T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/845 Esas - 2024/1168
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2024/845
KARAR NO: 2024/1168
HAKİM : ...
KATİP:...
DAVACI: ...
VEKİLİ:...
DAVALI: ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 04/07/2024
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
KARARIN YAZ. TARİH: 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia Ve Savunmaların Özeti:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından periyodik kontrol yapılırken davalı borçlu ...'in... sözleşme numaralı, ticarethane grubuna ait tesisat üzerinden 03.05.2022 tarihli kaçak tespit tutanağı gereği davalı adına dava konusu icra dosyasına dayanak olmak üzere fatura tanzim edilmiş olup davalı borçlu tarafından faturanın ödenmemesi üzerine icari işlemlerin başlatıldığını, davalı tarafından yapılan borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne ve Samsun İcra Dairesinin 2023/15957 E. Sayılı dosyasındaki icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı nın itirazının likit olana alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olarak tamamen kötü niyetli yapılmış olmakla, alacağın %40 ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
Deliller:
Dava dilekçesi ekinde, Arabuluculuk Son Tutanağı ve vekaletname ibraz edilmiştir.
YEPAŞ, YEDAŞ, Terme Ticaret ve Sanayı Odası, Terme Vergi Dairesine yazılan yazılara cevap verilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe:
Dava, kaçak elektrik kullanımından doğan borcun tahsili için başlatılan takibe karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tacir'in tanımının yapıldığı 6102 sayılı TTK m.12'ye göre; "(1/ Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur."
TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında; "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda..." sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.
Somut olaya gelince; dava, davalının ticari abone olduğu saikiyle mahkememizde ikame edilmiş ise de, Yargıtay 3. HD.nin 10.09.2018 tarih ve 20667/8234 sayılı kararında da ifade edildiği üzere mahkemenin görevinin belirlenmesinde abonelik türünün bir önemi yoktur. Kaldı ki gerek abonelik sözleşmesinden gerekse davaya konu faturadaki müşteri grubunun tarımsal sulama olarak tanımlanmıştır. Zira, somut uyuşmazlığın mutlak ticari davaya vücut vermemiş olması karşısında davanın nispi ticari dava kabul edilebilmesi için davalının tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmesinden kaynaklanması gereklidir.
Toplanan belgelerden; davalının, Terme Ticaret Odası'nda kaydının bulunmadığı, Terme Vergi Dairesi'nin 06.08.2024 tarihli cevabı yazısı çerçevesinde davalının herhangi bir vergi kaydının olmadığı, davalının, dava tarihi itibariyle tacir olmadığı ve davanın nispi ticari dava olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; taraflar arasında tarımsal sulama abonelik sözleşmesi düzenlendiği, davacının çiftçi olup tarımsal faaliyette bulunduğu, abonelik sözleşmesinin mesleki faaliyet için yapıldığı ve davacının 4077 sayılı Kanun anlamında tüketici tanımına girmediği anlaşılmış olmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 20. HD 2016/11197 esas 2016/10927 karar sayılı ilamı)
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanının görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20.maddesi gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine Yazı İşleri Müdürü tarafından gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20 ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına,
4-Kararın Yazı İşleri Müdürü tarafından re'sen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere karar verildi. .08/10/2024
Katip ...
Hakim ...