DAVA: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda özetlenen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verildikten ve duruşma yapıldıktan sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
KARAR: A-İLK DERECE MAHKEMESİ YARGILAMASI
İDDİA:
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/05/2019 tarihli ve 2019/1455 esas sayılı iddianamesi ile; sanık Ö. G. 'in Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 85/1 Maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık Ö. G.:
"Ben bu konuyla ilgili daha önce kollukta ifade vermiştim içeriğini aynen kabul ve tekrar ederim, olay günü sevk ve idaremde bulunan aracım ile doğlu mahallesi mevkiinde gidiyorduk, birden aracın hakimiyetini kaybettim, araç sağa çekmeye başladı, sonrasında da araç direksiyonu boşaldı, hakimiyeti kaybettim, yolun sağ tarafında bulunan fındık bahçesine yuvarlandık, ben araçta bulunan eşim S. G. ve S. K. kendi imkanlarımız ile çıktı, İskenderi aracın altından çıkartmaya çalıştık fakat çıkartamadık, ben yanımdakileri 112 acil servisi aramalarını söyledim, jandarma ve ambulans geldi, olay bu şeklide olmuştur, ben aracımın bakımlarını yaptırmıştım, enson aracın rotunu değiştirmiştim, direksiyon boşalmasının sebebi bana göre rot borusun tutan kelepçenin gevşemesi neticesinde rottan borunun çıkması olduğunu düşünüyorum, ben bunu daha önce tamire götürmüştüm, daha önce direksiyon boşalması olmamıştı, bu olay ilk defa başıma geldi, araç şu anda pert ve evimin önünde durmaktadır, ölen kişi olay günü yanıma gelerek kendisini köye götürmemi istedi, bende zaten o güzergaha gideceğim için şahsı yanıma aldım, bu olay nedenile çok üzgünüm pişmanım olay öncesinde benim alkollü araç kullanmam nedeniyle ehliyetime el konulmuştu, mecbur kaldığımdan pazarcılık yapmam nedeniyle araç kullandım'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
KATILAN BEYANI:
Katılan H. Ş.:
"İskender benim kardeşim olur, ben olayın nasıl ne şekilde olduğunu bilmiyorum, kazada kardeşim vefat etmiştir, kardeşim benimle birlikte yaşıyordu, ben de bekarım o da bekardı, hayvancılık yapıyorduk, benim olaya ilişkin maddi bir zararım yoktur, şikayetçiyim, davaya katıma talebim vardır'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK BEYANLARI:
Tanık S. G.:
''sanık benim eşim olur, Ordu'da pazarcılık yaparız, köye dönecektik, İskender de bizimle birlikte köye dönmek istedi, köye giderken araç yoldan çıktı, birden fındıklığa düştük, öğrendiğime göre eşim direksiyon hakimiyetini kaybetmiş neden kaybettiğini bilmiyorum, bir viraj felan yoktu, kar yağıyordu, yol ıslaktı kar da vardı, sonrasında iskender'i çıkartmaya çalıştık, ancak çıkartamadık, jandarma geldi, ambulans geldi, benim bilgim görgüm bundan ibarettir '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık S. K. :
''sanık benim komşum olur, olay günü sanığın arabası ile köye gidiyorduk, araçta toplam 4 kişiydik, yolda seyir halindeyken sanık birden "rot çıktı" dedi, bunu söyler söylemez birden kefin altına düştük, kendi imkanlarımızla oradan çıktık, sonra ambulans geldi, yol boyunca şöförün uygunsuzluğunu görmedim, şöför sohbetlere bile katılmıyordu, jandarmalar geldi, olay bu şeklide olmuştur'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
RAPORLAR:
Otopsi raporunda, kişinin ölüm nedeninin trafik kazasıyla husuli ile künt kafa travmasına bağlı lomber vertebra kemik kırığı ile birlikte iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu meydana geldiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/10/2019 tarihli raporunda: "...A) Sanık sürücü Ö. G. sevk ve idaresindeki kamyonetin bakımlarının eksik olduğu, fenni muayenesinin de zamanında yapılmadığı, aracının bakımsızlığı nedeniyle direksiyon ve tekerlek bağlantısını sağlayan rot bağlantı borusunun rot başından çıkması şeklinde teknik arızanın meydana geldiği, bu haliyle bakımsız aracıyla trafiğe çıkarak kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmakla, dava konusu kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurludur.
