Yukarıda açık kimliği yazılı sanık .... hakkında yapılan istinaf incelenmesi sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/03/2017 tarih ve 2016/4722 soruşturma 2017/384 esas 2017/69 sayılı iddianamesiyle; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 3713 sayılı Kanunun 7/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanunun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1., 5237 sayılı Kanunun 53., 58/9. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/06/2019 tarih, 2018/366 (E) ve 2019/344 (K) sayılı kararı ile; sanık ....'in atılı suçtan beraatine karar verildiği, verilen bu karara karşı O Yer C. Savcısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince tesis olunan hükme vaki istinaf isteminin 5271 Sayılı CMK'nun 280. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık nedenlerinin bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık hallerinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına ulaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca Dairemizce davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK .... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum. Atılı suçu işlemedim. Dijital materyal içeriğini kabul etmiyorum. .... adlı gizli tanığın daha önce üç mahkemede ayrı ayrı ifadeler verdiğini internet üzerinden gördüm. Bu üç ifadesi de birbiri ile çelişkilidir. Kendisi bazı isimler ile ilgili kodlarken kaydırma yapmış olabileceğini belirtmiştir. Dolayısı ile benimle ilgili bu kodlamasının da doğru olmadığını düşünüyorum. Benim bu yapı ile herhangi bir alakam yoktur. Dershanelerine gitmedim, yurtlarında kalmadım, dernek ve vakıflarına üye değilim, bank asyayada talimat ile para yatırmadım. Bu nedenle bu dijital delili kabul etmiyorum. Doğru değildir. Hakkımda ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararı doğrudur"
Sanığa istinaf aşamasında dosyaya gelen ....a'nın ifade ve teşhis tutanağı okunarak soruldu: "Ankarada kursa gitmiştik 2013 yılında orada bu kişi ile tanıştım. İfadesinde geçtiği gibi komiser yardımcılığı sınavına yapının evlerinde birlikte hazırlandığımız sınav sorularının bize verildiği kuran üzerine yemin ettiğimiz yönündeki beyanlar doğru değildir. Bana iftira atmaktadır dedi." şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin sanık .... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı vermiş olduğu hükmün CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak,
Suça konu örgüte irtibat ve iltisakı nedeniyle komiserolarak görev yapmakta iken memuriyetten ihraç edilen sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası kapsamında "...." adlı gizli tanıktan ele geçirilen .... üzerinde Kom Daire Başkanlığı'nca yapılan incelemeler sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği tespit edilip, yapılan bu tespitlerle ilgili düzenlenen VERİ İNCELEME RAPORU içeriğine göre sanık ile ilgili yapılan sorgulama sonucunda, sanığın suça konu örgüt tarafından .... olarak fişlendiği, bu tabirin de ….. (FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade eder) olarak nitelendirilmesi, Mart 2013 - Haziran 2014 yılları arasında komiser yardımcılığı sınavına örgüte ait çalışma evinde hazırlanan sanığın burada gizlilik prensiplerine uyarak .... isimli örgütçü şahıs tarafından sınav sorularını çözdürdüğüne ve soruların verildiğine dair tanık ……'nın beyanı ve teşhisinin bulunması,
Her ne kadar sanık hakkında ....tespit ve değerlendirme tutanağı hazırlanamamış ise de, sanığın .... kullanıcısı olduğuna dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'nın cevabi yazıları, HIS ve CGNAT kayıtları, diğer tüm bilgi ile belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sübuta ermekle, eylemine uyan TCK'nun 314/2, TMK'nun 5/1, TCK'nun 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa beyanında bulunmuştur.
