(5237 S. K. m. 62, 86) (5271 S. K. m. 303)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile hüküm tarihine göre dosya incelendi.
İstinaf başvurusunun usulden reddi nedenleri bulunmadığı anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde kasten yaralama suçundan kurulan hükümde sanığın katılana yumruk atıp yaraladıktan sonra bu kez cam bardağı fırlattığı ancak isabet ettiremediğinden yaralayamadığının kabul edilmesi karşısında kasten yaralamaya yönelik birden çok eyleminin aynı anda meydana gelmesi, olay bir bütün halinde düşünüldüğünde tek bir yaralama suçunu oluşturduğu ve tamamlanmış kasten yaralama suçundan olayda silah niteliğindeki cam bardak da kullanıldığından TCK'nun 86/3.e maddesi de gözetilerek hüküm kurulması bu manada temel ceza belirlenirken TCK'nun 86/3.b ve e fıkralarındaki iki nitelikli halin birleşmesi şeklindeki suçun işleniş biçimine göre temel cezanın altı sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekmesine rağmen eylemin bölünerek fikri içtima kapsamında değerlendirme yapılıp sadece TCK'nun 86/3.b maddesi kapsamında eksik ceza verilmesi aleyhe istinaf bulunmadığından bunun dışında;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, mahkemece kabul edilen oluş, nitelendirme ve değerlendirmenin yerinde olduğu, istinaf başvurusuna konu kararda sübuta, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerde ve yapılan işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı gibi delil ve işlemlerin başkaca bir hukuka aykırılık da içermediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu ve yüklenen eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, buna göre her bir eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından; sanığın; katılanda oluşan yaralanmanın kendisinin eyleminden kaynaklanmadığına, olay nedeni ile düzenlenen raporu kabul etmediğine, adil karar verilmediğine, hakkında verilen mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna dair ve sair ileri sürdüğü istinaf başvuru istemi ile yerel mahkemece kabul edilen oluş, nitelendirme ve değerlendirme kapsamında kurulan hüküm içeriği itibarıyla yerinde görülmemiş olup ancak;
Yerel mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken hükmün3.fıkrasında sanığın cezasının 1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra maddi hesap hatası sonucu 4.fıkrada TCK'nun 62.maddesi gereğince indirim yapılırken "1 yıl 4 ay 7 gün" yerine "1 yıl 4 ay 8 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf iddiaları bu yönü itibarı ile yerinde ise de, bu aykırılık 5271 Sayılı Kanunun 303/1-f. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan hususlar noktasında;
Hükmün 4.fıkrasındaki "1 Yıl 4 Ay 8 Gün" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1 Yıl 4 Ay 7 Gün" ibaresi yazılmak ve hükmün diğer kısımlarının ise aynen korunmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)