T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/713 Esas - 2022/264
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/713
KARAR NO: 2022/264
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : HASIMSIZ -
MÜDAHİLLER: ...
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 12/10/2020
KARAR TARİHİ: 10/03/2022
KAR. YAZIM TARİHİ: 14/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekilinin 12/10/2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...yılında ... Müdürlüğü ...sicil numarasında tescil edilerek kurulduğunu, sermayesinin 40.000.000,00 TL olup, tamamının ödendiğini, müvekkilinin grup şirketlerinden ...ile ... 'nin kendileri dışındaki sebeplerle ekonomik olarak zor duruma düştüklerinden birlikte iflas erteleme talep edildiğini, 2015/1023 esas sayılı dosyasının 30/09/2020 tarihli celsesinde mküvekkili dışındaki grup şirketlerin iflasına karar verildiğini, müvekkili şirketinde pasifleri aktifinden fazla olduğundan iflas erteleme tedbirinin kaldırıldığını, grup şirketlerinden olan alacaklarının tahsil edilememesinden dolayı şirket faaliyetlerinin yürütmekte zorlanıldığını, ciddi icra ve haciz baskısı altında olduğunu, müvekkilinin bu şartlarda faaliyetine devam etmesinin mümkün olmadığını beyanla İİK 285.vd.maddeleri gereğince konkordato talebinin kabulü ile İİK 287.maddesi gereğince derhal 3 aylık mühlet verilmesini ve konkordato komiseri atanmasını ve ilgili mevzuat gereğince tüm tedbirlerin alınmasını dava ve talep etmiştir.
... vekilinin 20/10/2020 tarihli dilekçesi ile; davacı şirketle imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca alacaklı olduğunu bu nedenle müdahale talebinde bulunduğu görüldü.
... vekilinin 26/10/2020 havale tarihli dilekçesi ile; davacı şirketle imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca alacaklı olduğunu bu nedenle müdahale talebinde bulunduğu görüldü.
... vekilinin 23/10/2020 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle müdahale talebinde bulunduğu görüldü.
...vekilinin 26/10/2020 havale tarihli dilekçesi ile; davacı şirketle imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca alacaklı olduğunu bu nedenle müdahale talebinde bulunduğu görüldü.
... vekilinin 26/10/2020 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle müdahale talebinde bulunduğu görüldü.
... vekilinin 05/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin davacıdan toplam 200.047,00 Euro alacağı bulunduğunu, bu nedenle müdahale talebinde bulunduğu görüldü.
... vekilinin 25/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin davacıdan 264.581,23 Euro alacağı bulunduğunu, bu nedenle müdahale talebinde bulunduğu görüldü.
Toplanan deliller.
Dava dilekçesine ekli makul güvence raporu, bağımsız denetim sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları, davacı şirketin malvarlığının tespiti için yapılan araştırmalar (tapu kayıt örnekleri), bağımsız denetçi raporu, müdahillerin alacak beyanları, konkordato komiser heyetinin 08/03/2021 havale tarihli raporu, ön proje ve revize ön proje, kıymet taktir raporları, çekişmeli alacaklara ilişkin konkordato komiser heyetinin 07/12/2021 tarihli raporu, mahkememizin 09/12/2021 ve 03/03/2022 tarihli kesin kararı, davacı şirketin çekişmeli alacaklarla ilgili beyanları, Mahkememizce 15/10/2020 tarihli tensiple birlikte 15/10/2020 tarihinden başlamak üzere verilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı, Mahkememizin 13/01/2021 tarihli celsesinde komiser görüşü, talep ve davacı şirketin ön projesi nazara alınarak geçici mühletin 13/01/2021 tarihinden geçerli olmak üzere 2 ay süreyle uzatılmasına dair kararı, Mahkememizin 10/03/2021 tarihli celsesinde komiser heyetinin görüşü, talep ve konkordato talebinin başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşıldığından İİK 289.maddesi gereğince davacı şirkete 10/03/2021 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararı, YMM/Bağımsız Denetçi ... ... oluşan komiser heyetinin raporları, Yargıtay ve BAM kararları, doktrin ve tüm dosya kapsamı.
