(5237 S. K. m. 35, 50, 51, 52, 53, 58, 62, 142, 245) (5271 S. K. m. 226, 231, 280, 283, 286, 325) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.) (15. CD. 20.09.2017 T. 2016/2335 E. 2017/18667 K.)
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan inceleme sonucunda;
İDDİA:
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 11/07/2018 tarih 2018/5129 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan TCK'nun 245/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; "Olay tarihinden önce ben .... paylaşım sitesinde .... isimli bir kişi ile tanıştım. Görüşmelerim sırasında bana 'hesabımdan para çekemiyorum bu parayı senin hesabına göndereyim sen çekersin bana verirsin ben de sana komisyon veririm' diye bir teklifte bulundu. O tarihte yaşım 18 yaşından küçüktü. Hesabım yoktu. Ben de arkadaşım ....'tan hesap numarasını istedim. O da bana bir IBAN numarasını ve ayrıca bu hesaba ait bankamatik kartını da verdi. Sanırım bu abisinin adına kayıtlıydı. Ben bu IBAN numarasını .... isimli kişiye internet üzerinden yaptığımız yazışmada verdim. Kendisi 4.000 TL civarında para göndereceğini söyledi. Kartı bankamatiğe taktığımda kartın bloke olduğunu gördüm. Parayı çekemedim. Parayı çekseydim gönderilen paranın yarısını .... isimli şahsa, bana kalan yarı paranın yarısını da kartını kullandığım ....'ya verecektim. Gerisi benim olacaktı. Buna benzer başka olaylar nedeniyle yargılandım. Kendisinin açık kimlik bilgilerini bilmiyorum. Adanalı olduğunu biliyorum. Yargılandığım mahkemede buna ilişkin araştırma yapılmasını istemiştim. Araştırmalar yapıldı, sanırım bulunamadı. Ben katılanın kredi kartının bilgilerini kopyalamadım. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ŞİKAYET:
Katılan .... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; "Ben daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim. O ifademi tekrar ederim. Benim .... Bankası şubesinde bir hesabım bulunmaktaydı. 26/11/2017 tarihinde ATM'den para çekmeye gittiğime hesabımda 3.600 TL eksik olduğunu öğrendim. Buna bir anlam veremedim. Banka görevlileri ile telefonla iletişime geçtim. Durumu anlattım. Hesabımdan bu paranın transfer olduğu söylendi. Ancak bu parayı ben çekmemiştim. Anlam veremedim. Ancak daha sonra öğrendiğime göre banka sıkıntılı işlem görüp bu paranın karşı tarafın hesabına bloke koymuş. Daha sonra düşündüğümde olaydan yani bu çekilme olayını öğrendiğim tarihten bir veya iki gün önce .... sitesinde gezindiğim esnada .... Bankası logosu altında reklam görmüştüm. Sanırım bir kampanya duyurusu vardı. Merak edip bu linke tıkladım. Bu linke tıklayınca direk beni internet bankacılığına yönlendirdi. Açılan sayfada kullanıcı adı şifre gibi bilgilerimi girdim. Sayfa yönlendiriyorsunuz diye bir süre beni oyaladı. Açılmayınca ben sayfayı kapattım. Sanırım birileri internet üzerinden kopyalama işlemi yapmış olabilir. Paranın yattığı hesap sahibi .... isimli kişiyi tanımıyorum. Zararım yoktur. Ancak kredi kartımdan parayı çekmeye çalışan sanıktan şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanık savunması, katılanın beyanları, .... A.Ş.'nin 07/03/2018 tarih LC/DA/5401541 sayılı yazısı, .... Bankası A.Ş'nin 02/02/2018 tarih 7000MV....700029440 sayılı yazısı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen tutanak, kollukça düzenlenen tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı mevcut delillerdir.
