T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2017/184 Esas - 2022/691
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2017/184 Esas
KARAR NO: 2022/691
HAKİM :
KATİP:
DAVACILAR:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 01/03/2017
KARAR TARİHİ: 16/06/2022
KARARIN YAZ. TARİH: 30/06/2022
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 05/01/2017 tarihinde davalı ...'a ait davalı ... idaresindeki davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olan ... plakalı araç ile müvekkili davacı ...'a çarptığını, müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, ameliyat olduğunu, müvekkilinin yardımsız yürüyemediğini, müvekkilinin 51 yaşında, işçi emeklisi olduğunu, aynı zamanda elektrikçide usta olarak çalıştığını, yaptığı bu işten aylık ortalama 3.000,00 TL kazandığını, bakıma muhtaç olduğunu belirterek araca ihtiyati tedbir konmasına, kazazede için 30.000,00 TL eşi Emine için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatları ile 1.000,00 TL tedavi ve bakıcı giderinin kaza tarihinde itibaren işleyecek faizi ile birlikte, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, kusura itiraz ettiklerini, davacının ameliyat, fizik tedavi ve diğer tedavi masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, davacının işçi emeklisi olup başka bir işte çalışmadığını, geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesi için ATK'dan rapor aldırılması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacı tarafından elden 1.000,00 TL ödeme yapıldığı belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, 05/01/2017 kazaya karışan ... plakalı aracın 07/06/2016-2017 tarihleri arasında sigortalandığını, kusura ve maluliyete itiraz ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, davacının bakıma muhtaç olduğunun tespiti gerektiğini ve poliçe genel şartları ekinde yer alan katsayı nispetinde net asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, eksik evrak ile başvuru yapıldığından ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davalı ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekillerinin ayrı ayrı vekaletname ve cevap dilekçesi ibraz ettikleri anlaşılmıştır.
Samsun CBS'ye, Samsun Büyük Anadolu Hastanesine, Samsun SGK'ya, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesine, Atakum SGK'ya, Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Atasam Hastanesine, Samsun İl Sağlık Müdürlüğüne, Çarşamba İlçe Emniyet Müdürlüğüne, yazılan yazılara cevap verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı ... vekilinin ayrı ayrı delil dilekçesi ibraz ettikleri anlaşılmıştır.
Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan 09/11/2017 tarihli kusur raporu aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan maluliyet raporu aldırılmıştır.
Aktüer bilirkişisinden 27/08/2020 tarihli rapor aldırılmıştır.
Doktor bilirkişiden 02/03/2021 tarihli rapor aldırılmıştır.
Aktüer bilirkişisinden 11/04/2022 tarihli yeni rapor aldırılmıştır.
Davacı vekili ıslah dilekçesini sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlidir.
Dosya kapsamına göre; 05/01/2017 tarihinde davalı ...'ın maliki olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olan davacı ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davacı ...'ın geçirmiş olduğu kaza sebebiyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, bakıcı ve tedavi gideri, ayrıca davacı Bahattin ve eşi Emine'nin kaza sebebiyle oluştuğu iddia edilen manevi zararlarının davalılardan tazmini talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda somut olayda uyuşmazlık, motorlu araç kazasından doğan hukuki sorumluluğa dayanan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davalı ... vekili görev itirazında bulunmuş ise de davalılar arasında sigorta şirketi olması sebebiyle TTK hükümleri gereği davanın mutlak ticari dava olduğu, tüm davalılara yöneltilen eldeki davanın özel mahkeme yetkisindeki mahkememizde açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2.maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır. Somut olayda davacı vekiline başvuru yapmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince dava tarihinden sonra başvuru yapılmak suretiyle dava şartı eksikliğinin giderildiği kabul edilmiştir.
Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirme:
Dosyaya sunulan ... nolu poliçenin incelenmesinde; ... plakalı aracın 07/09/2016-2017 tarihleri arasında davalı ... sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında kişi başına sakatlanma 310.000,00TL limit ile teminat altına alındığı, kazanın poliçe teminat tarihleri arasında meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; ... plakalı aracın sağa dönüş manevrası yaptığı esnada karşıdan karşıya geçmekte ve geçişini tamamlamak üzere olan yaya ...'a çarpması neticesi 05/01/2017 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 53/2 sağa ve sola dönüşlerde kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermek kuralını ihlal ettiği, yaya ...'a kusur izafe edilmediğinin belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce toplanan tüm deliller doğrultusunda, kusur tespiti için dosya Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, kurumun mahkememizce denetlenen ve benimsenen 09/11/2017 tarihli raporunda özetle; davalı ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı aracı ile olay yeri kavşak mahallinden dikkatsizce dönüş yapmak isteyip karşıdan karşıya geçişini yaya geçidi üzerinden yapmakta olan ve geçişini bitirmek üzere olan yol içerisindeki yayaya çarptığı olayda, dikkatsizliği ve kurallara riayetsizliği ile %100 kusurlu olduğu, yaya ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı ... vekili tarafından rapora itiraz edilmiş ise de raporda belirtilen kazanın oluşumundaki kusur durumunun kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki şekliyle kabul edilmiştir.
