T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/334 Esas - 2022/867
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2020/334 Esas
KARAR NO: 2022/867
HAKİM ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 05/06/2020
KARAR TARİHİ: 08/09/2022
KARARIN YAZ. TARİH: 19/09/2022
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 15/06/2015 tarihinde müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu ...plakalı araca ...plakalı aracın çarptığını, çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak malul hale geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu beyanla, adli yardım talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL cismani zarar tazminatının 15/06/2015 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatında sorumlu olmadığını, davacının almış olduğu engelli raporunu kabul etmediklerini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmesi gerektiğini beyanla, davanın öncelikle yetki itirazı nedeni ile reddine, davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 28/01/2021 tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanak aslını sunmuştur.
Samsun OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden 21/11/2021 tarihli ve 22/08/2022 tarihli maluliyet raporları aldırılmıştır.
Aktüer bilirkişiden 01/02/2021 tarihli rapor aldırılmıştır.
Davacı vekili 03/02/2022 tarihli ıslah dilekçesini sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından, davanın 15/06/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş olup, öncelikle bu hususta inceleme yapılacaktır.
6100 sayılı HMK'nin haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesine göre; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Eldeki davada, hem davacının yerleşim yeri hem de kazanın gerçekleştiği yer Samsun olduğuna göre davanın mahkememizde ikame edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur; yetki itirazı yersizdir.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı vazedilmiştir. Somut olayda; davalı sigorta şirketine ... plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortacısı olması hasebiyle husumet yöneltildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlık, 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK hükümleri ile ZMMS Genel Şartları'nın Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı uyarınca TBK'ya aykırı olmayan hükümlerine uygun şekilde çözüme kavuşturulmalıdır.
Davalı Sigorta Şirketi'ne yazılan yazı cevabından ... plakalı aracın 27/08/2014-2015 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalandığı ve 15/06/2015 tarihinde gerçekleşen kazanın poliçe teminat tarihleri arasında meydana geldiği, poliçe ile kişi başı ölüm ve sakatlık halinin 268.000,00 TL'ye kadar teminat altına alındığı, davadan önce davacının sigorta şirketine başvurduğu, herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Samsun Sosyal Güvenlik Kurumu yazı cevabi ile davacıya herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiştir.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun 2918 sayılı yasanın 46/2-c (aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek) maddesini ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Samsun 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/474 Esas sayılı dosyası ve 25/01/2016 tarihli ATK kusur raporu dosyamız arasına alınmış, rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Kusur raporunun incelenmesinde; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Atatürk Bulvarını takiben seyrederken aracının sol ön kısımlarına yine aynı istikamette sol şeritte seyreden sürücü ... sevk idaresindeki ... plaka sayılı otomobille kontrolsüz şekilde şerit değiştirerek sağ şeride geçerken sağ yan kısımları ile çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, ...'nun yolda seyir halinde iken sağ şeride girmeden önce sağ şeritteki trafiğe ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapmadığı, sağ şeritte seyreden aracın hız ve mesafesini de dikkate almadan yakın mesafede kontrolsüz biçimde sağa manevra ile şerit değiştirdiği esnada da sağ şeritte seyir halinde olan otomobilin sol ön kısımlarına çarparak asli derecede kusurlu olduğu, sürücü ...'nun ise kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağı, hazırlık dosyasındaki ifadeler, davacının araçta yolcu konumunda olması nedeni ile kazada bir etkisinin bulunmadığı dikkate alınarak olayın oluş biçimine uygun olan ATK raporu hükme esas alınmış, davalı vekilinin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davacının maluliyet oranının tespit edilmesi için Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan rapor alınmış, 10/11/2021 tarihli maluliyet raporunda özetle; tedavi raporlarının incelenmesi ve davacı asilin yapılan muayenesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, her olguda tedavi ve iyileşme süresi değişkenlik göstermekle birlikte geçici iş göremezliğine neden olan arızalarının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği görüşü mütalaa edilmiş, rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olması, tedavi evrakları incelenerek yapılan muayenesi sonrası rapor düzenlenmiş olması, yargılama öncesi davacı tarafça alınan sağlık kurulu raporunda yönetmelik belirtilmediği gibi, davacının tüm arazları dikkate alınarak rapor düzenlenmiş olduğu, maluliyetinin kaza ile illiyetinin sağlanmadığı nazara alınarak, raporlar arasında çelişki bulunmadığı ve mahkememizce alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş, rapora itirazların reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davacının geçici iş göremezlik zararının hesaplanması amacıyla dosyamız aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 01/02/2022 tarihli raporda özetle; davacı ...'