T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2015/835 Esas - 2022/882
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2015/835
KARAR NO: 2022/882
HAKİM ...
KATİP:...
DAVACI-KARŞI DAVALI...
VEKİLİ: ...
DAVALI-KARŞI DAVACILAR: ...
...
VEKİLLERİ: ...
DAVALI:...
VEKİLİ: ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/09/2015
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN 2020/891 E. SAYILI DOSYASI
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 19/02/2021
KARAR TARİHİ: 13/09/2022
KARARIN YAZ. TARİH: 03/10/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalılardan ...'ın maliki, ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın geçiş önceliğine uymaması nedeniyle davacının kullandığı motosiklete çarptığını ve davacı...'nın yaralandığını, davacının uzun süre tedavi gördüğünü ve Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesince %8 oranında sürekli sakatlık raporu verildiğini, davacının kaza tarihinden beri çalışamadığını ve tedavi sürecinin devam ettiğini beyanla 100,00 TL belirsiz maddi tazminat, 25.000 TL manevi tazminat alacağının sigorta dışındaki davalılardan kaza tarihi olan 06.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile , sigorta şirketinin trafik poliçesi teminat ve limitleri dahilinde geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminat alacağından sorumlu tutularak temerrüt tarihi olan 18.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın sigortalı şirket tarafından tanzim edilen 14.10.2013-05.03.2014 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini, kusur oranının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, maluliyet ve maluliyetin kaza ile illiyetinin olup olmadığına varsa ne oranda olduğuna dair rapor alınmasını, davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... 20.10.2019 tarihli cevap ve karşı dava dilekçelerinde özetle, dava ve taleplerin zaman aşımına uğradığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, ... plakalı aracın makili olduğunu, kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, trafik kaza tutanağından sürücü ...'a izafe edilen kusuru kesinlikle kabul etmediğini, davacının motosiklet ehliyetinin olmadığını, motosikletin tescili olmayıp plakasız olduğunu, olay sırasında motosiklet kullanmak için gerekli kask ve elbisesinin olmadığını, motosiklette 3 kişi bulunmakta olup, 3 kişi binmenin kurallara aykırı olduğunu, motosikletin sürüşünü bozduğunu, olayın meydana geldiği yerdeki köprü ayaklarının görüşü engellemekte olup, yol kusurunun da bulunduğunu belirterek aleyhine açılan davanın reddini istemiş süresinde sunduğu karşı dava dilekçesi ile yukarıda belirtilenleri tekrar ederek gerçekleşen kazada aracının hasar gördüğünü, ... İsimli serviste onarıldığını belirterek H.M.K nun 107/1. Maddesi uyarınca, dava tarihi itibari ile alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığı için davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari(avans) faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... 20.10.2019 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, trafik kaza tutanağını kabul etmediğini, davacının motosiklet ehliyetinin olmadığını, motosikletin tescili olmayıp plakasız olduğunu, olay sırasında motosiklet kullanmak için gerekli kask ve elbisesinin olmadığını, motosikletin aşırı hızlı olup, yolu kontrol etmediğini, motosiklette 3 kişi bulunmakta olup, 3 kişi binmenin kurallara aykırı olduğunu, motosikletin sürüşünü bozduğunu, olayın meydana geldiği yerdeki köprü ayaklarının görüşü engellemekte olup, yol kusurunun da bulunduğunu belirterek aleyhine açılan davanın reddini istemiş, süresinde sunmuş olduğu karşı dava dilekçesi ile gerçekleşen kazada kendisinin korktuğunu ve manen zarara uğradığını, uykusuz geceler geçirdiğini belirterek fazlaya ilişkin dava hakları sakla kalmak üzere şimdilik 1.