmüştür. Taraflar arasında ana taşınmaz için konulan ipoteğin 4721 sayılı yasanın 889.maddesi ile Tapu Sicili Tüzüğü’nün 64 maddesi gereği ipoteğin kat irtifakına çevrilen tüm taşınmazlara aktarılacağı (Benzer yönde Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2009/2619 esas 2009/3869 karar sayılı ilamı, Benzer yönde 06.04.1954 tarih ve 8677 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.01.1954 tarih 1954/1-3 Esas 1954/3 Karar sayılı ilamı) bu şekilde tapu müdürlüğü tarafından anılan ipoteğin kat irtifakı kurulan bağımsız bölümlere aktarıldığı, bir kısım taşınmazlardaki ipoteklerin kaldırıldığı, davaya konu edilen 3 bağımsız bölüm dışında Sakarya İli Serdivan İlçesi Serdivan Mah. ... pafta ... parsel A Blok ... numaralı bağımsız bölüm üzerinde de ipoteğin devam ettiği, anılan taşınmazın malikinin dava dışı ... olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle ipoteğin hala devam ettiği görülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere; 4721 Sayılı TMK'nın 873/3. maddesinde; "Aynı alacak için birden fazla gayrimenkul üzerinde rehin tesis edilmiş ise alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeye mecburdur. Bununla beraber, icra memuru ancak gerektiği kadarını satar" hükmüne yer verilmiştir. İpotek kapsamında olan tüm taşınmazlar için takibin birlikte başlatılması ve satışının da aynı anda talep edilmesi gerekmektedir. Bu husus kamu düzeninden ve takip şartı olup, mahkemece re’sen nazara alınmalıdır. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/9327 esas 2023/2174 karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle ipotek kapsamında olan Sakarya İli Serdivan İlçesi Serdivan Mah. ... pafta ... parsel A Blok ... numaralı bağımsız bölüm yönünden başlatılmış bir takip olmadığından mahkemece takip şartı ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetlidir.
Davacı taraf her ne kadar anılan taşınmazdaki ipoteğin fekki için temlik eden banka tarafından takipten önce talepte bulunulduğunu iddia etmiş ise de, tapu müdürlüğünden gelen kayıtlarda bu yönde bir talep olmaması ve varlığı iddia edilen yanlışlığın 4721 sayılı yasanın 1027.maddesi kapsamında ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı da(Benzer yönde Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2009/2619 esas 2009/3869 karar sayılı ilamı) dikkate alındığında mahkemece bu yönde ayrıca bir işlem yapılmaması da isabetlidir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*