Davacının maluliyetinin tespiti için, davacı ... İstanbul ATK'ya sevk edilmiş, alınan 01/08/2018 tarihli raporda kaza tarihi ile uyumlu olmayan yanlış yönetmeliğin kullanılmış olduğu anlaşılmakla, bu kez 07/08/2019 tarihli rapor alınmış olup, raporda; 05/01/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanmasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'teki yönteme göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 18 aya kadar uzayabileceği, davacının iyileşme süresince başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili ile davalı Oktay vekilinin rapora karşı itiraz/beyan dilekçeleri sunulduğu görülmüş, yapılan itirazlar çerçevesinde yapılan değerlendirmede raporun ayrıntılı, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş, taraf vekillerinin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Yine davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla dosya Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adlı Tıp Anabilim Dalına gönderilmiş, alınan 17/01/2019 ve 07/05/2019 tarihli raporda davacının kaza neticesinde yaralanması sebebi ile bakıcı ihtiyacının bulunmadığı bildirilmiştir. Her iki rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı yanca raporlara itiraz edilmediği hususu da nazara alınarak raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu ve davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Mahkememizce davacının zararının hesaplanması amacıyla dosyamız aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 27/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 05/01/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında sürekli maluliyetinin bulunmaması nedeni ile bu yönde zarar hesabı yapılmadığı, 18 aylık geçici iş göremezlik dönemi için 26.493,32 TL zararı ile davacının 18 aylık iyileşme süresinde %100 malul olduğu kabulü ile 33.539,77 TL bakıcı gideri zararının bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için tazminat hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla; kaza tarihinde fiilen çalışmayan davacı için geçici işgöremezlik tazminat hesabı yapılırken, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir.
Aktüer raporunun hesaplama tarihi, geçici iş göremezlik döneminde AGİ'li ücret esas alındığı, raporda hesaplamaya esas alınan yaşam tablosunun gösterilmemesi hususları nazara alınarak dosya aktüer hesaplaması amacıyla yeni bir bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 11/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının sürekli maluliyeti ve bakıcı ihtiyacının bulunmaması sebebi ile bu yönlere ilişkin hesaplama yapılmayacağının belirtildiği, geçici iş göremezlik zararının ise 23.985,32 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunulmuş ise de, raporun Yargıtay içtihatları ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiş, taraf vekillerinin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davacı yanın tedavi gideri talebine ilişkin olarak dosya kül halinde genel cerrahi uzmanı bilirkişiye verilmiş olup, alınan 27/02/2020 tarihli raporda özetle, davacının ibraz etmiş olduğu dosya kapsamındaki 1.000,00 TL fatura bedelinin SGK tarafından karşılanması gerektiği, yapıldığı iddia edilen diğer harcamanın kaza sebebi ile oluşan fizik tedavi planlaması ile illiyetinin kurulamadığı, bunların dışında sunulan faturanın olmadığı, varsa SGK tarafından karşılanılacak giderlerin faturalandırılması gerektiği kanaati bildirilmiştir. Davacı yanca iş bu rapora da itiraz edilmediği görülmüş, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davacı yana 1.000,00 TL ödeme yaptığını iddia etmiş, davacı vekilince sunulan 17/04/2017 havale tarihli dilekçede de 1.000,00 TL ödeme alındığı hususu kabul edilmiştir. Her ne kadar dosya içerisine alınan raporda tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiği ve davacının tedavi gideri zararının bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı vekilinin 17/04/2017 havale tarihli dilekçesi ve davalı Oktay vekilinin 04/05/2017 tarihli dilekçesinde söz konusu 1.000,00 TL'nin tedavi gideri olarak verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından 1.000,00 TL'nin belgelendirilmeyen tedavilere ilişkin olduğu kabul edilmiş, ödenen miktar geçici iş göremezlik zararından mahsup edilmemiş, alınan rapor ve yapılan ödeme dikkate alınarak davacının tedavi giderine ilişkin talepte bulunamayacağı değerlendirilmekle, bu yöndeki talep reddedilmiştir.