Dava, İİK 285 vd. maddelerine dayanan konkordato mehli verilmesi ve tasdiki talebine ilişkindir.
7101 Yasayla değişik İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Aynı Yasanın 287.maddesine göre konkordato talebi üzerine mahkemenin 286.maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespiti halinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297.maddenin 2.fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiş olup, dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerde eksiklik bulunup bulunmadığı tespit edilerek 15/10/2020 tarihli tensiple bu tarihten başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, 13/01/2021 tarihli celsede geçici mühlet 2 ay uzatılmış, 10/03/2021 tarihli celsede ise yine bu tarihten başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet verilmiş, kesin mühletin bitim tarihinin 10/03/2022 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
Kesin mühlet verildikten sonra şirket faaliyetleri komiser heyeti nezaretinde devam etmiş, Komiser Heyetinin Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan duyurusu ile alacaklılar İİK 299.maddesi gereği alacaklarını bildirmeye davet edilmiş, ayrıca adresi bilinen alacaklılara posta yoluyla da bildirim yapılmış, buna ilişkin belgeler komiser heyetinin raporunun eklerinde yer almıştır.
Alacaklıların alacaklarını bildirmesinden sonra komiser heyeti tarafından borçlu beyana davet edilmiş, borçlu tarafından bir kısım alacaklara itiraz edildiği anlaşılmış, komiser heyeti tarafından alacak miktarlarının tespiti için borçlunun defter ve belgeleri üzerinde gerekli incelemeler yapıldıktan sonra mahkememize bildirilmiş, mahkememizce çekişmeli alacaklara ilişkin ve kesin hüküm teşkil etmemek üzere 09/12/2021ve 03/03/2022 tarihli ara kararlar tesis edilmiştir.
Borçlunun alacak miktarıyla ilgili beyanından sonra komiser heyeti tarafından İİK 301.maddesi gereği alacaklılar toplantısına davet Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapılarak yerine getirilmiş, adresi bilinen alacaklılara posta yoluyla da tebligat yapılmış, 27/01/2022 tarihi saat 10:00'da rehinli alacaklılar ile saat 14:00 da ise adi alacaklılar toplantıları ayrı ayrı gerçekleştirilmiş, bu hususa ilişkin kayıt ve belgelerin rapor ekinde olduğu anlaşılmış, komiser heyeti alacaklılar kurulu toplantısından sonraki 7 günlük iltihak süresinin geçmesine müteakip 11/02/2022 tarihli son raporunu hazırlayarak mahkememize sunmuştur.
Konkordato projesinin tasdiki şartları İİK'nun 305.maddesinde açıklanmış olup, tasdik için maddede yazan şartların tamamının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak bu şartlar arasında yer alan projenin İİK'nun 302.maddesindeki çoğunlukla kabul edilip edilmediği öncelikle inceleme konusu yapılacaktır. İİK 302.maddesine göre projenin kabulü için iki türlü çoğunluk aranmakta olup, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını yahut kaydedilmiş olan alacaklıların 1/4 ve alacakların 3/2'sini aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Komiser heyetinin 11/02/2022 tarihli son raporuna ve 23/02/2022 tarihli yazıya göre oylamaya esas kayıtlı alacaklı sayısı 31, kaydedilmiş alacak toplamı 65.934.781,61 olup bu huısuslara ilişkin itiraz mevcut değildir.
