T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2019/541 Esas - 2023/953
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2019/541
KARAR NO: 2023/953
HAKİM :
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/08/2019
KARAR TARİHİ: 19/09/2023
KARARIN YAZ. TARİH: 19/10/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle, davacı şirkete ait fiberoptik Altyapı Hattına karşı tarafça yürütülen altyapı ve kazı çalışmaları esnasında zarar verildiğini, oluşan hasarlara geçici çözüm ile müdahale edilerek tamirat ve ek çalışmaların yapıldığını, devrelerin çalışmasının sağlandığını, oluşan her bir arızada, hat üzerindeki ek noktası sayısı arttığından, kaçınılmaz zayıflamaların oluştuğunu, hat performansına ciddi şekilde etki etmeye başladığını, oluşan hasarlarda mevcut HDPE borularının sıkışması, ezilmesi, yer yer kopması kaynaklı sorumların oluştuğu ve hattın verimli olarak kullanım imkanının kalmadığını, oluşkan hasarların ve arıza noktalarının kalıcı olarak çözüme kavuşturalabilmesi için hattın 4.300 m.lik kısmının yeniden HDPE boru ve kablo çekimi ile yenilenmesi gerektiğini, davacı şirketin zararın giderimi için davalı taraf nezdinde yapılan girişimlerden ve bu aşamaya kadar yapılan görüşmelerden netice alınamadığını, yapılan arabulucuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla davacı şirketin uğradığı zararın HMK 107. Madde ve sair ilglii mevzuat hükümleri çerçevesinde tazminine hükmedilecek tazminat miktarına haksız fiil tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanması talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Kavak Belediye Başkanlığının ilgili protokol hükümlerine uygun olarak müşterek çalışma disiplini ile sürdürüldüğünü, Kavak ilçesinin doğal gaz arzının sağlanmasına yönelik çelik doğal gaz dağıtım hattı bağlantısı tesisi için gerekli pojemiz, 29.03.2028 tarihli yazıları ile gerekli kazı çalışmalarına izin verildiğini, bu doğrultuda 28.07.2018 tarih itibariyle Kurtuluş Yolu güzergahında doğal gaz alt yapı çalışmalarına başlanıldığını, bahse konu hasarın kazı çalışmalarına nezaret eden davacı şirket ekiplerinin nezaretinde davacı şirket hatlarının tespitine yönelik verdiği yanlış ve yanıltıcı bilgiler doğrultusunda olduğu, davacı şirket hatlarının koordinatlarının kısmen farklı güzergah üzerinde olması, yapım ve teknik şartname kriterlerine uygun olmaması ve davacı şirket nezaretçi ekibinin verdiği bilgiler doğrultusunda yapılsa dahi hatalı koordinat ve yerleşim sebebi ile verilmiş hasarlar olduğu ve müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur izafesinin olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Toplanan Deliller,
