T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2287 - 2026/776
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2287
KARAR NO : 2026/776
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2024
NUMARASI : 2023/765 Esas - 2024/691 Karar
DAVACI : RİZLİNE OTOMOTİV İNŞAAT GIDA ÜRETİM İHRACAT İTHALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- SERHAT MÜHENDİSLİK İNŞAAT VE TURİZM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
: 2- SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA İHBAR OLUNAN : GIG SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
KR. YAZIM TARİHİ : 24/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait hatbaşı seksiyoner direğinin arızalandığı, bu arızanın, dava dışı Kayseri Metal A.Ş.'nin yetkilendirdiği davalı olan Serhat Mühendislik A.Ş.'nin hatbaşı direğine enerji veren hat direği üzerinde yanlış deplase işlemi yapmasından kaynaklandığını, oluşan zarar kalemlerinin ödenmesi için Serhat Mühendislik A.Ş.'ye ihtar çekildiğini, Serhat Mühendislik A.Ş.'nin vermiş olduğu cevapta yapılan işlemin hatalı olmadığını, SEDAŞ görevlileri gözetiminde enerji kesimi yapıldığını, deplase işlemi tamamlandıktan sonra hattın enerjilendirmesinin yapıldığına ilişkin beyanda bulunulması üzerine müvekkili şirket olan SEDAŞ'ın da zarardan sorumlu olduğunu, açılan davanın kabulüne, müvekkili şirketin alacağını hukuken güvence altına alınması bakımından davalı borçlunun adına kayıtlı taşınır veya taşınmaz malları ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borç miktarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/4226 Esas sayılı dosyasında ikame edilen takibe davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Serhat Mühendislik İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işyeri ile davalının elektrik direği deplasesi işlemi yapmak için anlaştığı firmalardan Kayseri Metal Center San. Tic. A.Ş.’nin işyerinin elektrik aldığı enerji hattı aynı olduğunu, davalı şirketçe projeye ve yönetmeliklere uygun olarak gerçekleştirilen elektrik direği deplasesi işlemi sonrasında davacı şirket elektrik tesisatında meydana gelen arıza nedeni ile SEDAŞ ile birlikte davalının haksız bir şekilde sorumlu tutulduğunu, davalı şirketçe gerçekleştirilen elektrik direği deplasesi işlemi sırasında her ne kadar davacı şirketin hatbaşı seksiyoner direğinin davalının hatalı uygulaması nedeni ile zarar gördüğü beyan edilmişse de bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, deplase işlemi yapılan elektrik direğinin bulunduğu hat üzerinde 3-4 tane daha fabrika bulunmasına rağmen sadece davacı şirket bünyesinde arıza çıkmasındaki ana nedenin davacı şirkete ait hattın eski ve bakımsız olması nedeni ile olduğunu, davalının firma deplase işleminin yapılacağına ilişkin diğer davalı SEDAŞ'a gerekli bildirimleri yaptığını ve izinleri aldığını, sonrasında gerçekleştirilen tüm işlemler de bu proje ve onaylar doğrultusunda yapıldığını, davalı firma tarafından elektrik direği deplase işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için diğer davalı SEDAŞ'tan 20.04.2022 tarih ve SED. DO. RMG. 02/120 sayılı dosya kapsamında enerji müsaderesi alındığını, davalı şirketin, deplase işlemini gerçekleştireceği sırada oluşacak aksilikleri önlemek için bu tarz projelerde yapılması normal olan SEDAŞ'tan elektrik kesintisi talebinde bulunmuş ve bu talebi elektrik kesintisi 31.07.2023 tarihinde gerçekleştirilecek şekilde onaylandığını, bu onay akabinde 31.07.2023 tarihinde elektrik kesintisi yapılarak, usulüne uygun bir şekilde ile elektrik direği deplase işlemi gerçekleştirildiğini, elektrik kesintisi sonrasında deplase işlemi gerçekleştirildiğini, buna ilişkin olarak da işlem sonrasında SEDAŞ görevlileri tarafından gerekli kontroller yapıldığını, kontrol sonrası yapılan iş ve işlemlerin projeye ve olağan iş akışına uygun olduğu tutanak ile tespit edilerek, onay sonrasında ve yine SEDAŞ'ın işlemi ile elektrik verilmesi işlemi gerçekleştirildiğini, davalıya olayda kusur atfedilse bile davacı tarafça oluşturulan fatura tutarlarının da fahiş olduğunu, davacı tarafın alacağın likit olduğunu, bu nedenle de davalı şirket ile diğer davalı kurum aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğine ilişkin beyanları da kabul edilebilir olmadığını, gerek tamirata gerekse yakıta ilişkin düzenlenen icra takibine konu