(5271 S. K. m. 100, 223, 226, 280, 283, 286, 325) (5237 S. K. m. 21, 22, 29, 35, 37, 53, 54, 62, 63, 73, 81, 85, 86, 106, 109, 125, 129, 267) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Katılan sanık ve sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda özetlenen hükümlere karşı katılan sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine CMK'nun 280/1-c maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verildikten ve duruşma yapıldıktan sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A-İLK DERECE MAHKEMESİ YARGILAMASI
İDDİA:
Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 08/03/2016 tarih 2016/480 esas sayılı iddianamesiyle;
"Kasten Öldürme, Bilinçli Taksirle Öldürme, Kasten Yaralama, Tehdit, Hakaret, İftira suçlarından TCK 86/2-3-e, 35/1, 53/1, 125/1-4, 53/1, 106/1-1.cümle, 53/1; Sanık H.'nin E.'a yönelik eylemi; TCK 86/2-3-e, 29/1, 53/1; Sanık Y.'un V.'e yönelik eylemi TCK 81/1, 37/1, 29/1, 53/1, 63/1, 54/1; Sanık Y.'un E.'a yönelik eylemi; TCK 81/1, 37/1, 29/1, 35/1-2, 53/1, 63/1; Sanık Y.'un Ü.'e yönelik eylemi; TCK 22/3 delaletiyle 85/1, 53/6; Sanık E'in V.'e yönelik eylemi; TCK 81/1, 37/1, 29/1, 53/1, 63/1; Sanık E'in E.'a yönelik eylemi; TCK 81/1, 37/1, 29/1, 35/1-2, 53/1, 63/1; E'in S.'e yönelik eylemi; TCK 267/1, 4.fıkra yollamasıyla ayrıca 109/1, 53/1; Sanık S.'ın S.'e yönelik eylemi; TCK 267/1, 4.fıkra yollamasıyla ayrıca 109/1-3-e, 53/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle"
Ünye Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
SAVUNMALAR:
1 - Sanık Y. A.'nın:
"Olay tarihinde bayram nedeniyle ailemin yaşadığı Beypınarı Köyüne gelmiştim, annem, babam ve ablam bayram nedeniyle mezarlığa gitmişlerdi, dönüşte ben evde bulunduğum sırada küfür ederek V., E. ve D. C.'nın evimize doğru geldiklerini fark ettim, bu sırada bu gün burada bu iş bitecek şeklinde sözler de söyleniyordu, bunun üzerine bize saldıracaklarını düşünerek evde bulunan babama ait otomatik dokuzlu av tüfeğini alarak dışarı çıktım, babam evin önünde ağlamaklı bir vaziyette bulunuyordu, babam ile benim evimin arası yaklaşık 30 metre civarındadır ve babamın evinden sanıkların geldiği istikamete göre daha öncedir, ben dışarı çıktığımda E., V. ve D. benim evimin önünde bulunuyorlardı, yani babamla bu şahıslar arasında yaklaşık 30 metre kadar mesafe vardı, annem ile ablam mezar üstüne gittikleri lombardini arıza yaptığı için babamdan daha önce gelmişlerdi, ben dışarı çıktığımda olay yerinde sadece babam bulunmaktaydı, ben bu şahıslara neden babamı takip ettiklerini, neden bu şekilde davrandıklarını sorduğumda D. bana hitaben "Anasını avradını sinkaf ettiğimi ne konuşturuyorsunuz" şeklinde küfür ederek elinde bulunan tabancayı V.'e doğru uzattı, ben bu sırada silahı kullanacaklarını düşünerek V.'e doğru yaklaşık 3-3,5 metre mesafden bir el ayaklarına doğru ateş ettim, V. ben ateş edince yere düştü, V. yere düşünce E. da üzerime doğru hamle yaptı, bunun üzerine yine elimdeki tüfekle bir el de E.'ın yanına doğru ateş ettim, ancak yaralandığını fark etmedim, E.'a ateş ettikten kısa bir süre sonra istemsiz olarak elim tetiğe değdi ve silah ateş aldı, tüfeğin yönü araziye doğruydu, ben E.'a ateş ettiğim sırada da aramızdaki mesafe yine 3 ya da 4 metre kadardı, daha sonra eve girdim, tüfeği eve bıraktım ve olay yerinden uzaklaştım, bu sırada benim yanımda başkaca kimse yoktu, ben E'i fark ettiğimde benim evimle babamın evi arasında bir yerde olduğunu ve silah sesleri üzerine dönerek olay yerinden kaçtığını gördüm, ben ateş ederken E yanımda yoktu, olay yerinde olduğunu da görmedim, daha sonra köyün yakınlığındaki ormanda yedi gün kadar saklandım, ben olay sırasında daha sonra hayatını kaybeden Ü.'i görmedim, kendisini zaten tanımam, diğer taraf ile aramızda kardeşim S. ile N. C. arasında meydana gelen bir olay nedeniyle husumet bulunmaktadır, aralarında yaşanan bu cinsel ilişki olayı nedeniyle karşı taraf bizi sürekli daha doğrusu babamı sürekli rahatsız ve taciz etmeye başladı, ben olaydan iki ay kadar önce yaşanan bu olay nedeniyle karşı tarafım babamı rahatsız ettiğini biliyordum, S. olay günü köyde değildi, Fatsa'da bana ait evde bulunuyordu" şeklinde,
Sanığın soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliğinde alınan ifadesine ilişkin tutunaklar okunup, kısmi çelişkiler nedeniyle sorulduğunda; "Mezar üstüne ben gitmedim, annem, ablam ve babam gitmişlerdi, lombardini arıza yapınca babam tamirci çağırmış, annem ve ablam babamdan önce eve gelmişlerdi, olay sırasında ben babama ait tüfeği alarak dışarı çıkmıştım, yine rahmetli abimden kalma tabanca vardır, köye geldiğimde onun hatırasına tabancayı genelde yanımda bulundururdum, dışarı çıkarken tabanca da üstümdeydi, ben ateş ettiğim esnada tabanca D. C.'nın elindeydi, V.'e uzattığı esnada ateş ettim" şeklinde,
Sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesine ilişkin tutunaklar okunup kısmi çelişkiler nedeniyle sorulduğunda; "Benim savcılıktaki ifadem de doğrudur, ben bağrışma ve küfür sesleri duyduğumda cama çıkarak baktım, babam kullanmış olduğu lombardini ile kendi evine doğru geliyordu, diğer şahıslar da arkasından taş atarak küfür ediyorlardı, ben karşı tarafta silah olduğunu biliyordum, bu nedenle dışarı çıkarken babama zarar vereceklerini düşünmüştüm, köy yerinde yaşadığımız için silah genelde atışa hazır halde bulunur, tabancanın babama ait olduğunu söylemiş isemde rahmetli abimden babama kalmıştı, köye gittiğim zaman ben üzerime alıyordum, yine olay sırasında D. C. silahı V.'e uzatırken bunu daha ne konuşturuyorsunuz vurun şeklinde bir söz de sarf etmişti, olayın şoku ile E. ile aramızdaki mesafeyi tam olarak kestirememiş olabilirim, ancak 3-4 metre bir mesafe vardı, ben E.'a ateş ettikten sonra silahın yönünü araziye doğru çevirdiğim esnada elim tetiğe dokundu, silah ateş aldı, ancak ben V.'in vurulduğunu fark etmedim, ben V.'e silahı D.'dan almaya çalıştığı sırada ateş etmiştim, ancak silah henüz V.'in eline geçmemişti, ikisinin arasında kalmıştı, ben ateş ettikten sonra D. elindeki silahla olay yerinden kaçtı, ben kaçtığı için elinde silah olan D.'a ateş edemedim, bu sırada bana doğru saldıran E.'ın yan tarafını hedef alarak ateş ettim" şeklinde,
Sanığın soruşturma aşamasında Jandarmada alınan ifadesine ilişkin tutunaklar okunup kısmi çelişkiler nedeniyle sorulduğunda; "O ifadem genel hatları ile doğrudur, olay sırasında ben tabancayı hiç kullanmadım, tabanca belimdeydi, olay esnasında babam evin önünde ve ağlamaklı bir vaziyetteydi, olayın üzerinden zaman geçmesi nedeniyle tam olarak hatırlayamamakla birlikte ben V.'e ateş ederken babam arkamdan yaklaşmamıştı, o sırada ağlamaklı bir vaziyette kendi evinin önünde bulunuyordu" şeklinde,
Sanık müdafiinin sorusu üzerine; "Sanık D. olay yerinden kaçıyordu, bu nedenle kendisine ateş etme gereği duymadım, E. üzerime gelince ben boşluğa yan tarafına doğru ateş ettim, amacım E.'ı yaralamak değildi" şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
2 - Katılan sanık E. C.'nın:
"Olay tarihinde bayram nedeniyle köye gitmiştim, saat 15:00 sıralarında ailem ile birlikte yemek yiyorduk, abim V. bir süre sonra çayını ve sigarasını alarak dışarı çıktı, bu esnada dışarıdan patpat diye tabir edilen tarım aracının sesini duydum, evin başına geldiğimde durduğunu fark ettim, abimin bu aracı kullanan S. A.'ya hitaben siz bizim namusumuzu beş paralık ettiniz, bu işi neden düzeltmiyorsunuz diye sözler sarf etmesi üzerine S. A. gelin konuşalım halledelim şeklinde karşılık verdi, kullanmış olduğu araçla birlikte evine doğru hareket etti, bunun üzerine ben dışarı çıktım, abim aracın arkasından gidince ben kendisine engel oldum, bana konuşalım, bu işi gidip halledelim deyince bizim gitmemiz uygun olmaz şeklinde karşılık verince V. artık bu işe bir nokta koymanın vakit geldi, ben gideceğim benimle gel deyince ben kendisini yalnız bırakmak istemedim, birlikte Y. ve S.'ın evlerinin bulunduğu istikamete doğru yolumuza devam ettik, ancak Y.'un evinin sınırına iki metre kala durduk, S. A. aracını park etti, eşi H. ile birlikte bizim bulunduğumuz istikamete doğru gelmeye başladı, bu sırada S. A. bize hitaben ben sizin bacınızın başından tutum, oğlum da tecavüz etti şeklinde sözler söyledi, yine H.'de bize hitaben "o...'nun çıkardıkları, o... çocukları" şeklinde sözler sarf etti, bu sırada H. büyükçe bir taşı bana doğru attı, taş sağ ayağıma isabet etti, daha sonra bir taş daha attı, bu taş da bileğime isabet etti, bu sırada Y. A. ve E A. evden peş peşe çıkarak yanımıza doğru geldiler, E'in elinde tabanca Y.'un elinde ise tüfek vardı, S. A. bizi kastederek vurun öldürün şeklinde bağırdı, bunun ardından Y. A. bize hitaben "gelin lan a... Sinkaf etiklerim" şeklinde sözler sarf ettikten sonra yaklaşık 40 cm mesafeden kardeşim V.'in göğsüne doğru bir el ateş etti, bunun üzerine kardeşim göğüs kısmından yaralanarak bulunduğu yerdeki kefe yaslanarak ayakta durmaya çalıştı, bende kardeşime yaklaşık 30 cm kadar mesafedeydim, yan yanaydık, Y. tekrar elindeki tüfeği bana doğrulttuğunda ben kendimi korumak amacıyla arkamda bulunan kef diye tabir ettiğimiz yolun kenarındaki toprak yükseltisine doğru döndüm, bu esnada iki el ateş ettiğini fark ettim, ilk etapta yaralandığımı hissetmedim, tüfek seslerinden sonra tekrar bana ateş etmesini engellemek amacıyla Y.'un elindeki silaha tuttum, tüfek bu aşamada tutukluk yaptı, E bu sırada benim sol tarafımdan yaklaşarak elindeki tabancayı başıma doğru dayadı ve tetiğe bastı, çıt şeklinde bir tetik düşme sesi duydum, ancak silah ateş almadı, ben vurulacağımı düşünerek can havli ile 15 metre kadar ileri kaçtım, bu sırada Y. tüfeğin tutukluğunu giderdi, bu sırada H. A.'da cama çıkmıştı, Y. " ne bakıyorsunuz a..." şeklinde sözler söyleyerek bir el de Hami A.'nın evine doğru ateş etti, bu sırada vurulan ve duvara yüzükoyun cephesi dönük olan kardeşim V.'e doğru yöneldi, yaklaşık 30-40 cm kadar mesafden ve arkasından arka baldırlarına doğru bir ya da iki el tüfekle ateş etti, bu sırada V. baldırından vurulunca yüzü duvara dönük şekilde yere doğru çömeldi, E arkasından gelerek hem karın boşluğuna hem de ayaklarına vurarak yere düşürdü, daha sonra Y. ve E yüzü koyun yere düşen V.'i çevirdiler, bu esnada V. can havli ile sağ elini kaldırınca Y. A. tüfekle bir el daha ateş etti, V. tekrar elinden yaralandı, bu sırada H. bana ve V.'e taş atıyordu, E ise silahı V.'e doğrultmuştu, ancak ateş edip etmediğini şu an için hatırlamıyorum, bu sırada evinin kapısına çıkan H. A.ya bizi öldürüyorlar yardım et dedim, benim de oğlum vuruldu deyince ben abim D.'ın evine yöneldim ve evde bulunan abime olayı anlattım, birlikte olay yerine geri döndük, ben olayın da şoku ile tüm gücümle bağırdım, bu sırada küfür de etmiş olabilirim, ben bağarınca H. en geriden evine doğru döndü, bu sırada S. A. sanırım olay yerinden kovanları topluyordu, bu sırada E elindeki tabancayı Y.'a, Y.'da elindeki tüfeği E'e verdi, daha sonra karşı taraf olay yerinden ayrıldı, S. kendi arazisine doğru çekildi, karşı taraf çekilince ben ve abim V.'in yanına gittik, göğsünden kan fışkırıyordu, tampon yapmaya çalıştık, ancak son nefesini veriyordu, abimin yardımı ile kendisini çevirdik, abim jandarmayı aradı, daha sonra olay yerine gelen jandarma aracına bindirmeye çalıştık, ancak aracın lastiği patladı, daha sonra komşumuz S. K.'nün aracına bindirerek hastaneye doğru yola çıktı, yolda ambulans ile karşılaştık, olay sırasında ne benim ne de diğer kardeşlerimin elinde kesinlikle silah yoktu, hatta üzerimizde eşortmanlarla duruyorduk, abim olay olduğu esnada evdeydi, V. ve ben vurulduğum sırada yanımızda değildi, olayın olduğu yer ile abim D.'ın evi arasında yaklaşık tahminime göre 150 metre kadar mesafe vardır, arada H. A.'ya ait ev vardır, ben Ü.'in ne şekilde vurulduğunu görmedim, Y. eve doğru bir el ateş etmişti, daha sonradan öğrendiğim kadarı ile Ü. evin içerisindeyken yaralanmış, ben olay sırasında kimseye taş atmadım, bu yöndeki iddiaları kabul etmiyorum, olay sırasında abim V. vurulunca ona müdahalelerini engellemek amacıyla küfür etmiş olabilirim, ancak tehdit içerikli bir söz söylemedim, ben olay nedeniyle diğer sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılma talebim de vardır" şeklinde,
Lüzumuna binaen sorulduğunda; "D.'ın bulunduğu yerden tartışma ve silah sesleri duyulabilir, ben vardığımda D. abim kapıya çıkmıştı" şeklinde,
Katılan Sanığın soruşturma aşamasında Savcılıkta alınan ifadesine ilişkin tutanaklar okundup, kısmi çelişki nedeniyle sorulduğunda; "Ben olayın şoku ile bazı ayrıntıları ifadem alınırken unutmuş olabilirim, bu olay sonrasında psikolojim bozuldu, tedavi dahi görmedim, ancak zaman geçmesi nedeniyle bazı ayrıntıları daha iyi hatırlamaya başladım, olay esnasında E'de başıma silah dayamıştı, bunu unuttuğum için ve olayın şoku ile daha önce ifademde belirtmemiş olabilirim, ben Y. bana ateş edeceği esnada yüzümü kef diye tabir ettiğimiz toprak yığınına döndüğüm esnada silah ateşlenince vücudumun sol bel ve sırt kısmı arsından ve ikinci atışta da sol kolumdan yaralandım" şeklinde,
Katılan Sanığın soruşturma aşamasında Jandarmada alınan ifadesine ilişkin tutanaklar okunup çelişki nedeniyle sorulduğunda; "Benim şu anki ifadem daha doğrudur, olay sonrasında içinde bulunmuş olduğum psikolojik durum nedeniyle ne şekilde ifade verdiğimi tam olarak bilemiyorum, bu nedenle hazırlıkta jandarmada vermiş olduğum ifademi kabul etmiyorum" şeklinde,
Lüzumuna binaen müşteki sanıktan sorulduğunda; "Ben olay esnasında E'in elindeki tabancayı net olarak gördüm, ancak şu an itibariyle tabancasını V.'e yöneltmesine rağmen ateş edip etmediğini hatırlamıyorum, bunu fark etmedim" şeklinde,
Sanık Y. A. müdafii Av. Ö. G.''in sorusu üzerine; "Y., V.'e doğru ateş ettiğinde yaklaşık V. ile Y. arasında 40 cm, ben V. ile yanyanyadım, Y. ile de aramızda yaklaşık 30 cm mesafe vardı" şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
KATILANLARIN BEYANLARI:
Katılan Z. C.'nın:
"Ben daha önce soruşturma evresinde ifade vermiştim. Vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim. Ben olay günü şu anda olduğum gibi tekerlekli sandalyede evde oturuyordum, şu an 66 yaşındayım, kulaklarım iyi duymuyor, olay günü silah sesi duydum, olay yerine ben gidemedim, penceren bakıyordum, bağırıyordum, ayrıntılı bir şey göremedim, jandarmanın ambulansın çağırıldığını duydum, E. ile V.in sadığa hakaret ve tehdit ettiğini görmedim, taş attığını da görmedim, öyle bir şey olmadı, ben duruşmalara gelmek istemiyorum, tekerlekli sandalye ile 120 tl araç ücreti vererek bu duruşmaya zor geldim, şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan H. A.'nın:
"Konu ile alakalı Suadiye polis merkezi amirliğinde verdiğim ifadem geçerlidir, olay günü 16 sıralarında evimde eşim ve çocuklarımla otururken dışarıdan bağırışma sesleri geldi, dışarıya çıkmadım ancak pencereden baktığımda S., H., Y., E A. ile akın ve V. C. karşılıklı duruyorlardı bir ses duydum baktığımda Y.'un elinde av tüfeği vardı, ben başka kimsenin elinde silah görmedim, Y. karşıdakilere 4 el yaylım ateşi şeklinde ateş etti, elindeki silah av tüfeği idi bu nedenle saçmalar dağıldı evimin penceresine de isabet etti, seken bir saçmada oğlum Ü.'e isabet etti oğlum bu yaralanma neticesi vefat etti şikayetçiyim davaya da katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan H. A.'nın:
"Ben de konu ile alakalı Suadiye polis merkezi amirliğinde ifade vermiştim o ifadem geçerlidir, Y. A. elinde bulunan silah ile ateş edince saçmalar dağılarak evimizin penceresine isabet etti ve seken bir saçma oğlum Ü.'e isabet etti diğer şahısların elinde silah görmedim, bu neticeye sebep olan şahıs veya şahıslardan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Katılan S. A.'nın aynı zamanda sanık sıfatı ile ; "Olay tarihinde eşim ve kızım ile birlikte mezar üstüne ziyarete gidiyorduk, patpat diye tabir ettiğimiz tarım aracı arıza yaptı, bunun üzerine eşim ve kızım yürüyerek mezarlığa gittiler ben tamirciyi aradım, bana yakınlarda çırağının olduğunu, yaptıracağını söyledi, bunun üzerine ben eve döndüm, bir süre sonra telefon geldi, patpatın tamir edildiği söylendi, bıraktığım yere gittim, patpatı alıp döndüğüm esnada D. C.'nın evinin önünde E. önüme çıktı, "ancak ananı avradını sinkaf ettiğim" diyerek patpatın kapısına sarıldı ve kapıyı açtı, ben kapıyı çekerek kendi evime doğru aracı sürdüm, bu sırada E. peşimden taş attı, ilk esnada E. bana saldırırken V.'te yanındaydı, daha sonra D. peşlerinden geldi, patpatı durdurmaya çalıştılar ancak ben yoluma devam ettim, V. ile E. peşimden geldi, oğlum Y.'un evinin olduğu yere kadar peşimden takip ettiler, D. ise V. ile E.'ın peşinden geldi, ben patpatı evin arka kısmına park etmek amacıyla evin arkasına geçtiğimde iki ya da üç el silah sesi duydum ve bunun üstüne patpat motor ile evin ön tarafına tekrar geldiğimde V. vurulmuş ve sırt üstü yatar şekilde, E. ise V.'in yanında ayakta duruyordu, D. ise 10-15 metre kadar ilerde bulunuyordu, Y. ise olay yerinden benim evime doğru elindeki tüfekle gelmişti, olay yerinde başka kimse yoktu, E ise çöplüğün bulunduğu taraftan olay yerine doğru geldi, H. de olay yerinde doğru geliyordu, bir süre sonra Y. olay yerinden uzaklaştı, benim küçük oğlum S. ile karşı tarafın kızları arasında yaşanan bir cinsel ilişki nedeniyle aramızda bir anlaşmazlık yaşanmıştı, bu olay daha sonradan mahkemeye de intikal etti, D. C. bu olay nedeniyle olay öncesinde de zaman bana yönelik hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ediyordu, olayda kullanılan tüfek bana aittir, yine rahmetli oğlumdan kalma bir tabanca vardır, bu tabanca genelde evde durur, ben Y.'un söz konusu tabancayı üzerinde taşıyıp taşımadığını bilmiyorum, olay sırasında da tabancayı hiç görmedim, bu olay nedeniyle diğer taraftan şikayetçiyim, davaya katılma talebim de vardır" şeklinde,
Soruşturma aşamasında Savcılıkta alınan ifadesine ilişkin tutanaklar okunup çelişki nedeniyle sorulduğunda; "S. olay yerinde değildi, ben eve geldiğimde Y. evin önündeydi, diğer şahısların peşimden geldiğini görünce eve girerek tüfeği alıp çıktı, ben o sırada patpatı park etmek amacıyla evin arkasına geçmiştim, silah seslerini de burada duydum, evin önünde geldiğimde olay olmuştu, E olay olduktan sonra geldi, ben E'in olay sırasında Y.'un 5-10 metre kadar arkasında bulunduğunu söylemedim, Y. olay sonrasında eve geri gelirken arkasında olduğunu ve sonradan geldiğini kastetmiştim" şeklinde,
Soruşturma aşamasında Jandarma alınan ifadesine ilişkin tutanaklar okunup çelişki nedeniyle sorulduğunda; "Olaya sebebiyet veren S. olduğu için ilk ifademde olayı S.'in gerçekleştirdiğini söylemiştim, daha sonra Cumhuriyet Savcılığına müracaat ederek bu ifademi düzelttim, bu nedenle jandarmada vermiş olduğum ilk ifademi kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
TANIKLARIN BEYANLARI:
1 – Tanık M. A.'nın:
"Ben jandarmada verdiğim önceki ifademi aynen tekrar ediyorum, evdeyken S. A. lombardinle evin önünden geçti, daha sonra bağırma sesleri duydum, benim küçük çocuklarım vardır, onlar korkmasınlar diye hiç dışarıya çıkmadım, eltimin kızı P. A. gelerek Ü. A. vuruldu diyerek kapımı açtı, kapı açılınca yanımda Ş. A., M. A., E. A. ile birlikte evin alt katına indik, aşağıya inince Ü. A.'yı babası ve annesi omutlarına almışlar arabaya doğru götürürken gördüm, ben V. C.yı uzaktan yerde yatarken gördüm, E. C. da vay anam diye bağırarak, benim evimin istikametinden koşarak Abisi D. C.'nın evine doğru gidiyordu, ben sadece E.ın sesini duydum, bu sesini duyduğum sırada evimin üst katında çocuklarımla birlikte bize mermi gelmesin diye yere yatmış bir haldeydim, görmemiştim, sadece sesini duymuştum, ben Ü. A.'nın yarasına bir şey bastırarak arabaya bindirdiklerini gördüm, H. A. Ü.i aracına bindirerek hastaneye götürdü, biz Ü. ile ilgilenirken D. C. yürüyerek evimin önünden geçti, V.e bir şey mi oldu diye bağırarak koştu, ben Y. A. nın elinde av tüfeğini gördüm, elinde tabanca kullanan birisini görmedim, olay öncesinde E A.' yı tartışırken görmedim, kimin kimi vurduğunu ben görmedim, yerden kalkıp üst kattan camdan kısa bir süre baktığımda gördüğüm; V. C. yerde yatıyor, Y.ta elinde tüfekle başında duruyordu, başka kimse yoktu, E. C. da vay anam diyerek kaçmıştı, silah sesi bayağı bir oldu, korkudan sayamamıştım, normal tabanca sesi mi tüfek sesi miydi bilemiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu,
2 - Tanık D. C.'nın:
"Kollukta verdiğim ifademi aynen tekrar ediyorum, E. C. kardeşim olur, S. A. da amcam olur, olayın olduğu gün evimizde kardeşlerim V. ve E. ile birlikte yemek yiyorduk, yemekten sonra kardeşlerim çay alarak dışarıya sigara içmeye çıktılar, o sırada ben de içeride oturuyordum, dışarıdan lombardin sesi duydum, ses bizim evi geçince İdris C.'nın armut ağacının yanına gelince, orada durmuş, ben görmedim ama duydum, S. kardeşlerime o tarafa gelin konuşalım demiş, E. gitmeyim demiş, V. de bizi konuşmaya çağırdı gidip konuşalım demiş , S. A. onlardan önce çağırılan yere gidip orada beklemiş, M. A.'nın ahırından ileriye geçmeyelim demiş, orada elma ağacının orada beklemişler, S. A. lombardini bırakarak çocuklarına evden tabancayı tüfeği alın gelin, onları bu tarafa doğru çağırdım demiş, bu lafı fındık bahçesinde fındık toplayan R. A.'nın annesi duymuş , R. oradaymış ama olayı tam olarak görmemiş, ama M. A. net olarak bu olayı görmüş, tarafların hepsi elma ağacının dibinde buluşuyorlar, karşıdan S. A. sizin derdiniz ne diyor, kardeşlerim de bizim derdimiz belli diyor, bunun üzerine sen çağırdın bizi ne olduğunu bilmiyor musun demiş, o sırada S. A. eliyle göstererek vurun bunları demiş , Y. Tüfekle ahırın köşesinden çıkmış, E de alt taraftaki iki evin arasından elinde tabanca ile çıkmış, H. A. bahçenin köşesinden elinde taşlarla çıkmış, E. da elindeki silahları görünce haydin gidelim demiş, ama o sırada ateş etmeye başlamışlar, kaçma fırsatı vermemişler, bana bunları E. ve Emine A. anlatmıştı, ben ilk silah sesinde duyunca hemen dışarıya çıkmadım, aradan 10 -20 sn. sonra bağırtı sesi geldi, ben de cama çıktım, karşıdan '' beni vurdular, V.i de vurdular, yerde yatıyor'' diye E. Karnını tutarak söylemişti, az ileride amcam H. A. ve eşi H. A. yaralı oğulları Ü. A.'yı kendi evlerinin giriş kapısından çıkarmaya çalışıyorlardı, ben onu bayıldı sanmıştım, H. A. benim önüme durarak , bana V.i vurdular, hep çocuklarımı vurdular, D. gitme seni de vururlar dedi, olay yerine gittiğimde Y. A. nın elinde tüfek , E A.'nın ise tabanca vardı, ben tam olay yerinde değil amcamın