Yukarıda açık kimliği yazılı sanık ....... hakkında yapılan istinaf incelenmesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30/04/2019 tarih, 2019/4317 esas sayılı iddianamesiyle, sanık .......'in Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği iddiası ile eylemine uyan Terörle Mücadele Kanunu 5/1 ve 7/1 maddeleri delaletiyle TCK'nun 314/2, 53, 58/9. maddeleri gereğince cezalandırılması talep olunmuştur.
Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde Samsun 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/10/2019 tarih, 2019/103 (E) ve 2019/285 (K) sayılı kararı ile; sanık .......'in atılı suçtan beraatine karar verildiği, verilen bu karara karşı O Yer C. Savcısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince tesis olunan hükme vaki istinaf isteminin 5271 Sayılı CMK'nun 280. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık nedenlerinin bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık hallerinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına ulaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca Dairemizce davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK ….. DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. ....... kullandığım iddiası doğru değildir. Ne olduğunu bile bilmiyorum ....... Id nolu tutanağın bana ait olduğu iddia edilmektedir. Ancak ben telefonuma bu sistemi indirmedim ve kullanmadım. Benim android telefonum bile yoktu. Samsuna geldikten sonra aldım"
Dosya içerisinde mevcut ID numarasının ......., kullanıcı adının ......., şifresinin "......." olduğu görülen ....... tespit ve değerlendirme tutanağı okunarak sanıktan soruldu: Yüklemedim ve kullanmadım.
....... tespit ve değerlendirme tutanağında roster bölümünde eşi olarak ....... ID'nin kayınpederi olarak ....... Id'nin, kaynanası(.......) ....... ID'nin kayıtlı olduğu görülerek soruldu: ben kullanmadım dedi. Nasıl kullanılacağını dahi bilmiyorum dedi." şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin sanık …..hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı vermiş olduğu beraat kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak, Sanık adına düzenlenen tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde; ID numarasının ......., kullanıcı adının ....... ve şifresinin ....... olduğu, eklediklerine verdiği isimler, yani rosterin incelenmesinde toplam 3 adet verinin olduğu, bunlardan bir tanesinin ......., diğerlerinin ....... ve ....... oldukları, .......'in sanığın eşi, .......'ın kayın babası, .......'in ise kayın annesi olduğu, eşi .......'in "eşim" kayın babasını ".......", kayın validesini "sannem" şeklinde eklemiş olması, kullanıcı adı ve şifre bölümündeki colak kelimesinin sanığın evlenmeden önceki kızlık soyadının olduğu, dolayısıyla sanığın suça konu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin bir dönem kullanmış olduğu kriptolu haberleşme programı olan ....... programını kullandığı anlaşılmakla; Sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta ermekle, sanığın eylemine uyan TCK'nun 314/2, TMK'nun 5/1, TCK'nun 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa beyanında bulunmuştur.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; Silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince; her ne kadar sanık .......’in FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olduğu iddiası ile kamu davası açılmış ise de sanığın örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurduğuna, iradesini örgütün hiyerarşik gücünün emrine teslim ettiğine, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemlerde bulunduğuna, hülasa örgüt mensubu olduğuna dair her türlü kuşkudan arınmış, somut, kesin, inandırıcı ve kanaat verici mahiyette delil elde edilemediğinden sanığın beraatına dair verilen kararda, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; O Yer C. Savcısının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi dikkate alındığında sanık ....... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla; o yer C. Savcısının yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair; sanık ve müdafînin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı S. S.'in (34353) huzurunda, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren, yokluğunda verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği taktirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme aykırı olarak Üye Hakim .......(……)'ın sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği görüşüyle oyçokluğuyla verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2020
MUHAFELET ŞERHİ
Samsunlu olan sanığın; evlenmeden önceki soyadı olan "......." ve memleketinin plaka kodu olan "55" ile uyumlu şekilde oluşturduğu kullanıcı adı ".......", şifresi "......." olan, ....... ID numaralı, roster bölümünde eşi ......., kayınpederi ....... ve kayınvalidesi ....... ekli olan, ayrıntıları ve sair hukuki mahiyeti Yargıtay CGK.nın 26.09.2017 tarih 2017/16 MD-956 eses, 2017/370 karar ve Yargıtay 16. CD.nin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 esas, 2017/3 (İlk Derece Sıfatıyla) karar sayılı kararında ve yine Yargıtay 16. CD.nin 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı içtihatlarında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı .......'u kullandığının anlaşılması karşısında, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerektiği kanaati ile, çoğunluk görüşüne muhalifim. (¤¤)