Davacı vekili 18/05/2022 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezliğe ilişkin alacak talebini 23.985,32 TL'ye ıslah ettiğini bildirmiş, harçlarını ikmal etmiştir. Davalılar ... ve ... Sigorta vekillerince ıslah dilekçesine karşı itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüş olup, bu çerçevede yapılan değerlendirmede; 2918 s. KTK'nın 109. maddesinin ilk iki fıkrası; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." şeklindedir. Somut olayda kazanın 05/01/2017 tarihinde meydana geldiği, ıslah dilekçesinin 18/05/2022 tarihinde sunulduğu, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalıların zamanaşımı itirazlarına itibar edilmemiştir. Yine davalı vekilince ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, eldeki dosyanın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, davalı Oktay ve Mehmet yönünden kaza tarihinden, davalı ... sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi itibariyle temerrüt gerçekleştiğinden faiz isteminin temerrüt tarihlerinden itibaren başlaması gerektiği değerlendirilmiş, davacının talebi gibi geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat isteminin kabulü ile davalı ... Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 01/03/2017 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 05/01/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirme:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği Türk Borçlar Kanunun manevi tazminat başlığı taşıyan 56/2 hükmünde düzenlenmiştir.
Hakim, manevi tazminat miktarını özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak belirler. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 tarih 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesi nazara alınarak dosyanın özelleştirilmesi gerekmektedir. Buna göre somut olayda özellikle davalı ...'ın kusuru tazminatın tayininde en önemli etken olarak değerlendirilmiştir. 05/01/2017 tarihinde meydana gelen kazada davalı şoför ...'ın %100 oranında kusurlu olması, tarafların ekonomik sosyal durumları ve davacının maluliyetinin bulunmadığı nazara alınmış, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açacak nitelikte olmaması gerektiği değerlendirilerek talep miktarının fazla olduğu anlaşılmıştır. Ancak meydana gelen zarar sebebiyle duyulan acı, elem, kederin bir nebze de olsa giderilmesine yönelik olarak tarafların ekonomik sosyal durumlarıyla, kaza tarihindeki paranın alım gücüyle, ülkenin ekonomik gerçekleriyle manevi tazminatın niteliğiyle ve kusur durumuyla uyumlu olacak şekilde manevi tazminata hükmetmek gerektiğinden ve davacı ...'ın yaralanması sebebiyle manevi tazminat talep edebileceği kanaatine varılarak talebin kısmen kabulü ile davacı Bahattin için 11.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 05/01/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2.maddesi ile "ağır bedensel zarar yada ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilineceği" hükmü getirilmiştir. Yasa koyucu tarafından açıklığa kavuşturulmuş ve yaralanan sigortalının yakınlarının manevi tazminat davası bakımından haksahipliği durumu ön şartı olarak "ağır bedensel"zarar koşulunu getirmiştir. Somut olayda davacının sürekli maluliyet kaybı oluşmadığı, geçirdiği ameliyat sonrası iyileştiği anlaşılmakla, Kanunun aradığı ağır bedensel zararın doğmadığı değerlendirilmiş, davacı Emine Ayyıldız yönünden davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Maddi Tazminat davası hakkında olmak üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-23.985,32 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden 05/01/2017 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 01/03/2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta A.Ş. poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.638,44 TL karar ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 290,61 TL'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 1.347,83 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 78,84 TL ıslah harcı ile peşin karar ilam harcı olarak yatırılan 211,77 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 683,60 TL tebligat ve posta gideri, 3.597,90 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.281,50 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre belirlenen 4.086,77 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderlerinin kabul/ret oranına göre 17,70 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,
B-Manevi Tazminat davası hakkında olmak üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-11.000-TL'nin kaza tarihi olan 05/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Davacı Emine Ayyıldız yönünden davanın reddine,
3-Kabul edilen kısım yönünden davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 5.100 TL vekalet ücretinin ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
4-Reddedilen kısım yönünden davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/2 maddesi gereği hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ...'a ödenmesine,
5-Davacı Emine Ayyıldız tarafından açılan manevi tazminat davasında Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/3 maddesi gereği hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı Emine Ayyıldız'dan alınarak davalı ...'a ödenmesine,
6-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ...'ın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.16/06/2022
Katip
¸
Hakim
¸
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.