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari(avans) faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili cevaba karşı cevap dilekçesinde özetle, cevap dilekçelerinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, davacının ehliyetinin bulunmamasının kazanın oluşumuna hiçbir etkisi olmadığını, davacının maluliyet oranının belirlenerek zararının hesaplanmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin birleşen dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... (...) plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kusuru ile gerçekleşen 06/12/2013 tarihinde müvekkilinin kullanmış olduğu motosiklete çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/28761 sayılı dosyasından soruşturma başlatıldığını, Mahkememizin 2015/835 Esas sayılı dosyada yürütülen tahkikat kapsamında keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazasında yaralanması ve sakatlanması nedeniyle ödenmeyen/eksik ödenen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı karşılığı 100,00TL belirsiz alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesini dava etmiş, davanın 2015/835 Esas sayılı dava ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 05.03.2021 tarihli birleşen dosya dava dilekçesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, asıl dosyada bulunan tüm beyan ve itirazlarını tekrarla davacı ile sulh sağlanmış olup, ibraname ve sulh anlaşmasını sunduklarını, tüm maddi tazminat haklarından feragat edilmiş olduğu gözetilerek feragat beyanı nedeniyle davanın reddine, açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller;
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, keşif ve sonrasında alınan 28.03.2016 tarihli bilirkişi raporu, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/28761 soruşturma dosyası, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 05.09.2016 tarihli raporu, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları,tedavi evrakları, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.12.2014 tarihli raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 20.05.2020 tarih, 30.04.2021 ve 21.04.2022 tarihli maluliyet raporu, ... bilirkişi 18.01.2021 tarihli raporu, değer artırım dilekçesi, davacı ve sigorta şirketi arasında düzenlenen ibraname ve sulh anlaşması, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 16.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından davalı-karşı davacı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki, davalı-karşı davacı ...'a ait ... plakalı araç ile davacı-karşı davalı sürücü sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının maluliyeti sebebiyle oluşan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat, davalı-karşı davacı ...'ın aracının onarım masrafı ve davalı-karşı davacı ... ...'ın manevi tazminat istemiyle eldeki asıl davanın davanın açıldığı, mahkememizin birleşen 2020/891 E. sayılı dosyasında davacı...'nın 06/12/2013 tarihli trafik kazası nedeniyle ödenmeyen ve eksik ödenen geçici ve sürekli iş göremezlik isteminde bulunduğu ve dava dosyalarının birleştirildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere araç işletenin, malikin sorumluluğu 2918 sayılı KTK'nın 85/1 maddesinde düzenlenmiş olup bu madde hükümüne göre, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın işleteni ve malik, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, aynı kanunun 86/1 maddesi gereğince de işleten kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusurunun bulunmaması ve araçtaki bozukluğun kazayı etkilemiş olmaması halinde sorumluluktan kurtulacağı belirtildiğini, diğer bir deyişle araç işletenin veya malikinin meydana gelen zarardan sorumluluğu sürücünün kusur oranında olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.madde hükmü incelendiğinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur hükmünün olduğu görülmüştür.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. madde hükmü incelendiğinde, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde hükmün yer aldığı görülmüştür. Asıl davada ve birleşen davada; davalı sigorta şirketinin ... (...) plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı, davalı ... ...'ın sürücü, davalı ...'ın işleten olması hasebiyle husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlığın çözümünde, 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK hükümleri ile ZMMS Genel Şartları'nın Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı uyarınca TBK'ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması gereklidir.
Davalılar cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuşlardır.2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin ilk iki fıkrası; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." şeklindedir. Kazanın 06/12/2013 tarihinde gerçekleştiği, davanın 22/09/2015 tarihinde açıldığı, davanın süresinde açıldığı anlaşılmış ve bu savunma yerinde görülmemiştir.