Sanığın üzerine atılı SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ SUÇU; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir. Öte yandan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının, örgüt içinde gizli haberleşme programı olarak kullandıkları .... üzerinde durmak gerekir. .... uygulamasına ilişkin hazırlanan teknik raporda ve yukarıda zikredilen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu uygulama üzerinden, sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferinin gerçekleştirilebildiği, bununla, kullanıcıların, örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının, başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan karşılandığı, .... programının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmak amacıyla oluşturulduğu ve sözkonusu programın, anılan silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin sübutu için, bu ağa dahil olmanın yeterli olduğu, sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve programın, gizlilik prensibi dahilinde örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullanıldığı sabittir. Dolayısıyla .... haberleşme programına FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen hiçbir kişinin ulaşmasının mümkün olmadığı, örgütün kendi üyesi ve elemanı saymadığı hiç kimseye bu programı yüklemediği, kural olarak, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunda, failin, örgütsel eylem ve faaliyetleriyle ilgili süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsuru aranmakta ise de, münhasıran örgüt mensuplarının haberleşme aracı olarak kullandığı yetkili birimlerce ortaya konulan .... programını yükleyen veya kullanan şahısların, tek başına bu eylemleri nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduklarının kabulü gerektiği, bu nedenle, .... programına ilişkin resmi kurumlarca ortaya konulan bilgi ve kayıtlar, soruşturma veya kovuşturma aşamasında aksi ispatlanmadıkça FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunu gösteren kesin bir delildir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, tutanak içerikleri, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre Dairemizce yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar sanığın .... kullanıcısı olduğuna dair id numarası, kullanıcı adı ve şifresini içerir ayrıntılı .... tespit ve değerlendirme tutanağı tanzim edilememiş ise de; sanığın kullanımındaki GSM hattına ait HTS kayıtları ile internet trafik kayıtlarının (His Cgnat kayıtlarının) uyuşuyor oluşu nazara alındığında sanığın, ayrıntıları ve sair hukuki mahiyeti Yargıtay CGK.nın 26.09.2017 tarih 2017/16 MD-956 esas, 2017/370 karar ve Yargıtay 16. CD.nin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 esas, 2017/3 (İlk Derece Sıfatıyla) karar sayılı kararında ve yine Yargıtay 16. CD.nin 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı içtihatlarında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ....'u kullandığının anlaşılması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem imamlara yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında elde edilen dijital verilerde sanığın "...." olarak kodlanması, "...." kodunun ise; FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri ifade etmesi, sanığın, tanık ....'nın beyanına göre; 2013 Mart-2014 Haziran döneminde komiser yardımcılığı kursuna katılarak burada yazılı sınava hazırlanması ve kendisine örgüt mensupları tarafından sınavda çıkacak soruların verilmesi karşısında; sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda dairemizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmakla ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesi 14/06/2019 tarihli, 2018/366 esas ve 2019/344 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık ….'in Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla; eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca suçun işleniş şekli gözetilerek alt sınırdan taktiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın eyleminin 3713 sayılı Yasanın 3. maddesi kapsamında yer alan terör suçu olması dikkate alınarak cezası 3713 sayılı Yasanın 5/1. bendi gereğince yarı oranında artırılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim hükmünün tatbikine YER OLMADIĞINA,
6-Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nun 231 ve 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
8-5237 Sayılı TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE, sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
9-Sanık hakkında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
10-Sanık .... hakkında 5271 Sayılı CMK'nın109/3-a maddesi gereğince ceza kesinleşip infaz başlayana kadar yurt dışına çıkamamak suretiyle ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA, CMK'nın 112. maddesi uyarınca sanığa, hükmedilen adli kontrol kararına uymaması halinde hemen tutuklanabileceği hususunun kendisine İHTARINA (ihtarat yapıldı), adli kontrol hükümlerinin yerine getirilmesi için ilgili C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Sanık hakkında verilen karar yönünden; kararın tebliğinden itibaren7 gün içinde Dairemize veya Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine veya bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya İlk Derece Ceza Mahkemesine verilecek bir dilekçeyle veya beyanda bulunmak suretiyle İTİRAZ yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
11-İlk derece mahkemesince sanığın sarfına neden olduğu (86,70) TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Dairemizce yapılan yargılama süresince sanığın sanığın sarfına neden olduğu (43,25) TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; sanık(SEGBİS vasıtasıyla) ve müdafînin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı …..'in(….) huzurunda, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren, yokluğunda verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği taktirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme aykırı olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2020 (¤¤)