Arabuluculuk tutanağı, hasar tespit tutanakları ve fotoğraflar, Beşiktaş 19.Noterliği'nin 03.07.2019 tarihli ihtarnamesi ve ihtarname cevabı, Karayolları 7.Bölge Müdürlüğü 02.03.2020 tarihli yazı cevabı, Tedaş , Türk Telekom ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü yazı cevapları, 01.06.2022 tarihli keşif ve keşif sonrası 26.09.2022 tarihli Harita Mühendisi raporu ve 20.10.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu, 23.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporu,18.04.2023 tarihli 2.ek raporu, tanık beyanları, bedel artırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; davacı şirkete ait fiberoptik alt yapı hattına davalı tarafça yürütülen altyapı ve kazı çalışmaları esnasında zarar verildiği, oluşan hasarlarda mevcut HDPE borularının sıkışması, ezilmesi, yer yer kopması kaynaklı sorunlar oluştuğu ve hattın verimli olarak kullanım imkanı kalmadığını belirterek hasarın onarımı için yapılan masrafların ve HDPE borusunun kullanılamaz hale gelmesi nedeni ile yeni 4300 mtlik borunun alınmasına yönelik davacı şirketin uğradığı zararın HMK 107. madde ve sair ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde tazminine hükmedilecek tazminat miktarına haksız fiil tarihinden itibaren ticari avans faizi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizin 25.01.2022 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında, Vodofone'nun ana taşeoronluğunu yapan ... Anonim Şirketinde çalıştığını, 2017 yılından itibaren ... A.Şde çalıştığını, dava dilekçesinde belirtilen ve kendisine mahkememizce söylenen tarihlerde kendisinin saha sorumlusu ve yetkili personel olarak çalıştığını, bu çalışmalarda hatların bulunduğu güzergahın gösterimi, olası arızaya müdahale etme ve kazının hatta zarar verilmemesi için çalışanlara refakat etme görevinde bulunduğunu, bazen dikkatsizce bazen de gerekli özen gösterilmediğinden hatta davalı tarafından yapılan kazı çalışmasında zarar verildiğini, bu kazı çalışmasında kendisinin ve görevli diğer personel hat güzergahında çalışma yapıldığı, hattın zarar göreceği uyarısı yapılmasına rağmen ... çalışanlarının borunun hareket etme kabiliyeti olmaması sebebiyle yönlendiremediklerini belirttiklerini, bu sebeple bundan kaynaklı hat zarar gördüğünden zararın tespitine ilişkin tutanakların tutulduğunu, hasarın ...'ın kazı çalışmaları sırasında meydana geldiğini, hasar sonrasında hat verimliliği zarar gördüğünü, mevcut kablonun 48 core kablo olduğunu, 42 nolu kolunun şu an arızalardan dolayı çalışmadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ... beyanında, kendisinin Vodofone'nun ana taşeronluğunu yapan ... Anonim Şirketinde çalıştığını, 2017 yılından beri ... A.Ş de çalıştığını, 2018-2019 yıllarında fiber optik alt yapıda görevli olarak çalıştığını, kendisinin görevi sebebi ile dava dilekçesinde belirtilen ve mahkememizce kendisine okunan tarihlerin bir kısmında görevli olarak sahada bulunduğunu, davalının kazı çalışmalarını davacı şirketin kiraladığı hat güzergahında yaptığını, gerek kendisinin gerekse diğer yetkililerin davalı çalışanlarını uyarmalarına rağmen borunun yönlendirilememesi sebebiyle çalışmalarına devam ettiklerini bu sebeple davacı şirketin alt yapı hattının zarar gördüğünü, hasardan sonra davacı şirketin her veri çalışmasında veri kaybı olduğunu tespit ettiklerini, hasarın kazı sebebiyle ortaya çıktığını beyan etmiştir.