Trafik Kazası Tespit Tutanağının incelenmesinde, 06.12.2013 günü sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı aracı ile sürücü tespit edilemeyen tescilsiz motosikletin ön kısımlarıyla kendi aracının sol yan ön çamurluk ve ön cam kısmıyla çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumundan ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın 2918 sayılı KTK'da belirtilen sürücülere ait kurallarından Madde 57/1-B(4) "bölünmüş yollardan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermeme" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, tescilsiz motosikletin tespit edilemeyen sürücüsünün ise aynı kanunun Madde 52/1-A "kavşaklara gelirken hızını azaltmamak" kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce 17.03.2016 tarihinde dava konusu kazanın meydana geldiği yerde davalı-karşı davacı sürücünün de katılımı ile keşif yapılmış, keşif sonrası 28.03.2016 tarihli Trafik Bilirkişiden alınan kusur raporunda özetle, ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde-57/1-b-4 bölünmüş yola çıkan sürücülerin bu yoldan geçen araçlara, geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiğinden 1 derecede 5/8 oranında kusurlu olduğu, kayıt tescilsiz motosiklet sürücüsü...'nın ise aynı kanunun 52/1-b maddesinde kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken hızlarını azaltmamak, kuralını ihlal ettiğinden 2.derecede 3/8 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/23761 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, müştekilerin ..., ... ve..., şüphelinin ... ... olduğu suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma olduğu, müştekilerin ifadelerinde şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettiklerinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 05.09.2016 tarihli raporunda otomobil sürücüsü ... ...'ın %75 oranında kusurlu, motosiklet sürücüsü...'nın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan bu rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır.
Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 s. TBK'nın 52. maddesine göre, zarara uğrayan, zararı doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda; davacının hazırlık aşamasında ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarına göre kaza esnasında kaskının ve ehliyetinin olmadığı, motosiklete 3 kişi binmek suretiytle araçtaki istihap haddinin aşıldığu yaralanmasının kafasında meydana geldiği, kask bulunmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu göz önüne alındığında davacının müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varılmış ve tazminat takdirinde dikkate alınmıştır.
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.12.2014 tarihli engelli sağlık kurulu raporu ile %8 engel oranı tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu 14/11/2016tarihli İBRANAME ve SULH ANLAŞMASI başlıklı belge incelendiğinde davacı vekilinin davalı sigorta şirketi ile yapmış olduğu görüşme neticesinde "... tarafımıza ödediği işbu tazminat bedelini tahsil etmekle ...numaralı poliçedeki taahhütlerini tamamen yerine getirdiğinden sigorta şirketi, araç işleteni ve araç sürücüsünü 06/12/2013 tarihinde gerçekleşen mahkeme ve esas numarası aşağıda belirtilen dava konusu trafik kazası ile ilgili poliçe teminat tutarına kadar her türlü maddi tazminattan dolayı tamamen ve kendi iradem ile sorumlu bulunduğu poliçe teminatına kadar borç yükümlülük faiz taahhütlerinden ibra ederek feragat ettiğimi, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/835 esas sayılı dosya ile bu davalar konusu olayla ilgili yapılabilecek her türlü dava ve takip hakkında sigorta şirketinden yahut sigortalıdan veya sürücüden maddi tazminat talebinde bulunmayacağımı , 47.350,00 TL nin ödenmesi ile teminatın dava konusu olay için tamamen sona erdiğini kabul ve beyan ederim"şeklinde ibraname vermek sureti ile tarafların anlaştıkları görülmektedir.
Davacı vekili 12/01/2017 tarihli duruşmada alınan beyanında sigorta şirketi tarafından önceki maluliyet durumuna göre bir kısım ödeme yapıldığını, yeni maluliyet durumunun tespiti açısından dosyanın ATK'ya gönderilmesini istemiş sunulan ibranameye itiraz etmemiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumunun 20.05.2020 tarih ve 6219 sayılı raporunda, davacı-karşı davalının 06.12.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak E cetveline göre %28 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 16.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava konusu kaza nedeniyle otomobil sürücüsü ... ...'ın %75, motosiklet sürücüsü...'nın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2018 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü Kaybı ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik Hükümlerine göre %28 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir, davacının %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacı lehine hesaplanan maddi zarardan TBK 52. maddesi kapsamında %25 oranında indirim yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından davalıya 36.000 TL ödeme yapıldığı, dava aşamasında gerçekleştirilen bu ödemenin güncelleştirilmeden mahsup edildiği, davacının kaza tarihi itibariyle ... yaşında olduğu, TRH 2010 bakiye yaşam tablosuna göre 18.11.2068 tarihine kadar yaşama ihtimalinin bulunduğu, davacının olay nedeniyle 12 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, davacının olay nedeniyle %28 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olması nedeni ile oluşan bakiye gerçek net maddi zararının 328.612,11 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan bakiye gerçek maddi zararının kaza tarihi itibariyle geçerli bakiye Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçe teminat limitini aştığı, davacı tarafça davalı ...yapılan başvurunun 05.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu itibarla başvuru dilekçesinin tebliğini izleyen 8 iş günü sonrasına denk gelen 16.01.2015 tarihinde temerrüdün gerçekleşeceği öngörülmekle kazaya karışan ... plakalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğu tespit edilmiştir.
