T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/926 Esas - 2023/374
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2021/926
KARAR NO: 2023/374
HAKİM :
KATİP:
DAVACI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
UETS
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 06/09/2021
KARAR TARİHİ: 07/04/2023
KARARIN YAZ. TARİH: 08/05/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının davacı şirketin %25 hisse ortağı olduğunu, davalının eylemleri nedeni ile haklı sebeple şirketten çıkarılması yönünde toplantı yapmak üzere 02/11/2020 tarihinde müdürler kurulu tarafından alınmış kararla 11.12.2020 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, Çarşamba 2.Noterliğinin 14096 yevmiye numaralı 05.11.2020 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini, fakat genel kurul toplantısının Kovid-19 virüsü nedeniyle Samsun İl Hıfzıssıhha Kurulunun tüm toplantıların ertelenmesine yönelik kararı gereği yapılamadığını, 16.03.2021 tarihli müdürler kurulu kararı ile 30/04/2021 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağının ilan edildiğini ve davalı tarafa Çarşamba 1.Noterliğinin 04845 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini fakat Kovid-19 virüsü nedeniyle yapılamadığını, 24.05.2021 tarihli müdürler kurulu kararı ile 24.06.2021 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağının ilan edildiği, Çarşamba 2.Noterliğinin 04823 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiği, 24.06.2021 tarihinde şirket merkezinde tüm hissedarların katılımıyla yapılan toplantıda davalı ...'ın şirketten çıkarılması konusunda %25 hissedar olan kendisinin olumsuz oy kullandığı, diğer hissedar %25 hissedar ... ve %50 hissedar ...'ın ortaklıktan çıkarılması yönünde oy kullandığını ve bu kapsamda bu davanın açılması hususunda karar alındığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla davalı ...'ın ortaklıktan bu haliyle çıkarılmasına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ayrılma akçesinin mahkemenin tayin edeceği bilirkişi marifetiyle tespit edilerek (bilirkişi marifetiyle değer tespit edildiğinde artırılarak harcı ikmal edilmek üzere HMK 107. maddesine göre belirsiz alacak ve tespit davası olarak) davalıya şirket tarafından ödenmesiyle davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının ....'nin 12.08.2011 tarihli kurul kararı ile %25 hisseli ortağı olduğunu, söz konusu işletmenin davalının babası tarafından kurulduğunu, davalının söz konusu işletmeyi babasının kurması ve tüm ailesinin işletmede yıllarca faaliyet sürmesi nedeniyle gönül bağı ile bağlı olduğunu ve 2017 yılına kadar işyeri yönetimi ile herhangi bir talebi ve sorunu olmadığını, darbe girişiminin gerçekleştiği 15.07.2016 tarihinden 9 gün sonra şirkette yönetici olan ...'ın tutuklandığını ve işletmeyi lekelediğini, ... ceza evinden çıktıktan sonra davalının haklı olarak bu kişinin şirket işleri ile ilgilenmesini istemediğini, kendisine görev ve yetki verilerek nereye ödeme yaptıklarını, şirketi terör faaliyetlerinde ve finansmanında kullanıp kullanmadıklarını öğrenmek istediğini ancak tüm taleplerinin reddedilerek, çalışanların dahi davalı ile görüşmesinin yasaklandığını, kanuni hakkı olan bilgi alma hakkının engellendiğini, davalının denetçi atanmasına dair talebinde bulunduğunu ancak davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek isterken dışlandığını, diğer ortakların davalının şirketin iş ve işlemlerine müdahil olma istediğinden rahatsız olmalarının sebebinin şirket gelirleri ile kendi şahsi adlarına ve yakınları adına mal ve sermaye biriktirmeleri ve davalıdan bu birikimleri kaçırma çabası olduğunu, bu hali ile yönetici ortakların haksız kar payı iktisap ettiğini ve şirketi zarara soktuklarını, 24.06.2021 tarihli genel kurul kararında davalının şirket yetkilileri ve çalışanlarına hakaret ve tehditlerde bulunduğu, çalışma düzeni ve yapısını bozduğu, terör ile ilişkilendirdiği iddiaları ile karar alındığını, bu karara karşı Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/566 E. Sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını beyanla yetki kararı olmaksızın açılan davanın ehliyetsizlikten, dava şartı yokluğundan reddine, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/566 E. Sayılı dosyasının ve Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2711 soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuksuz davanın reddini aksi kanaatle davanın görülmesi halinde şirkettin kaçırılan malların ve gerçek değerlerinin tespitine, tedbiren denetçi ve kayyım tayinini talep etmiştir.
