T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/228 Esas - 2023/46
T.C.
SAMSUN
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/02/2022
KARAR TARİHİ: 12/01/2023
KARARIN YAZ. TARİH: 19/01/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 09/06/2021 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç seyir halinde iken yaya geçidinde durduğu esnada aynı istikamette seyir halinde olan sürücüsü davalı Menderek Kabadayı olan ... plakalı aracın duramayarak arkadan çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında 7.696,78 TL hasar meydana geldiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine yapılan değer kaybı başvurusu sonrasında 06/01/2022 günü müvekkilinin hesabına 1.905,95TL ödendiğini belirterek, HMK 107 maddesi uyarınca tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 100,00TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 29/12/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olduğunu, poliçede maddi tazminatın 41.000TL olduğunu, aracında oluşan değer kaybının 1.905,95TL olduğunun tespit edildiği ve tespit edilen iş bu rakamın 06/01/2022 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğinden sigortacı zarar görenin tazminat ödemeyi gerektiren belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde teslim etmesinden itibaren 8 iş günü içinde ödemeyi yapmadığı takdirde temerrüde düştüğünü ve zarar görenin faiz hakkı temerrüt tarihinden itibaren doğacağını müvekkili şirketin anca dava tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu olabileceğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi ekinde, kaza tespit tutanağı, değer kaybı raporu, ekspertiz raporu, arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiş, ekinde kaza tespit tutanağı, eksper rapor bilgisi evrakının gönderildiği görülmüştür.
Adli Trafik Uzmanı ve Makine Mühendisi bilirkişi heyetinden 18/10/2022 tarihli rapor aldırılmıştır.
Davacı vekili tarafından 10/12/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; 09/06/2021 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracının hasarlandığı, değer kaybı sebebi ile oluşan bakiye zararın tazmini istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2918 s. KTK'nun "Maddi ve Manevi Tazminat" başlıklı 90. maddesi, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı TBK'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklinde olup, maddede italik olarak yazılı kısımların, Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/40 Esas ve 2020/40 sayılı kararı ile Anayasaya aykırı olduklarına karar verilmiştir. Buna göre ve kararın gerekçesinde belirtildiği üzere, tazminat sorumluluğu ve kapsamının belirlenmesine ilişkin 6098 sayılı TBK'daki genel esaslara aykırı olan Genel Şartlar'ın ilgili hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Mahkememizce kusur durumunun tespiti ve değer kaybının belirlenmesi hususunda bilirkişi raporu aldırılmış olup, alınan 18/10/2022 tarihli raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli mesafeden izlememek kuralını ihlal ettiği, ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın kural ihlalinin bulunmadığı, ... plakalı araçta oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğu, hasar tutarının toplam KDV dahil 8.803,77 TL olduğu, kaza tarihinde rayiç bedelin 158.000 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle uğrayacağı değer kaybının 10.000,00 TL olacağı tespit ve değerlendirmesinde bulunulmuştur. Rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekilince rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuş ise de, alınan raporun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davacı vekilince 10/12/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talepleri 8.094,05 TL'ye artırılmış, gerekli tamamlama harcının yatırıldığı anlaşılmış, bedel artırım dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin davadan önce 1.905,95 TL değer kaybı ödemesi yaptığına ilişkin ödeme belgesini dosyaya sunduğu görülmüştür.
Dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine 15/12/2021 tarihinde başvuru yapıldığına ilişkin kaydın hasar dosyası ile dosya içerisine sunulduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi yönünden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 26/12/2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihinden itibaren temerrüt oluştuğu kabulü ile bilirkişi raporu ve bedel artırım dilekçesi çerçevesinde 8.094,05 TL değer kaybı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, talep çerçevesinde yasal faize hükmedilmiştir.
7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik 6125 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi gereği davadan önce davacının arabuluculuk başvurusu yaptığı, davalının görüşmelere katıldığı, anlaşma sağlanamadığı görülmekle, tespit edilen arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden yargılama gideri olarak tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 8.094,05 TL maddi tazminat tutarının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 09/06/2021 tarihinden, davalı .... yönünden 26/12/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 552,90 TL karar ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 217,70 TL'den mahsubu ile bakiye 335,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile peşin karar ilam harcı olarak yatırılan 217,70 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
4-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalı ....'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından ödenen 245,75 TL tebligat ve posta gideri, 1.400,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.645,75TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 8.094,05 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda HMK 341/2 gereği KESİN üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.12/01/2023
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.