fatura tutarlarının fahiş olduğunu, davalının söz konusu hasardan sorumlu olmadığından borca itiraz ettiğini, davalının herhangi bir kusuru bulunmaması nedeni ile davalıya kusur atfedilmesi bu kapsamda davacının zararının tazminine yönelik tarafımıza icar takibi başlatılması ve huzurdaki davanın açılması haksız olduğunu, davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacının İİK'nun 67. maddesi gereğince dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin merkezi Sakarya ilinde (Maltepe Mah. Orhangazi Cad. 54100 Sakarya/TÜRKİYE) bulunduğundan hiçbir şekilde davacı taleplerinin kabulü anlamına gelmemek üzere müvekkiline yöneltilebilecek bir icra takibinde yetkinin Sakarya İcra Dairelerinde olduğundan işbu davanın usuli eksiklikten dolayı haksız davanın usulden reddine, huzurdaki davanın haksız olduğunu, zarara neden olduğu iddia olunan teknik işlem sırasında davalı şirketin personeli gözetleyici olarak enerji kesme, enerji verme faaliyetlerini gerçekleştirmiş olduğunu, uygulama güvenliğinin ve çevre güvenliğinin sağlanması amacıyla davalı şirket personeli işlem sırasında hazır bulunduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen bu güvenlik işlemleri EPDK'nın kendisine vermiş olduğu gözetim ve kontrol yetkileri çerçevesinde ve işlemi gerçekleştiren firmanın talebi üzerine yerine getirildiğini, salt kamu hizmetini gerçekleştirmesi nedeniyle davalıya kusur atfedilip, dava yöneltilmesinin haksız olduğunu, davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacının İİK'nun 67. maddesi gereğince dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/4226 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 34.220,00.-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 6.844,00.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
3-Davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya yöneltilebilecek bir icra takibinde yetkinin Sakarya İcra Dairelerinde olduğunu işbu davanın salt bu usuli eksiklikten dolayı haksız davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; SEDAŞ'ın, kanunların kendisine vermiş olduğu gözetim yükümlülüğü çerçevesinde çevre güvenliği sağlamak amacıyla ve elektrik enerjisinden kaynaklı herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması adına deplase işleminin yapıldığı hata enerji akışının kontrollü ve güvenli bir şekilde temini için kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, düzenlenen bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve raporların yetkin bilirkişiler tarafından verilmediğini, denetime elverişsiz raporlara yaptıkları itirazların ise dikkate alınmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; SEDAŞ ve SEDAŞ yetkilendirilmesi ile Serhat Mühendislik'çe davacı şirketten herhangi bir izin, onay alınmadan veyahut bildirim gerçekleştirilmeden, davacı şirkete ait olduğu belgeli olan hatbaşı seksiyoner direği, yapılan deplase işlemi kapsamında zarar gördüğü, meydana gelen bu zararın, davacı firmaca işletmenin devamlılığında problem yaşanmaması adına ihtirazi kayıtla derhal onarıldığı ve hizmet kusuru bulunan her iki davalıya yöneltilmesinin hukuka uygun olduğunun 27.08.2024 tarihli Bilirkişi Raporu ile ispatlandığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2024 tarih, 2023/765 Esas - 2024/691 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı SEDAŞ vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davalılardan Serhat Mühendislik İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı Kayseri Metal Center San. Tic. A.Ş. yetkilendirmesi ile davacıya ait hat başı seksiyoner direğinden önceki direklerin projelendirilip deplase edildiği, davalının anılan işlemi yaparken topraklama işlemini yapmadığından, hat bağlantı sehiminin ve jumper sehiminin de düzgün yapılmaması nedeniyle elektrik tellerinin temas ettiği ve davacıya ait hat başı seksiyoner direğinin zarar gördüğünü, direkteki zararın davacı tarafından giderildiğini, direk bedeli ile yakıt kullanımı nedeniyle davacının toplam 53.619,80 TL zararının olduğundan bahisle davaya konu takibin davalılar hakkında başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı; davalılarca davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı SEDAŞ’ın istinf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Davalı şirket SEDAŞ, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur.
Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, Türk Borçlar Kanunu tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki illiyet bağının kesilmiş olmasıdır.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15).
Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.
Sorumluluk hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur.
Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde; "Kuvvetli akım tesisleri her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılmalıdır.
Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olmalıdır ve ilerideki bölümlerde belirtilen emniyet mesafeleri ile koruma önlemleri sağlanmalıdır." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/73 esas 2023/1411 karar sayılı ilamı)
Aynı Yönetmeliğin 61/e maddesine göre; “Gerilimi kesilmiş yüksek gerilim tesislerinde çalışılacaksa, çalışılacak bölüm önceden topraklanmış olan bir düzenek üzerinden kısa devre edilecektir. İşletmelerin sorumlu kimseleri, iş süresince çalışanların tehlikeyle karşılaşabileceği hiçbir devre kapama işlemi yapılmamasını sağlayacaktır. Kısa devre ve topraklama, ancak bütün çalışmalar bittikten ve bunları yapanların hepsine haber verildiği kesin olarak öğrenildikten sonra kaldırılabilir.”
Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde Uygulanacak Bakım Usul ve Esaslarının 6.1.8.maddesine göre; “Tüm teçhizattaki aktif olmayan metal aksamın tamamının topraklanmış olması gerekmekte olup, toprakla irtibatlanmayan kısımlar topraklanacaktır.”
Somut olayda; istinaf yoluna başvuran davalı taraf, İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş işe de, eldeki uyuşmazlığın temelinde dosyaya gelen evraklara göre davacı ile deplase işlemini yürüten diğer davalı şirket arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı dikkate alındığında haksız fiil sorumluluğuna dayandığı, 6100 sayılı yasanın 16.maddesi gereği haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer icra müdürlüklerinin de yetkili olduğu, zararın meydana geldiği yerinde Gebze sınırlarında kaldığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
Dosyaya alınan elektrik mühendisi bilirkişinin raporuna göre; davalı yüklenici Serhat mühendislik tarafınca yapılan deplase işlemleri esnasında; dava dosyasına sunulan görseller incelendiğinde davacı tarafa ait enerji nakil hattı ve seksiyoner direğinin deplase işlemi gerçekleştirilirken hatlarda oluşan kopma sonucunda kısa devre yapması sonucunda zarar gördüğünün anlaşıldığı, çalışma esnasında ve sonrasında davalı taraf Serhat Mühendislik İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından gerekli iş güvenliği ve hat bakımında alınması gereken önlemlerin alınmadığı, enerji kesintisinden sonra tekrar enerji verilirken topraklama hat bağlantılarını tamamlamadan enerji verildiği, dava dosyasına sunulan görsellerde direk topraklama iletkeni ucunun boşta olduğunun görüldüğü, dolayısıyla topraklama bağlantısı yapılmadan enerjilendirildiği, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nde belirtilen işlemleri tamamlamadan deplase işlemlerini tamamladığı ve sonrasında davacı taraf hatlarında arızaya sebebiyet vermesinden kaynaklı eksik işlemlerin bulunduğu, dolayısıyla davalı Serhat Mühendislik İnş. ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’nin kusuru bulunduğu; istinaf yoluna başvuran davalı SEDAŞ’ın deplase işlemleri sonucunda hattın tekrar enerjilendirilmeden önce son kontrolleri yaparak tüm eksikliklerin ve topraklamaların bağlantılarının tam olarak yapılmadan ve davacı taraf ve dava dışı kayseri Metale ait hatlarda oluşabilecek gevşeklik ve sehimlerden kaynaklı güvenlik önlemlerini tam aldırmadan enerji verilmesinden kaynaklı kusurunun olduğu, enerji tesisinin SEDAŞ tarafından geçici kabulünün sonraki tarihte yapılmasının davalı SEDAŞ’ın bu yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, bu bağlamda SEDAŞ’ın yukarıda açıklandığı üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71 inci maddesi gereği kusursuz sorumluluğunun da bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 2.337,57-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 584,60-TL'nin mahsubu ile kalan 1.752,97-TL istinaf karar harcının davalı Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*