(5237 S. K. m. 168, 268) (5271 S. K. m. 223, 280, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince suçtan doğrudan zarar gören .....'nın dolandırıcılık suçu yönünden katılan olarak dava ve duruşmalara kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında taraf sıfatının "müşteki" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
.....'a yönelik dolandırıcılık eylemi ile ..... ve .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 29/12/2012 olduğu, .....'ya yönelik dolandırıcılık eyleminin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 21/09/2013 olduğu, .....'a yönelik dolandırıcılık eyleminin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 07/08/2013 olduğu, .....'e yönelik dolandırıcılık eyleminin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 22/09/2013 olduğu, .....'ye yönelik dolandırıcılık eyleminin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 17/09/2012 olduğu, .....'e yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 26/11/2012 olduğu, .....'ye yönelik dolandırıcılık eyleminin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 29/10/2010 olduğu, .....'ya yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 22/12/2012 olduğu, .....'ya yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 20/11/2012 olduğu, .....'a yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 07/12/2012 olduğu, .....'ye yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'a yönelik iftira eyleminin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 14/07/2012 olduğu, ..... ve .....'a yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 29/11/2012 olduğu, .....'e yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 12/01/2013 olduğu, .....'a yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 25/12/2012 olduğu, .....'ye yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 02/03/2013 olduğu, .....'a yönelik dolandırıcılık eylemi ile .....'e yönelik iftira eylemlerinin suç tarihinin paranın gönderildiği tarih olan 21/12/2012 olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ayrım yapılmaksızın 22/12/2012 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
I-Sanık hakkında müştekiler ....., ....., ..... ve .....'a yönelik iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Sanığın sahibinden.com ve arabam.com gibi internet sitelerinde muhtelif ilanlar yayınlamak suretiyle müşteki ve katılanlarla irtibata geçtiği, kişilerden kaparo adı altında para gönderilmesini istediği, eylemleri sırasında ....., ....., ..... ve .....'nun kimlik bilgilerini kullandığı, dolandırıldığını anlayan diğer müştekilerin ve katılanların şikayetçi olmaları üzerine ....., ....., ..... ve ..... hakkında soruşturmaya başlanmasına sebep olduğundan bahisle sanığın bu kişilere karşı iftira suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın işlemekte olduğu suç kapsamında katılanların kimlik bilgilerinin kullanılmasına göre, Yargıtay 15. C.D.'nin 2016/3399 Esas 2018/7687 Karar sayılı kararında ve diğer kararlarında belirtildiği üzere TCK'nun 268. maddesinde "işlediği suç nedeniyle" ibaresinin kullanılması karşısında işlenmekte olan veya gelecekte işlenecek suçlar nedeniyle yapılacak soruşturma ve kovuşturmaları engelleme amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması durumunda atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı, daha önceden işlenip tamamlanmış suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturmayı engelleme amacıyla bu suçun işlenmesi gerektiği gözetilmeden, unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, sanığın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmekle, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın CMK 280/1-a ve CMK 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından,
Sanık hakkında Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2019 tarih 2013/177 E. ve 2019/10 K. sayılı ....., ....., ..... ve .....'a yönelik iftira suçundan verilen mahkumiyet kararlarının kaldırılmasına,
Gerekçeli kararın iftira suçu ilgili gerekçe kısmının ve hüküm fıkrasının iftira suçu ile ilgili olan 1/A,B,C,Ç bentlerinin hükümden çıkartılarak yerine,
"Sanığın müştekiler ....., ....., ..... ve .....'a karşı üzerine atılı iftira suçunun yasal unsuları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sanığın bu müştekilere karşı üzerine atılı iftira suçlarından 5271 Sayılı CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine," ibarelerinin konulması,
Suretiyle hükmün 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
II-Sanık hakkında müştekiler ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., .....'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında eleştirilen hususlar dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine,
III-Sanık hakkında müştekiler ....., ..... ve .....'ye yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Sanığın babasının 05/02/2014 tarihinde katılan .....'ya 98 TL, .....'e 100 TL para göndererek katılanların zararını giderdiği anlaşıldığından sanık hakkında bu müştekilere karşı dolandırıcılık suçundan verilen cezada TCK'nun 168/2 maddesinin uygulanmayarak fazla ceza tayini,
Sanığın 09/05/2013 tarihinde, müşteki .....'nin zararını giderdiği, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında 18/06/2013 tarihinde kamu davası açıldığı, buna göre sanığın soruşturma aşamasında kovuşturma başlamadan mağdurun zararını giderdiği anlaşıldığından sanık hakkında bu müştekiye karşı dolandırıcılık suçundan verilen cezada TCK 168/1 maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken hükümde yazılı şekilde TCK 168/2 maddesi hükümlerinin uygulanarak fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, sanığın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmekle, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın CMK 280/1-a ve CMK 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından,
Hüküm fıkrasının;
Müşteki .....'ya yönelik dolandırıcılık eylemi ile ilgili olan hükmün D bendinin 1. paragrafından sonra gelmek üzere "Sanık suç sebebiyle meydana gelen zararı yargılama aşamasında giderdiğinden TCK.nun 168/2. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezası cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi,
Hükmün D bendinin 3. paragrafında adli para cezasına ilişkin bölümde yazan "180" ibaresinin çıkartılarak yerine "80" ibaresinin konulması,
Müşteki .....'e yönelik dolandırıcılık eylemi ile ilgili olan hükmün E bendinin 1. paragrafından sonra gelmek üzere "Sanık suç sebebiyle meydana gelen zararı yargılama aşamasında giderdiğinden TCK.nun 168/2. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi,
Hükmün E bendinin 3. paragrafında adli para cezasına ilişkin bölümde yazan "200" ibaresinin çıkartılarak yerine "100" ibaresinin konulması,
Müşteki .....'ye yönelik dolandırıcılık eylemi ile ilgili olan hükmün F bendinin 2. paragrafında yazılı "yargılama aşamasında giderdiğinden TCK.nun 168/2. maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "soruşturma aşamasında giderdiğinden TCK.nun 168/1. maddesi" ibaresinin konulması, "1/2" ibaresinin çıkartılarak yerine "takdiren 2/3" ibaresinin konulması, "1 yıl 6 ay hapis ve 5 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl hapis ve 3 gün" ibarelerinin konulması,
Hükmün F bendinin 4. paragrafında adli para cezasına ilişkin bölümde yazan "100" ibaresinin çıkartılarak yerine "60" ibaresinin konulması, bundan sonraki fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle,
Hükmün 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi C.Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın bir örneğinin iftira suçu bakımından dairemizce, dolandırıcılık suçu bakımından ilk derece mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanığa tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Sanık hakkında iftira suçundan verilen beraat kararı bakımından Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve bu suçun katılanları yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize ya da bulunulan yerdeki bölge adliye mahkemesi ilgili ceza dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ya da zabıt kâtibine beyanda bulunularak tutanağa bağlanıp hâkime onaylatılmak suretiyle, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu müdürlüğüne verilecek bir dilekçe ile ya da zabıt katibine veya kurum müdürüne beyanda bulunularak tutanağa bağlanmak suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. ve 291. maddeleri uyarınca temyiz yasa yolu açık olmak üzere,
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararları bakımından 5271 Sayılı CMK'nun 286/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 19.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)