Davacının % 8 oranında maluliyetinin bulunduğunu gösterir Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 08.12.2014 tarihli raporu ile ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 20.05.2020 tarihli raporundaki % 28 maluliyet oranı arasındaki farkın nereden kaynaklandığı, maluliyet durumunda / oranında süreç içinde bir artış mı gerçekleştiği, davacının kazadan ve özellikle 14.11.2016 tarihinden sonraki süreçte maluliyetinde gelişen bir durum olup olmadığı ve maluliyet oranının artıp artmadığı, başka bir deyişle maluliyet oranında artışa sebep olabilecek yeni bir durum / gelişme yaşanıp yaşanmadığı konularında rapor düzenlenmesi için dosya İstanbul ATK'ya gönderilmiş olup İstanbul Adli Tıp Kurumunun 30.04.2021 tarih 8425 sayılı raporunda yapılan değerlendirme sonucunda, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı dolayısıyla özürlülük yönetmeliği ile düzenlenen Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.12.2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporu ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile düzenlenen kurulun 20.05.2020 tarihli raporu arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği bildirilmiştir.
Alınan raporda yeterli açıklamaya yer verilmediğinden davacının maluliyet durumunda/oranında süreç içinde bir artış gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının kazadan ve özellikle 14.11.2016 tarihinden sonraki süreçte maluliyetinde gelişen bir durum olup olmadığı ve maluliyet oranının artıp artmadığı, maluliyet oranında artışa sebep olabilecek bir durumun yaşanıp yaşanmadığı hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 15.04.2022 tarih 5396 sayılı raporunda özetle; 06.12.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaralanan ... doğumlu...’ya ait dava dosyasının tetkikinde kişinin olay tarihli tıbbi belgelerinde sol göz etrafında şişlik, sağ humerusta ve bilateral femurda kırık, talamusta hemoraji tespit edildiğinin belirtildiği, Kurulumuzca yapılan son durum muayenesi ve kişiye ait tıbbi belgelerin tetkikinde dava konusu olayla illiyetli olduğu düşünülen kişide diz ekleminde kısıtlılık ve sol gözde tubuler vizyon saptandığı dolayısıyla sorulduğu üzere Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.12.2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporu arasındaki temel farklılığının farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinden değerlendirilmesinden kaynaklandığı ayrıca Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.12.2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunun incelenmesinde, söz konusu raporda sadece hareket bozukluğunun değerlendirildiği, gözde görme bozukluğuna yönelik herhangi bir kayıt görülemediği, dolayısıyla bir diğer farklılığın da buradan meydana geldiğinin anlaşıldığı cihetle temelde farklı iki yönetmelikle değerlendirilen raporlar arasında süreç içinde bir artma veya azalmadan bahsedilemeyeceği belirtilmiştir.
