(5271 S. K. m. 280, 289) (5237 S. K. m. 158) (7201 S. K. m. 10, 21, 35)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2018/824 Esas, 2018/8904 Karar nolu kararında, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2015/3403 Esas 2018/8759 Karar nolu kararında ve benzeri Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, öncelikle muhatabın bilinen son adresine Tebligat Kanununun 10/1 ve 21/1 maddelerine göre - bu adres mernis adresi ise mernis adresi olduğuna dair şerh düşülmeksizin- tebliğ yapılması, tebliğ edilemediği takdirde Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre bu adresin adres kayıt sistemindeki adres olduğuna dair şerh düşülerek bu madde hükümlerine göre mernis adresine tebliğe çıkarılması gereklidir. Buna göre gerekçeli kararın katılanın son bildirdiği adrese ve adres kayıt sistemindeki adresine mernis adresi şerhi düşürülmeksizin çıkarılıp iade edildiği sonrasında Tebligat Kanunu'nun 35. Maddesine göre katılana tebliğe çıkarıldığı, bu haliyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği yönündeki beyanlarının yerinde görülerek Eski Hale Getirme Talebinin Kabulü İle Yapılan İncelemede,
Suç tarihinde, müştekinin, 0 850 200 06 06 numaralı hattan arandığı, arayan kişinin T... bankası müşteri hizmetleri temsilcisi olduğunu, yeni çıkarılan kanun gereği kart ve hesap işletim ücretlerinin kendisine iade edileceğini söylediği, bunun için gerekli olduğunu belirterek bankamatik kartının son 8 hanesini ve kartın arkasında yazılı 3 haneli güvenlik numarasını istediği, müştekinin arayan kişinin banka müşteri temsilcisi olduğuna inanarak istediği bilgileri verdiği, daha sonrasında onay için telefonuna gelen mesajları da söylediği, müştekinin aynı günün akşamında internet bankacılığına giriş yapmaya çalıştığı ancak giremediğini, bunun üzerine müşteri hizmetlerini arayarak durumu anlattığı, şifre bilgilerinin değiştirildiğini ve hesabından cep teb yöntemi ile 1000 TL çekildiğini ve 580 TL kira ödemesi adı altında ödeme yapıldığını öğrendiği, yapılan soruşturmada müştekinin T... BNP P... Ortaklığı Gebze E-5 şubesi nezdinde kayıtlı....numaralı hesabından suç tarihinde 1.000 TL tutarında "QR kod" Barkod okuma sistemi kullanılarak ATM'den nakit çekim yapıldığı, yine sanığın Avcılar Şubesi nezdinde kayıtlı .... numaralı hesabına ise 580 TL gönderildiğinin, belirtilen miktarın yine aynı tarihte "QR kod" barkod okuma sistemi kullanılarak çekildiğinin tespit edildiği, ilgili ATM güvenlik kamera kayıtlarını içerir CD'nin bilirikişi marifetiyle çözümlenmesinde suç tarihi ve saatinde sanığın para çekimi yapılan ATM yanına geldiğinin tespit edildiği, bu şekilde sanığın müştekiye ait kart bilgilerini kullanarak harcama yapmak suretiyle haksız menfaat temin ettiği ve müştekiye karşı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
Müştekiyi telefonla arayan şahsın kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp kart ve hesap işletim ücretlerinin iade edileceğini, bu nedenle gerekli olduğunu söyleyerek katılandan kart bilgilerini istediği ve katılanın da arayan şahsa inanarak kart bilgilerini verdiği, daha sonra kredi kartından bilgisi ve rızası dışında harcama yapıldığını öğrendiği, bu şekilde gerçekleşen olayda sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren TCK'nun 158/1-l maddesinde düzenlenen kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Usul ve yasaya aykırı olup, sanığın istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı CMK'nın 289/1-d ve 280/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nun 283/1 maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sayılı CMK'nun 286/2. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)