evinin önünde olay yerinin biraz gerisinde bunları görmüştüm, E Elinde tüfeği V.'in yerde ölü halde yattığı halde ayaklarına doğru tam olarak hatırlamıyorum, bir el daha sıkarken gördüm, babası S. A. yerden elinden birkaç tane bir şeyler alarak siyah bir poşete koydu ve çocukları Y. ve E'i alarak gittiler, sonra ambulansın gelmesi ile kardeşlerimi hastaneye kaldırdık, olay sırasında ben evin içerisindeydim, olay yerine gittiğimde kardeşim yerde yatıyordu, E. da karın bölgesinden yaralanmıştı, biz elimize tabanca falan almadık, biz hiç elimize bugüne kadar silah almadık, kardeşim V. C. bana Y.la birlikte Edirne UZUNKÖPRÜ de çalışırken Y.un bir tane adama tamam adamı yakarak öldürdüm, kimse adamı bulamaz dediğini duymuş, sonradan V. Y.A ne yaptın diye sorduğunda , kendisinin adamı içki içerken yakarak öldürdüğünü V.e itiraf etmiş, V. de olayı daha sonra Edirne Uzunköprü de D. köy ile çavuşlu köyü arasında bir mevkiide bir kişinin yakılarak öldürüldüğünü oralarda kahvelerden duymuş. Kardeşlerim sadece kurban ve ramazan bayramlarında gelir. Kardeşim V. Y.u daha önce birlikten çalışmasından dolayı tanır, kardeşim V. fatsa'ya geldiğinde Y.'a benim kız kardeşimi senin baban ve kardeşin niye öyle ortada bıraktı durumu sen çözeceksin , yoksa bayram dönüşünde ben senin adamı yakarak öldürdüğünü tepealan jandarma karakoluna ve korgan savcılığına bildiricem demiş, o da V.e anlatırsan seni öldürürüm demiş, Bunu kardeşim V. ölmeden 15 gün önce bana söylemişti, E. ve V. S. A.ya taş attıklarını ben görmedim, hakaret ve tehdit ettiklerini de duymadım, H. A.'nın E.a taş attığını da görmedim" şeklinde beyanda bulunduğu,
3 - Tanık A. C.'nın:
"Ben emniyetteki ifademi şok içinde vermiştim, o ifademi hatırlamıyorum, ben halen de şoktayım, şu andaki ifadem daha doğrudur, ben olay anında evdeydim, V. ile E. sigara içmek için dışarıya çıktı, pencereden dışarısı görünüyordu, S. A. da lombardinle evimizin önünden geçti, 15-20 dak. Sonra bi daha evimizin önünden geçti, daha sonra S. A. E. ile V.'in yanında durdu heralde konuşalım dedi, daha sonra E. ile V. gittiler, 5-10 dak. Sonra silah sesleri duydum, hemen pencereye çıktım, E.ın bağırtısını duyduk, V.i vurdular öldürdüler , beni de vurdular diye bağırıyordu, olay yerine gittiğimizde V. kanlar içinde yatıyordu, Y. A. tüfeği ile oynuyordu, S. A. da boş kovanları yerden bir poşete topluyordu, Y. elindeki tüfeği E'e verip, E.in elindeki tabancayı alıp olay yerinden kaçtılar, ben bunları gördüm, E. S. A. ya hiçbir şey yapmadı, S. çağırınca E. zaten V.'ten sonra gitmişti, kapının önünden geçerken E. ve V. Sadığa taş falan atmadılar, küfür ve tehdit de etmediler, ben E.'ın Sadığı kovaladığını görmedim, H.nin taş attığını da görmedim" şeklinde beyanda bulunduğu,
4 - Tanık Z. C.'nın:
"E. C. benim eşim, V. C. ise eşimin kardeşi olur. 23/09/2015 tarihinde bayram dolaysıyla Korgan Beypınardaki evimize gittik, yemek yedik, çay içtik, bu sırada V. C. evimizin önüne çıktı, bu sırada evimizin önünden bir pat pat geçiyordu, pat pat evin önündeki ahırın orda durdu, burada pat pat sürücüsü ile V. birşey konuşuyorlardı, sonrasında pat pat devam etti. Bunun üzerine eşim E. da dışarıya çıktı, E.'ın dışarı çıkmasından 3 dakika sonra silah patlama sesi duyduk, bunun üzerine biz evin önüne çıktık, silah sesinin geldiği yöne doğru giderken bağırma sesi duyduk, eşim E. belini tutarak bize doğru "V.'i vurdular" diye bağırarak topllayarak geliyordu, benim yanıma yaklaştı, belime bak vuruldum dedi. Eşim belinden yaralanmıştı, eşimin beline yazla ile tampon yaptım, aynı zamanda kolundan da yaralanmıştı, eşim kardeşimin yanına gideceğim diyerek yerden kalktı, bende ona eşlik etmeye başladım, V. ile aramızda 20 metre mesafa kala durduk, V. yerde hareketsiz vaziyette yatıyordu. Başında E A. ve Y. A. vardı. E A.nın elinde av tüfeği vardı, Y. A.nın elinde ise tabanca vardı. V. yerde can çekişiyordu, bu sırada E ve Y. V.'in yüzüne tekme attılar. Bunun üzerine kaynım yere kapaklandı. Bunun üzerine E. bağırmaya başladı. Ardından E ile Y. evlerine doğru kaçtılar. Ardından büyük kaynımda geldi. V.'i çevirdiler. V.'in vücudu delik deşikti, ancak yine de nefes alıyordu, ambulans çağırdılar, ben Ü. A.'nın nasıl vurulduğunu görmedim, ancak eşimin anlattığı kadarı ile Y. ve E. ile kaynım arasında olaylar cereyan ederken Ü. A. evinin penceresinden dışarıya bakıyormuş, olaya bakıyormuş, bunun üzerine Y. A. ne bakıyorsun diyerek onların evine sıkmış, bir saçma bu çocuğun boğazından girmiş ve o da ölmüş, ardından jandarma olay yerine geldi. Ve V.'i hastaneye yetiştirmeye çalıştılar, yolda ambulansla karşılaşıp yaralıyı ambulansa vermişler benim olaylara ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu, lüzumuna binaen sorulduğunda: "Benim eşimin en küçük kardeşleri Zihinsel engellidir, bu Y. A. ve E. A.'nın en küçük kardeşleri görümceme tecavüz ettiğine ilişkin söylentiler çıktı, olay jandarmaya intikal etmiş, bu olay nedeniyle iki taraf arasında husumet oluştu, bu nedenle o gün pat pat üzerindeki S. A. kaynım V. C.'ya bu olay nedeniyle anlaşma teklif ediyor, her iki çocuğu evlendirerek olayı çözmek istiyorlar, kaynım V. de bu nedenle onların evinin önüne gidiyor, ardından orada çıkan tartışma sonrasında az önceki anlattığım gibi kaynımı vuruyorlar" dediği,
5 - Tanık Ş. A.'nın :
"A. ve C. soyadlı sanıklar uzaktan akrabamız olur, konu ile alakalı Suadiye polis merkezi amirliğinde verdiğim ifadem aynen geçerlidir, Y. A. Akın ve V. C.'ya yönelerek hiç konuşmadan elindeki av tüfeği ile önce V.'e bir el ateş etti V. yere yığıldı daha sonra yaylım ateşi şeklinde birkaç el ateş etti, E. A.'nın da belinde silah vardı şöyle ki, E. elini beline attı ancak Y. ateş edince silahını çıkarmadı, orada bulunna Y. A.'nın annesi "vurun hepsini temizleyin" şeklinde bağırıyordu, ben üst katta bulunuyordum, maktül kardeşim Ü. ve ailem zemin katta bulunuyorlardı bu nedenle kardeşim Ü.'e saçma isabet ettiğini ve vurulduğunu görmedim, kız kardeşimin haber vermesi ile öğrendim, hemen hastaneye kaldırdık ancak vefat etti, olayın meydana geldiği gün olayın öncesinde beyaz Dacia Duster marka bir araç Y. A.'nın ve ailesinin ikametine gitmişti olay sonrasında da biz hastaneye giderken bu aynı beyaz araç önümüzden gidiyordu bu aracın Y. A.'ya yardım etmek için geldiğini düşünüyorum konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu,
6 - Tanık P. A.'nın:
"A. ve C. soyadlı sanıklar uzaktan akrabamız olur, konu ile alakalı Suadiye polis merkezi amirliğinde verdiğim ifadem aynen geçerlidir, evde annem, babam ve ölen ağabeyim Ü. birlikte bulunurken dışarıdan kavga sesi geldi hep birlikte pencereden ne olup bittiğini anlamak için bakarken bir anda silah patlama sesi geldi, ve ağabeyim Ü. yere düştü yaralanma neticesi vefat etti ben olayı gördüm bir tartışma durumu vardı ancak kimin kime ateş ettiğini tespit edemedim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DİĞER DELİLLER:
Otopsi raporlarına göre V. C.'nın ölüm sebebinin av tüfeği iri saçma tanesine bağlı kot kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama olduğu, Ü. A.'nın ölüm sebebinin ise yine av tüfeği iri saçma tanesi yaralanmasına bağlı kot kırığı ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama olduğu, V. C.'nın vücuduna sekiz adet saçma tanesi Ü. A.'nın vücududa ise 1 adet saçma tanesinin isabet ettiği, E. C.'nın hakkında tanzim edilen adli rapora göre mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede hafif olduğu ve yaşamsal tehlike geçirmediği anlaşılmıştır.
Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığının 2015-136 sayılı olay yeri inceleme dosyası, Adli Emanetin 2015/88-97 ve 2016/7 sırasında kayıtlı emanetler, kriminal ekspertiz raporları, nüfus ve sabıka kayıtları, adli raporlar, olaya ilişkin diğer tutanaklar ve tüm dosya kapsamı.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEREKÇESİ:
İlk Derece Mahkemesince," yapılan yargılama ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Her ne kadar sanık E A.'nın maktül V. C.'ya yönelik kasten öldürme ve E. C.'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından; sanık H. A.'nın E. C.'ya yönelik kasten yaralama suçundan tecziyeleri talebiyle kamu davası açılmış ise de, alınan ifade ve beyanlar, bilhassa olayın tarafsız görgü şahitleri H. A., H. A. ve M. A.’nın sanık E. A.’da silah olduğunu görmediklerine ve Ş. A.’nın ise sanık E’de silah bulunduğunu ve fakat silah kullanığını görmediğine dair beyanları, E. C.’nın adli muayene ve kat’i doktor raporları ile dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde sanıklar E. ve H.’nin müsned suçları işlediklerine dair savunmalarının aksine cezalandırılmalarına kâfi her türlü şüpheden uzak, müşahhas, kat’i ve ikna edici delil elde edilemediği, bu suretle yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması muvacehesinde 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi mucibince sanıklar E. ve H.’nin müsned suçlardan ayrı ayrı beraatine,
Ancak, yapılan yargılama, toplanan deliller ile dosya mündericatına nazaran, sanıklar Y. A. ve E. A. ile S. A.'nın, S. A.'nın oğulları oldukları, katılan E. C. ile maktül V. C.’nın ise, bu kişilerin komşuları oldukları, S. ile V. ve E.'ın kız kardeşi olan N. arasında gönül ilişkisi olduğu ve rızaları dahilinde cinsel ilişkiye girdikleri, C. ailesinin kardeşleri N.'ın kirletildiğini düşündükleri ve bu iki aile arasında bu meseleden ötürü husumet bulunduğu, olay tarihinde katılan S. A.'nın pat pat tabir edilen tarım aracıyla kendi ikametine doğru yol aldığı ve evlerinin konumu gereği C. ailesinin ikametinin önünden geçmek zorunda olduğu, katılan S.'ın, C. ailesinin evinin önünden geçtiği sırada, V. ve E. C.'nın S.'ın yolunu kestikleri ve kardeşleri N. ile S.'ın oğlu S. arasında yaşananlardan ötürü aralarında münakaşa yaşandığı, tartışmanın büyümesi üzerine V. ve E.'ın katılan S.'a ana avrat sinkaflı küfür ettikleri ve ölümle tehdit ettikleri ve pat pat tarım aracının arkasından S.'ı yaralamak maksadıyla taş attıkları, taşların S.'a isabet etmediği, babalarının kovalandığını gören katılan S.'ın oğullarından Y. ve E'ın olay yerine geldikleri, sanık Y.'un elinde adli emanetin 2015/97 sırasında bulunan av tüfeği olduğu, sanık Y.'un evden çıkarken atışa hazır hale getirmiş olduğu elindeki av tüfeğiyle hiç bir şey konuşmadan yaklaşık 2 metre mesafeden ve doğrudan V.'e öldürücü bölgeleri olan üst kısmına 2 el ateş etmek suretiyle V.’i öldürdüğü, 1 elde katılan E.'ın bel bölgesine ateş ederek hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde kasden E.’ı kasden yaraladığı, maktül V.'in otopsi raporuna göre vücudunda 8 adet av tüfeği saçma tanesi tespit edildiği ve en az iki atışın söz konusu olduğunun belirtildiği, sanık Y.'un ateşlemiş olduğu tüfekten çıkan saçma tanelerinin bir tanesinin, olayın meydana geldiği yere yaklaşık 30-40 metre mesafede bulunan evin alt penceresinden yaşananları izlemekte olan maktül Ü. A.ı'nın boğazına isabet ettiği, görgü şahidleri H. A., H. A. ve M. A.’nın sanık E A.’da silah olduğunu görmedikleri, Ş. A.’nın ise sanık E’de silah bulunduğunu ve fakat silah kullandığını görmediğini beyan ettiği, V. C. ve Ü. A.'nın almış oldukları yaraların etkisiyle hayatlarını kaybettikleri, E. C.'nın ise bel kısmından yaralandığı, E. C.'nın kat’i adli raporuna göre mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede hafif olduğu, olayın meydana gelmesinden sonra Y. A.'nın olay yerinden kaçarak uzaklaştığı ve 29.09.2015 günü kendi rızasıyla gelerek teslim olduğu, otopsi raporlarına göre maktül V. C.'nın ölüm sebebinin av tüfeği iri saçma tanesine bağlı kot kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama olduğu, Ü. A.'nın ölüm sebebinin ise yine av tüfeği iri saçma tanesi yaralanmasına bağlı kot kırığı ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama olduğu, maktül V. C.'nın vücuduna sekiz adet saçma tanesi, Ü. A.'nın vücuduna ise 1 adet saçma tanesinin isabet ettiği, olayın oluşu, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut nahiyesi ve olay öncesi, sırası ve sonrası dış dünyaya yansıyan davranışları birlikte değerlendirildiğinde sanık Y. A.’nın E. C.’ya yönelik fiiline bağlı olarak tezahür eden kastının kasten yaralamaya yönelik olduğu, maktuldeki yaralanmalar, ekspertiz raporu, Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığının otopsi raporu, eylemin gerçekleşme şekli ve dosya mündericatı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık açısından bir hukuka uygunluk sebebi olan meşru müdafaanın kanunda ve Yargıtay içtihatlarında belirtilen şartlarının olayda gerçekleşmediği, ancak sanık Y.’un bahsedilen eylemlerini karşı taraftan kaynaklanan haksız fiillerin teşkil ettiği hiddetin tesiri tahtında işlediği,
Maktül Ü. A.’nın ise, olayın meydana geldiği mahalle 30-40 metre mesafede bulunan ikametininin zemin katında bulunan pencereden olayı izlediği sırada, sanık Y. A.'nın tüfeğinden çıkan saçma tanesinin boğazına isabet etmesi neticesi hayatını kaybettiği müşahhas hadisede ise, sanık Y.'un elindeki otomatik av tüfeği ile hedef alarak maktül V.'e ve yaralama kasdıyla E.'a ateş ettiği esnada pozisyonunun maktül Ü.'in içerisinde bulunduğu eve doğru dönük vaziyette olduğu ve bu ev istikametine doğru ateş ettiği nazar alındığında, evin içerisinde taraflar arasındaki tartışma olayını izleyen maktül Ü.'in boynundan vurulmasında sanık Y.'un bilinçli taksirle hareket ettiği,
Yine, olayın meydana gelmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan E A. ve S. A.'nın, kollukta vermiş oldukları ifadelerde ve yer gösterme anında, maktül V. ve Ü.'i öldüren, E.'ı da yaralayan kişinin S. A. olduklarını beyan ettikleri, ancak yaralı olarak kurtulan E. C. ve diğer görgü şahidlerinin beyanlarında olay yerinde S. A.'nın bulunmadığını ifade ettikleri, mağdur S.'in, kolluk görevlilerinin araya girmesi üzerine kendiliğinden Fatsa İlçesinde kolluk birimlerine teslim olduğu ve gözaltına alındığı, mağdur S.'in, olay saatinde nerede olduğunu tespit etmek maksadıyla, GSM hattının olayın meydana geldiği saatlerde hangi baz istasyonundan sinyal aldığının TİB aracılığıyla tespit edildiği, gelen HTS raporuna göre olayın meydana geldiği gün ve saatlerde mağdur S.'e ait GSM hattının Fatsa İlçesinde bulunan baz istasyonundan sinyal aldığının anlaşıldığı, ayrıca sanıklar S. ve E'in bilahare alınan ifadelerinde, kollukta verdikleri ifadelerinden dönerek S.'in olay anında, olay yerinde bulunmadığını, tüm bu yaşananlara S.’in sebep olduğu için bu sonuca onun katlanması gerektiğini düşünerek ifade verdiklerini beyan ettikleri, sanıklar S. ve E'in ilk ifadelerinde olayı gerçekleştiren kişinin S. olduğunu beyan etmeleri üzerine mağdur S. hakkında soruşturma başlatıldığı ve başlatılan soruşturma kapsamında göz altına alındığı,
Dosyadaki tüm deliller, beyanlar, yukarıda anlatılan oluş ve kabul karşısında Sanıkların hayatın olağan akışına ve oluşa uymayan suçtan kurtulmaya dönük savunmalarına itibar edilmeyerek, sanıklardan Y. A.'nın maktül V. C.'ya yönelik haksız tahrik altında kasten öldürme, E. C.'ya yönelik değişen suç vasfına nazaran kasten yaralama suçlarını, maktül Ü. A.'ya yönelik ise bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediği; sanık E. C.'nın S.'a karşı kasten yaralamaya teşebbüs, hakaret ve tehdit suçlarını işlediği; sanıklar E ve S. A.'nın ise S.'e yönelik iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri anlaşılmakla,
Sanık Y. A.'nın maktül V.'e yönelik subut bulan fiiline uyan 5237 sayılı TCK’nın 81/1 maddeleri mucibince tecziyesine,yukarıda anlatılan oluş ve kabul karşısında TCK. 29/1 maddesi uyarınca, sanığın eylemini tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edildiğinden haksız tahrik derecesine göre takdiren asgari hadden (18) YIL HAPİS cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık Y. A.'nın E.'a yönelik değişen suç vasfına nazaran subut bulan fiiline uyan 5237 Sayılı TCK’nın 86/2, 86/3-e maddeleri mucibince tecziyesine, TCK.nun 29/1. maddesi uyarınca, sanığın eyleminin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında gerçekleştirdiği kanaatine varıldığından cezasından haksız tahrik derecesine göre takdiren asgari hadden(1/4) oranında indirim yapılmasına,
Sanık Y. A.'nın maktül Ü.'e yönelik subut bulan fiiline uyan 5237 Sayılı TCK’nın 22/3 maddesi delaletiyle 85/1 maddesi mucibince tecziyesine,
Sanık E. C.'nın S.'a yönelik subut bulan fiillerine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 86/2, 86/3-e, 35/2, 125/1-4, 106/1-1.cümle maddeleri mucibince tecziyesine,
Sanık S. A.'nın altsoyu olan mağdur S.'e yönelik subut bulan fiiline uyan 5237 Sayılı TCK’nın 267/1 ve 267/4 delâletiyle 109/1 ve 109/3-e maddeleri mucibince tecziyesine,
Sanık E A.'nın mağdur S.'e yönelik subut bulan fiiline uyan 5237 Sayılı TCK’nın 267/1 ve 267/4 delâletiyle 109/1 maddeleri mucibince tecziyesine,
Korgan Adli Emanetinin 2015/97 sırasında kayıtlı iyiniyetli 3.kişiye ait olmayan suçta kullanılan av tüfeğinin TCK 54/1 maddesi mucibince müsaderesine, yine 2015/88-97 sırasında kayıtlı saçma tanelerinin ve av tüfeği kartuşlarının dosyada delil olarak saklanmasına, 2016/7 sırasında kayıtlı giysilerin hak sahiplerine iadesine, svapların dosyada delil olarak saklanmasına karar vermek gerekmiştir.
