Yukarıda açık kimliği yazılı sanık .... hakkında duruşmalı olarak yapılan istinaf incelenmesinin sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2017 tarih, 2017/228-46 sayılı iddianamesi ile; Sanık ....hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan üzerine atılı TCK'nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5, TCK'nun 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde Giresun 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2019 tarih, 2017/67 (E) ve 2019/159 (K) sayılı kararı ile; sanık ....'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen bu karara karşı sanık .... müdafi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu, başvuru üzerine dosyanın Dairemizin 2019/1683 Esas sırasına kaydedildiği, Dairemizin 17/02/2020 tarih, 2019/1683 (E) ve 2020/295 (K) sayılı kararı ile sanık .... hakkındaki dosyanın, Dairemizin 2019/1683 Esas sayılı dosyasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği, dosyanın tefrik sonrası Dairemizin 2020/213 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Sanık .... hakkında İlk Derece Mahkemesince tesis olunan hükme vaki istinaf isteminin 5271 Sayılı CMK'nun 280. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık nedenlerinin bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık hallerinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına ulaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca Dairemizce davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK .... İLK DERECE MAHKEMESİNCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi değilim, daha önce mahkemenize yazılı savunma vermiştim bu savunmam doğrudur, aynen tekrar ederim, hayatım boyunca Fetö PDY terör örgütüyle ne irtibatım ne de iltisakım olmamıştır, hakkımdaki iddialar mesnetsizdir, ben 2001 yılında işe girdiğimden beri çocuklarımın sağlık problemleri ile uğraşan biriyim, özellikle 2013 den itibaren çocuğum ağır sağlık sorunlarından dolayı, kendi evimden dışarı dahi çıkamıyorum, o yüzden sohbetlere gitmemde imkansızdır, ayrıca ben çocuğumu dershanelerle ilgili herhangi bir iddia konuşulmadan önce 2013 yılında başarılı olsun diye sadece bir dönem .... Dershanesine vermiştim, devamında ise hep kendi okulunun kurslarına devam etti, Bank .... ile ilgili iddiaya gelince 17-25 Aralıktan sonraki süreçte bankaya kesinlikle para yatırmadım, (bu arada sanık .... Müdafi Av. ....'ın duruşma salonuna gelmiş olduğu görüldü, mahsus yerine alındı.) 2014 yılı şubat ayında hesabıma gelen EFT yide aynı gün aynı saatte hesaptan çektim, dolayısıyla başka bir amacım olsaydı en az bir gün hesabımda tutardım, ben yazılı savunmalarımda da ayrıntılarını belirttiğim gibi üzerime atılı suçu işlemedim beraatımı talep ediyorum. Benim soruşturma aşamasındaki beyanlarımda doğrudur, ancak çocuğumu dershaneye verdiğim tarih 2013 yılıdır ve ben çocuğumu bilinçli olarak buraya vermedim, sadece TEOG da daha başarılı olsun diye bu dershaneye verdim, o zaten sadece bir dönemden ibaretti, başkacada ekleyeceğim bir husus yoktur " şeklinde savunmada bulunmuştur."
SANIK .... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Önceki savunmalarımı tekrar ederim, her ne kadar önceki avukatım Av. .... etkin pişmanlıkta bulanacağımı belirterek dilekçe vermiş ise de bu dilekçeden benim haberim yoktu, ben herhangi bir suç işlemedim, bu nedenle etkin pişmanlıkta bulunmak istemiyorum, beraatimi talep ederim, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık .... hakkında üzerilerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapmış olduğu yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararına sanık müdafi tarafından lehe yapılan istinaf başvurusu sonucunda, dairece açılan duruşmada alınan sanık savunması ve dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
Suç tarihinden önce Giresun Cezaevi'nde İnfaz Koruma Memuru olarak görev yapmakta iken suça konu örgütle irtibat ve iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edilen sanığın; hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yapılan ve 2015 yılından sonra da örgüt içi abisi olduğu tespit edilen .... isimli şahıs ile 65 kez telefon görüşmesi yaptığının HTS inceleme raporu ile belirlendiği, sanıkta ele geçirilen dijital materyallerin tetkikinde örgütle iltisaklı aktif haber ve herkul.org isimli internet sitelerini takip ettiğinin, ...., ….. isimli programların kalıntılarının saptandığı, tanık ...., .... ve ....'ın beyan ve teşhislerine göre; sanığın örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kullandığı sohbet adı altında yapılan toplantılara 2012 - 2016 yılları arasında katılması, örgüt liderinin örgütün finans kurumu olarak bilinen .... Katılım Bankasının (BANK ....) içine düştüğü mali sıkıntıdan kurtarılması amacıyla mensuplarına bu bankaya para yatırılması ve kurumsal bünyesinin güçlendirilmesi yönünde talimat verdiği tarihten sonra adı geçen bankaya para yatırması ve katılım hesabı açmış olması, Giresun 1. Ağır Ceza mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık lehine yapılan istinaf talebinin CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaa beyanında bulunmuştur.
Sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Suçu; Silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre Dairemizce yapılan değerlendirmede; Sanığın, tanık beyanlarına göre; örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı sohbet adı altında yapılan toplantılara katılması, örgüt içinde cezaevi teşkilatı mütevelli heyetinde yer alması, himmet adı altında para toplayarak örgüte maddi finansman sağlaması karşısında; ilk derece mahkemesince kurulan hükümde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin hükme yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi dikkate alındığında sanık .... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair; sanık ve müdafinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ....(N1)'in huzurunda, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren, yokluğunda verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği taktirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2020 (¤¤)