Toplanan Deliller,
Arabuluculuk son tutanağı, şirket ana sözleşmesi, ticaret sicil gazetesi ilanları, ihtarnameler, davacı tanıkları ile davalı tanıklarının beyanları, mahkememizin 2021/566 E. Sayılı dosyası ve dosya kapsamı.
Mahkememizin 2021/566 E. 2021/726 K. Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından 24.06.2021 tarihli genel kurulu kararının iptali için dava açıldığı, mahkememizce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf başvurması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 20/10/2022 tarih 2022/70 E. 2022/1327 K. sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı, mahkememizin 2022/1181 E. Numarası üzerinden yargılamaya devam edildiği, davanın HMK 114/1-h, 115/2 gereği usulden reddine karar verildiği ve kararın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 27.10.2022 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında İsar Restaurantta 2019-2020 yıllarında çalıştığını, davacı firmada yaklaşık 100-150 kilo civarı et satıldığını, kaç tabak sulu yemek satıldığıyla ilgili bilgisinin bulunmadığını, davacı firmadan İsar restauratta günlük olarak yemek götürüldüğünü, kendisine şirkette yönetici olan ... tarafından davalı ...'a herhangi bir talimat verilmediğini, İsar restoran haricinde başkaca firmalara da yemek götürüldüğünü, Fatura kesilip kesilmediği kaşlığında bir ödeme alınıp alınmadığını ben bilmediğini, ...'ın İsar restoranda çalıştığını, bir-iki defa çalışması karşısında elden para aldığını gördüğünü, 2 sene önce 1,5 sene kadar dönemde davalı ...'ın İsar Restoranda çalıştığını, sonrasında pandemi dönemi olduğunu, ...'ın kasiyer olarak çalışan bayan personele yönelik ilgili bayan personeli çıkarıp kendisinin oraya geçeceğini duyduğunu, yaşanan tartışma sonucunda yemek şirketinde biraz müşteri kaybı olduğunu, bildiğim kadarıyla yalnızca İsa beyin eşi Mecbure'nin İsar şirketinde bir süre çalıştığını, Arif beyin eşi ile ilgili bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. diye biliyorum. Arif beyi eşi hakkında bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı Güler Şipal Keskin beyanında, davacı yemek şirketinde 2013 yılından beri kasiyer olarak çalıştığını, davalı ...'ı tanıdığını, şirket ortaklarından biri olduğunu, yaklaşık iki yıl kadar önce davalının kendisi kasada çalışır vaziyetteyken yanına geldiğini, kendisine gideceksin kasadan çıkacaksın dediğini, davalıya kasanın kendisine zimmetli olduğunu cevabını verdiğini bunun üzerine fiili olarak kendisini iteklemeye çalıştığını, kendisine hakarette bulunduğunu ayrıca şirkete yöneticileri hakkında da bunlar Fetöcüdür tarzında bağırdığını, yine müşterilerden davalı şahsın şirket yöneticileri hakkında bu şekilde bunlar Fetöcüdür şeklinde konuştuğunu öğrendiğini, İsar Restaurantta çalışmadığını, ilgili restorana yemek gönderildiğini, sadece bu restorana değil bir çok yere yemek gönderildiğini, davacı firmada günlük olarak kaç kilo et ve kaç tabak sulu yemek satıldığını bilmediğini, ... tarafından ...'a yönelik içeri almayın görüşme yapmayın tarzında kendisine herhangi bir talimat gelmediğini, tahsilatlarda fiş kestiğini, yazar kasa şeklinde çalıştığını, İsar lokantasında davalı ...'ın çalıştığını bildiğini, kasada çalıştığını ve yaklaşık 1 yıl kadar çalıştığını, söylendiğine göre davalının orada ücret aldığını, şirket yöneticileri olan İsa ve ... hakkında hakaret ve küfür ettiğine birebir kendisinin şahit olmadığını ancak arkadaşlardan duyduğunu, davalı ...'