Davalı ...vekilince dosyaya ibraz edilen ve davacı vekilince de içeriği kabul edilen14/11/2016 tarihli ibraname, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi'nin 15/04/2022 tarihli raporu birlikte değerlendirildiğinde; İbraname içeriğinde açıkça davacı vekilinin iş bu yargılamaya konu tazminat dosyasındaki fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı, ibranamenin verildiği tarihten sonra trafik kazasına bağlı olarak davcıda artan bir maluliyetin bulunmadığı bellidir. Bu itibarla yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı belli olan mahkememiz dosya numarası açıkça yazılı olan ibranameye göre davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı olarak maluliyeti sebebi ile talep etmiş olduğu tüm tazminatı davalı sigorta şirketinden tahsil ettiği, ibranameye göre araç sürücüsü ve araç işleteninden de maddi tazminat haklarından feragat ettiğinin belirtildiği yine bu dosya sebebi ile yapmış olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretlerini dahil tahsil ettiği, davacının bakiye bir zararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Zira Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2013/214505 esas ve 2014/17880 karar 2016/11802 Esas 2019/4834 Karar ve yine 2016/14885 Esas 2019/6904 Karar ve yine 2018/2953 esas ve 2020/ 924 karar sayılı dosyalarında verilen kararlar da aynı mahiyettedir. Bu sebeple maddi tazminat yönünden açılan davanın ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar 2918 sayılı KTK’nın Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar başlıklı 111. maddesinde” Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” şeklinde düzenlemesi mevcut ise de birleşen dosya dava dilekçesinde maluliyetin arttığı ileri sürüldüğünden ve yapılan ibranamenin yargılama sırasında mahkememiz dosyası açıkça belirtilerek yapılmış olması sebebiyle KTK 111. Maddesi somut olaya uygulanmamıştır.
Taraflar arasındaki ibranameden, yargılama gideri ve vekalet ücreti olarak da davacıya ödeme yapıldığı ve taraf vekillerinin vekalet ücreti talep etmedikleri anlaşıldığından, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış ve davalı sigorta şirketi vekili vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
Asıl dava dosyasında davacının manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirilmede;
TBK 56. maddesi gereği bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özellikleri göz önüne alınarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminata karar verilirken hakimin özel halleri gözönüne alarak tespit edilecek miktar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekletirecek tazminata benzer bir ceza fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. Buna göre tazminatın sınırı amacına göre belirlenebilir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 tarih 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının gerekçesinden takdir olunacak manevi tazminat tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden bu konudaki takdir hakkı kullanılırken ona etkili olan nedenler kararda objektif ölçülere göre isabetli olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat miktarının tespitinde takdir hakkı kullanılırken ülkenin ekonomik sosyal koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olay tarihi, ölen ile davacıların yakınlıkları, beşeri ilişkileri gibi özellikler gözönünde tutulmalıdır. Buna göre somut olayda özellikle davacının yaralanmasının mahiyeti, maluliyet oranın fazlalığı, tarafların kusuru ve davacının müterafik kusuru tazminatın tayininde en önemli etken olarak değerlendirilmiştir. Tarafların ekonomik sosyal durumlarıyla, kaza tarihindeki paranın alım gücüyle, ülkenin ekonomik gerçekleriyle manevi tazminatın niteliğiyle ve kusur durumuyla uyumlu olacak şekilde manevi tazminata hükmetmek gerektiğinden ve davacının yaralanması sebebiyle manevi tazminat talep edebileceği kanaatine varılmış, talebin kısmen kabulü ile davacı... için 18.000 manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı ... ...'ın manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı karşı davacının ciddi bedensel zarara uğramasa bile davacı-karşı davalının olayda az da olsa kusurunun olması karşısında trafik kazası sonucu kişilik değerlerinin etkilenmiş olabileceği, ruhsal sarsıntı ve sinir bozukluğu yaratmış olabileceği dikkate alındığında az da olsa manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, tarafların olayın meydana gelmesindeki kusuru, davalıya karşı davacı ... ... soruşturma dosyasında bulunan rapora göre yaralanmasının mahiyeti, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde davalı-karşı davacı ... ... için 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı...'dan alınarak davalı-karşı davacı ... ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 18.01.2021 tarihli raporda özetle, davalı-karşı davacı ...'a ait ... plakalı aracın 06.12.2013 günü uğradığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasarın kazayla uyumlu olduğu, karşı dava tarihindeki serbest piyasa fiyatlarıyla değerlendirildiği üzere, davaya konu ... plakalı, Volkwagen marka otomobilde trafik kazası ile meydana gelen hasar miktarının tüm malzemeler, işçilikler ve KDV dahil 7.500 TL olduğu ve ayrıca hasar durumuna göre aracın tamirinin ekonomik olduğu belirlendiği, dosyadaki trafik kazası tespit tutanağı, trafik kazası kusur bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu raporunda yapılan belirlemeler ve kazanın oluş şekline göre kazalı aracın onarımının yapıldığı ... isimli işyeri tarafından aracın onarımı hakkında düzenlenen ve dosyaya ibraz olunan 28.10.2015 tarih ...nolu faturada yapılan onarım işlerinin meydana gelen davaya konu kaza ile uyumlu olduğu, fatura içeriği ile ... plakalı araçta oluşan hasarın uyuştuğu belirlenmiştir.