İİK 302/a maddesi gereği projeyi kabul eden alacaklı sayısı yönünden nisabın en az 16, alacak miktarı yönünden ise 32.967.390,80 TL olması gerekmektedir. İİK 302/b maddesi gereği ise projeyi kabul eden alacak sayısı yönünden nisabın en az 8, alacak miktarının ise 43.956.521,07 TL olması gerekmekte olup, İİK 302/a, ve b bentlerindeki nisapların madde içerisindeki alacak miktarına göre gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
Konkordato komiser heyetinin 11/02/2022 tarihli raporunda tasdik şartlarına ilişkin İİK 305.maddesindeki şartlar ayrı ayrı değerlendirilmiş olup, projenin aynı yasanın 302.maddesinde belirtilen nisap ile kabul edilmemesi sebebiyle diğer şartların gerçekleşip gerçekleştirilmediğinin değerlendirilmesinin sonuca etkili olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte 11/02/2022 tarihli rapor ve dosya kapsamı incelendiğinde maddedeki diğer şartların yargılama giderleri ve harçlar dışında gerçekleşmiş olduğu görülmektedir (Her ne kadar raporda mühlet içerisinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar yönünden teminat gösterileceğine dair bildirimin olmadığı bilgisi mevcut ise de, ... vekilinin 07/03/2022 tarihli dilekçesinde ilave teminat talebinde bulunulmadığı tespit edilmiştir.) Böylece konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın bu nedenle reddi gerekmiştir.
Nisabın oluştuğuna ve diğer hususlara ilişkin davacı vekili/borçlunun itirazlarının değerlendirilmesi: davacı vekili 21/01/2022 tarihli dilekçesiyle ...bakiye alacağının 13.978,80 TL olduğu ancak raporda 912.604,65 TL olarak gösterildiğini ileri sürmüştür. Çekişmeli alacaklara ilişkin mahkememizin kesin nitelikteki 09/12/2021 tarihli kararının dayanağını oluşturan komiser heyetinin 07/12/2021 tarihli raporunda gerekçesi açıklandığı üzere toplam alacak 912.604,65 TL belirlenmiş, mahkememizce de bu rapora itibar edilerek 09/12/2021 tarihli ara karar ile aynı miktara hükmedilmiştir. Mahkememizin işbu kararı kesin nitelikte olduğundan bu beyanlara maddi anlamda itibar edilmemiştir. Niteliği itibariyle ara karar kesin hüküm teşkil etmediğinden İİK 308/b maddesi gereği çekişmeli alacak kapsamında talepte bulunulması mümkündür.
Davacı vekili 20/01/2022 tarihli dilekçesi ile komiser heyetinin 20/01/2022 tarihli raporunun ilk 3 sayfası dışındaki kısmın dosyayla ilgili olmadığı ileri sürmüş olup bu husus mahkememizce incelenmiş, verilen karara etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili 15/02/2022 tarihli dilekçesiyle ...'ye herhangi bir borçlarının olmadığını, kefaletten kaynaklı borcun bulunduğunu, bunun da 7.394.759,29 TL olduğunu bildirmiş ve miktara itiraz etmiş ise de, mahkememizin 03/03/2022 tarihli ara kararında da izah edildiği üzere komiser heyetinin 11/02/2022 tarihli son raporunda ...gerek çekişmesiz gerekse çekişmeli alacaklılar arasında gösterilmediği gibi, rehinli alacaklı olarak da isminin geçmediği, banka tarafından yapılan bildirimin yasal süresinde olmadığı, esasen oy kullanan alacaklılar arasında bulunmadığı, dolayısıyla alacak miktarının projenin tasdikinde sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 04/03/2022 tarihli dilekçesi ile ...'nin rehinli ve adi alacak miktarına itiraz etmiştir. 20/01/2021 havale tarihli komiser heyeti raporuna göre ...'nin rehinli alacak miktarı 9.991.488,00 TL, adi alacak tutarı ise 20.913.273,20 TL olmak üzere toplam 30.904.761,20 TL, ipotek limiti ise 3.700.000,00 TL'dir. Buna göre adi alacaklar yönünden oy hakkı toplam alacağının ipotek limiti üzerinde kalan kısmı ile sınırlı olup, 27.204.761,20 TL ile oy hakkı bulunmaktadır. Nitekim oylamada adi alacak yönünden bu miktar üzerinden oy kullandırılmış, alacaklı banka red oyu vermiştir. Rehinli alacaklılar yönünden ise rehin miktarı 3.700.000,00 TL ile oy hakkı bulunduğu değerlendirilerek bu miktar üzerinden oy kullandırılmış, alacaklı banka red oyu vermiştir.