" gerekçesiyle hükümler kurulduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştirildiği, beraat hükümleri aleyhine istinaf olmadığı ve bu hükümlerin istinafa konu edilmediği anlaşılmıştır.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMASI
İSTİNAF BAŞVURULARI:
1-Sanık E. C.'nın süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle:
Mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iddia ve isnat edilen suçlamaların duyuma dayalı, uydurulmuş ve somut gerçeklikten uzak iddialar olduğunu, S.'a karşı kasten yaralama ve tehdit kastı olmadığını, yaralamak amacı ile taş atıp tehdit ettiği hususunun gerçek dışı olduğunu, H., H. ve M. A.'nın S.'ın akrabası olup aleyhine verdikleri ifadelerin gerçek olmadığını, S.'ı ve sanıkları korumaya yönelik olduğunu, bu ifadelere itibar edilmemesi gerektiğini, , sadece S.'a karşı hakaret eyleminde bulunduğunu, sanık Y. tarafından av tüfeği ile vurulduktan sonra hayatın olağan akışına göre hakaret eyleminde bulunduğunu ve bunu da açıkça söylediğini, gerek vurulması gerekse kardeşi N.'ın tecavüze uğraması nedeni ile o anki acıyla haksız tahrik altında S.'a hakaret eylemini gerçekleştirdiğini, hakkında TCK.nun 129/1 maddesinin uygulanması gerektiğini, hal böyle iken yerel mahkemenin alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayininin ve lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmamasının hukuka ve kanunlara aykırılık oluşturduğunu, arz ettiği ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün kaldırılarak yeniden yargılama yapılıp tehdit ve kasten yaralama suçlarından beraat kararı verilmesini, hakaret nedeni ile verilen kararın TCK.nun 129/1 maddesi gereğince yeniden değerlendirilmesini, aksi durumda lehe kanun hükümlerinin uygulanmasını, bu mümkün değilse hükmün bozularak dosyanın bozularak yerel mahkemeye gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
2 - Sanık Y. A. müdafinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle:
Sanık hakkında TCK.nun 29 maddesi uygulanırken daha makul seviyede indirim yapılması gerektiğini, yaşlı babasına genç 3 kişi tarafından saldırılması üzerine evine sığınmaya çalıştığını gören sanığın hiddet ve eleminin üst düzeyde olup azami oranda indirim yapılması gerektiğini, maktül Ü. yönünden ise sanığın en lehine olan uygulamanın yapılması gerekirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tertibinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sanık hakkında cea tertip edilirken TCK.nun 62 maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmadığını, bunun gerekçesinin yazılmadığını, haksız tahrik uygulanırken takdiri indirim uygulanmamasının mutlak bozma sebebi olduğunu, izah edilen ve resen belirlenecek sair sebeplerle sanık hakkındaki usul ve yasaya aykırı hükmün lehine bozulmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİNE VE DURUŞMA HAZIRLIĞI İŞLEMLERİNE BAŞLANMASINA İLİŞKİN KARAR:
İstinaf başvuruları üzerine dairemizce " Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile diğer beyanlar, dosyadaki deliller, dosya kapsamı ve istinaf başvuru dilekçelerinin içerikleri karşısında; istinafa konu atılı suçlara ilişkin suç vasıflarının tayini ve delillerin heyetçe yeniden değerlendirilmesi yapılmak üzere duruşma açılmasına karar verilmesi gerektiği" sonucuna varıldığından CMK'nun 280/1-c maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SAVUNMALAR:
1 - Sanık Y. A. savunmasında:
"Bu konuda ben mahkemede ayrıntılı ifade verdim. Tekrar ederim. Ü. A. benim komşumdur, O zaman evinin camında imiş. E.'ların bulunduğu yere Ü.'in evine yaklaşık 70 metre mesafe vardır. Benim ateş ettiğim yöne doğru yaklaşık 70 metre civarında bir mesafesi vardır. Ü.'in evi oradadır. Ü.'in nasıl yaralandığını anlayamadım. Ben tahminen o şekilde söyledim. Ancak ölçülünce 30 metre çıkmış. Bir diyeceğim yoktur"
Şeklinde beyanda bulunmuş, sanığa maktul Ü. A.'ya yönelik suçunun sübutu halinde TCK.nun 81/1,21/2 maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen CMK.nun 226 maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiştir.
2 - Katılan sanık E. C. savunmasında:
"Ben daha önce bu konuda ifade vermiştim. En son mahkemedeki ifadem doğrudur. Resmen bana çamur attılar ve ceza aldım. Onlardan bir kişi ceza aldı. Diğerleri serbest. Bana iftira atıldı. Kesinlikle taş atmadım. Hakaret etmedim ve tehdit etmedim. Ağbeyim vurulduktan sonra küfür etmiş olabilirim. Ama öncesinde kesinlikle küfür etmedim"
Şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK BEYANI:
Tanık D. C.:
"Daha önce bu konuda ben soruşturma aşamasında ifade vermiştim. V. ile E. benim kardeşimdir. O gün bizim evde yemek yediler. Sigara içmek için dışarıya çıktılar. Ondan sonra ben bir lombardini ( pat pat tabir edilen) sesi duymuştum, sonradan silah sesi duydum. Ben cama çıktığımda E.'ın vurulmuş olduğunu gördüm. Bana E. ve Emine olanları anlatmıştı. Onların beyanları doğrultusunda beyanda bulundum. O ifadem geçerlidir. Ekleyecek bir husus yoktur, dedi. Devamla ben vurulma anını tam olarak görmedim. Cama çıktıktan sonra E.'ın vurulmuş olduğunu gördüm. Y.'un elinde tüfek, E'in elinde tabanca görmüştüm. V. yaralı yerde yatarken Y. bir el daha ateş etmişti. Tam olarak neresine ateş ettiğini göremedim. Ü.'inde yaralanmış olduğunu gördüm. Soruşturma aşamasında sadece yanlışlıkla E'i ateş ederken gördüm yazılmış doğrusu Y.'tur. Sehven yazılmış olabilir. Bu husus düzeltilsin, bunun dışındaki hususlar aynen geçerlidir, dedi. Devamla ben ayrıca E.'nın herhangi bir tehdit ve hakaretini duymadım, tanıklık ücreti talep etmiyorum."
Şeklinde beyanda bulunmuştur.
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA:
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Sanıklar Y. A. ile E A.'nın katılan S. A.'nın öz oğulları olduğu, katılan sanık E. C. ve maktul V. C.'nın da Y. ve E'in komşuları olduğu, olay öncesinde sanıklar Y. ve E'in kardeşi olan S. A. ile maktul V. ve katılan sanık E.'ın kardeşleri olan N. C. isimli kişi arasında gönül ilişkisinin bulunduğu ve aralarında bu ilişki nedeniyle N.'ın rızasıyla birlikte cinsel ilişkiye girdikleri, bunun üzerine N.'ın kardeşleri ve C. ailesi tarafından N.'ın S. tarafından kirletildiğinden bahisle aralarında husumet olduğu, birbirlerini şikayet ettikleri ve aralarında bu nedenle soruşturma ve davalarının bulunduğu, bunların halen devam etmekte olduğu, olay günü katılan S. A.'nın kullanmış olduğu patpat tabir edilen aracıyla Beypınar Mahallesi Cami Yanı mevkiinde bulunan mezarlığa kuran okumak amacıyla gittiği ve işini gördükten sonra aynı araç ile geri döndüğü sırada C. ailesinin ikametinin önünden geçtiği, o sırada maktul V. C. ile E. C.'nın katılan S. A.'nın yolunu kestikleri ve kız kardeşleri N. ile ilgili olarak aralarında önceye dayalı husumetten dolayı tartışmaya başladıkları, makul V. ile katılan sanık E. C.'nın S.'a hitaben ana avrat sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri ve özellikle E. C.'nın pat pat denilen aracın yanına gelerek kapısını açmaya çalıştığı ve S.'ın beyanına göre kendisine hitaben "seni öldüreceğim" diyerek tehditte bulunduğu ve yine kendisine hitaben "senin ananı avradını sinkaf ederim" şeklinde sözlerle hakarette bulunduğu, bunun üzerine katılan S.'ın aracının gazına basarak olay yerinden hızla ayrılmaya çalıştığı, S.'ın aracıyla gitmekte iken sanık E.'ın kendisine arkadan taş atmak suretiyle yaralamaya çalıştığı ancak isabet ettiremediği ve katılan S.'ın aracıyla kendi evinin önüne geldiğinde oğlu olan sanık Y. A.'nın bu durumu görmesi üzerine ve babasının V. ve E. tarafından takip edildiğini, kendisine taş atıldığını, hakaret ve tehdite maruz bırakıldığını anlaması nedeniyle evde bulunan pompalı av tüfeğini yanına alarak olay yerine geldiği, E. ve V.'in babasına yönelik haksız eylemlerinden dolayı kapılmış olduğu tahrikin etkisiyle av tüfeği ile maktul V. ve yanındaki katılan sanık E.'a yaklaştığı ve herhangi bir şey söylemeden tüfeği V.'e doğrultmak suretiyle öldürmek amacıyla 1-2 metre kadar yakın bir mesafeden ateş ettiği, tüfeğin etkin mesafesi, ateş edilen bölgelerin öldürücü bölgeler olması karşısında V.'in yere düştüğü, o sırada V.'in kardeşi olan katılan sanık E.'