T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/372 Esas - 2023/144
/// TÜRK MİLLETİ ADINA ///
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/372 Esas
KARAR NO: 2023/144
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/03/2022
KARAR TARİHİ: 06/02/2023
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: 20/02/2023
Mahkememizde görülen Alacak davasının açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davacı TMO'ya ait işyerlerindeki güvenlik işlerinde istihdam edilmek üzere hizmet alımı ihalesine çıkıldığını ve davalı şirketle hizmet alımı sözleşmeleri akdedildiğini, dava dışı ... isimli işçinin de 22.05.2007 - 19.06.2010 tarihleri arasında davacıya ait işyerlerinde davalının sigortalısı olarak çalıştığını ve iş akdinin işyerinin kapanması sebebine bağlı olarak feshedildiğini, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı alacağını tahsil için arabulucuya başvurduğunu ve arabuluculuk sürecinin işçiye 6.000-TL tazminat ödenmesi şeklinde sonlandırıldığını, bu cümleden olmak üzere 05.11.2019 tarihinde işçiye 6.000-TL ödendiğini ve arabulucuya 340-TL ödeme yapıldığını, oysa hizmet alımı sözleşmelerinde ve teknik şartnamelerde iş akdinin tesisi ve feshi ile ilgili bütün sorumluluğun davalı şirkete bırakıldığını beyanla, 6.340-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkememizce nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişiden alınan raporda özetle: Dava dışı ...'nın davacıya ait işyerlerinde 22.05.2007 - 19.06.2010 tarihleri arasında 3 yıl 27 gün süreyle çalıştığı ve bu tarihlere tekabül eden hizmet alımı sözleşmelerinin davacı ile davalı şirket arasında akdedildiğinin görüldüğü, hak edilen kıdem tazminatının net 2.859,33-TL ve ihbar tazminatının ise net 1.473,43-TL olduğu, ayrıca kıdem tazminatı için ödenmesi gerekli faiz tutarının 5.665,61-TL'ye tekabül ettiği, mütala edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulünce tebliğ edilmiştir
Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet alımı sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması durumunda davacı asıl işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alımı ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, yükleniciler kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak işverene karşı sorumludur. Bu yönde yapılan ödemenin fer'i mahiyetindeki ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsili gerekir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır.
Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13.10.2021 tarih ve 32/848 sayılı kararında da yukarıda işaret edilen esaslar dahilinde değerlendirmelerde bulunulmuş, bu tür davalarda hangi ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılacağı müstakar hale gelmiştir.
Toplanan delillerden; dava dışı işçinin davacıya ait işyerlerinde toplam 3 yıl 27 gün süreyle çalıştığı ve işten ayrıldıktan sonra gerçekleşen arabuluculuk sürecinde kendisine 6.000-TL tutarında kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği, davacının 05.11.2019 tarihinde 340-TL arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere toplam 6.340-TL tutarında ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de, dava dışı işçiye kıdem tazminatının faizi dahil ödenmesi gerekli ücretin net 9.998,37-TL tutarında olduğu saptanmıştır. Davalının, dava dışı işçiyi çalıştırdığı süreye tekabül eden kıdem tazminatından taraflar arasındaki hizmet alımı sözleşmeleri uyarınca sorumlu ve son alt işveren olması hasebiyle ihbar tazminatının tamamını ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. O halde; davacının, 340-TL tutarındaki arabuluculuk ücreti dahil 6.340-TL'yi davalıdan talep etmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Bu sebeplerle; davanın kabulüne karar verilmiş, davalının işbu davadan evvel temerrüte düşürüldüğü ileri sürülüp ispat edilemediğinden ve taraflar arasındaki ilişkinin ticari olduğu anlaşıldığından, dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne; 6.340-TL'nin dava tarihi olan 22.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 433,08-TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 324,80-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 819-TL tutarındaki yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 6.340-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi, anlatıldı.
06/02/2023
Katip
¸
Hakim
¸
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.