ın şirket müdürlerinin yönetimine karıştığını, örnek vermek gerekirse şirkette mutfağa giderek bunu şöyle yapacaksınız tarzında beyanlarının olduğunu, mutfakta çalışan bayanların kendi aralarında iş bölümüne de karıştığını, yemek olmamış diyerek mutfağa yemeği attığını bile kendisinin gördüğünü, davalı ...'a ortaklığından dolayı diğer ortak ...'ın elden ödeme yaptığını gördüğünü, daha sonrasında ödemelerin banka üzerinden olduğunu bildiğini, dekontta gördüğünü, bildiği kadarıyla yalnızca İsa beyin eşi Mecbure'nin İsar şirketinde bir süre çalıştığını bildiğini, Arif beyin eşi hakkında bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı Ali Kota beyanında, davacı yemek şirketinde 2006 yılından beri çalıştığını, şu an kasiyer olarak çalıştığını, davalı ...' tanıdığını, şirket ortaklarından biri olduğunu, ...'ın işletme huzurunu bozacak bir davranışını bizzat görmediğini, ancak yaklaşık iki yıl kadar önce yine kasiyer olarak çalışan Güler Hanımın yanına giderek kendisine sözlü ve fili olarak müdahale de bulunduğunu hem Güler Hanımdan ve yanındaki arkadaşından duyduğunu, dışardaki insanlardan esnaftan bize gelen müşterilerden davalının şirket yönetimi hakkında bunlar fetöye yardım ediyor tarzı konuşmalarının bulunduğunu duyduğunu, İsar Restaurantta ...'ın yaklaşık bir yıl kadar çalıştığını, ilgili restaurantta yemek gönderildiğini, sadece bu restorana değil bir çok yere yemek gönderildiğini, fatura karşılığında yemek gönderildiğini, faturalar karşılığında ödemeler yapıldığını, davacı firmada günlük olarak kaç kilo et ve kaç tabak sulu yemek satıldığını bilmediğini, ... tarafından ...'a yönelik içeri almayın görüşme yapmayın tarzında kendisine herhangi bir talimat gelmediğini, tahsilatların fatura eşliğinde olduğunu, müşterilere de fiş kesildiğini, toplu fiş kesme durumlarının olmadığını, her müşteri geldiğinde ayrı ayrı fiş verildiğini, İsar lokantasında davalı ...'ın çalıştığını bildiğini, kasada çalıştığını ve yaklaşık 1 yıl kadar çalıştığını bildiğini, söylendiğine göre davalının orada ücret aldığını, şirket yöneticileri olan İsa ve ... hakkında hakaret ve küfür ettiğine birebir ben şahit olmadığını, davalı ...'ın şirket müdürlerinin yönetimine karıştığını birebir görmediğini, yalnızca diğer kasiyer Güler Hanımın sözlük ve fiili olarak müdahale ettiğini bildiğini, çalışanların fıtrat olarak çalışmak isteyeceği biri olmadığını, kendisinin de uyuşamayacağını düşündüğü için aynı ortamda çalışmak istemeyeceğini, çalışanların Zeynep Hanım iş yerine geldiğinde tedirgin olduklarını, kendisinin İsar restoranda çalışmadığını, kendisinin şehir lokantasının sigortalı çalışanı olduğunu, İsarla bir bağının olmadığını, orada çalışmadığını, davalı ...'a ortaklığından dolayı diğer ortak ...'ın son dönemde davalının Ziraat bankasındaki hesabına ödeme yaptığını bildiğini, bunun öncesinde ortakların kendi aralarında elden ödemeyi birbirlerine yaptığını, bunun miktarını bilmediğini, İsa Beyin eşi Mecbure'nin İsar şirketinde bir kaç gün çalıştığını gittiği zamanlarda gördüğünü, süre olarak ne kadar çalıştığını bilmediğini, Arif Bey'in eşi hakkında bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı Mergübe Hatipoğlu beyanında, davacı yemek şirketinde temizlik elemanı olarak 2014 yılından beri çalıştığını, davalı ...'ı tanıdığını, kendisini şirket hissedarları olarak bildiğini, ...'