ın geçici iş göremezlik dönemi zararının 2.705,56 TL, 3 aylık bakıcı ihtiyacı varsayımında bulunularak bakıcı gideri zararının 3.784,50 TL olarak hesaplandığı mütalaa edilmiştir. Alınan rapordaki bakıcı ihtiyacının varsayıma dayalı hesaplanması nedeni ile dosya davacının bakıcı gereksinimi konusunda yeniden OMÜ'ye gönderilmiş, alınan 12/08/2022 tarihli raporda davacının bakıcı gereksinimi bulunmadığı bildirilmiştir. Alınan raporlar yerleşik Yüksek Mahkeme içtihatlarına ve aranılan yöntemlere uygun hazırlanması, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması nedeni ile hükme esas alınmış, taraf vekillerinin rapora itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı vekili 03/02/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini bilirkişi raporu çerçevesinde artırdığını beyan etmiş ise de hesaplama hatası yaptığı görülmüş, davacı vekilinin 08/09/2022 tarihli celse beyanı doğrultusunda 350 TL olarak talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik talebini 2.705,56 TL'ye, yine 300 TL olarak talep etmiş olduğu bakıcı gideri talebini 3.784,50 TL'ye arttırarak dava değerini toplam 5.590,06 TL'ye yükselttiği kabul edilmiştir.
Toplanan kanıtlara ve dosyadan oluşan kanaate göre; sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda sürekli maluliyet oranının bulunmadığı, iyileşme sürecinin 3 aya kadar uzayabileceği, SGK ve davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce herhangi bir ödeme yapılmadığı, yapılan hesaplamada davacının geçici iş göremezlik zararının 2.705,56 TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararının bulunmadığı, tespit edilen zararın kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçe teminat limitini aşmadığı anlaşılmış, sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile işletenin KTK m. 85'te öngörülen hukuki sorumluluğunu üstlendiğine göre aktüer raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilince davacının müterafik kusuru nedeni ile tazminat miktarında indirim yapılması talep edilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağında davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün ehliyetinin bulunduğu belirtilmiş, dosya kapsamında sürücünün kaza anında alkollü olduğuna ilişkin herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı anlaşılmış, davalı vekilinin emniyet kemeri takılı değil iddiası mevcut ise de buna ilişkin dosyada bir emare bulunmaması, kaldı ki araç içerisinde dizde meydana gelen yaralanmanın emniyet kemeri ile engellenemeyeceği, yaralanma şekli ile emniyet kemeri arasında illiyet kurulamadığı değerlendirilmiş, belirlenen tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Davalı sigorta şirketinin müracaat tarihinden 8 iş gün sonrasına tekabül eden 04/04/2018 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş, kazaya karışan sigorta konusu ... plaka sayılı aracın hususi olduğu nazara alınarak talep gibi yasal faize hükmedilmiştir.
7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalının vekili aracılığı ile görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin davalıdan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 2.705,56 TL geçici iş göremezlik tazminatının 04/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 184,82 TL karar ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan karşılanan 59,75 -TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 27,68 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 32,07 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyanın adli yardımlı olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 71,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1321,50 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 709,28 TL'sinin davacıdan, 612,22 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince belirlenen 2.705,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince belirlenen 2.705,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
9-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabulucuk ücretinin 708,48-TL'sinin davacıdan ve 611,52-TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda HMK 341/2 gereği KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.08/09/2022
Katip ...
Hakim...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.