.... A.Ş.'nin 07/03/2018 tarih LC/DA/5401541 sayılı yazısına göre; .... IP adresi kullanıcısının .... numaralı cep telefonu hattı kullanıcısı olduğu, bu hattın ise 31/10/1980 Azerbaycan doğumlu .... isimli yabancı uyruklu şahsın adına tahsisli olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
.... Bankası A.Ş'nin 02/02/2018 tarih 7000MV....700029440 sayılı yazısına göre; katılan ....'ın hesabından 24/11/2017 günü saat 23:45'de 3.600 TL tutarında paranın mobil bankacılık yoluyla .... isimli şahsın hesabına havale edildiği belirtilmiştir.
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen tutanakta; .... Bankası ile yapılan yazışma sonucunda alıcı hesaba bloke konulduğu ve para çekme işleminin gerçekleşmediğinden kamera görüntüsünün bulunmadığı bildirilmiştir. .... A.Ş. ile yapılan yazışma sonucunda belirtilen IP adresi kullanıcısının Azerbaycan uyruklu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇE VE HÜKMÜ:
Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 11/07/2018 tarih 2018/5129 Esas sayılı iddianamesi ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan TCK'nun 245/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin istinafa konu 07/05/2019 tarih 2018/878 (E) ve 2019/364 (K) sayılı kararı ile; katılanın 26/11/2017 günü .... Bankası ATM şubesine para çekmeye gittiğinde hesabının eksik olduğunu fark ettiği akabinde .... Bankası'na giderek dilekçe vermek sureti ile döküm aldığında 24/11/2017 günü saat 23:45 de hesabından 3.600 TL tutarında paranın .... ismine telefondan havale edildiğini öğrendiği, kolluk kuvvetine yazılan müzekkere kapsamında, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yapmış olduğu araştırma neticesi hazırlanan araştırma tutanağı içeriğinde; eylemin gerçekleştirildiği .... IP numaralı 0534 241 26 18 numaralı hattın .... isimli şahsa ait olduğunun tespit olunduğu, suçta kullanılan hesabın ise .... isimli şahsın hesabına kayıtlı olduğu, gönderilen 3.600 TL'nin hesaba bloke koyulduğundan çekilemediğinin tespit olunduğu, sanık ....'in savunmasında mahalleden arkadaşı olan .... isimli şahıstan kartı kendisinin istediğini, .... üzerinden tanıştığı .... isimli şahsın kendisine "hesabın varsa senin hesabına para aktarayım" dediği için böyle bir işlem yaptığını, parayı çekmeye çalıştığı esnada kartın bloke olduğunu, ATM'nin kartı yuttuğu için bu kartı teslim edemediğini, herhangi bir şekilde menfaat temin etmeye çalışmadığını, .... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini beyan ettiği, bu itibarla tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, katılanın iddiası ile sanığın aşamalardaki kaçamak yollu savunması nazara alındığında, sanığın yapılan işlemde kendisine ait bilgilerin gözükmemesi için bir başkasına ait kartı kullanarak menfaat temin etmeye çalışmış olması, .... isimli şahsın yönlendirmesi ile bu eylemini gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de, bu şahsa ait hiçbir bilgi sunamadığı gibi yapmış olduğu görüşmelere ait herhangi bir delil de sunamamış olması, yine sanığın UYAP üzerinde yapılan sorgulamada benzer suçtan farklı illerde birçok soruşturmasının yürütüldüğünün tespit olunması hususları birlikte değerlendiğinde, sanığın savunmasına itibar edilmemiş olup kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşıldığı, sanığın müştekinin sahte olarak oluşturulan .... Bankası linkine tıklamak suretiyle ve açılan sayfaya bilgilerini girmesi suretiyle ele geçirdiği bilgilerini kullanılarak .... isimli şahsın hesabına havale işlemini gerçekleştirdiği, ancak bu hesaba bloke koyulması sebebi ile menfaat temin edilemeyerek eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşıldığı gerekçesi ise sanığın müsnet başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN VE İSTİNAF NEDENLERİ:
Sanık .... istinaf başvuru dilekçesinde; hakkında verilen 1 yıl 3 ay hapis ve adli para cezasına istinaf yolu ile itiraz etmek istediğini belirtmiştir.