ın işletme huzurunu bozacak davranışını bizzat gördüğünü, iki sene önce lokantaya gelip yoğun bir çalışma saat aralığında kasadaki Güler Hanımı çıkarmaya çalıştığını, Güler Hanımın kasadan çıkamam dediğini, Güler Hanım çıkmayınca Zeynep Hanımın itekleyerek çıkarmaya çalıştığını, buradan gideceksin diye Güler Hanıma söylediğini, aynı gün içerisinde lokantanın alt katında Zeynep Hanımın bağırıp çağırmalarının olduğunu, yine Güler Hanım hakkında bu kadın burada gidecek diye bağırdığını, olay sakinleşmeyince polislerinde geldiğini, davalı ... iş yerine geldiğinde çalışanlar olarak çekindiklerini, kendisinin müdahale edeceğinden endişelerinin olduğunu, İsar Restaurantta ...'ın çalıştığını, kendisinin şehir lokantasında çalıştığını, İsar restoranda çalışmadığını, ilgili restorana yemek gönderildiğini, sadece bu restorana değil bir çok yere yemek gönderildiğini, fatura karşılığında yemek gönderildiğini, faturalar karşılığında ödemelerin yapıldığını, gönderilen yemeklerin parasının alındığını, davacı firmada günlük olarak kaç kilo et ve kaç tabak sulu yemek satıldığını bilmediğini, davalının diğer çalışan Güler Hanıma yapmış olduğu fiili müdahale o gün olay yerinde bağırış çağırış yaşanması ve polisin gelmesi olayları üzerine bizim patronumuz olarak şirkette de yetkili olarak kendisini bildiğimiz İsa Bey davalı ...'la görüşmemiz gerektiğini çalışanlara söylediğini, ancak bu şahsı içeri almayın şeklinde beyanını ben duymadığını, davalı ...'ın şirket müdürleri olan İsa ve Arif Beye yönelik olarak şirketin dışında kötülediğini gelen müşterilerden duyduğunu, kendisinin İsar restoranda çalışmadığını, kendisinin şehir lokantasının sigortalı çalışanı olduğunu, davalı ...'a ortaklığından dolayı diğer ortak ...'ın hem elden hem de banka aracılığıyla ödeme yaptığını bildiğini, bildiği kadarıyla İsa beyin eşi Mecbure'nin İsar şirketinde bir süre çalıştığını, Arif Beyin eşi hakkında bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizin 13.01.2023 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanıklarından ... beyanında, kendisinin davacı şirkette çalışmadığını, davalı ... ve ... ile çocukluktan beri birbirlerini tanıdıklarını, Şehir Lokantasının sahibi ...'ın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ceza evine girdiğini, girmeden önce kendisine şehir lokantası adına İş Bankasından kredi çektiğini, çekilen kredi ile eşi Mecbure İnan adına daire satın aldığını, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle ve diğer suçlar nedeniyle şirkete kayyum atandığı taktirde krediyi ödemememiz gerektiğini söylediğini, ceza evine girmeden önce arabasını kardeşi ...'nın üzerine yaptığını, babasından kalma bir dairesinin olduğunu onu da ...'a sattığını, satış esnasında ...'ın ceza evinde olduğunu, satış yaptığı dairenin parasının bir kısmını kendisi ceza evinden çıktıktan sonra alıcıdan aldığını, bir kısmını ise İsa ceza evindeyken kendisinin eşi ve oğluna verdiğini, arabasını da ceza evine girerken Bedir Mısırlı'ya devrettiğini, kendisini ceza evindeyken arabasını sattığını, 90.000,00 TL ye sattığını, 30.000,00 TL yi İsa'nın galericiye olan borcu için Ertuğrul Sağlam'a götürdüklerini, kalan 60.000,00 TL yi Mecbura İnan 'ın evine giderek kendisine teslim ettiğini, ceza evine girdiği esnada şirketi oğlu ... ve ...'a emanet ettiğini söylediğini, kendisine ise şirketi kontrol etmesi gerektiğini söylediğini, 15 Temmuz süreci ve peşindeki süreçte 3-4 ay iş olmadığını, daha sonra şirket çalışanları çocukların işleri toparladıklarını, İsar Lokantası'nı kendisinin bir şube zannettiğini, İsa ceza evinden çıktıktan sonra Şehir Lokantası ikinci şubesini açtıklarını, bu şubeyi İsa ve Arif'in birlikte açtığını, İsar Lokantası olarak ikinci lokanta faaliyetine devam ettiğini, gönderilen yemeklerin çalışan personel şehir lokantasından gittiğini, ...'