Mahkememizin 05.04.2022 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı Haldun Özdenoğlu beyanında, 2016-2020 yıllarında ... Doğal Gaz Dağıtım AŞ.'nin taşeronu olan ... İnşaatta çalıştığını, tarafına okunan tarihlerde kendisinin saha mühendisi olarak çalıştığını, mühendis olarak görevinin hattın gideceği güzergahı belirlemek ve sahadaki diğer işleri kontrol etmek olduğunu, Vodafonun teknik ekibinin çalışma süresi boyunca yanında bulunduğunu, iki tane hasarda davacı tarafın teknik ekibi ile tutanak tutulduğunu sonrasında oradaki saha görevlisi bu hattın yenileceğini söylediğini ve kendisine hat güzergahını gösterdiğini, davacı tarafın saha görevlisinin kendisine hat güzergahının kendi cihazı ile tespit ettikten sonra gösterdiğini kendisinin o doğrultuda çalışmalara devam ettiğini, güzergahı bazen doğru gösterdiklerini bazen ise gösterdikleri noktada davacıya ait hat çıktığını, hasarın bu şekilde oluştu, ilk hatları koptuğunda hattı tamir etmek için cihazlarını istediklerini bu sırada da kendi hatlarına zarar verdiklerini, onlarında hat güzergahını net olarak bilmediklerini, kendisinin çalışma güzergahında bazı bölümlerde kendileri ile birlikte çalışma yapan başka kurumlarında olduğunu, hattın kendileri çalışma yaparken hatırladığı kadarıyla 7-8 defa kırıldığını beyan etmiştir. Davalı tanığı Alaattin Aksan beyanında, kendisinin ... Doğalgaz A.Ş 'de çalıştığını, 2018-2019 tarihlerinde kendisinin davaya konu edilen güzergahta Yapı Denetim görevlisi olarak çalıştığını, kurumların çalışma prensibi olarak herhangi bir kazı çalışmasında bu kazı ile ilgili bulunan işletmelerden refakatçi alındığını, davaya konu edilen güzergahın zemin itibari ile çok zorlu olduğunu, zeminin çok sert bazı yerlerde yağmurdan dolayı balçık kıvamına gelmiş bir zemin olduğunu, davacı tarafın hattı döşerken mühendislerin başında olup olmadığı konusunda bilgisinin olmadığını ancak kurum olarak kendilerinin güzergahı belirlerken ve döşerken işçilerinin başında beklediklerini, çalışma yaptıkları sırada kendi bünyelerinde çalışan harita mühendislerinin bulunduğu, kazı yapılmadan birkaç gün önce harita mühendislerinin sahaya gittiği vatandaşa yada kurumlara ait yada hazineye ait parsellere her hangi bir el atma olmaması için sınırları belirlediğini, davacı tarafın teknik ekibinin ve saha görevlisinin kimi zaman olduğunu, kimi zaman olmadığını, aradan uzun zaman geçtiği için bu şekilde hatırladığını, kaç sefer hatta zarar geldiğini hatırlamadığını, karşı tarafın ekibinin güzergahı net gösteremediği için hasarın oluştuğunu, karşı tarafın hasardan sonra hattın yenileceğini bildirdiğini beyan etmiştir. Davalı tanığı Seyit Ahmet Doğan beyanında, ... Doğalgaz AŞ'de çalıştığını, tarafına okunan tarihlerde de yapı denetim biriminde müşavir olarak ve haritacı olarak çalıştığını ve sahada bu kapsamda görev aldığını, çalışma prensibi olarak kendilerine koordinatlar ile birlikte üçüncü kişilere ait parsellere el atmamak için çalışma güzergahını belirlediklerini, davaya konu edilen takipte de aynı şekilde firma olarak çalışma güzergahını belirlediklerini, davacı tarafın teknik ekibinin çalışma sırasında kendilerine refakat ettiğini, kendi hat güzergahlarını gösterdiğini ancak gösterdiği güzergahta bezen hat çıktığını ve bu sebeple hasar meydana geldiğini, 2018-2019 tarihlerinde de davaya konu edilen yerde çalıştığını , bazı gösterimlerde hat göstermedikleri yerde çıktığını ve hattın olduğuna dair uyarınca ve koruyucu bir tertibat olmadığından hasar meydana geldiğini, kazı çalışmalarında hattın olduğuna dair kumlu işaret tarzında tertibat olduğunu ancak davacının hattında böyle bir tertibat olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce dava konusu taşınmazlarda İnşaat Yüksek Mühendisi, Elektrik Mühendisi ve Harita Mühendisi eşliğinde keşif yapılmış, keşif sonrası bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu 20.10.2022 tarihli raporda özetle, davalı tarafından yapılan alt yapı kazı çalışmaları sırasında davacı firmaya ait altyapı hatlarının kazıcı iş makinesi çalışması sırasında kablolara zarar verdiği/deformasyona uğratıldığı/kopmasına neden olduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafça ve davalı tarafça sunulan koordinatların tespitinin yapıldığı, davalı şirketin coğrafi koordinatları sunulan ve davacının malzemelerine hasar verdiği iddia edilen kazı yerleri Cors Gps uydu ölçüm aletiyle ITRF-96 koordinat sistemine tüm veriler dönüştürülerek, davacı şirket tarafından tesis edilen fiberoptik kablolara hasar verdiği iddia edilen noktalarla örtüştüğü, her iki tarafın çalışma güzergahının bilinen ismi ile Kurtuluş(protokol) yolu boyunca olmasından dolayı bazı yerlerde (hasar meydana gelen yerlerde) davalı şirketin, davacı şirket güzergahına taştığının tespit edildiği, fiber kablo güzergahı projesiyle genel olarak (kontrol edilen kısımlarda) uyumlu olduğu kanaatine varıldığı, sadece hasar tespit edilen noktaları lokal olarak kontrol ettiği için güzergahın kalan bölümlerinde davacı şirketin proje güzergahına uyup uymadığının belirlenemediği, dosyada günlere göre hasar olan yerin koordinatlarının davacı şirketin projesi içinde kaldığının tespit edildiği, tarafların kusur oranları hakkında görüş belirtmenin uygun olmayacağı ancak davalı firmanın meydana gelen zararda sorumluluğu bulunduğu kanaatine varıldığını, davacı şirketin oluşan hasarların ve arıza noktalarının kalıcı olarak çözüme kavuşturulması amacıyla hattın 4.300 mt'lik kısmının yenilenmesi için yapması gereken masrafın KDV hariç 178.796,25 TL olduğu, davacı şirket tarafından 9 ayrı noktada yapılan ek çalışmaların toplam bedelinin 9.095,87 TL olmak üzere toplam 187.892,12 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 23.01.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda, dava dilekçesi ekinde yer alan fatura örnekleri incelendiğinde, fatura tutarlarında birim olarak adet yazıldığı, söz konusu imalatların adet olarak belirtilmesinin sehven olabileği, söz konusu birimlerin m3 olarak değerlendirilmesi gerektiği bununla birlikte hafriyat taşınması için hiçbir ölçü birimi belirtilmeyen tek kalem ir fatura bulunduğunun anlaşıldığını, belirtilen imalatların onarım çalışmaları için yapılmış olabileceği, ancak keşif tarihi itibariyle yapılan imalatların muhteviyat ve büyüklüğünün tespitinin tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, fatura örneklerinin dava tarihinden sonra olduğu bu yönü ile takdirin Mahkemede olduğu, mahkememizce kabulü halinde 181.720,00+106.436,24=288.156,24 TL tutarın kusur oranı dahilinde davalı firmadan talep edilebileceği, davacı firmanın kusur oranının %30 oranında, davalı firmanın %70 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce Elektrik Mühendisi bilirkişiden alınan 18.04.2023 tarihli ek raporunda özetle, davalı şirketin davacı şirketin fiber optik hattında 9 ayrı noktada verdiği hasar sonucu yapılan ekler nedeniyle toplam 205 mt 48 Core F/O kablo kullanılmış ayrıca ek kutusu ve F/O Out+In Door ek montajı yapıldığını, dolayısıyla tüm bu hasarların giderilmesi için davacı şirket tarafından yapılanr harcamının 9.095,87 TL olduğunu, bu durumda fiber optik kabloların 2000 mt makaralar halinde üretildiği de göz önüne alınarak söz konusu çeşitli noktaların da hasar bulunun 15.480 mt kablonun, toplam hat kaybının kabul edilebilir değerin altında çekilerek söz konusu hattın verimli çalışabilmesi için hasarın yoğun olduğu (1-4) noktaları arası ile (5-9) noktaları arasındaki 2.000 m+2.300 m=4.300 m'lik kısmının değiştirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, bu göre yenilenmesi gereken 4.300 mt'lik kablo ve diğer malzemeleri 2019 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre toplam 179.289,82 TL, söz konusu kablonun 2015 yılında döşendiği