T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/490 Esas - 2023/15
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACILAR:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/04/2022
KARAR TARİHİ: 03/01/2023
KARARIN YAZ. TARİH: 31/01/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Samsun İcra müdürlüğü'nün ... Esas nolu takibin konusunu müvekkili ile davalı borçlu arasındaki açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacak oluşturduğunu, davalı tarafından takibe konu edilen faturanın vergi dairesi'ne bildirilmesi gerektiğini, davacı tarafından davalıya BS bildirimi, mutabakat formu gönderildiğini ve bu formun davalı tarafından imzalandığını, davalının mal kaçırmasını önlemek için davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araç bulunması halinde bunların teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile borçlunun Samsun İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu borca itirazın 27.127,04 TL yönünden iptaline ve bu değer üzerinden takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
Dava dilekçesi ekinde sunulan BS bildirimi mütabakat formu, takibe fatura suretleri, sipariş formları, Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası, Terme Vergi Dairesinden ve ... Vergi dairesinden gelen cevabi yazılar, davacıların tacir sıfatlarının araştırmalarına yönelik yazılan ... Ticaret sicil Müdürlüğü'nden ve ... Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazılar, arabuluculuk son tutanak aslı, bilirkişiden alınan 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı ve sair belgeler
Dava; taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsiline ilişkin açılmış itirazın iptali davasıdır.
Davacı dava dilekçesi ile davalı aleyhine açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağı sebebi ile Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek takibin devamını sağlamak için iş bu davayı açmış davalı ise cevap dilekçesi sunmayarak dava dilekçesine konu edilen vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.
Samsun İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının dosyamız davacısı ... ve ..., borçlunun ... olduğu, takip talebinin 27.127,04 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya 14/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde 14/01/2022 tarihinde takibe itiraz ettiği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak alacaklıda olup davacının önce taraflar arasında var olduğu ileri sürülen akdi ilişkiyi, akabinde de takibe konu faturalar içeriğindeki malları davalıya teslim ettiğini yazılı delille ispat etmesi gerekmektedir.
Açık hesap ilişkisi, taraflar arasında bulunan bir sözleşme kapsamında, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Her ne kadar takip talebinde borç sebebi olarak cari hesap alacağı belirtilmiş ise de takibe sıkı sıkıya bağlı olan eldeki davada taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacının 2020-2021 yıllarına ait BS formları, Terme Vergi Dairesi Müdürlüğünden davalının 2020-2021 yıllarına ait BA formları celp edilmiştir.
Ba formu, bilanço esasına göre defter tutan kişilerin, 5.000-TL ve üzerinde mal ve hizmet aldıkları durumda kendi adlarına düzenlenen fatura karşılığında yaptıkları bildirime ilişkin olup, somut olayda davacının davalıya 2021 yılında KDV hariç 173.265,77 TL'lik mal sattığı davalının davacıdan 2021 yılı aynı dönemde KDV hariç 173.265,77 TL'lik mal aldığı görülmektedir.
Taraflara ticari defterlerin yerlerini bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı taraf 2021-2022 yılı defterlerini ibraz etmiş davalı tarafın defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden 21/12/2022 tarihli rapor aldırılmıştır. Raporun incelenmesinde; davalı yanın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı için incelenemediği, davacı yan tarafından 2020, 2021 yılları ticari deflerleri incelemeye sunduğu, ticari defterlerinin delil olma vasfinı taşıdığı, davalı yan 2020 ve 2021 yılları ticari defterleri tarafımızca incelenmiş, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu davacı yan ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı, davacı yan ticari deflerlerinde; davalı yan hesabı olan 120.01.193 ... hesabının borç toplamı 187.127,04 TL alacak toplamı 160.000,00 TL ve borç kalanının 27.127,04TL olduğu, buna göre davacı yanın davalı yandan 27.127,04 TL alacaklı olarak kaydedildiği, görüşü mütalaa edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesine göre;
(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Somut olayda, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, ancak davalı tarafa defterlerin ibrazı ihtarını içerir duruşma zaptı usulünce tebliğ yapılmış olmasına rağmen defterlerini ibraz etmemiş olması sebebiyle davalının ticari defterleri incelenememiştir.
Burada, davalının ihtara ve tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesinin hukuki sonuçlarına değinmek gerekmekte olup; davalının tacir olduğu ve ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu, davalının ticari defterleri bulunduğu halde bunları mahkemeye ibraz etmek istememesi durumunda, defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırılmış olan davacının birbirini doğrulayan defterlerindeki kayıtların davalı aleyhine delil kabul edilmesi gerekir (Bkz: Kuru, Baki, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Legal Yayınevi, Ağustos 2016, syf: 387). Buna göre, davacının ticari defterlerindeki birbirini doğrulayan kayıtlara göre değerlendirme yapılıp sonuca gidilmelidir (Bkz: Yargıtay 11. HD.nin 04.10.2017 tarih ve 2759/5005 sayılı kararı).
Burada davacı tarafından akdi ilişki ve fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edildiği ispatlandığına göre davalı faturalar bedellerini ödediğini ispatla mükelleftir. Davalı fatura bedellerini ödediğine ilişkin delil sunmamış olup tarafların ticari defterlerinin incelenmesine yönelik alınan bilirkişi raporu, vergi dairesinden celp edilen fatura dönemlerine ilişkin ba-bs formları dikkate alınarak ispat yükü kendisine düşen davalı ödeme yönünde herhangi bir delil sunamamıştır.
Toplanan kanıtlara ve dosyadan oluşan kanaate göre; davalının kendisine verilen kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının usulüne uygun olarak tutulan defter kayıtlarına göre davalıdan davacının 27.127,04 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş bu miktara ilişkin takibe itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Asıl alacak hesap edilebilir yani likit kabul edilmekle %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, işin ticari nitelik arz etmesi ve takip talebi nazara alınarak takip tarihi sonrası asıl alacağa yasal faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
6325 sayılı kanunun 18/A-11 maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğundan davacı tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmış davalının arabuluculuk görüşmelerine katıldığı anlaşılmış olmakla tespit edilen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile; davalının Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına
Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.425,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Alınması gereken 1.853,05 TL harçtan peşin alınan 327,63 TL harcın mahsubu ile bakiye; 1.853,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvuru harcı ve 327,63 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafça yapılan 750,00 TL bilirkişi ücreti ve 216,50 TL posta masrafı olmak üzere gideri olmak üzere toplam 966,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine.
Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine.
Dair; davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/01/2023 10:58:44
Katip
¸
Hakim
¸