B) Aracın direksiyon ve tekerlek bağlantısını sağlayan rot bağlantı borusunun rot başından çıkması şeklinde meydana gelen teknik arıza, kazanın oluşumunda asli derecede etkendir.
SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Sanık sürücü Ö. G. 'in tali kusurlu olduğu,
B)Aracın rot sisteminin olay mahallinde arızalanmış olması sonuç üzerinde asli etken olduğu..." kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle: olayın aracın rot başının çıkması sonucu meydana geldiği bildirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇESİ:
İlk derece mahkemesince: "İddia, sanık savunması, mağdur beyanı, tanıklar anlatımı, alkolmetre raporu, olay yeri inceleme raporu, kaza tespit tutanağı, defin ve nakil ruhsatı, ölü muayene ve otopsi tutanağı, kamera ve tanık araştırma tutanağı, adli muayene raporları, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm soruşturma dosyası kapsamından;
Sanık Ö. G. 'in hayvancılık işi ile iştigal ettiği, olay günü Ordu Merkezde kurulan pazara eşi olan S. G. ve S. K. ile birlikte sevk ve idaresinde bulunan aracıyla süt ve yoğurt satmaya gittikleri, akşamüstü ürünleri sattıktan sonra eve dönecekleri sırada yanlarına müteveffa İ. Ş. 'un geldiği ve sanıktan kendisini evine bırakmasını istediği, sanığın da kabul ettiği ve birlikte sevk ve idaresinde bulunan ve fenni muayenesi 09.09.2014 tarihinde sona ermiş olan 52... plaka sayılı Ford Transit marka araç ile Ulubey istikametine doğru yola çıktıkları, Ulubey ilçesi Doğulu Mahallesi'ne geldiklerinde ikametine 50 metre kala direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın dereye doğru takla attığı, sanığın fırlayan ön camdan dışarı çıktığı, sonrasında aracın içinde sıkışmış olan sanığın, eşi olan S. G. 'i ve arkadaşları S. K. 'ı araçtan çıkardığı, müteveffa İ. Ş. 'un araçta sıkıştığı, olay yerine jandarma, 112 acil servis ve itfaiyeyi çağırdıkları ancak sanığın olay yerinde eks olduğu, olaya ilişkin savunması alınan sanığın, olayda kendi kusurunun bulumadığını, aracın direksiyonun boşalması neticesinde hakimiyetini kaybettiğini ve kazanın bu nedenle meydana geldiğini beyan ettiği, sanığın yanında bulunan tanıkların da bu mimvalde anlatımda bulundukları, mahkememizce, araç üzerinde teknik inceleme yaptırılmasına karar verildiği ve bu doğrultuda dosyanın makine mühendisine tevdii edildiği, bilirkişi mahkememize sunduğu, 03.07.2019 havale tarihli raporu ile; "dava konusu 52... plaka sayılı araç üzerinde yapılan inceleme sonucunda; aracın direksiyon ve tekerlek irtibatını sağlayan rot sisteminde arıza meydana gelmiş olduğu, direksiyondan gelen rot bağlantı borusunun rot başından çıkmış olduğu, meydana gelen arızanın aracın ve parçaların eskimesinden kaynaklanmış olduğu, olayın meydana gelmesine sebep teşkil eden başka bir teknik arıza tespit edilemediği, olayın sanığın savunmasında belirttiği arıza sonucu meydana geldiği" ni ifade ettiği, sonrasında sanığın kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verildiği, ATK mahkememize sunduğu 02.10.2019 tarihli raporu ile, “ Sanık sürücü Ö. G. sevk ve idaresindeki kamyonetin bakımlarının eksik