Davacı...'nin alacak miktarlarına itiraz etmekte ise de, alacaklıların alacaklarını bildirime davetten sonra borçlu beyana davet edilmiş, 12/08/2021 tarihli raporda açıklandığı üzere ...'nin borç miktarını 30.904.761,24 TL olarak kabul etmiş, çekişmeli alacak yaratmamıştır. Bu nedenle komiser heyeti tarafından oylamada kullandırılan oy miktarı doğru olduğu gibi raporun da bu yönde doğru olduğu, kaldı ki bankanın red oyu vermesi karşısında projenin onaylanmasına olumlu yönde etkisinin de bulunmayacağı görülmektedir.
Davacı vekili ayrıca ...nin alacaklarının büyük çoğunluğunun kefaletten kaynaklandığını, asaleten 04/12/2015 temerrüt tarihi itibariyle borcun 9.237.223,00 TL olduğunu ileri sürmüştür. 11/02/2022 havale tarihli raporda davacı borçlunun yalnızca asaleten borçlarının nisaba dahil edilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, İİK 302 maddesi gereği geciktirici şarta bağlı yahut belli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemece karar verilir. Yukarıda izah edildiği üzere davacı borçlunun alacaklı ...'nin asaleten/kefaleten ayrımı yapmadan bildirdiği 30.904.761,20 TL alacağı kabul ettiği, çekişmesiz alacak yaratmadığı anlaşılmakla tamamının nisaba dahil edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 04/03/2022 tarihli dilekçesiyle benzer şekilde ...yönünden itirazda bulunmuştur. Komiser heyetinin 11/02/2022 havale tarihli raporunda ...'nin alacak miktarı 1.388.065,72 TL tespit edilmiştir ki, tespitin dayanağı mahkememizin kesin nitelikteki 09/12/2021 tarihli ara kararına dayanmaktadır. Bu alacaklının alacağı rehinle temin edilmiş olup, rehinli malın değeri ise yaptırılan değer tespit çalışmaları sonucu alınan rapordan 579.224,64 TL belirlenmiştir. Bu durumda oylamaya 808.841,09 TL alacak miktarı ile katılması gerekmektedir ki, yapılan işlem doğrudur. Esasen işbu alacaklı red oyu kullanmıştır. İpotek limiti 700.000,00 TL ise de, bu limitin değil ipotekli malın gerçek değerinin tespiti gerektiğinden bu yöne ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili 04/03/2022 tarihli dilekçesiyle ...'nin adi alacağının bulunmamasına rağmen oylamaya katıldığı ve oy kullandığı ileri sürülerek itirazda bulunulmuştur. Gerçekten mahkememizin çekişmeli alacaklara ilişkin 09/12/2021 tarihli kararında adı geçen şirketin adi alacağı bulunmadığından oylamaya katılamayacağına karar verilmiştir. 11/02/2022 havale tarihli komiser heyeti raporunda ise 2.815.222,27 TL alacak yönünden oy hakkı tanınmış, red oyu verilmiştir. Dosyadaki komiser heyeti raporlarından adı geçen şirketin rehinli alacak toplamının 8.215.222,27 TL, rehin üst limitinin ise 6.000.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda rehini aşan kısım kadar oy hakkı bulunmaktadır ki komiser heyeti bu şekilde doğru değerlendirme yaparak oy hakkı tanımıştır. Mahkememizin 09/02/2022 tarihli ara kararındaki yanılgı ise ipotek limitine ilişkin o tarihe kadar dosyada herhangi bir bilgi belge bulunmaması, bu hususun raporlarda geçmemesidir.
... yönünden mahkememizin 09/02/2022 tarihli ara kararı kesin ise de, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemektedir. Buna rağmen mahkememiz ara kararının esas alınması gerekirse bu alacaklının oy kullanan alacaklılar listesinden çıkartılması ile oy kullanan alacaklı sayısı 30'a düşmektedir. Alacak miktarı ise 65.934.781,61-2.815.227,27=63.119.559,34 TL yapmaktadır. Bu alacak miktarına göre yapılan değerlendirmede İİK 302 maddesindeki nisap şartlarının yine sağlanmadığı (lehe olan İİK 302/a bendine göre kabul için gerekli tutar 31.559.779,67 TL) görülmektedir. Öte yandan İİK 301.maddesi gereği ilan dışında adresi belli olan alacaklılara alacak bildiriminin posta ile yapılacağı düzenlemesi mevcut olup, rapor eklerindeki haber kartından 27/12/2021 tarihinde şirkete alacak bildirimi davetinin tebliğ edildiği, yasal düzenlemeye uyulduğu, açıklanan bu gerekçelerle sonucun değişmediği tespit edilmiştir.
Davacı vekili 04/03/2022 tarihli dilekçesiyle iltihak süresi içerisinde ...'nin olumlu oy kullandığını ileri sürmüştür. 11/02/2022 havale tarihli raporda ise yetki belgesi bulunmadığından olumsuz değerlendirmesi yapılmıştır. Rapor ekleri incelendiğinde 03/02/2022 tarihinde iltihak süresi içerisinde şirket adına ...'ın olumlu oy verdiği ancak şirket yetkilisi olduğunda dair kayıt, bilgi, belgenin bulunmadığı, sonradan tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda oy verenin İİK 302 maddesi gereği borçlu şirket yetkilileriyle yakınlığı ve oy kullanıp kullanamayacağı tespit edilemeyeceğinden verilen oyun geçerli olması mümkün görülmemiştir. Kaldı ki alacak miktarının 19.455,67 TL olması karşısında sonuca hiçbir etkisi olmadığı da aşikardır.
Davacı vekili 04/03/2022 tarihli dilekçesiyle ... ve ...'nin bildirdiği alacakların FYYS kapsamında yeniden yapılandırıldığını ve teminatlı olduğunu, diğer grup şirketleri de içerecek şekilde alacaklı bankalarla FYYS sürecinin son aşamaya geldiğini ve grup şirketlerinin iflas içi konkordato taleplerine ilişkin hukuki sürecin devam ettiğini ileri sürerek diğer eksiklerin de giderilmesi amacıyla da İİK 304.maddesi gereğince 6 ay süreyle mühlet hükümlerinin uzatılmasını talep etmiştir. İİK 304/2 maddesine göre konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içerisinde bir karar verilemeyeceğinin anlaşılması halinde mahkemenin gerekli görmesi halinde komiserden gerekçeli raporda alarak karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin 6 aydan fazla olmamak üzere devamına karar verilebilmesi mümkündür. Madde metninden de anlaşılacağı üzere mühlet hükümlerinin uzatılabilmesi için yargılama sırasında karar verilemeyeceğinin anlaşılması gerekir. Örneğin yeni bir rapor alınmasının gerekli olması halinde uzatma yapılması mümkündür. Ancak dosyada İİK 304/2 kapsamında mühlet hükümlerinin uzatılmasını gerektirir herhangi bir neden tespit edilmemiş olmakla bu talep dahi yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçelerle davacı vekili borçlunun bu yöne ilişkin tüm itirazları reddedilmiştir.
Davacı vekilinin iltihak süresinden sonra kullanılan oyların geçerli sayılmasına yönelik beyanlarının incelenmesi: davacı vekili yargılamada iltihak süresinden sonra verilen olumlu oyların nisabın oluşumunda değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Alacaklı ... vekili ve ... vekili 08/03/2022 tarihli dilekçeleriyle projeye olumlu oy verdiklerini bildirmiştir. 11/02/2022 tarihli rapora göre alacaklılar toplantısı 27/01/2022 tarihinde yapılmıştır. Toplantı ilanı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 28/12/2021 tarihinde, basın ilan kurumunda ise 27/12/2021 tarihinde ilan edilmiş olup, İİK 301.maddesi gereği en az 15 günlük yasal sürenin bulunduğu görülmektedir. Toplantı tarihine göre 7 günlük iltihak süresi 03/02/2022 tarihi akşamında sona ermektedir. Bu tarihten sonra en geç 7 gün içerisinde raporun sunulması gerekmektedir. Görüldüğü üzere ... ve ... iltihak süresi geçtikten çok sonra projeye olumlu oy verdiklerini bildirmiştir.
İİK'nun 302.maddesinde öngörülen 7 günlük iltihak süresinin konulma amacının konkordato işlemlerinin bir an önce sonuçlandırılması, borçlu ve alacaklının mali ve hukuki durumunun ortada bırakılmaması vb sebepler olduğu nazara alındığında bu sürenin kesin nitelikte olduğu ve süreden sonra verilen oyların nisaba etkisinin bulunmayacağı değerlendirilmektedir. Nitekim 7101 Yasa değişikliği sonrası verilen yargı kararları bu yöndedir (Antalya BAM 11.HD.'nin 2020/1829 Esas 2021/425 Karar sayılı ilamı, Ankara BAM 23. HD'nin 2021/327-1082 Esas Karar sayılı ilamı, Ankara BAM 23. HD'nin 2021/2836 Esas 2022/292 Karar sayılı ilamı). Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2021/2765 Esas 2022/2530 Karar sayılı ilamında ise Ankara BAM 23.H.D.'nin ilk derece mahkemesince iltihak süresinden sonraki oy değişikliğinin kabul edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığına ilişkin kabulünü de içeren 2021/112 Esas 2021/194 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş ise de bu hususta herhangi bir bozma sevk edilmediği tespit edilmiştir.
Öte yandan editörlüğü Prof.Dr....tarafından yapılan ''Yeni Konkordato Hukuku'' isimli eserde de toplantıdan sonraki 7 günlük süreden sonra oy hakkının mevcut olduğunun kabul edilmesinin bütün sistemi alt üst edeceğinden benimsenmesi mümkün olmadığı bilgisi bulunmaktadır. Davacı vekilinin ibraz ettiği Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2014/11674 Esas 2015/5399 sayılı ilamının ise 7101 Sayılı Yasa değişikliğinden önceki dönemde verilen karar olduğu, yasa değişikliğiyle konkordato hükümlerinin önemli ölçüde değişikliğe uğradığı ve tüm müesseselerin süreye bağlandığı, sürelerin uzatılmasının mevcut sistemde öngörülmediği sonucuna varılarak iltihak süresinden sonra kullanılan oylar değerlendirilmemiştir.
Rehinli alacaklılar yönünden yapılan değerlendirmede: 11/02/2022 tarihli raporda rehinli alacaklılar ve miktarları ile kullanılan oy neticesi ayrı ayrı gösterilmiş, tüm rehinli alacaklıların teklife red oyu verdikleri tespit edilmiştir. Rapordan anlaşılacağı üzere ... Şubesi tarafından gönderilen 03/02/2022 tarihli yazıda şarta bağlı kabulün bulunduğu, bu durumda projenin reddedilmiş sayılmasının gerektiği anlaşılmıştır.
Böylece gerek adi alacaklılar yönünden, gerekse rehinli alacaklılar yönünden davacının sunduğu proje ve revize projenin gerekli çoğunluk ile kabul edilmediği anlaşılmakla konkordatonun tasdiki talebinin reddi gerekmiştir.
İflas değerlendirmesi: İİK 308.maddesine göre Borçlunun iflâsa tabi şahıslar dan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkemece borçlunun iflâsına resen karar verilmesi gerekir. 11/02/2022 tarihli komiser heyeti raporunda aktiflerin muhtemel satış değerlerine göre davacı şirketin aktif toplamının 123.946.258,26 TL, pasif toplamının 97.934.947,66 TL olduğu, buna göre şirketin borca batık olmadığı tespiti yapılmıştır. Dolayısıyla davacı şirketin borca batık olmadığı anlaşılmakla iflasına karar verilmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı şirketin borca batık olmadığı anlaşılmakla iflas hususunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Kararın İİK 288 gereği ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,
4-Komiser heyetinin görevine son verilmesine,
5-Tüm tedbirlerin kaldırılmasına,
6-Alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve hazır müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahillerin/alacaklıların yokluğunda mahkememiz gerekçeli kararının davacı yönünden tebliğ tarihinden, diğer müdahil ve alacaklılar yönünden ilan tarihinden itibaren 10 gün içinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2022
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...