T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/480 Esas
KARAR NO: 2021/643
HAKİM : ...
KATİP: ...
DAVACI:...
VEKİLİ: ...
DAVALI:...
VEKİLİ: ...
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
KAR.YAZ.TARİHİ : ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin sahibi olduğu şirketinde kullanılmak üzere 01/04/2021 tarihinde davalının İnstagram profilinde görüp beğendiği Pul panel, Pleksi altıgen 3 lü sütun, arka fon, masa seti, pembe pano, Pleksi silindir sütunu satın aldığı, bu ürünler için 7500 TL ödeme yaptığı, ürünlerin müvekkiline çok geç gönderildiğini, gelen ürünlerden de 3'lü sütun pleksi altıgenin farklı boyutlarda olması gerekirken aynı boyutlarda geldiğini, vidaları koymayı unuttuğunu, durumu davalıya ihbar ettiğini, ancak olumlu yanıt alamadığını, halen gönderilmeyen eksik ürün olduğunu, ürünlere ilişkin faturanın müvekkiline 21/05/2021 tarihinde gönderildiğini, fatura tutarının 7000 TL olduğunu fark ettiğini, faturaya da itiraz ettiğini beyanla 3500 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın miktarı yönünden tüketici hakem heyeti sınırında olduğunu, öncelikle Tüketici Hakem Heyetine başvurulmasını gerektiğini, ayrıca ticari faaliyetin ... ilçesinde olduğunu beyanla davanın usulden reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise davalının yerleşim yerinin Gediz ilçesi olduğundan davanın yetkisiz yerde açılmasından dolayı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde; davaya konu fatura suretini, Watzapp yazışmalarını, faturaya itirazı ve arabuluculuk son tutanağını dosyaya ibraz etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ekinde; davacıya kesilen fatura suretlerini, watzapp ve instagram ekran görüntülerini, arabuluculuk avukatı şikayet dilekçesi örneğini, dosyaya ibraz etmiştir.
Samsun Gaziler Vergi Dairesinin cevabi yazısında davacının Samsun ... adresinde 01/06/2015 tarihinde işe başladığı, halen faaliyetine devam ettiği, tespit edilmiş, gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır.
Gediz Vergi dairesinin cevabi yazısında; ...'ün 2020 yılına ait kazancının belirtilen limitleri aşmadığından işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
Dava alacak davasıdır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değişik TTK'nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Buna göre, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı TTK'ndan ve 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Bu nedenle, asliye ticaret mahkemesinin bakması gereken davalarda, asliye hukuk mahkemesi görevli sayılamaz. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce ve istinaf aşamasında BAM ve temyiz aşamasında Yargıtay tarafından re’sen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2015 gün ve 2014/15-1026 E. 2015/1765 K.; 16.09.2015 gün ve 2015/15-440 E., 2015/1769 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 207 vd. maddelerinde düzenlenen satış sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Davanın nispi ticari dava olarak kabulü için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gereklidir.
Yukarıda işaret edildiği üzere; davacı ve davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmaktadır. Buna göre, taraflar tacir değildir ve dava nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyecektir.
Bu sebeplerle, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinin görev alanında kaldığı değerlendirilmiş, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20.maddesi gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,( ihtarat yapıldı)
3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nın 20 ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına.
Dair, tarafların yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı....
Katip ...
¸
Hakim ...
¸