T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/759 Esas - 2022/49
/// TÜRK MİLLETİ ADINA ///
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/759 Esas
KARAR NO: 2022/49
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: ...
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/10/2020
KARAR TARİHİ: 17/01/2022
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: 09/02/2022
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davalıdan un emtiası satın alınmasına dair taraflar arasındaki sözleşme öncesi görüşmeler esnasında, davalının banka hesabına 24.04.2020 tarihinde 5.720-USD'nin avans olarak gönderildiğini, ancak tarafların karşılıklı olarak sözleşme yapmaktan vazgeçtiklerini ve bu suretle havalenin sebepsiz hale geldiğini, bedelin 6098 sayılı TBK'nun 77. maddesi uyarınca iadesi için davalıya ihtar çekildiğini ancak davalının buna yanaşmadığını, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla, 5.720-USD'nin kamu bankalarının USD ile açılmış 1 yılık vadeli mevduat hesabı için ödediği en yüksek faizi oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Taraflar arasında un alım-satımı konusunda sözleşme ilişkisi kurulduğunu ve un emtiasının hazırlanıp davacıya nakliye edildiğini, bu sürecin taraflar arasındaki whatsapp yazışmaları ile de ortada olduğunu, ancak davacının bir takım sebeplerle malı almaya yanaşmayıp temerrüte düştüğünü ve un emtiasının bozulabilir nitelikte olması sebebiyle limanda üçüncü bir kişiye değerinin altında satıldığını, ayrıca davacının temerrütüne bağlı olarak limanda gerçekleşen fazladan bekleme sebebiyle davalının demuraj ücreti ve idari para cezası olarak 5.564-Sterlin ödemek durumunda kaldığını, davalının bu suretle zarara uğradığını ve zararının davacının avans olarak gönderdiği bedelin üzerinde olduğunu beyanla, davanın reddini dilemiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: Davalının verilen avanslar hesabında takip edildiği ve 5.720-USD'nin defterde bu alt hesapta kayıtlı olduğu, bunun dışında başkaca bir ödeme veya fatura kaydının bulunmadığı mütala edilmiştir.
Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: 22.04.2020 tarihli 13.260-USD bedelli proforma faturanın davalı şirket tarafından ...adına düzenlendiği ve davacı ... tarafından kaşelenip imzalandığı, davalının gümrük çıkış beyannamesine dayanarak ve mezkur proforma faturaya uygun olarak 05.05.2020 tarihli 13.260-USD bedelli ihracat faturası kestiği ve bu faturayı ticari defterlerine kaydettiği, ancak aynı gümrük çıkış beyannamesine dayanarak aynı miktardaki mal için 03.06.2020 tarihinde ... fatura düzenlediği ve bu fatura bedelinin 11.180-USD olduğu, davacının teslim almadığı malın daha düşük bedelle üçüncü bir kişiye satılmış olması sebebiyle doğan zararın 2.080-USD ve demuraj ücretinin 4.072,23-USD olduğu, buna göre davalının oluşan zararının 6.152,23-USD olabileceği müta edilmiştir.
Bilirkişi raporları taraflara usulünce tebliğ edilmiştir.
Davalı tanıkları ... mahkememizce ve ... talimat mahkemesince dinlenilmiştir.
Dava, satış sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sözleşme görüşmeleri sırasında avans olarak davalıya gönderilen tutarın sözleşmenin kurulmadığı veçhile sebepsiz hale geldiğini ileri sürüp faiziyle birlikte iadesini talep etmiş, davalı vekili ise davanın reddini dilemiştir.
Burada öncelikle taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığı tartışılmalı ve akabinde ödenen tutarın iade edilmesi gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
6098 sayılı TBK'nun 1. maddesine göre; "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir."