ın 8 ay sonra cezaevinden çıktığını, İsar Lokantasının 2017 yılının sonu veya 2018 yılının başı gibi açıldığını, ceza evinden çıktıktan sonra ..., ... ve Yücel Özden isminde bir şahıs ile Balaç Mahallesinde bir arsa aldıklarını artık oto alım satım işine girdiklerini kendisine söylediğini, artık işlerini çok iyi olduğunu ...'ın söylediğini, ... ve ...'ın hiç kavga etmediğini, ...'ın şirkette tek yetkili olduğunu, ...'ın İsar Lokantasında çalıştığını bildiğini ancak Şehir Lokantasını alınmadığını bildiğini, ..., ...'ın Şehir Lokantasına alınmamasına dair talimat verdiğini bildiğini, 2019 yılına kadar İsa ile görüştüğünü, bir dönemde ...'ı şirkete sokmadığını, personele bu şekilde tembihatta bulunduğunu, daha sonra Arif ve İsa aralarında anlaştıklarını, feto suçlamaları ve soruşturmaları neticesinde şehir lokantasının iş anlamında zarar ettiğini, taşlanmasın diye bayrak dahi astıklarını, ...'la lokantanın zarar etmesinin bir alakası olmadığını, ...'ı İsar lokantasında çalıştırdıklarını, Şehir Lokantasına girmesini ...'ın istemediğini, Zeynep ve Arif'in babası ...'ın şehir yemek şirketinin kurucusu olduğunu, kendisi bir dönem çocuklarından hisseleri alıp şirkete katılmayı söylediğini, daha sonrasında şirketin elde ettiği yüksek miktardaki kazanca rağmen Zeynep ve Arif'e çok düşük şekilde para verildiğinin kendisine söylediğini, ... ile şuan görüşmesinin olmadığını, kendisiyle herhangi bir husumetinin de olmadığını, Fetö soruşturmalarının olduğu dönemde arkadaş çevresine zarar verdiğini, şuan kendisi ile görüşmediğini, kendisi ile bir dostluğunun olmadığını, ...'ın İsar lokantasındaki çalışmaları karşılığında para alıp almadığını bilmediğini, Şehir Lokantasındayken de ... ablası ...'a herhangi bir para vermeyeceğini kendisine söylediğini, ... 8 ton fındık parasını şirketin borçları için yatırdığını, yatırdığı parayı da ...'dan talep etmediğini, ... Şehir Lokantasında çalıştığını, ... ceza evine girmeden önce Arif'in işlerle ilgilenmediğini, işlere sahip çıkmadığını kendisine söylediğini, şuan için bildiği kadarıyla ...'ın şirkette hem usta olarak hem kasa başında bir çok yerde görev yaptığını beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında, kendisinin ....'nin kurusu olduğunu, şirkette % 50 hissenin şahsına ait olduğunu, diğer % 50 hissenin şirket ortağı ...'a ait olduğunu, kendi hisselerini daha ilk önce bir kısmı eski kayınpederi olan ... 'a devrettiğini, devir sonrası % 12-13 hissesini devrettikten sonra % 30-35 olduğunu tahmin ettiğini, 2009 yılındayken eski kayınpederinin emekli maaşından kesinti olduğunu oğlu Arif'e de hisse vermek istediğini söylediğini, o tarihte kendi hissemi % 25 te kalarak diğer kalanı ...'a devrettiğini, babası ...'ın da kendi hissesini oğlu Arif'e devrettiğini, Arif'in ve kendisinin % 25 hissesi olduğunu, ...'ın yetkisinin olmadığını, yetkili müdürün sadece ... ve ... olduğunu, daha sonrasında % 25 hissesini eşi ...'e verdiğini, sonrasında Katlan soy ismini aldığını, kendisinin şirkette olduğum dönemlerde 2003-2011 yılları dönemde Mavi Akım Botaş projesi yemek ihalesinin şirketlerine ait olduğunu, o dönemde Çarşamba Belediyesinin yemek işlerini karşıladığını, sonrasında şirkette haftalık 4-5 ton et kullanıldığını, haftada 5 bin 6 bin ekmek satıldığını, sonrasında Botaş'dan aldıkları hakedişleri şirketin personel resmi giderleri, personel maaşları, elektrik, su gibi giderlerinin karşılandığını, kendisinin şirkette bulunduğum 2003 yılından 2011 yılı Ağustos ayına kadar dönemde söylemem