ın Y.'a hücum etmesi karşısında yakın mesafeden E.'a da yaralamak amacıyla ateş ederek basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladığı, sanık Y.'un elindeki av tüfeği ile yine orada bulunan V.'e yakın mesafeden tekrar 1-2 el daha ateş ettiği, ateş etme mesafesi, ateş etme sayısı, kurşunların isabet ettiği bölgelere göre sanık Y.'un V.'e yönelik eyleminin öldürmek olduğunun açıkça anlaşıldığı, ancak yanında bulunan V.'in kardeşi E. C.'ya da yakın mesafede olmalarına rağmen öldürmek amacıyla ateş etmesinin mümkün olduğu ancak bunu yapmayarak sadece yanına doğru ateş ederek tüfek saçmalarından 1-2 tanesinin E.'a denk gelmesi üzerine basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladığı bu itibarla her ne kadar Y.'un E.'a yönelik olarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılmış ise de dosya kapsamındaki deliller, ateş etme mesafesi, ateş etme imkanı varken bunu yapmaması ve bir kez hayati öneme haiz olmayan bölgesine ve yanına doğru ateş etmiş olması ile amacının öldürmeye teşebbüs değil yaralama suçunu oluşturduğunun açıkça anlaşıldığı, sanık Y.'un maktul V. C.'ya doğru bir kaç el ateş ettiği sırada, maktul V.'in bulunduğu yere 30-40 metre mesafede bulunan ve aynı istikamette olan evin birinci katında camdan bakmak suretiyle olayı izlemekte olan maktul Ü. A.'ya da tüfek saçmalarından birisinin denk gelmesi ve özellikle Ü.'in hayati öneme haiz olan boğaz kısmına isabet etmesi sonucunda Ü.'in de ağır şekilde yaralanıp bilahare olaydan dolayı öldüğü anlaşılmaktadır. Bu olay nedeniyle sanık Y.'un elindeki av tüfeği ile etkin mesafeden öldürmek amacıyla maktul V.'e doğru ateş ettiği sırada aynı istikamette ve yakın mesafede başka bir evin varlığını bildiği ve bu evin gerek önünde, kapısında veya camında birilerinin olabileceğini öngörmesi gerektiği, buna rağmen sakınmayarak söz konusu olayın veya anlaşmazlığın tarafı olmayan Ü.'e söz konusu evin camından baktığı sırada kurşun saçmasının isabet etmesi eyleminde sanık Y.'un olası kasıt ile hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar iddianamede sanık Y.'un Ü.'e yönelik eylemi nedeniyle bilinçli taksir ile ölüme neden olmak suçundan kamu davası açılıp aynı suçtan mahkumiyet kararı verilmiş ise de olayın meydana geldiği bölgede köy evlerinin bulunduğunun açıkça anlaşıldığı ve sanık Y.'un ateş ettiği yer ile maktul Ü.'in bulunduğu ev arasındaki mesafenin yakınlığı ve tüfeğin etkin mesafesi içinde bulunduğu, böyle bir ateş etme eylemi sırasında sözü edilen evin önünde, camında veya balkonunda birilerinin bulunmasının öngörülmesinden daha doğal bir şey bulunmayacağı, dolayısıyla sanık Y.'un kullandığı av tüfeğinden çıkan saçmanın olayı yakın mesafeden izleyen Ü.'e isabet etmesi sonucunda ölüm meydana gelme eyleminde sanığın olası kasıt ile hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Sanık Y.'un olay yerinde yakın mesafede maktul V.'i vurduktan sonra hemen V.'in yanında bulunan katılan sanık E.'ı ise öldürmek amacıyla istese ateş etmek suretiyle öldürmesinin mümkün olduğu, zira olayın yerinden çok kısa bir süreliğine birazcık uzaklaşan E.'ın tekrar olay yerine gelmesi ve Y.'a hücum etmesi karşısında Y.'un E.'ı yaralamak amacıyla ateş ettiği, öldürme amacının bulunmadığı doktor raporu, tanık beyanları, olayın oluş şekli, olay yeri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı açıktır.
Sanık Y.'un Ü.'e yönelik eylemi ile ilgili olarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen 4 yıl 2 ay 12 günlük hapis cezasına ilişkin Y.'un aleyhine herhangi bir istinaf talebi bulunmamaktadır.
Olayın başlangıcında, katılan S. A.'nın pat pat isimli aracı ile katılan sanık E. C.'nın evinin önünden geçerken E.'ın kendisine yönelik olarak "seni öldüreceğim" şeklinde söz sarfettiği yolundaki beyanının sadece jandarma karakolunda alınan ifadesine ilişkin olup katılan S.'ın bu aşamadan sonra gerek Cumhuriyet Savcılığında, gerekse kovuşturma aşamasında mahkemede vermiş olduğu ifadelerinde tehdite yönelik herhangi bir iddiasının mevcut olmadığı ve ifadesinin tehdit yönünden tutarlı olmadığı, ancak katılan S.'ın gerek jandarmada gerek savcılıkta, gerekse kovuşturma aşamasındaki tutarlı ifadelerine göre katılan sanık E.'ın kendisine yönelik ana avrat sinkaflı sözlerle hakaret ettiği ve taş atmak suretiyle yaralamaya çalıştığı yönündeki ifadeleri ise tutarlı durumdadır.
Ancak, katılan S. A.'nın 24/09/2015 tarihinde jandarmada alınan ifadesinde özellikle hiç kimseden şikayetçi olmadığını söylediği, savcılıktaki ifadesinde ise şikayetten herhangi bir şekilde bahsetmediği ancak mahkeme aşamasında yeniden şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında öncelikle S.'ın ilk ifadesinde herhangi bir şikayetinin bulunmadığı şeklindeki beyanına itibar edilmesi gerektiği, bu kapsamda şikayetten vazgeçmekten vazgeçilemeyeceği ilkesi gereği öncelikle E.'ın S.a yönelik hakaret suçu ile ilgili olarak şikayet yokluğu nedeniyle düşme karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Yukarıdaki gerekçelerden dolayı;
1-Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararı ile sanık Y. A. hakkında maktul V. C.'yı kasten tahrik altına adam öldürmek suçundan TCK'nun 81/1, 29/1, 53 ve 63 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 18 yıl hapis cezasına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararı ile sanık Y. A. hakkında katılan sanık E. C.'ya yönelik kasten tahrik altında silahla yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/2-3.e, 29/1, 53 ve 63 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 9 ay hapis cezasına ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine,
3-Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararı ile sanık Y. A. hakkında maktul Ü. A.'ya yönelik bilinçli taksirle öldürme suçundan eylemine uyan TCK'nun 22/3 maddesi delaletiyle 85/1, 53 ve 63 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 4 yıl 2 ay 1 2gün hapis cezasına ilişkin hükmün kaldırılmasına,
4-Sanık Y. A.'nın maktul Ü. A.'ya yönelik olası kasıt ile adam öldürmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 21/2 maddesi delaletiyle 81/1, 53 ve 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, ancak sanık Y. A. hakkında bu suçtan dolayı aleyhe istinaf bulunmadığından kazanılmış hak kuralı gereğince sanığın ceza miktarının 4 yıl 2 ay 12 gün olarak belirlenmesine,
5-Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararı ile katılan sanık E. C. hakkında, katılan S. A.'ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/2-3.e, 35 ve 53 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 6 ay hapis cezasına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine,
6-Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararı ile katılan sanık E. C. hakkında katılan S. A.'ya yönelik hakaret suçundan TCK'nun 125/1-4, 53 maddesi gereğince sonuç olarak verilen 7 ay hapis cezasının kaldırılmasına,
7-Katılan Sanık E. C.'nın, katılan S. A.'ya yönelik alenen hakaret suçunu işlediği anlaşılmış ise de; katılan S.'ın 24/09/2015 tarihli ifadesinde şikayetten vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşıldığından sanık E.'ın eyleminin de şikayete bağlı olması nedeniyle sanık E. hakkındaki kamu davasının TCK'nun 73/4 ve CMK 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine,
8-Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/76 Esas, 2017/16 Karar sayılı kararı ile katılan sanık E. C. hakkında, katılan S. A.'yı yönelik ölümle tehdit suçundan eylemine uyan TCK'nun 106/1-1 ve 53 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin kararın kaldırılmasına,
9-Katılan sanık E. C.'nın, katılan S. A.'ya yönelik ölümle tehdit suçundan cezalandırılmak üzere kamu davası açılmış ise de; katılan sanığın müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına ilişkin kesin ve inandırıcı delilerin bulunmadığı anlaşıldığından, katılan sanık E. C.'nın bu suçtan beraatine,
10- Tutuklu sanık Y. A.'nın üzerine atılı suçun niteliği, mevcut ceza miktarı, tutuklu kaldığı süreler göz önünde bulundurularak bu aşamada TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur."
Şeklinde görüş bildirmiştir.
MAHKEMEMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamına göre;
1-Sanık Y. A. hakkında maktul V. C.'yı haksız tahrik altında kasten öldürme ve katılan sanık E. C.'ya karşı haksız tahrik altında kasten silahla basit yaralama suçlarından mahkumiyetine yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla Dairemizce yapılan değerlendirilmesinde;
İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerde ve yapılan işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı gibi delil ve işlemlerin herhangi bir hukuka aykırılık da içermediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ispat bakımından yapılan değerlendirme yerinde olduğu ve eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, buna göre eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçiminde belirlenip kanuni bağlamda uygulandığı,
İlk Derece Mahkemesinin sanığın V. C.'ya karşı eyleminin kasten öldürme olduğuna, E. C.'ya karşı eyleminin ise kasten öldürmeye teşebbüs olmayıp, silahla basit yaralama olduğuna ilişkin kabul ve gerekçenin isabetli olduğu, A. ve C. aileleri arasında N.'ın S. tarafından kirletildiğinden bahisle husumet olduğu, olay günü sanığın babası katılan S. A.'nın kullanmış olduğu patpat tabir edilen aracıyla C. ailesinin ikametinin önünden geçtiği, o sırada maktul V. C. ile E. C.'nın katılan S. A.'nın yolunu kestikleri, kız kardeşleri N. ile ilgili olarak aralarında önceye dayalı husumetten dolayı tartışmaya başladıkları, S.'ın durmaması üzerine onu evine 30 metre kalana kadar takip ettikleri, katılan S.'ın iddialarına göre ona hakaret ve tehditte bulunup, aracının kapısını açmaya çalışıp araca taş attıkları, sanığın atılı suçları V. ve E. C.'nın babasına karşı yapılan tartışma ve takip neticesinde haksız tahrik altında işlediğinin kabulü ve haksız tahrik indirim oranlarının isabetli olduğu, gerekçesi gösterilmek sureti ile sanık lehine takdiri indirim uygulanmadığı, E. C.'ya yönelik yaralama suçundan seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin sanık lehine uygulanmamasının gerekçesinin gösterildiği anlaşılmış,
Sanık müdafinin sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanırken daha fazla indirim yapılması gerektiğine, sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılamasına rağmen takdiri indirim uygulanmamasının mutlak bozma sebebi olduğuna dair ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek hukuka aykırılığa da rastlanmamış olup, CMK.nun 280/1-a maddesi gereğince kısmen de re'sen istinafa tabi bu hükümlere karşı yapılan ve yerinde görülmeyen sanık Y. A. müdafinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği,
2-Sanık Y. A.'nın maktul Ü. A.'ya karşı bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla Dairemizce yapılan değerlendirilmesinde;
Sanık Y. A.'nın maktul V. C.'ya doğru bir kaç el ateş ettiği sırada, maktul V.'in bulunduğu yere 30-40 metre mesafede bulunan ve aynı istikamette olan evin birinci katında camdan bakmak suretiyle olayı izlemekte olan maktul Ü. A.'ya da tüfek saçmalarından birisinin denk geldiği ve hayati öneme haiz olan boğaz kısmına isabet etmesi sonucunda Ü.'in de öldüğü, sanık Y.'un elindeki av tüfeği ile etkin mesafeden öldürmek amacıyla maktul V.'e doğru ateş ettiği sırada aynı istikamette ve yakın mesafede başka bir evin varlığını bildiği ve bu evin gerek önünde, kapısında veya camında birilerinin olabileceğini öngörmesi gerektiği, buna rağmen eylemine devam ederek olayın veya anlaşmazlığın tarafı olmayan Ü.'e söz konusu evin camından baktığı sırada kurşun saçmasının isabet ettiği, bu eylemi nedeni ile sanık hakkında bilinçli taksir ile ölüme neden olmak suçundan kamu davası açılıp aynı suçtan mahkumiyet kararı verilmiş ise de olayın meydana geldiği bölgede köy evlerinin bulunduğunun açıkça anlaşıldığı ve sanık Y.'un ateş ettiği yer ile maktul Ü.'in bulunduğu ev arasındaki mesafenin yakınlığı ve tüfeğin etkin mesafesi içinde bulunduğu, böyle bir ateş etme eylemi sırasında sözü edilen evin önünde, camında veya balkonunda birilerinin bulunmasının öngörülmesi gerektiği, dolayısıyla sanık Y.'un kullandığı av tüfeğinden çıkan saçmanın olayı yakın mesafeden izleyen Ü.'e isabet etmesi sonucunda ölüm meydana gelme eyleminde sanığın olası kasıt ile hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve ilk derece mahkemesinin bu suça yönelik kabulü Dairemizce kanuna aykırı bulunmuş olup,
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih, 2016/76 esas, 2017/16 karar sayılı hükmü ile sanık Y. A. hakkında maktül Ü. A.'ya yönelik bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan verilen hükmün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Sanığın maktul Ü. A.'ya karşı eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından TCK.nun 81/1,21/2 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın sabıkalı geçmişi, suç işlemeye meyilli kişiliği ve cezanın etkili olması nazara alındığında sanık yararına cezayı hafifletecek takdiri indirim nedeni bulunmadığından takdiren TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından CMK'nun 283/1 maddesi gereğince sanığın önceki kararda belirlendiği üzere sonuç olarak 4 yıl 2 ay 12 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK.nun 53/1 maddesindeki hak yoksunluklarına Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda hükmedilmesine, Sanık Y. A. hakkında hükmolunun cezanın nev'i ve miktarı (kasten öldürme) suçunun CMK'nun 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması sebebiyle tutuklama nedeninin var olduğuda kabul edilerek sanığın CMK'nun 100 ve devamı maddeleri gereğince hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmesi gerektiği,
3-Katılan sanık E. C.'nın katılan S. A.'ya karşı alenen hakaret, silahla kasten yaralamaya teşebbüs ve tehdit suçlarından mahkumiyetine yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla Dairemizce yapılan değerlendirilmesine gelince;
Katılan S. A.'nın 24/09/2015 tarihinde jandarmada alınan ifadesinde özellikle hiç kimseden şikayetçi olmadığını söylediği, savcılıktaki ifadesinde ise şikayetten herhangi bir şekilde bahsetmediği ancak mahkeme aşamasında yeniden şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında öncelikle S.'ın ilk ifadesinde herhangi bir şikayetinin bulunmadığı şeklindeki beyanına itibar edilmesi gerektiği, bu kapsamda şikayetten vazgeçmekten vazgeçilemeyeceği ilkesi gereği sanığın katılana yönelik hakaret suçu ile ilgili olarak şikayet yokluğu nedeniyle düşme karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine tarar verilmesi Dairemizce kanuna aykırı bulunmuş,
Ayrıca Sanık hakkında katılan S. A.'ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve tehdit suçlarından dolayı cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçları işlediği konusunda herhangi bir tanık beyanı olmadığı, sadece katılan tarafından bunların iddia edildiği anlaşılmış, şüpheden sanık yararlanır ceza hukuku genel ilkesi de göz önüne alındığında sanığın atılı bu suçları işlediği yönünde katılanın soyut iddialarından başka mahkumiyetine yetecek derecede kesin, inandırıcı, şüpheden uzak deliller elde edilemediği ve atılı bu suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilemesi Dairemizce kanuna aykırı bulunmuş olup,
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih, 2016/76 esas, 2017/16 karar sayılı hükmü ile sanık E. C. hakkında mağdur S. A.'ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs, tehdit ve hakaret suçlarından verilen hükümlerin CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ayrı ayrı kaldırılmasına,
Sanık E. C. hakkında mağdur S. A.'ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve tehdit suçlarından dolayı cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçları işlediği konusunda soyut iddiadan başka mahkumiyetine yetecek derecede kesin, inandırıcı, şüpheden uzak deliller elde edilemediğinden sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nun 223/2-e maddesi ayrı ayrı beraatine,
Sanık E. C. hakkında mağdur S. A.'ya yönelik hakaret suçundan dolayı cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de mağdur S.'ın soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının TCK'nun 73/4 ve CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği kanısı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1 - a) Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih, 2016/76 esas, 2017/16 karar sayılı hükmü ile sanık Y. A. hakkında maktül V. C.'ya yönelik kasten öldürme ve katılan E. C.'ya yönelik kasten yaralama suçlarına yönelik yapılan istinaf başvurusunun CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
b) Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih, 2016/76 esas, 2017/16 karar sayılı hükmü ile sanık Y. A. hakkında maktül Ü. A.'ya yönelik bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan verilen hükmün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
- Sanık Y. A.'nın maktül Ü. A.'ya yönelik atılı kasten öldürme suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan TCK'nun 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
- Sanığın eylemini olası kastla işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK'nun 21/2 maddesi gereğince indirilerek sanığın taktiren 20 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ancak aleyhe istinaf bulunmadığından CMK'nun 283/1 maddesi gereğince sanığın önceki kararda belirlendiği üzere sonuç olarak 4 YIL 2 AY 12 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
- Sanık hakkında başkaca taktiri ve yasal artırım ve indirim yapılmasına taktiren yer olmadığına,
- Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılması sebebi ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarih, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53/1 maddesinin uygulanmasına,
d) Sanık Y. A. hakkında hükmolunun cezanın nev'i ve miktarı (kasten öldürme) suçunun CMK'nun 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması sebebiyle tutuklama nedeninin var olduğuda kabul edilerek sanığın CMK'nun 100 ve devamı maddeleri gereğince HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın sanığa tebliğine, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde itiraz hakkının bulunduğunun sanık ve müdafiiine ihtarına, bu hususta ilgili Ceza İnfaz Kurum'una müzekkere yazılmasına,
2 - Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih, 2016/76 esas, 2017/16 karar sayılı hükmü ile sanık E. C. hakkında mağdur S. A.'ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs, tehdit ve hakaret suçlarından verilen hükümlerin CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ayrı ayrı KALDIRILMASINA,
- Sanık E. C. hakkında mağdur S. A.'ya yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve tehdit suçlarından dolayı cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçları işlediği konusunda soyut iddiadan başka mahkumiyetine yetecek derecede kesin, inandırıcı, şüpheden uzak deliller elde edilemediğinden sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nun 223/2-e maddesi ayrı ayrı BERAATİNE,
- Sanık E. C. hakkında mağdur S. A.'ya yönelik hakaret suçundan dolayı cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de mağdur S.'ın soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının TCK'nun 73/4 ve CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
- Beliren duruma göre sanık E. C.'dan yargılama gideri alınmasına yer olmadığına,
3 - Sanık E. C. için yapılan özel giderler hariç olmak üzere ilk derece mahkemesince sanık Y. A. hakkında yargılama giderine hükmedilmiş olduğundan dairemizce yapılan 7 adet davetiye gideri 77,00 TL, 5 adet posta gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 97,00 TL yargılama giderinin hazine adına sanık Y. A.'dan CMK'nun 325 maddesi gereğince tahsiline,
-Dair sanıklar E. C. ve Y. A. ile sanıklar müdafiilerinin yüzlerine karşı, Cumhuriyet Savcısınının huzuruyla, sanık E. C. hakkında verilen kararların CMK'nun 286/2-b,c maddeleri, sanık Y. A. hakkında katılan E.'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen kararın CMK'nun 286/2-b, c maddeleri gereğince kesin olmak üzere, sanık Y. A. hakkında kasten öldürme ve olası kastla öldürme suçlarından verilen kararların tefhiminden itibaren 7 gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe ile veya tutanağa geçirilmek suretiyle zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla, cezaevinde bulunanlar için cezaevi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle CMK'nun 286/1,291 maddeleri gereğince Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere kısmen mütalaaya uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2017 (¤¤)