olduğu, fenni muayenesinin de zamanında yapılmadığı, aracının bakımsızlığı nedeniyle direksiyon ve tekerlek bağlantısını sağlayan rot bağlantı borusunun rot başından çıkması şeklinde teknik arızanın meydana geldiği, bu haliyle bakımsız aracıyla trafiğe çıkarak kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmakla, dava konusu kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurlu, aracın direksiyon ve tekerlek bağlantısını sağlayan rot bağlantı borusunun rot başından çıkması şeklinde meydana gelen teknik arıza, kazanın oluşumunda asli derecede etken olduğu yönünde görüş beyan ettiği, bu hali ile gerek teknik bilirkişi raporu ve gerekse ATK raporunun açık, somut olaya uygun ve denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabiliceği ayrıca sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracın fenni muayenesinin 09.09.2014 tarihinde sona ermiş olduğu, sanığın suç tarihinden önce alkollü araç kullanma nedeniyle ehliyetine 2023 yılına kadar el konulduğunun anlaşıldığı, bu hali ile ;
Sanığın, suç tarihi olan 23.03.2019 günü, ehliyetine 2023 yılına kadar el konulmuş olmasına rağmen, fenni muayenesi 09.09.2014 tarihinde sona ermiş olan 52... plaka sayılı Ford Transit marka araç ile yanında tanıklar ve müteveffa ile birlikte Ulubey istikametine doğru yola çıktıkları, Ulubey ilçesi Doğulu Mahallesi'ne geldiklerinde ikametine 50 metre kala sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın dereye doğru takla attığı ve bu kaza neticesinde İ. Ş. isimli şahsın ölümüne neden olduğu, sanığın, alkollü araç kullanma nedeniyle ehliyetine el konulmasına ve aracının fenni muayenesinin yıllar önce geçmesine rağmen, umursamaz bir halde bu araç ile trafiğe çıktığı ve seyir halinde iken aracın bakımsızlığı ve parçaların eskimesi nedeniyle, aracın direksiyon ve teker irtibatını sağlayan rot sisteminde meydana gelen arıza neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracı dereye uçurduğu ve neticesinde, müteveffa İskender'in ölümüne neden olduğu, sanığın eyleminin bu hali ile bilinçli taksir kapsamında kaldığı kabul edilerek, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 85/1, 22/3 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanı hasıl olmuştur.
Sanığın kazanın meydana gelmesindeki kusurunun ağırlığı, meydana gelen zararın büyüklüğü dikkate alınarak temel cezada alt hadden uzaklaşılarak hüküm tesis edilmiştir.
Sanığın sabıka kaydı incelendiğinde, olay öncesinde üç kez alkollü araç kullanma nedeniyle cezalandırıldığı ve bu eylemleri nedeniyle ehliyetine 2023 yılına kadar el konulduğu, sanığın ısrarla yasaya aykırı araç kullanmaya devam ettiği, aracının fenni muayenesini 5 yıldır yaptırmadan trafikte seyrettiği ve neticesinde bu ölüm vakıasının meydana geldiği, tüm bu olgular karşısında, sanığın uslanmaz kişiliği, sanığa verilecek olan cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 62. maddesi tatbik edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı suçu bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı ceza 5237 sayılı yasının 50/4 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."
