T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/533 Esas - 2021/375
/// TÜRK MİLLETİ ADINA ///
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/533 Esas
KARAR NO: 2021/375
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 12/08/2020
KARAR TARİHİ: 22/06/2021
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: 15/07/2021
Mahkememizde görülen Sigorta davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacının davalı bankanın Samsun Şubesi'ne tarım ve hayvancılık kredisi başvurusunda bulunduğunu ve taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile davacıya 100.000-TL kredi kullandırıldığını, davacının 01.03.2020 tarihinde satın aldığı yirmi sekiz adet büyükbaş hayvan bilgilerini 04.03.2020 tarihinde davalı bankaya bildirdiğini ve hayvanların sigortalandığına ilişkin sigorta prim ücretinin Tarsim açıklaması ile davacının hesabından tahsil edildiğini, devlet destekli kredilerde Tarsim sigortası yaptırılmasının zorunlu olması ve sigorta prim borcunun hesabından tahsil edilmesi sebebiyle davacının sigorta organizasyonunun yapılacağı ve poliçenin düzenleneceği güven ve inancına kapıldığını, oysa poliçenin düzenlenmediğini, 14.06.2020 tarihinde gerçekleşen yıldırım düşmesi / çapması olayında büyükbaş hayvanlardan dördünün telef olması ve zararın karşılanması için bankaya müracaat edilmesi ile birlikte sigorta poliçesinin düzenlemediğini ve bu sebeple ödeme yapılamayacağını öğrendiklerini, davalının poliçe düzenleme konusundaki ihmalkarlığının külfetine bizzat davalının katlanması gerektiğini, ancak Samsun 4. Noterliği'nin 22.06.2020 tarih ve 6957 yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen davalının ödeme yapmaya yanaşmadığını, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de davalının tutumu sebebiyle olumsuz sonuçlandığını beyanla, gerçek zarar miktarı belirlendiğinde dava değerini artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL'nin zarar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Davadan önce davalıya gönderilen ihtarnamede bir hayvan bedelinin 13.000-TL olarak bildirildiğini ve dört hayvan bedelinin talep ediliyor olmasına göre dava değerinin belirli olduğunun, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, taraflar arasındaki GKS'nin Sigorta başlıklı 12. maddesine göre poliçenin düzenlenip düzenlenmediği ve teminat kapsamının ne olduğu konusundaki denetim yükümlülüğünün davacıya bırakıldığını ve poliçenin düzenlenmemesi konusundaki sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, ayrıca davacının geniş kapsamlı düzenlenmesi gerekli poliçenin daha az prim ödemek adına dar kapsamlı düzenlenmesi konusundaki ısrarı sebebiyle taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını ve poliçe düzenlenemediğini, davalının hesabı üzerine prim tutarı kadar bloke konmuş ise de poliçe düzenlenmediğinden prim tahsilatı yapılmadığını, olmayan bir poliçeye istinaden talepte bulunulamayacağını beyanla, davanın reddini dilemiştir.
Hasar dosyası ile kredi dosyası celp edilmiş ve dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce alınan 22.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacıya ait olup da 14.06.2020 tarihinde gerçekleşen yıldırım düşmesi / çapması olayında telef olan dört büyükbaş hayvan bedeli toplamının olay tarihi itibariyle 48.588,20-TL olduğu; devlet destekli büyükbaş hayvan kredisi kullandırılması halinde kullandırılan kredi tutarı üzerinden dar veya geniş kapsalı sigorta yaptırılmasının zorunlu olduğu ve nitekim davalı bankanın kredinin kullandırıldığı tarih itibariyle zorunlu olan sigortanın yaptırılması için davacının banka nezdinde bulunan hesabındaki 1.800-TL'ye poliçe prim bedellerinin ödenmesi amacıyla bloke koyduğu ancak sigortanın yaptırılmadığı, davalı bankanın mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesine göre yaptırmakla yükümlü olduğu sigortayı yaptırmadığı ve davacının da sigortanın yapılıp yapılmadığı konusundaki kontrol sorumluluğunun yerine getirmediği mütala edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava, sigorta sözleşmesinden doğan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107/1. maddesinde; "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalıya gönderilen ihtarnamede telef olan hayvanların her birinin 13.000-TL değerinde olduğu belirtilmiş ve davalıdan toplam 52.000-TL talep edilmiş ise de, telef olan hayvanların olay tarihi itibariyle değeri mahkememizce alınan rapor ile belirlenmiş olup, davacının gerçek zararı bu suretle saptandığından, talep edilebilecek tazminat tutarının ancak tahkikat aşamasında toplanacak deliller ve alınacak bilirkişi raporu ile belirleneceği değerlendirilmiş, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı vekilinin, bu yöne ilişkin dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir.