göz önüne alındığında hasar alarak hattın değiştirilmesi gereken tarihe kadar %4 yıpranma payı düşülmesinin uygun olacağı kanaat getirildiği, bu durumda 179.289,82-(179.289,82*%4)=172.118,23 TL, F/O kablonun 4.300 metrelik kısmının yenilenmesi için gerekli tutar hesaplanırken 2019 yılındaki piyasa rayicinin esas alındığı, 4.300 mt kablonun yenilenmesi için gerekli uygun onarım süresinin 2 ay olabileceğine ve 2019 yılı piyasa rayici üzerinden yapılan hesaplamanın uygun olacağına kanaat getirildiğini, diğer yandan davacı şirketin yapmış olduğu hasar bedellerinin de davalı şirketten talep edebileceği bu durumda davacı şirketin hasar bedeli toplamı 9.095,87 TL, yenileme bedeli toplam 172.289,82 TL olmak üzere KDV hariç 181.385,69 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 17.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 181.385,69 TL maddi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Ayrıca, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince maddi tazminatın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Mal varlığına yönelik haksız eylemlerde gerçek zarar, mal varlığının haksız eylemden önceki durumuna gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmemiş olsa idi ne durumda olacak ise o duruma getirilmesi için gerekli olan tutardır. Bu durumda, mal varlığında meydana gelen fiili eksilmenin yanında haksız eylem meydana gelmese idi mal varlığın olacağı durumdur.
Mahkememizce yapılan keşif ve sonrasında alınan bilirkişi heyet raporu, davacı tarafından sunulan hasar tespit tutanakları, tanık beyanları davalının saha görevlilerince tutulan hasar tespit tutanakları, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yazılan müzekkere cevabı fotoğraflar aynı bölgede diğer kamu hizmeti gören alt yapı kazı çalışması yapabilecek diğer kurumlara yazılan müzekkere cevaplarının birlikte değerlendirilmesinde davalı kurum tarafından yapılan 03/05/2019, 24/02/2019, 17/02/2019, 12/02/2019, 11/02/2019, 18/12/2019, 08/12/2018, 05/12/2018 tarihlerinde yapılan kazı çalışması sırasında davacının fiberoptik alt yapı hattına zarar verildiği husumetin davalıya ait olduğu tespit edilmiştir.
Buradan hareketle yapılması gereken davacının ne kadar zarara uğradığını tespit etmektir.Tüm hasarların giderilmesi için davacı şirket tarafından yapılan harcamalara ilişkin zararın 9.095,87 TL olduğu , toplam hat kaybının kabul edilebilir değerin altına çekilerek söz konusu hattın verimli çalışabilmesi için hasarın yoğun olduğı (1-4) noktaları arası ile (5-9) noktaları arasındaki 2.000 m+ 2300 m=4.300 m'lik kısmının değiştirilmesi gerektiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Buna göre yenilenmesi gereken 4.300 mtlik kablo döşendiği takdirde hasara müdahale anında yapılan eklerin iptal edileceği ve hattın daha verimli çalışacağı aşikar olup hasar doğmadan önceki durumu ile değişim sonrası arasındaki durumu arasında fark olmayacağı elektrik mühendisi tarafından hazırlanan 18/04/2023 havale tarihli rapor ile tespit edilmiş olup davalının davacının sebepsiz zenginleşmiş olacağı ve farkın tenziline yönelik itirazı mahkememizce kabul görmemiştir. Zincirleme fiil şeklinde meydana gelen haksız fiil tarihinin 2018 sonu ve 2019 yılları olduğu, davacı tarafından hasar öncesi hattın 2015 yılında döşendiği anlaşılmakla davalı tarafın yıpranma payının tenziline yönelik itirazı yerinde görülmüş ve döşendiği tarihten hattın değiştirilmesi gereken tarih e kadar %4 yıpranma payının düşülmesi gerektiğine yönelik bilirkişi mütealası mahkememizce de yerinde görülmüştür. Buna göre 4.300 mtlik kablonun değiştirilmesi için kusur oranı dikkate alınmaksızın davacının 172.118,23 TL, anında hasarın giderilmesi için 9.095,87 TL olmak üzere toplam 181.214,10 TL talep edebileceği tespit edilmiştir.