gerekirse şirket aylık maliyetinden sonra kalan kar marjı yüzde 60-70 arasında olduğunu, günlük olarak yapılan satışa yönelik olarak kasap manav ödemeleri çıktıktan sonra pazar günleri hariç 5 bin lira kuyumcuya yatırdıklarını, çarşamba günleri Çarşamba ilçesinde pazar alışveriş günü olduğu için 7-8 bin liraya yakın kuyumcuya günlük para yatırıldığını, ay sonunda kar dağılımı yaparken işten çıkan personel olursa önce onun çıkışını alacaklarını verdiklerini, şirket ekipmanlarından araçlarından bu şekildeki diğer giderler ödendikten sonra şirkette ... tarafından kar dağılımı yapıldığını, o dönemde karın % 50 sini ... % 25 ini kendisinin, % 25 ini de ...'ın aldığını, hisselerine göre kar dağıttığını ...'ın söylediğini, miktar ayarlamasını ...'ın yaptığını, şirkette o dönemde çalışan sayısı 30-35 kişi olduğunu beyan etmiştir. Davalı tanığı Özdem Yıldırım beyanında, kendisinin davacı şirkette yemek dağıtım bölümünde 2008 yılından beri çalıştığını, şirkette günlük 250 -300 kilo döner satdığını, İsar Lokantasının Şehir Lokantasının bir şubesi olarak açıldığını, Şehir Lokantasının personelleri İsar Lokantasının personellerinin ayrı kişiler olduğunu, bütün yemeklerin Şehir Lokantasında hazırlanıp İsar Lokantasına gönderildiğini, İsar Lokantasında ayrıca bir yemek pişirme işi olmadığını, ...'ın İsar Lokantasında 1 yıl çalıştığını hatırladığını, çalıştığı süreçte parasını alıp almadığını bilmediğini, İsar Lokantası kapandıktan sonra davacının Şehir yemek şirketinde çalışmak istediğini, ... ve ...'ın ...'ın Şehir Lokantasında çalışmasını uygun görmediklerini, personele ... gelirse muhattap olmayın ilgilenmeyin diye talimat verildiğini, talimatın Arif ve İsa tarafından şirket personeline verildiğini, günlük yemeğin 14 çeşit yemek çıktığını, bir tepsi yemekten 35-40 kişilik yemek çıktığını, bittiği zaman üstüne devam edildiğini, söylediğinin günlük yapılan iş olduğunu, İsar lokantasına 75 kilo günlük döner katıldığını, tamamının satıldığını, bildiği kadarıyla tavuk döner olduğunu, kendisinin pandemi sebebiyle işine son verildiğini, şuan davacı şirkette çalışmadığını, herhangi bir sebep göstermediklerini, işten çıkardıklarını, İş mahkemesinde davasının devam ettiğini, dava açtığı bu süreçte şirket yöneticileri İsa ve Arif arasında herhangi bir tartışma yaşanmadı. Zeynep'in İsar Lokantası kapandıktan sonra Şehir lokantası şirketinde çalışmak istediğini, üst katta kasiyer Güler Hanım'ın çalıştığı yerde çalışmak istediğini, kendisinin alt katta çalıştığını, Güler Hanımla Zeynep Hanım arasında bir tartışma olduğunu kendisinin görmediğini, Zeynep ve ... arasında bir tartışma olduğunu görmediğini beyan etmiştir. Davalı Ramadan Gürler beyanında, kendisinin davacı şirkette 2017 yılının 5. veya 6. ayında işe girdiğini hatırladığını, 2020 yılında pandemi çıktığında Zeynep Hanımla bir yıl çalıştığını, sonrasında kendisinin işten ayrıldığını, kendisinin İsar tabildotta ve döner dükkanında çalıştığını, tavuk döner satıldığını, İsar da yemek pişmediğini, Şehir Lokantasından yemeklerin geldiğini, İsar ve Şehir lokantasının personellerinin aynı kişiler olduğunu, mesela Şehir lokantasında öğle araları yoğun olduğu için İsar lokantasından ilave elemanlar gönderildiğini, günlük ortalama 60-65 kilo tavuk döner satıldığını, birde tabildot usulü yemek satıldığını, günlük ortalama 200-220 civarında porsiyon yemek satıldığını, bütün yemeklerin Şehir lokantasında hazırlanıp İsar lokantasına gönderildiğini, İsar lokantasında ayrıca bir yemek pişirme işi olmadığını, ...'