T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/514 Esas - 2022/697
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2020/514 Esas
KARAR NO: 2022/697
HAKİM :
KATİP:
DAVACI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
DAVALILAR:
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/07/2020
KARAR TARİHİ: 16/06/2022
KARARIN YAZ. TARİH: 01/07/2022
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait, şirket yetkilisi dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı park halindeki araca davalı ...'e ait davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin çarptığını ve müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, davalıya ait aracının ... şirketine sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağında davalının %100 kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta 11.915,42 TL'lik hasar meydana geldiğini, sigorta şirketinin hasar bedeli ile değer kaybı için hiçbir şekilde ödeme yapmadığını beyanla, davaya konu ... plakalı araç üzerinde ihtiyati tedbir konulmasına, alacağın belirli hale gelmesine kadar şimdilik 100,00 TL değer kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde araç hasarı için davacıya ait aracın Kasko sigortacısı ... AŞ'ye 11.915,00 TL ödeme yapıldığını, poliçe limitinin 24.085,00 TL kaldığını, değer kaybı bedelinden bakiye poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tespitinin yapılmasının gerektiğini beyanla, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan alınmasını karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmakta mahkememizin görevsiz olduğunu, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, kazanın gerçekleşmesinde tüm kusurun kendisinde olmadığını, bilirkişi raporu ile bu hususun açıklığa kavuşacağını beyan etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmakta mahkememizin görevsiz olduğunu, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, kazanın gerçekleşmesinde tüm kusurun kendisinde olmadığını, bilirkişi raporu ile bu hususun açıklığa kavuşacağını beyan etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi ekinde, kaza tespit tutanağının, arabuluculuk son tutanak aslının ve bir takim evrakların sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin araç onarım faturasını ve araç servis bilgilerini mahkememize bildirdiği anlaşılmıştır.
Asal Oto'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği anlaşılmıştır.
Makine Mühendisi ve Trafik bilirkişilerinden rapor ve ek rapor aldırıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı zararının tazminine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; 24/11/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın hasara uğrayarak değer kaybına uğradığı, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması nedeni ile değer kaybı zararının tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ... ve ... tarafından sunulan cevap dilekçelerinde mahkememizin görev ve yetkisine itiraz edilmiş olmakla, öncelikle bu hususlar bakımından değerlendirme yapılması gerekmektedir. Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle TTK'nun 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereği dava ticari dava olup mahkememizin görev alanı içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Yetki itirazının incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nin haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesine göre; "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Eldeki davada, davacının yerleşim yeri Samsun olduğuna göre davanın mahkememizde ikame edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur; yetki itirazı yersizdir.
Mahkememizce hasar dosyası, tramer kayıtları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde kusur ve değer kaybı tespiti amacıyla dosya bir makine mühendisi ve bir adli trafik bilirkişisine verilmiş, alınan 14/12/2021 tarihli raporda; sürücü ...'ın ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı ...'ın tam kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araçtaki hasar ile kazanın uyumlu olduğu, onarım bedelinin KDV dahil 11.915,42 TL olduğu, tamirin ekonomik olduğu, Genel Şartlar uyarınca değer kaybının 11.605,10 TL olacağı, objektif değer kaybı yönünden yapılan araştırmada ise 25.000,00 TL değer kaybının mevcut olacağının bildirildiği görülmüştür.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketi vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi sunduğu anlaşılmış, itirazların karşılanması amacıyla ek rapor aldırılmış, alınan 25/03/2022 tarihli ek raporda davalı yanın itirazları değerlendirilmek suretiyle kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin geçerli olduğu bildirilmiş, ek rapora taraflarca itiraz edilmemiştir.
Davacı vekilince sunulan 04/01/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taleplerinin 25.000,00 TL'ye yükseltildiği bildirilmiştir.
Trafik kazalarından kaynaklı değer kayıplarına ilişkin tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmış ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ve yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacağı öngörülen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "kapsama giren teminat türleri" başlıklı A.5 maddesinde "değer kaybı", maddi zararlar teminatı içerisinde düzenlenmiş, sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybının, ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edileceğine ve değer kaybının tespitinin bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılacağına işaret edilmiş, değer kaybının ne şekilde hesaplanacağı Genel Şartlar Ek-1'de ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda işaret edilen iptal kararına kadar gerek ilk derece ve gerekse istinaf mahkemeleri, değer kaybının ne şekilde hesaplanacağının poliçe tarihine göre belirlenmesi ve zararın 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen poliçeler için "objektif değer kaybı" esasına, sonrasında düzenlenen poliçeler için ise Genel Şartlar'a göre tayin edilmesi gerektiği yönünde kararlar vermiş ve bu kararlarda görülmüştür ki Genel Şartlar ekindeki esaslara göre belirlenen tazminat tutarı zarara uğrayanın gerçek zararının çok altında tespit edilmekte, zarara uğrayanın gerçek zararı karşılanamamaktadır. Buna göre, Genel Şartlar ekindeki esaslara göre hesaplanan tazminat tutarı, genel hükümlere göre tayin edilecek objektif değer kaybı esasına göre belirlenen tutarın çok altında kalmaktadır ve Genel Şartlar'daki bu yöne ilişkin düzenlemelerin tam tazmin ilkesi ile örtüşmeyip genel hükümlere aykırı olduğundan uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davacının gerçek zararını karşılanması amacıyla objektif değer kaybı üzerinden yapılan tespitin kabulü gerekmiştir.
Davacı tarafça dava öncesinde davalı sigorta şirketine 18/03/2020 tarihinde başvuru yapıldığına ilişkin belgelerin sunulmuş olması nedeni ile davalı sigorta şirketinin 31/03/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren temerrüt oluştuğu kabulü ile bilirkişi raporu ve bedel artırım dilekçesi çerçevesinde 25.000,00 TL değer kaybı üzerinden, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ticari kullanımda olduğu anlaşılmakla avans faizine hükmedilmiştir.
7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalı sigorta şirketinin vekili aracılığı ile görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin davalılardan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ ile; 25.000-TL değer kaybı bedelinin (davalı ... A.Ş. yönünden 24.085,00 TL ile sınırlı olacak şekilde) davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 24/11/2019 tarihinden, davalı ... A.Ş.'nden temerrüt tarihi olan 31/03/2020 itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.707,75 TL karar ilam harcından peşin ve tamamlama ile alınan 480,40 TL'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 1.227,35 TL'nin (davalı ... A.Ş.yönünden 1.164,85 TL ile sınırlı olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin karar ilam harcı ve 426,00 TL tamamlama harcının (davalı ... A.Ş. yönünden 515,22 TL ile sınırlı olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından ödenen 464,50 TL tebligat ve posta gideri, 950,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.414,50 TL (davalı ... A.Ş.yönünden 1.362,73 TL ile sınırlı olacak şekilde) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Zorunlu Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL (davalı ... A.Ş.yönünden 1.271,68 TL ile sınırlı olacak şekilde) arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.16/06/2022
Katip
¸
Hakim
¸
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.