Toplanan delillerden, taraf şirketlerin vekilleri arasında geçen whatsapp yazışmalarından ve tanık beyanlarından; davacı şirketin davalıya paket içeriği, şekli ve sayısı konusunda ayrıntı olacak şekilde toplam 26.000-kg un siparişi verdiği ve bedelin 13.260-USD olarak belirlendiği, proforma faturanın davacının talebi üzerine ... adına düzenlendiği ve malın davacıya gönderildiği, davacının malın limanda kendisine teslim edilmek üzere nakliye edilmesinden sonra malı almaktan vazgeçtiği ve malın 03.06.2020 tarihinde ... 11.180-USD'ye satılıp teslim edildiği, davalının bu süreci idare ettiği esnada demuraj ücreti olarak 4.072,23-USD tutarında ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Buna göre, taraflar arasında satış sözleşmesi ilişkisi vardır ve uyuşmazlık TBK'nun 207 vd. maddelerine göre çözümlenmelidir.
Alacaklının temerrütüne ilişkin hükümler TBK'nun 106 ilâ 109. maddelerinde düzenlenmiş olup, alacaklının temerrütü halinde borçlunun, edim yükümlülüğü bir şeyin teslimine ilişkin ise tevdi ve satma hakkı şeklinde iki hakkı bulunduğu anılan maddelerde vazedilmiştir. Somut olayda, satıcının un emtiasını satış izni almadan sattığı görülmekte olup, davalının alacaklının temerrütünden kaynaklı haklarını kullanmadığı anlaşılmaktadır.
Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, alıcının temerrütü durumunda, satıcı, borçlunun temerrütü hükümlerine de gidebilmekte ve TBK'nun 123 vd. maddelerindeki haklarını kullanabilmektedir. Somut olayda, davalı, savunma yolu ile, davacının teslim almaması sebebiyle malları daha düşük bedelle üçüncü bir kişiye sattığını ve ayrıca demuraj ücreti ödemek zorunda kaldığını belirtip, fiyat farkı ile demuraj ücreti toplamının davacının ödediği tutardan fazla olduğunu ileri sürmüştür. Burada, davacının malları teslim almaması bir külfet değil borç olarak nitelendirilmeli ve satıcının borçlunun temerrütüne ilişkin hükümlere başvurabileceği kabul edilmelidir.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, borçlunun temerrütüne ilişkin hükümler, TBK'nun 123 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, somut olayda davacının içinde bulunduğu durum ile sözleşmeye konu emtianın bozulabilir mahiyette olmasına göre temerrüt ihtarı gerekmemektedir ve ayrıca davalının TBK'nun 125. maddesindeki seçimlik haklarını kullanabilmesi için davacıya TBK'nun 124. maddesinin birinci bendi uyarınca önel vermesine gerek yoktur.
Davalı, davacının malları teslim almakta temerrüte düşmesi üzerine malı üçüncü bir kişiye satıp teslim ettiğine göre, aynen ifa talebinden vazgeçmiştir ve TBK'nun 125/2. maddesine uygun olarak borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini, yani müspet zararın tazminini talep etmektedir. Bu kapsamda, borç ifa edilmiş yani davacı malı teslim alıp kararlaştırılan bedeli ödemiş olsa idi davalının eline geçecek tutar ile üçüncü kişinin davalıya ödediği tutar arasındaki farkın (2.080-USD) davacıya ödenmesi gereklidir. Ayrıca, davacının temerrütü sonrasında davalının malı üçüncü kişiye satıp teslim etmesine kadar geçen süre sebebiyle oluşan demuraj ücreti (4.072,23-USD) de davacının temerrütüne bağlı olarak ortaya çıkmıştır ve müspet zarar olarak kabul edilmelidir. Satıcının, müspet zararın tazmini talebini, alıcı tarafından kendisine karşı açılan davada def'i olarak ileri sürmesi mümkündür ve işbu davada davalının bu yöndeki tazminat hakkını def'i olarak ileri sürdüğü görülmektedir.
Bu sebeplerle, davacının temerrütüne bağlı olarak oluşan zararın 6.152,23-USD olduğu kabul edilmiş, davacının iadesini talep ettiği 5.720-USD'nin davalının zararını dahi karşılamadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 80,70-TL karar ve ilam harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 684-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 130,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 6.621-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi, anlatıldı. 17/01/2022
Katip ...
Hakim ...
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5'inci maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.