ın İsar lokantasında 1 yıl çalıştı diye hatırladığını, çalıştığı süreçte parasını alıp almadığını bilmediğini, İsar lokantası kapanmadan önce kendisinin işten ayrıldığını, sonraki sürece dair bilgisinin olmadığını, İsar da çalıştığı dönemde izin günlerinde Şehir lokantasında gidip orada çalıştığını, ortalama 250 kilo et döner satıldığını hatırladığını, ayrıca tabildot yemek de satıldığını, ayrıca akşamları da yaklaşık yarım saat 1 saat arası İsardaki işi bitince şehir lokantasına gidip oradaki arkadaşlara yardım ettiğini, ...'ın kendisini işe alan kişi olduğunu, ...'ın şirkette patron olarak bildiğini, ...'ı kendisinin o dönem tanımadığını, ceza evinde olduğunu, ceza evinden çıktıktan sonra tanıdığını, ...'dan ... ceza evindeyken şirketteki yemek işleriyle ilgili talimat almadığını, yemek işleriyle ... 'nın bir alakasının olmadığını, kendisinin şirkette patron olarak ...'ı bildiğini, İsa ceza evinden çıkınca şirket çalışanlarının patron olarak tanıttıklarını, ...'da geldikten sonra ...'ın kendisine bizim gibi Zeynep'in de şirketin patronu olduğunu söylediğini beyan etmiştir. Davalı tanığı Meliha Yıldırım beyanında, kendisinin davacı şirkete 2015 yılında girdiğini, pandemi çıktıktan sonra işe alacakları vaadiyle kendilerini işten çıkardıklarını, kendisinin iş mahkemesinde davamı açtığını, yargılamasının devam ettiğini, çalıştığı dönemde mutfakta bulaşık kısmında çalıştığını, Şehir lokantasında günlük yazları 600-700 kilo döner satıldığını, yine tavuk döner de satıldığını, tabildot olarak 12-13 çeşit yemek olduğunu, porsiyon olarak günlük ne kadar satış yapıldığını bilemediğini, İsar lokantasında tavuk döner satıldığını, onların ayrı tavuk dönerde sattığını, yazın İsar lokantasında işlerin baya yoğun olduğunu bulaşıkları artmasından anladığını, İsar ve Şehir lokantasında çalışan kişilerin ayrı kişiler olduğunu, şehir lokantasında yemek pişirilip iki tane isar lokantasına şubelere gönderildiğini, İsar lokantasındaki döner bitince döner ustasının şehir lokantasına geldiğini, bütün bulaşıkları yani isar lokantasının bulaşıklarını da şehir lokantasının mutfağında yıkandığını, şirket patronu olarak ..., ... ve ...'ı bildiğini, ...'ın İsar lokantasında 1 yıl kadar çalıştığını, maaş alıp almadığını bilmediğini, ...'ın İsar Lokantası kapandıktan sonra şehir lokantasında çalışmadığını, ...'ın şehir lokantasında muhatap olmayın, ilgilenmeyin, önüne servis açmayın diye bizzat ... tarafından tarafına söylendiğini, ...'ın iş yerinde herhangi bir personelle ve ... ile tartışmasına şahit olmadığını, ...'ın birinci şubenin kapatılmasına karşı çıktığını ancak Arif ve İsa'nın kapatma kararı aldığını duyduğunu, bunun üzerine Zeynep Katlanın da bende şirketin bir ortağıyım kasanın başında otururum diye kasının başına geçmeye çalıştığını bu esnada şirket personellerinden birisi tarafından iteklendiğini, kapatılan İsar şubesinin ...'ın dışarda bırakılması şirket çalışanları arasında konuşulduğunu, 2015 yılında pandemi döneminin başına kadar geçer ki süreçte kendi isteğiyle işlerin yoğunluğu nedeniyle güç yetiremediğimden işten ayrıldığını, başka bir şirkette bir dönem çalıştığını, daha sonra çocuğuma yakın olmak için tekrardan Şehir şirketine geri döndüğünü, pandemi dönemine kadar çalıştığını, 600-700 kilo etten günlük et kalmadığını, ortalama bu rakamlarda günlük satış olduğunu beyan etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Dava, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin sebeplerin oluşup oluşmadığı, şirket payının devrinin gerekip gerekmediği ile ilgilidir.
