(5271 S. K. m. 34, 219, 230, 232, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya ve inceleme raporu incelendi. İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Sanık M. Ç. hakkında katılan Ş. ile katılan M. K.'a karşı kasten yaralama, SSÇ' C. Ç. hakkında katılan F.'ya karşı basit kasten yaralamaya teşebbüs, SSÇ Murat Çolak hakkında ise katılan Ş.'a karşı kasten yaralama, katılan M. K.'a karşı basit kasten yaralama suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili olarak kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarla ilgili herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığından bu kararlar inceleme dışında tutulmakla,
Sanık Metin Çolak hakkında kasten yaralama suçlarından verilen 8 ay 3 gün hapis, 2 ay 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezalarına, sanık Ş. K. hakkında kasten yaralama suçundan verilen 5 ay hapis cezasına, sanık M. K. kasten yaralama suçlarından verilen 1 ay 20 gün hapis, 2 ay 15 gün hapis cezalarına, ve sanık F. K. hakkında kasten yaralama suçundan verilen 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;
"Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinde;
(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci Maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar..." ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak hükümde yer verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme kararları sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşmalıdır. Sorun bölümünde somut olay ile suçun işlenmesindeki özellikler ve suçun ne şekilde işlendiğinin açıklanmasından sonra gerekçe kısmında mevcut delillerin irdelenmesi, delillerle ile sonuç arasında bağ başka bir anlatımla ulaşılan sonuca ne şekilde varıldığının anlatılması ve buna göre hukuki nitelendirme yapılması, sonuç kısmında ise verilen kararın ne olduğu, uygulanan yasa maddeleri, hükmolunan ceza miktarı, yasa yolları hususlarının duraksamaya yer vermeyecek ve gerektiğinde denetime esas olacak biçimde ve açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Yani sanığın ne zaman, hangi saik ve sebeple, hangi fiili, kime karşı, hangi vasıta ile ne suretle işlediğinin, eylemine nasıl son verdiğinin mahkemece kabul edilen şeklinin karara yazılması gerekmektedir.
İstinaf başvurusuna konu hükümde mahkemece bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmadığı, eylemin ne şekilde başlayıp geliştiği ve sonuçlandığına dair bir anlatıma, her bir sanığın suç oluşturan eyleminin ne olduğuna, meydana gelen olayın gerçekleşme şekline dair bir tespite yer verilmediği, başka bir anlatımla oluş denilen meydana gelen olayın gerçekleşme biçiminin mahkemece kabul edilen halinin kararda gösterilmediği, sadece iddianameye atıf ve sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna dair soyut oluş ve gerekçe ile yetinildiği, katılanların hükme esas alınması gereken kati adli raporları ile eylemlerin irdelenip değerlendirilip bu kapsamda gerekçelendirilmediği, iki ayrı grup arasında başlayan ve süre gelen kavga olayında ilk haksız söz veya hareketin kim veya kimlerden ve ne şekilde olduğu, olayın buna bağlı olarak hangi tarafın haksız hareketinden başladığı belirtilmeksizin ve niçin asgari orandan fazla miktarda olduğu da belirtilmeksizin tüm sanıklar hakkında inceleme ve denetime elverişsiz ve gerekçesiz şekilde tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle bu şekilde Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddelerine aykırı davranılarak hükmün oluş ve gerekçesiz bırakılması,
Yine katılan Ş. K.'ın suça konu olay kapsamıda yaralanması ile ilgili olarak aldırılan adli raporlarında fraktür (kırık) tanımlanmasına rağmen yaralanmasının BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtilmesine, yine MR'ına göre vücutta oluşan kırıkla ilgili rapor verileceğinin belirtilmesine ve duruşma zabtında bu konuda rapor alındığı bildirilmesine rağmen gerek dosyada gerekse UYAP üzerinde bu hususta alınmış ve dosya içerisine konulmuş herhangi bir raporun bulunmadığı, bu manada Ş.'ın olay nedeniyle yaralanmasının vücutta kemik kırılmasına neden olup olmadığı, buna bağlı olarak da varsa kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin de gösterecek ve hükme esas alınacak nitelikte ve kesinlikte adli rapor aldırılıp bu konuda sanıklar savunma ve beyanlarının da alınarak uygulama yapılması gerekirken eksik ve yetersiz rapor üzerinden hüküm tesis edilmek suretiyle sanıklar hakkında kemik kırığı da dahil edilmek suretiyle uygulama yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanıkların savunma hakların kısıtlanması,
Kabule göre de;
-Duruşma için tutulan tutanakta imzası bulunması zorunlu olan Z. Katibinin 23.02.2017 tarihli karar duruşmasının Z. Katibi tarafından fiziki yada elektronik imza ile imzalanmamak suretiyle CMK'nun 219.maddesine aykırı hareket edilmesi,
-Katılan SSÇ M. Ç.'ın isim ve açık kimik bilgilerinin gerekçeli kararda yer vermemek suretiyle CMK'nun 232/1-b.maddesine aykırı hareket edilmesi itibarıyla;
Sanık M. Ç., katılan çocuk S. B. vekili ile O yer C. Savcısının bu mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvuruları yerinde olduğundan 289/1-g-h maddeleri yollaması ile 280/1-b maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nun 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince kesin olmak üzere 04/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)