Toplanan delillerden; davacı ile davalı banka arasında 09.04.2018 tarihli 150.000-TL limitli GKS imzalandığı ve davacıya 18.02.2020 tarihinde devlet destekli tarım (büyükbaş hayvan) kredisi kullandırıldığı, kredinin kullandırılması ile davacı için 18.02.2020 tarihinde hayat sigorta poliçesi ile çiftliğim ziraat güvencesinde sigorta poliçesi düzenlendiği ve prim tahsilatlarının 19.02.2020 tarihinde yapıldığı, yine 19.02.2020 tarihinde davalının hesabına Tarsim açıklaması ile 1.800-TL tutarında bloke konulduğu, davacının 01.03.2020 tarihinde satın aldığı yirmi sekiz adet büyükbaş hayvan bilgilerini 04.03.2020 tarihinde davalı bankaya bildirdiği, ancak bu hayvanlarla ilgili dar ya da geniş kapsamlı herhangi bir poliçe düzenlenmediği, 14.06.2020 tarihinde gerçekleşen yıldırım düşmesi / çapması olayında davacının davalı bankaya bildirdiği büyükbaş hayvanlardan dördünün telef olduğu ancak davacıya sigorta poliçesi düzenlenmediği gerekçesi ile ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı banka, kredinin kullandırılması sırasında "hayat sigorta poliçesi" ile "çiftliğim ziraat güvencesinde sigortası poliçesi"ni acente sıfatı ile düzenlemiş ve primleri tahsil etmiş, ayrıca "hayvan sigortası poliçesi" için davacının hesabındaki 1.800-TL üzerine Tarsim açıklaması ile "poliçe primi için kullanılmak üzere" bloke koymuştur.
Taraflar arasındaki 09.04.2018 tarihli GKS'nin Sigorta başlıklı 12. maddesinde, rizikoların teminat altına alınması için gerekli sigortaları yaptırma yükümlülüğünün müşteriye ait olduğu, bununla birlikte müşterinin sigorta yaptırmaması veya sigortayı yenilememesi durumunda bankanın söz konusu sigortayı re'sen yaptırmaya, yenilemeye hakkı olduğu, ancak bu durumun banka için mecburiyet teşkil etmeyeceği öngörülmüştür.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun Zorunlu Sigortalar başlıklı 13/1. maddesinde, Cumhurbaşkanı'nın kamu yararı açısından gerekli gördüğü hallerde zorunlu sigortalar ihdas edebileceği öngörülmüştür. 02.01.2020 tarih ve 2015 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın (T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar) 1. maddesinin 13. fıkrasında da bu yönde bir zorunlu sigorta ihdas edilmiştir.
İşbu Cumhurbaşkanlığı kararına istinaden çıkartılan 2020/4 numaralı Tebliğ'de (T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Uygulama Esasları) bu yöndeki uygulamanın nasıl olacağı belirtilmiş, Tebliğ'in 37. maddesinde de, karar kapsamında kredi kullanmak suretiyle yapılan yatırımlardan sigortaya konu olabilecek ahır, kümes, hayvan vb. varlıkların kredi tutarları üzerinden sigorta ettirilmesinin zorunlu olduğu, hayvansal üretim faaliyetleri ile ilgili sigortaların Banka ve TTK'nın kendi esas ve usulleri çerçevesinde geniş ya da dar kapsamlı olarak yapılabileceği öngörülmüştür.
İşaret edilen mevzuat hükümlerinden anlaşılıyor ki; üreticilere, devlet destekli büyükbaş hayvan kredisi kullandırılması halinde kullandırılan kredi tutarı üzerinden dar veya geniş kapsalı sigorta yaptırılması zorunludur.
Taraflar arasındaki GKS'nin Sigorta başlıklı 12. maddesindeki hüküm içeriği ile GKS'nin düzenlenmesinden sonra yürürlüğe giren ve devlet destekli hayvan kredisi kullandırımında dar veya geniş kapsamlı sigorta yaptırılması zorunluluğunu getiren mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; devlet destekli hayvan kredisi kullandıran davalı bankanın dar veya geniş kapsamlı sigorta yaptırılmasını sağlamakla yükümlü olduğu ve bu yükümlülüğünün davacının kendi yükümlülüklerini ihlal etmesi durumunda dahi ortadan kalkmayacağı, "güven kurumu" olması hasebiyle hayvan sigorta poliçesi düzenleme konusundaki ihmalkar davranışının mali sonuçlarına bizzat davalı bankanın katlanması gerektiği değerlendirilmiş, "hayat sigorta poliçesi" ile "çiftliğim ziraat güvencesinde sigortası poliçesi"nin keşide edilmesi ve ayrıca hesabının 1.800-TL tutarındaki kısmına bloke konulması sebebiyle davacının, davalı bankanın "hayvan sigorta poliçesini" de düzenleyeceği konusunda beklenti içinde olduğu ancak davalıya olan güveninin boşa çıktığı nazara alınmış, güvenin boşa çıkmasından doğan zararın davalı bankanın sorumluluğunda olduğu kabulü ile sonuca gidilmiştir.
Hayvancılığı mesleki faaliyet olarak uğraş edinen davacının, sigorta poliçesi düzenlenip düzenlenmediği ve kapsamının ne olduğu konusundaki denetim yükümlülüğüne aykırı davrandığı veçhile, müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilmiş, tazminat tutarı üzerinden 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesine uygun olarak hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Hal böyle olunca, davacının oluşan 48.588,20-TL tutarındaki zararı üzerinden %20 oranında hakkaniyet indirimine gidilmiş ve 38.870,56-TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Davalının, ihtarnamedeki 7 günlük atıfet süresine göre 02.07.2020 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiş, bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Bu sebeplerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, yargılama giderlerinin tamamı reddedilen kısım hakkaniyete dayalı olduğundan davalıya tahmil edilmiştir; davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
i-38.870,56-TL'nin 02.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ii-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.655,24-TL'den peşin alınan 867,08-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.788,16-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 2.510,67-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.830-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı asilin ve taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi, anlatıldı.
22/06/2021
Katip
¸
Hakim
¸
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5'inci maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.