DURUŞMA AÇILMASI VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ KARARI:
Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin istinafa konu 07/05/2019 tarih 2018/878 (E) ve 2019/364 (K) sayılı kararıaleyhine, sanık ....'in 08/05/2019 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurulması üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçun vasfının değişmesi ihtimaline binaen hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılması ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına oy birliği ile karar verilmiştir.
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ AŞAMASINDA DAİREMİZCE YAPILAN İŞLEMLER VE TOPLANAN DELİLLER:
Sanık .... alınan savunmasında; "Ben olaya ilişkin olarak daha önce savunmalarımı yapmıştım, hem soruşturma aşamasında hem de mahkeme aşamasında ifadelerimi vermiştim, o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ederim" şeklinde savunmada bulunmuş, sanığın suçunun sübutu halinde hakkında TCK 142/2-e, 35/1-2 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen CMK 226 maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmiş, sanık önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirtmiştir.
Dairemizce .... Bankası A.Ş.'ne yazılan müzekkerede ....'ın TR .... İBAN nolu hesabına hangi tarihte ve saat kaçta bloke konulduğu hususları sorulmuş, bankadan gelen 28/11/2019 tarih 7000MV....900040947 sayılı yazı cevabına göre; ....'ın belirtilen hesabına 24/11/2017 tarihinde saat 23:45'de bloke konulduğu belirtilmiştir.
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA:
Davanın yeniden görülmesi aşamasında iddia makamı esas hakkındaki mütalaasında;"Müşteki iddiası, banka yazı cevapları ile sanığın tevilli savunmalarına göre, müştekinin kart bilgilerinin internet ortamında rızası dışında ele geçirilerek sanığın yapılan işlemde kendisine ait bilgilerin gözükmemesi için bir başkasına ait karta havale yapmak suretiyle menfaat temin etmeye çalışmış olduğu, havalesi yapılan 3.600 TL’nin çekilemeden bloke koydurulduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı bilişim sistemini kullanmak suretiyle hırsızlığa teşebbüs suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla;
Suç vasfında yanılgıya düştüğü anlaşılan ilk derece mahkemesi mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanığın TCK’nun 142/2-e, 35, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek cezalandırmada CMK'nun 283 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütala olunur" şeklinde mütalaa bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Suç tarihinde sanığın katılana ait hesap bilgilerini haksız şekilde ele geçirerek kullanmak suretiyle haksız menfaat temin etmeye çalıştığı ve bu şekilde üzerine atılı başkasına ait banka ve ya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
Dairemizce yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunması, katılanın beyanları, banka yazı cevapları, kolluk tutanakları, .... yazı cevabı, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre; katılanın 23/11/2017 ve 24/11/2017 günü .... sosyal paylaşım sitesinde gördüğü .... Bankası linkine tıklayarak internet bankacılığı kullanmak istediği, bilgilerini girdikten sonra cep telefonuna gelen şifreyi girdiği ancak internet bankacılığını kullanamadığı, 26/11/2017 tarihinde para çekmek için .... Bankası ATM'sine gittiğinde hesabında para eksiği olduğunu gördüğü, bunun üzerine banka şubesine giderek hesap ekstresi aldığında 24/11/2017 günü saat 23:45'de hesabından 3.600 TL tutarında paranın mobil bankacılık yoluyla .... isimli şahsın hesabına havale edildiğini öğrendiği, bankaca işlemin şüpheli görülmesi üzerine hesaba bloke konulduğu, bu nedenle paranın çekilemediği, işlemin gerçekleştirildiği .... IP adresi kullanıcısının .... numaralı cep telefonu hattı kullanıcısı olduğu ve 0534 241 26 18 numaralı telefon hattının .... isimli şahsa ait olduğunun ve paranın .... isimli şahıs adına kayıtlı banka hesabına gönderildiğinin tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında .... sosyal paylaşım sitesinde tanıştığı açık kimlik ve adresini bildiremediği .... isimli şahsın ricası üzerine arkadaşı ....'un hesap numarasını ve banka kartını alarak hesap numarasını bu şahsa verdiğini, şahsın hesaba para geldiğini söylemesi üzerine