Tüm dosya kapsamından, davacı şirketin 24.06.2021 tarihli genel kurulda alınan karar gereğince davalının ortaklıktan çıkarılması için arabulucuğa başvurulması ve akabinde dava açılması yönünde karar verildiği, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığı, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılması istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Çarşamba Ticaret Sicil Müdürlüğünden 2095 numaralı ticaret sicilinde kayıtlı ....'ne ait ana sözleşme, durum belgesi, imza sirküleri ve tüm ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, şirket sermayesinin 20.10.2017 tarihli gazete ilanında herbiri 100,00 TL kıymetinde 4800 paya ayrıldığı, 480.000 TL nin 2400 pay ..., 1200 pay ... ve 1200 pay ...'a ait olduğu, 27.05.2021 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanı ile 24.06.2021 tarihinde şirketin %25 hisse ile ortağı olan ...'ın ortalıktan çıkarılması ve hususta dava açılmasının görüşülmesinin ilan edildiği görülmüştür.
Çarşamba 2.Noterliğinin 24.03.2021 tarih ve 06133 yevmiye numarası ile onaylı karar tarihi 24.06.2021 karar sayısı:7 olan genel kurul kararı ile ...'ın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması için arabulucuya başvurulması ve bu hususta dava açılması, bilumum gerekli hukuki iş ve işlemlerin yapılması konusunda karar alındığı ve hissedarlarca imzalandığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 1. fıkrası şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebeplerin öngörülebileceğini düzenlemiş olup, maddenin 3. fıkrasında şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklı tutulmuştur. Maddenin birinci fıkrası uyarınca, şirket sözleşmesinde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için sebepler öngörülmüş ise, şirket genel kurul kararı ilgili ortak ortaklıktan çıkarılabilir. TTK'nın 640/1. maddesi uyarınca, şirket sözleşmesinde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için sebepler öngörülmemiş ve ortağın şirketten çıkarılmasına mesnet durum, vakıa esas sözleşemede öngörülen hallerden birinin kapsamına girmiyor ise, ilgili ortağın ortaklıktan çıkarılması mahkeme kararı ile mümkündür. TTK'nın 640/3. maddesine uyarınca, şirketin istemi üzerine bir ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebilmesi için öncelikle şirket genel kurulunun bu yönde bir karar alması gerekir. Zira Kanun'un 616/1-h ve 621/1-h maddelerinden böyle bir kararın alınması gerektiği açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca TTK 616/1-h maddesi bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması hali şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerinden biri olup, bir ortağın haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkarılması için genel kurul kararı alınmadan açılan davalarda eksikliğin giderilmesi için mahkemece şirkete verilen kesin süreye rağmen eksiklik giderilmez ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı limited şirketin esas sözleşmesinde TTK'nın 640/1 maddesi uyarınca bir ortağın şirket ortaklığından çıkarılması için sebeplerin öngörülmediği, davacı şirketin 24/06/2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda, şirket ortaklarından ...'ın şirket ortaklığından TTK'nın 616/1-h ve 640 maddeleri uyarınca çıkarılması kararı alındığı, böylece davadan önce genel kurul kararın alınmasına ilişkin ön dava şartının yerine getirildiği, limited şirket ortaklığından çıkarma işlemine isteminin sadece şirket tarafından yapılabileceği ve davanın limited şirketi tarafından açıldığı, davacının aktif husumet ehliyetinin de olduğu anlaşılmış ve davanın esasına ilişkin incelemeye geçilmiştir.
Toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, ve mahkememizce oluşan kanaate göre her ne kadar davacı taraf, davalının eylemleriyle ortaklık ilişkisini sürdürülemiz hale getirdiğini ileri sürerek davalının ortaklıktan çıkarılmasını talep etmişse de ortaklıktan çıkarmanın şirketin devamı ortaklar arasında barışın sağlanmasının bir ortağın davranışı veya kişiliği nedeni ile imkansızlaşması veya ciddi şekilde tehlikeye düşmesi halinde haklı sebep teşkil eden eylemin varlığının davacı tarafından ispatlanması halinde mümkün olup davacı tarafından dava dilekçesinde olgu olarak bildirilen davalının 27/10/2020 tarihindeki tanık anlatımlarında belirtilen tek eyleminin ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirecek nitelikte olmadığı, davalının hukuka aykırı olmayacak şekilde şikayet yoluna başvurarak yasal haklarını kullanmış olmasının, ortağı olduğu şirkete karşı yükümlülüklerini ihlal ettiği ve şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebebin doğduğu anlamına gelmeyeceği, davalının eyleminin anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kaldığı tüm dosya kapsamından haklı sebebin davacı tarafından ispatlanamadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalı vekilinin görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin davacıdan yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye; 120,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 176,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.
6-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
8-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine.
Dair; tarafların yüzünde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi, anlatıldı.07/04/2023
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza