T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/406 Esas - 2022/696
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2020/406 Esas
KARAR NO: 2022/696
HAKİM :
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/06/2020
KARAR TARİHİ: 16/06/2022
KARARIN YAZ. TARİH: 01/07/2022
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 05/02/2019 tarihli sözleşme gereği ürün satın alındığını, karşılığında 31/10/2019 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli çek ile ödenmek üzere sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin 30.000,00 TL'si önceki borçlarından 30.000,00 TL'si dava konusu sözleşme bedeli olarak toplamda 60.000,00 TL bedelli çekin davalıya gönderildiğini, davalının sözleşmeye aykırı şekilde ürünleri gecikmeli olarak gönderdiğini, ürünlerin anlaşılan kalitede olmadığını, müvekkilinin aynı gün üretim yapamadığından zarara uğradığını, ürünlerin gönderilmemesini, bedel iadesi istediğini davalı şirkete bildirdiğini ve anlaşma sağlandığını, bu nedenle çekin iade edileceği konusunda da anlaştıklarını ancak çekin iade edilmediğini, müvekkilinin üretim yapamadığı 10 gün süresince zarara uğradığını, bu nedenle daha sonra artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL zararın tazminini talep ettiklerini beyanla, dönülen sözleşme bedeli 30.000,00 TL'nin 31/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, sözleşmeden dönülmesi sebebiyle katlanmış olduğu 188,80 TL nakliye ücretinin 23/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, ayıplı ifa nedeniyle katlanmış olduğu 4.746,00 TL menfi zararın 23/02/2019 tarihi itibariye ile işletilecek ticari faizi ile, müvekkili firmanın üretim yapamaması nedeni ile oluşan şimdilik 5.000,00 TL müspet zararın 23/02/2019 tarihi itibarı ile ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
Dava dilekçesi ekinde, çek fotokopilerinin, yazışmalar ve ihtarname suretlerinin sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin delil dilekçesini sunduğu görülmüştür.
Yurtiçi Kargo servisine, Güneşli Vergi Dairesine, Kocasinan Vergi Dairesine, İstanbul Vergi Dairesine, Gaziler Vergi Dairesine, Türkiye İş Bankasına yazılan yazılara cevap verildiği görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişiden 11/01/2022 tarihli rapor aldırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; satım sözleşmesi kapsamında ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında 65 top kumaş alımına ilişkin satım sözleşmesi düzenlendiği, karşılığında avans niteliğinde 31.10.2019 tarihli 30.000,00 TL bedelli avans çeki verildiği, davalının hem eksik hem de ayıplı mal teslim etmesi nedeni ile sözleşmeden dönüldüğü, teslim alınan kumaşların iade edildiği, davacı şirketin zarara uğradığından bahisle 30.000,00 TL sözleşme bedeli, 188,80 TL iade nakliye bedeli, 4.746,00 TL üçüncü kişiden tedarik nedeni ile doğan menfi zarar ile 5.000,00 TL üretim yapılamaması nedeni ile uğranılan müspet zararın tazmini talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemekle, münkir sayılmalıdır. Buna göre, davacı, öncelikle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğunu, çekin avans niteliğinde verildiğini ispat etmeli ve akabinde ayıp nedeni ile zarar tazmini istemini usulü dairesinde ortaya koymalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereği bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar ve değeri ispat sınırını geçtiği takdirde, senetle ispat olunması gerekir. Eldeki davada, anılan Kanun hükmü çerçevesinde sözleşme ilişkisinin ispatı zımnında, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce ticari ilişkinin ispatı kapsamında taraf defterlerinin incelenmesi hususunda ara karar kurulmuş, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı görülmüş, davacı tarafın defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya mali müşavir bilirkişiye verilmiş, alınan raporda davacı tarafça 2019 yılı yevmiye defterinin sunulmadığı, sunulan diğer ticari defterlerin ise boş olduğu, bu kapsamda davacının ticari defterlerinin delil olma yeterliliğine sahip olmadığı değerlendirilmiştir. Yine tarafların dosya arasına alınan BA/BS formlarında da herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmüştür. Şu halde ticari defterlerin hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.
HMK'nın 202.maddesi kapsamında senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Davacı tarafça sözleşme ilişkisini ispati amacıyla whatsapp yazışmaları ibraz edilmiştir. Dosya arasına alınan Ticaret Sicil Gazetesi örneğinde davalı şirket yetkilisinin süresiz ve münferiden ... olduğu görülmüş, dosya arasındaki whatsapp yazışmalarının ise Erdal Tanrıverdi ile yapıldığı, dolayısıyla şirket yetkilisi ile yapılan bir görüşmenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Şu halde TBK'nın 46.maddesi gereği icazet verilmeyen işlemin bağlayıcı olduğundan bahsedilemeyecektir. Kaldı ki bu yazışmalar yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmiş olsa dahi, davacı yanın dava dilekçesinde tanık ve yemin delili bulunmamaktadır.
Hal böyle olanca; toplanan tüm deliller, alınan rapor ve dosya kapsamından, davacı tarafça taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinin ve davaya konu senedin avans çeki olarak verildiği hususunun ispat edilemediği kabul edilmiş, bu nedenle davacının TBK'nın 227.maddesi kapsamında seçimlik hakları kullanamayacağı değerlendirilmiş, dava dilekçesinde belirtilen sözleşmeden dönme ile müspet ve menfi zarar kalemlerinin talep edilip edilemeyeceği hususuna gerekçede ayrıca yer verilmemiş, davanın reddine karar verilmiştir.
7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalının görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin davacıdan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL karar ilam harcının peşin alınan 673,45 TL'den mahsubu ile bakiye 592,75 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.16/06/2022
Katip
¸
Hakim
¸
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.