banka kartı ile ATM'den para çekmek için gittiğini ancak çekemediğini, şahsın bu iş için kendisine bir miktar para vermeyi teklif ettiğini beyan ederek kaçamaklı ikrarda bulunduğu, katılanın aşamalardaki beyanlarında .... sosyal paylaşım sitesine .... Bankasına ait link görmesi üzerine burayı tıkladığını, internet bankacılığına girebilmek için gerekli bilgilerini girdiğini ancak mobil bankacılığı kullanmadığını, daha sonra para çekmek için .... Bankası ATM'sine gittiğinde hesabında para eksiği olduğunu gördüğünü, bunun üzerine banka şubesine gittiğinde hesabından havale işlemi yapıldığını öğrendiğini, olaydan böylelikle haberdar olduğunu, şikayetçi olduğunu beyan ettiği, banka yazı cevaplarına göre; paranın katılanın banka hesabından doğrudan mobil bankacılığı yoluyla banka hesap bilgileri kullanılarak gerçekleştirilen işlem ile havale edildiği, işlemin 24/11/2017 günü saat 23:45'de gerçekleştirildiği, yine aynı gün saat 23:45 de bankaca blokenin konulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın eyleminin sabit olduğu, somut olayda banka ya da kredi kartının kullanılması sözkonusu olmayıp hukuka aykırı şekilde ele geçirilen hesap bilgilerinin kullanılması suretiyle internet mobil bankacılığı yoluyla katılanın hesabından .... adına olan hesaba havale yapılarak paranın aktarıldığı, Yargıtay 8. CD'nin 2018/11804 E 2019/6017 K, Yargıtay 11. CD'nin 2018/2101 E 2018/4327 K, Yargıtay 13. CD'nin 2017/3573 E 2017/9526 K, 2017/3005 E 2018/8936 K, Yargıtay 15. CD'nin 2016/2335 E 2017/18667 K, Yargıtay 17. CD'nin 2016/12466 E 2018/9743 K sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; somut olayda katılanın hesabında bulunan 3.600 TL paranın sanığın arkadaşı olan ....'a ait hesaba internet bankacılığı yoluyla aktarılması suretiyle haksız menfaat temin eden sanığın eyleminin TCK'nun 245/1 maddesinde düzenlenen banka ya da kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturmayıp TCK’nın 142/2-e maddesinde tanımlanan bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu, banka tarafından işlemin şüpheli görülmesi nedeniyle hesaba bloke konulduğu, bu nedenle paranın çekilemediği, böylelikle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesince sanığın sabit olan ve eylemine uyan bilişim sistemleri kullanılması suretiyle hırsızlığa teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı hukuki nitelendirme ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, sanığın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin istinafa konu 07/05/2019 tarih 2018/878 (E) ve 2019/364 (K) sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılarak sanığın katılan ....'a karşı bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan TCK'nun 142/2-e maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 Sayılı TCK'nun 35/1-2 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirilmesine, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri gözetilerek sanık hakkında TCK 62 maddesi uyarınca takdiren indirimi uygulanmasına, sanığa hükmolunan hapis cezasının süresi nedeniyle yasal imkansızlık bulunduğundan hapis cezasının adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanığın adli sicil kaydında mevcut ilamlarının bir kısmının yaş küçüklüğüne ilişkin olması, bir kısmının kesinleşme tarihlerinin atılı suç tarihinden sonraya ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanık hakkında TCK 53 maddesinin uygulanmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığı böylelikle istinaf incelemesine konu karar ile hükmolunan ceza miktarı itibariyle sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğundan CMK 283/1 maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve sanığın cezasının 1 yıl 3 ay hapis ve 20 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlediği anlaşıldığından hükmün açıklanması geri bırakılan ilamlar yönünden ilgili mahkemelere ayrı ayrı bildirimde bulunulmasına karar verilerek tüm yönleriyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Sanık .... hakkında katılan ....'a karşı banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine dair Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarih 2018/878 Esas 2019/364 Karar sayılı kararının 5271 Sayılı CMK'nun 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Sanık....'in katılan ....'a karşı bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 142/2-emaddesi uyarınca suçun işleniş biçimine, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığına göre takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından sanığa verilen ceza 5237 Sayııl TCK'nun 35/1-2 maddesi uyarınca meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren 1/2 oranında indirilerek sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek sanığa verilen ceza 5237 Sayılı TCK'nun 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında başkaca artırım ya da indirim uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