Davalı-karşı davacı ... mahkememize sunduğu 01.02.2021 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 1.000 TL olan maddi tazminat talebini fazlaya ilişkin dava ve hakları saklı tutulmak üzere 7.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamından; kaza tespit tutanağı, mahkememizce alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülen 05/09/2016 tarihli ATK raporu dikkate alınarak kazanın gerçekleşmesinde davacı motosiklet sürücüsü...'nın %25 ve davalı-karşı davacı ... ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, makina mühendisi tarafından hazırlanan 18/01/2021 tarihli rapora göre davalı-karşı davacı ...'ın aracında meydana gelen hasar miktarının tüm malzemeler, işçilikler ve KDV dahil 7.500-TL tutarında hasar oluştuğu anlaşılmaktadır. Kusur oranına tekabül eden kısım (7.500-TL x 75/100) 5.625,00-TL indirilerek davacıya (7.500-TL-5.625-TL) 1.875,00-TL tutarında tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu yöne ilişkin talebin kabulüne, kalan kısmın reddine karar verilmiş haksız fiile sebebiyet veren davacının kaza tarihinde temerrüde düştüğü davacıya ait aracın hususi kullanıma mahsus olduğu anlaşılmakla kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada;
i-Maddi tazminat yönünden açılan davanın REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 mahsubu ile bakiye 21,40 TL nin davacı...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Mahkememizce suç üstü ödeneğinden karşılanan 687,00 TL ATK ücreti, 205,56 TL OMÜ fatura bedeli, 350,00 TL bilirkişi ücreti, 195,40 TL keşif harcı, 65,00 TL araç ücreti, 39,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.542,46 TL nin davacı...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davalı Sigorta vekiline 14.11.2016 tarihli ibraname ve sulh anlaşması gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalılar ... ve ... ... reddedilen maddi tazminat davasında kendilerini vekille temsil ettikleri ve red sebebinin ortak olması dikkate alınarak yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak davalılara verilmesine,
ii-Manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 18.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... ...'dan kaza tarihi olan 06/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.229,58 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,
2-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...'dan alınarak iş bu davacıya verilmesine,
3-Davalı ... ve ... ... kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri ve red sebebinin ortak olması dikkate alınarak yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak iş bu davalıya verilmesine,
iii-... tarafından açılan karşı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1.875,00 TL'nin kaza tarihi olan 06/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dava davacısından alınarak davalı karşı davacı ...'a verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 128,08 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 251,00 TL karşı dava harcı ve 129,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 251,92 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-karşı davacı ...'a iadesine,
2-Davalı-karşı davacı ... tarafından yapılan toplam 538,80 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre 134,70 TL sinin davacı...'dan alınarak davalı-karşı davacı ...'a verilmesine,
3-Davalı-karşı davacı ... karşı davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.875,00 TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak ...'a verilmesine,
4-Davacı... karşı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.625,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ...'dan alınarak davacı...'ya verilmesine,
iiii-... ... tarafından açılan karşı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 500,00 TL'nin kaza tarihi olan 06/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dava davacısından alınarak davalı karşı davacı ... ...'a verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 251,00 TL karşı dava harcının mahsubu ile bakiye 170,30 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı-karşı davacı ... ...'a iadesine,
2-Davalı-karşı davacı ... ... karşı davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak ... ...'a verilmesine,
4-Davacı... karşı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ... ...'dan alınarak davacı...'ya verilmesine,
2-Birleşen davada
İ- Davanın REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 mahsubu ile bakiye 21,40 TL nin davacı...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinden bırakılmasına,
3-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirmiş olması nedeniyle 100,00 TL 'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine.
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
.13/09/2022
Katip ...
Hakim ...