Şeklinde gerekçeye yer verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMASI
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık istinaf dilekçesinde özetle: Raporun dikkate alınmadan ceza verildiğini, aracın sürücü hatasından dolayı değil mekanik arızadan dolayı kazanın meydana geldiğini, dosyasının incelenip yeniden karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİNE VE DURUŞMA HAZIRLIĞI İŞLEMLERİNE BAŞLANMASINA İLİŞKİN KARAR:
Delillerin ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından CMK'nun 280/1-g maddesi gereğince davanın yeniden değerlendirilmesi yapılmak üzere duruşma açılmasına karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık Ö. G. :
"Daha önce bu konuda savunma yapmıştım, tekrar ederim, okunsun." demiş,
Sanığa kovuşturma aşamasında vermiş olduğu savunması okunarak sorulduğunda "Doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim. Bu olaydan dolayı çok üzgünüm, vicdan azabı çekiyorum. Olayda da kusurum yoktur, istinaf dilekçemi de tekrar ediyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA:
"23/03/2019 günü saat 19:00 sıralarında, sanık Ö. G. 'in yönetimindeki 52... plaka sayılı çift kabinli kamyonet ile, Ordu ili Ulubey ilçesinden Doğlu Mh.'ne doğru seyir halinde iken, Habibe Genç'e ait ev hizasına geldiğinde, direksiyondan gelen rot bağlantı borusunun rot başı kısmından çıkması sonucu aracında meydana gelen teknik arıza sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek, seyir istikametine göre yolun sağında bulunan şarampolden takla atarak yaklaşık 10 metre aşağıya devrilmesi sonucu, araçta yolcu olarak bulunan sanığın eşi tanık S. G. ile komşusu S. K. 'ın kendi imkanları ile araçtan çıktıkları, aracın altında kalan İ. Ş. 'u kurtaramadıkları ve bu kazada İ. Ş. 'un olay yerinde vefat ettiği, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile kovuşturma evresinde aracın teknik arızasına ilişkin alınan 03/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ve ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02/10/2019 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yönetimindeki aracın fenni muayenesini zamanında yapmaması sonucu, aracın bakımsızlığı nedeniyle direksiyon ve tekerlek bağlantısını sağlayan rot bağlantı borusunun rot başından çıkması şeklinde teknik arızanın meydana geldiği, bu haliyle bakımsız aracıyla trafiğe çıkarak kazanın meydana gelmesine zemin hazırlamak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranarak olayda tali kusurlu olduğu, araçtaki teknik arızanın kazanın oluşumunda asli derecede etken olduğu tespit edildiği, böylece sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği sanığın savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, kaza tespit tutanağı ve krokisi, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, bilirkişi raporları, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile toplanan tüm delillerden anlaşılmıştır.
Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; sanığın eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile TCK'nın 85/1, 22/3 maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 53/6 maddesi gereğince 3 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Yapılan yargılama sonunda, dosya içeriği ve toplanan tüm delillere göre, sanığın olay tarihinde Ordu il merkezinde pazarda ürünlerini sattıktan sonra, akşam üstü yönetimindeki araçla içerisinde eşi ve komşusu da olduğu halde köye dönerken kendileri ile beraber köye dönmek isteyen müteveffa İ. Ş. 'u da araca aldığı, Ulubey ilçesi Doğlu Mh.'ne geldiklerinde evine 50 metre kala, tespit edilen teknik arıza sebebiyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu söz konusu kazanın meydana gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın daha önceden alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulmasının ve teknik arızaya neden olan aracın bakımsızlığı ve parçaların eskimiş olmasının sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiğini göstermeyeceği, sanığın eyleminin taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak;
Sanık Ö. G. 'in işlediği sabit olan taksirle ölümü neden olma suçundan dolayı TCK'nın 85/1, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirmiştir.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İddia, sanığın savunmaları, katılan ve tanık beyanları, kaza tespit tutanağı ve krokisi, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, bilirkişi raporları, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile tüm dosya kapsamından,
Olay günü saat 19:00 sıralarında, sanık yönetimindeki 52... plaka sayılı çift kabinli kamyonet ile, Ordu ili Ulubey ilçesinden Doğlu Mh.'ne doğru seyir halinde iken, H. G.'e ait ev hizasına geldiğinde, direksiyondan gelen rot bağlantı borusunun rot başı kısmından çıkması sonucu aracında meydana gelen teknik arıza sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek, seyir istikametine göre yolun sağında bulunan şarampolden takla atarak yaklaşık 10 metre aşağıya devrilmesi sonucu, araçta yolcu olarak bulunan sanığın eşi tanık S. G. ile komşusu S. K. 'ın kendi imkanları ile araçtan çıktıkları, aracın altında kalan İ. Ş. 'u kurtaramadıkları ve bu kazada İ. Ş. 'un olay yerinde vefat ettiği, kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile kovuşturma evresinde aracın teknik arızasına ilişkin alınan 03/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ve ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 02/10/2019 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yönetimindeki aracın fenni muayenesini zamanında yapmaması sonucu, aracın bakımsızlığı nedeniyle direksiyon ve tekerlek bağlantısını sağlayan rot bağlantı borusunun rot başından çıkması şeklinde teknik arızanın meydana geldiği, bu haliyle bakımsız aracıyla trafiğe çıkarak kazanın meydana gelmesine zemin hazırlamak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranarak olayda tali kusurlu olduğu, araçtaki teknik arızanın kazanın oluşumunda asli derecede etken olduğu tespit edildiği, böylece sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği,
Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; sanığın eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile TCK'nın 85/1, 22/3 maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 53/6 maddesi gereğince 3 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verildiği anlaşılmışsa da,
Yapılan yargılama sonunda, dosya içeriği ve toplanan tüm delillere göre, sanığın olay tarihinde Ordu il merkezinde pazarda ürünlerini sattıktan sonra, akşam üstü yönetimindeki araçla içerisinde eşi ve komşusu da olduğu halde köye dönerken kendileri ile beraber köye dönmek isteyen müteveffa İ. Ş. 'u da araca aldığı, Ulubey ilçesi Doğlu Mh.'ne geldiklerinde evine 50 metre kala, tespit edilen teknik arıza sebebiyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu söz konusu kazanın meydana gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın daha önceden alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine el konulmasının ve teknik arızaya neden olan aracın bakımsızlığı ve parçaların eskimiş olmasının sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiğini göstermeyeceği, sanığın tali kusurlu olarak eyleminin taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına,
Sanık Ö. G. 'in işlediği sabit olan tali kusurlu olarak taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezalandırılmasına, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar vermek gerektiği vicdani kanısı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
-Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesince 28/11/2019 tarih, 2019/435 (E) ve 2019/843 (K) sayılı kararıyla; sanık Ö. G. hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan verilen hükmün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan TCK'nin 85/1 maddesi gereğince maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar, sanığın kusur durumu göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanık eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirmediğinden hakkında TCK.nun 22/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
-Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen ceza TCK.nun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın kusur durumu göz önüne alınarak hakkında TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
-Sanığa verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK nun 50/1-4 maddesi yollaması ile 50/1-a maddesi gereğince 760 gün adli para cezasına çevrilmesine,
-Sanığa verilen hapisten çevrilme 760 gün adli para cezasının, sanığın mali ve ekonomik durumu, şahsi halleri, sosyal statüsü, cezanın sanık üzerindeki etkisi de nazara alınarak TCK'nun 52/1'inci maddesi gereğince takdiren günlüğü 20 TL hesabı ile paraya çevrilerek 15.200,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
-Sanığın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek sanığa verilen 15.200,00 TL adli para cezasının TCK.nun 52/4 maddesi gereğince takdiren her ay ödenmek koşuluyla 24 eşit taksit halinde ödemesine,
-Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı),
-CMK'nun 325.maddesi gereğince ilk derece mahkemesince dökümü yapılan 746,00 TL ile istinaf aşamasında yapılan 2 davetiye gideri 38,00 TL.den oluşan toplam 784,00 TL yargılama giderinin hazine adına sanıktan tahsiline,
-Dair, sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile, iş bu kararın CMK'nun 286/2-b maddesi gereğince kesin olmak üzere mütalaaya uygun olarak, 04.03.2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)