5-Sanığın ekonomik ve şahsi halleri ile hükmolunan adli para cezasının miktarı gözetilerek 5237 Sayılı TCK’nun 52/4 maddesi gereğince adli para cezasının taksitlendirilmesine ve ödenmesi hususunda sanığa mehil verilmesine yer olmadığına,
6-Sanığa hükmolunan hapis cezasının süresi nedeniyle yasal imkansızlık bulunduğundan 5237 Sayılı TCK'nun 50. maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının adli para cezası ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına,
7-Sanığa hükmolunan hapis cezasının süresi nedeniyle, adli para cezasının türü nedeniyle yasal imkansızlık bulunduğundan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
8-Sanığa hükmolunan hapis cezası bakımından, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1,a-d-e maddesindeki hakları kullanmaktan TCK'nun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nun 53/1-c maddesindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından TCK'nun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nun 53/-b maddesindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine, adli para cezası bakımından yasal imkansızlık bulunduğundan 5237 Sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
9-Sanığın adli sicil kaydında mevcut ilamlarının bir kısmının yaş küçüklüğüne ilişkin olması, bir kısmının kesinleşme tarihlerinin atılı suç tarihinden sonraya ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
10-Sanığa hükmolunan hapis cezasının süresi nedeniyle yasal imkansızlık bulunduğundan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
11-Sanık hakkında Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 2016/415 Esas, 2016/987 Karar, Tekirdağ Çocuk Mahkemesinin 2015/121 Esas, 2016/380 Karar, Bursa 2. Çocuk Mahkemesinin 2016/211 Esas, 2017/345 Karar, Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 2016/217 Esas, 2017/446 Karar, Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/157 Esas, 2017/284 Karar, İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/161 Esas, 2017/163 Karar sayılı ilamları ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın denetim süresi içinde atılı suçu işlediği anlaşıldığından, karar kesinleştiğinde, hükümlerin açıklanması hususunda gereği için ilgili mahkemelere ayrı ayrıbildirimde bulunulmasına,
12-İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığı, böylelikle istinaf incelemesine konu karar ile hükmolunan ceza miktarı itibariyle sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu, sanık hakkında yeniden verilen hükmün önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağı anlaşılmakla 5271 Sayılı CMK'nın 283/1 maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısındansanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve bu suretle sanığın cezasının 1 YIL 3 AY HAPİS VE 20 TL ADLİ PARA CEZASI OLARAK İNFAZINA,
13-Sanığın sarfına sebebiyet verdiği ilk derece mahkemesi hükmü öncesinde yapılan 3 adet tebligat gideri 42 TL, posta gideri 22,40 TL ve ilk derece mahkemesi hükmü sonrasında yapılan ile dairemizce yapılan 4 adet tebligat gideri 68,20 TL ve posta gideri 17,62 olmak üzere toplam 150,22 TLyargılama giderinin 5271 Sayılı CMK'nun 325/1 maddesi uyarınca sanıktan tahsiline,
Dair, sanığın segbis ile yüzüne karşı, katılanın yokluğunda, iddia makamında C.Savcısı ....) huzuru ile, mütalaya uygun, sanık yönünden hükmün tefhiminden itibaren, katılan yönünden kararın tebliğinden itibaren on beş(15) güniçerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca Yargıtay'da TEMYİZyolu açıkolmak üzere açık yapılan duruşmada oybirliği ile verilen karar açıkça okundu, gerekçesi ana hatları ile usulen anlatıldı.07/01/2020 (¤¤)