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK m. 52'ye göre zarara uğrayan, zararı doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda; her ne kadar dosyada davalı tarafından kazı çalışması yapılırken davacı kurumdan alt yapı hattını gösterir proje istendiğine ilişkin delile rastlanılmamışsa da birbiriyle uyumlu davacı ve davalının tanık beyanlarından davacı kurumun saha görevlilerin kazı çalışmasına refakat ettiği, hat güzergahının gösterimini yaptıkları, dosyada mevcut fotoğraflardan da görüleceği üzere davacı çalışanlarınca gösterilen güzergahın ok ile işaretlendiği kazının bu güzergah dışında yapıldığı ancak fiber optik hattın kazı sahasında çıktığı anlaşılmakla bilirkişi tarafından belirlenen %30 kusur mahkememizce de olaya uygun görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle tespit edilen zarardan %30 müterafik kusur indirimi yapılarak 181.214,10 TL*70/100=126.849,87 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davalının haksız fiil tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve her bir zarar kalemi yönünden kazının yapıldığı tarihten itibaren tarafların tacir olması sebebi ile de avans faizi uygulanmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde; bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, fakat maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği, böyle bir durumda hâkimin, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmedeceği vazedilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili 18/09/2023 tarihli dilekçesi ile Vodefone Türkiyenin birçok grup şirketi olduğunu, her bir şirketin farklı hizmeti olduğunu belirterek grup şirketler içerinde fiberoptik alt yapının kurumlara ve şahıslara ulaşmakta görevli şirketin Vodefone net İlerim Hizmetleri A.Ş olduğunu belirterek davacının bu şirket olarak değiştirilmesini talep etmiş olup arabuluculuk görüşmesine de iş bu şirketin katıldığı, vekaletnamenin bu şirket adına sunulduğu dava dilekçesinde maddi bir yazım hatası yapıldığı anlaşılmakla davacının bu yanılgısı kabul edilebilir nitelikte görülmüş ve HMK'nın 124. maddesi kapsamında taraf değişikliğine gidilmiştir.
7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalı vekilinin görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin kabul-red oranına göre taraflardan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 126.849,87 TL'nin 597,71 TL'sine 05/12/2018 tarihinden, 605,53 TL'sine 05/12/2018, 605,53 TL'sine 08/12/2018 tarihinden 668,16 TL'sine 18/12/2018 tarihinden 326,27 TL'sine, 11//02/2019 tarihinden 1.099,91 TL'sine 12/02/2019 tarihinden 605,53 TL'sinde 17/02/2019 tarihinden 609,44 TL'sine 24/02/2019 tarihinden geri kalan kısmına 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Alınması gereken 8.665,11 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL peşin harç ile 3.084.54 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye; 5.536,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 3.084,54 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.173,34 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Taraflarca 6.000 TL bilirkişi ücreti, 550 TL araç ücreti, 356,30 TL posta ve tebligat gideri 571,90 TL keşif aracı olmak üzere toplam 7.478,20 TL gider avansından ,
-7.073,20 TL sinin davacı tarafça yapıldığı kabul-red oranına göre 4.946,56 TL sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmsana,
-450,00 TL sinin davalı tarafça yapıldığı kabul-red oranına göre 121,77 TL sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 20.027,48 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
7-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680-TL arabulucuk ücretinden kabul-red oranına göre 475,55 TL'nin davalıdan, 204,45 TL nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
9-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine.
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2023
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza