Yukarıda açık kimliği yazılı sanık .... hakkında istinaf incelenmesinin Dairemizde yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'nın05.05.2017 tarih ve 2016/2633 soruşturma sayılı iddianamesi ile, sanıkların üzerlerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası sonucunda, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2017 tarihli, 2017/74 esas ve 2017/158 sayılı kararıyla sanıkların üzerine atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği, iş bu mahkumiyet kararına karşı, sanık ...., sanıklar müdafî .... ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu istinaf başvuruları ve başvurulara konu kararın niteliği ile suç tarihine ve sanık ...., sanıklar müdafî Av. .... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçe içeriklerine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda, istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; inceleme raporu doğrultusunda suçun sübutunun yeniden yargılama ve heyetçe duruşma yapılarak değerlendirilmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca davanın sanık .... yönünden yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK .... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben atılı suçla ilgili ilk derece mahkemesinde savunmada bulunmuştum, bu savunmalarımı tekrar ederim, ayrıca Dairenize de yazılı olarak savunma dilekçemi göndermiştim, bu yazılı savunmamın içeriğini tekrar ederim, diyerek dosyaya göndermiş olduğu yazılı savunmasını sözlü olarak tekrar etti, devamla 59 yaşındayım, çeşitli rahatsızlıklarım var, cezaevi koşulları uygun değil, ayrıca ailemde dışarıda mağdurdur, bu nedenle tutuksuz yargılanmak istiyorum, beraatime karar verilsin" şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK .... MÜDAFİ Av. .... DAİREMİZDEKİ BEYANINDA: "Müvekkilin savunmalarına aynen katılıyoruz, istinaf dilekçemizin içeriğini tekrar ediyoruz, müvekkil fetö iltisaklı .... Derneğinin kurucu başkanı ve başkanı olduğu iddia edilmektedir, bu dernek 2015 yılında kendisini fesih etmiştir, buna rağmen ilk derece kararında KHK ile kapatılmış gibi yazılmıştır, bu doğru değildir, maddi gerceğe aykırıdır, bu dernek kapsamında müvekkilin örgütsel herhangi bir faaliyeti olmamıştır, tanık olarak beyanına başvurulan …soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak için müvekkil aleyhine beyanda bulunmuş, ancak bu beyanlarından daha sonra dönmesine rağmen mahkemece bu ifadelerine itibar edilmemiştir, vazgeçtiği beyanına itibar edilmiş, bu beyanda farklı ve çelişkili olarak söylemediği şeyi söylemiş gibi karara geçmiştir, ilk derece mahkemesince müvekkil lehine hiçbir delil değerlendirilmemiş göz arda edilmiştir, müvekkilin ....ya para yatırması bu bankanın mevduaatını arttırmaya yönelik olarak değerlendirilmiştir, halbuki müvekkilin .... haricin de bir çok bankada yüklü miktarda parası bulunmaktadır, bu amaçla hareket etmiş olsa diğer bankalarda ki parasını çekip ....ya yatırması gerekirdi biz bununla ilgili bilgili dosyaya sonduk dosya kapsamına göre müvekkilin fetö terör örgütü olarak belirlenen delillerin hiçbir kritere uymadığı, eylemlerin sempati derecesinde bile olmadığını değerlendirmekteyiz, bu nedenle hakkında beraat kararı verilmesi gerekir, mahkeme aksi kanaatte ise en fazla örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu oluştura bileceği kanısındayız müvekkil yaklaşık 21 aydır tutukludur, rahatsızdır, yaklaşık 3 ay önce annesi vefat etmiş, ailesi de mağdurdur, bu nedenle hükümle birlikte tahliyesine de karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanıklardan ....'un .... Gazetesi aboneliği bulunduğu, sosyal paylaşım sitesi facebookta örgütsel nitelikte hizmet açıklaması başlıklı gönderi paylaşmış olması, örgütle iltisaklı KHK ile kapatılan dernek üyeliği bulunması, ....'da hesabının bulunması, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hesabında artırıma gitmiş olması, bu hesap üzerinden örgüt adına himmet vermiş olması, tanık anlatımları, sanığa ait ikamette yapılan aramada örgütsel kitap, dergi, gazete ele geçmesi, 01/10/2015 sonrasında dijital platform üyeliğini sonlandırmış olması gözönüne alındığında silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla sanık .... yönünden istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi, sanık hakkında verilen ceza miktarı ve tutuklulukta kaldığı süre ile dosyanın Yargıtay'a gidiş ve dönüşü gözetilerek hakkında adli kontrol kararı da bulunmaması gözönüne alınarak, sanığın kaçma ihtimalinin söz konusu olması suçun CMK'nun 100/3-a11 maddesinde düzenlenen Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlardan yani katalog suçlardan olması gözönüne alınarak sanık .... hakkında CMK'nun 94. maddesi uyarınca tutuklanmak üzere yakalama emri düzenlenmesi,
Sanıklardan ....'ın HTS kayıtlarında örgüt üyesi olup hakkında adli işlem yapılan ve etkin pişmanlıktan faydalanan birçok şahıs ile iletişim kayıtlarının bulunması, ....'da hesabının bulunması ve örgüt liderinin talimatından sonra hesabında artırıma gitmesi, KHK ile kapatılan dernek üyeliğinin bulunması, belli zaman aralıklarıyla o derneğe başkanlık etmesi, örgütün yayın organı olan .... gazetesi aboneliği bulunması, örgütsel toplantılara sohbet adı altında katılması, örgüt üyesi olduğuna dair tanık anlatımlarının bulunması ve tanık anlatımlarına göre örgütsel geziler düzenlemesi, gazete ve dergi aboneliği yapması, örgüt içinde abi konumunda olması, aramalarda ikametinde örgütsel gazete, dergi, kitap ele geçmesi gözönüne alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün esas yönünden hukuka uygun olduğu görülmekle birlikte teşdid oranının belirlenmesinde hakkaniyete uygun karar verilmediği gözönüne alınarak ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık ....'ın TCK'nun 314/2, 3713 sayılı TMK'nun 5, TCK'nun 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince teşdiden ve hakkaniyete uygun olarak cezalandırılmasına karar verilmesi, sanığın üzerine atılı suç vasfı, uygulanan ceza miktarı dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının, örgüt içinde gizli haberleşme programı olarak kullandıkları .... üzerinde durmak gerekir. .... uygulamasına ilişkin hazırlanan teknik raporda ve yukarıda zikredilen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu uygulama üzerinden, sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferinin gerçekleştirilebildiği, bununla, kullanıcıların, örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının, başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan karşılandığı, By-Lock programının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmak amacıyla oluşturulduğu ve sözkonusu programın, anılan silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin sübutu için, bu ağa dahil olmanın yeterli olduğu, sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve programın, gizlilik prensibi dahilinde örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullanıldığı sabittir. (Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin, .... programının yüklü olduğu ana harrdisk ve flash bellek üzerinde CMK'nın 134. maddesi uyarınca inceleme yapılmasına dair 09/12/2016 tarihli ve 2016/6774 D.İş nolu kararı ile Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin, .... uygulamasına ait IP adreslerine hangi tarihlerde kaç defa bağlanıldığının tespitine ilişkin CMK'nın 135. maddesi uyarınca verilen iletişimin tespitine dair 01/06/2017 tarihli ve 2017/4061 D.İş nolu kararının dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır.)
Dolayısıyla .... haberleşme programına FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen hiçbir kişinin ulaşmasının mümkün olmadığı, örgütün kendi üyesi ve elemanı saymadığı hiç kimseye bu programı yüklemediği, kural olarak, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunda, failin, örgütsel eylem ve faaliyetleriyle ilgili süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsuru aranmakta ise de, münhasıran örgüt mensuplarının haberleşme aracı olarak kullandığı yetkili birimlerce ortaya konulan .... programını yükleyen veya kullanan şahısların, tek başına bu eylemleri nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduklarının kabulü gerektiği,
Bu nedenle, .... programına ilişkin resmi kurumlarca ortaya konulan bilgi ve kayıtlar, soruşturma veya kovuşturma aşamasında aksi ispatlanmadıkça FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunu gösteren kesin bir delildir.
GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunmaları, HTS raporları, tutanak içerikleri, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele şube müdürlüğü tarafından hazırlanan inceleme raporları, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre Dairemizce yapılan değerlendirmede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan temel ceza belirlenirken Fetö/Pdy Silahlı terör örgütünün devlete kamu görevlisi olan üyeleri aracılığıyla sızma ve ele geçirme stratejisi, halen faaliyetlerinin devam etmekte olup yurdışında da birçok ülkede aktif oldukları, 15 temmuz olaylarında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere yaşanan vahim olaylar, sanığın .... programı kullanması, bu programın dışarıya sızmamış olması gözönünde bulundurulduğunda, örgüt içerisinde konumu, örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşmede kullanılan .... programını sanığın kullandığına dair görüşme içeriklerin dosyaya gelmiş olması, sanığın örgüte müzahir …. otelinin müdürlüğünü yapması, …. ilçesindeki bu yapı kapsamındaki faaliyetlerin sanık tarafından yürütülmesi, .... gazetesi ve dergi işleriyle sanığın ilgilenmesi, silahlı terör örgütüne ait evlerde kalarak ev abiliği yapması, sanığın örgüte insan yetiştirmek için kurulan .... derneğinin faaliyetlerini düzenleyen ve belli bir dönem başkanlığını yapan kişi olması, silahlı terör örgütüne ait ....'da hesap açtırması, bu hesapta örgüt talimatının olduğu tarihler itibariyle artırım hareketlerinin görünüyor olması, yine örgüte müzahir vakıf tarafından örgütsel faaliyeti sebebiyle yatırılan parayı alması, silahlı terör örgütüne müzahir oldukları gerekçesiyle KHK ile kapatılan .... Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneğine üyeliğinin bulunması, terör örgütü içinde faal biri olduğuna dair tanık beyanları uzun bir süre örgüt ile bağlantısının ve adanmışlığın devam etmesi,
Sanığın, örgüt bünyesinde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk arz eden faaliyetlerinin bulunduğu, eylemlerinin, anılan Yargıtay kararında belirtilen kriterlere göre örgüt yöneticiliği boyutuna ulaşmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği boyutunda kaldığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak sanık hakkında temel ceza belirlenirken eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğuna göre asgari hadden ayrılınması yerinde ise de, TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilmeyip teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, temel cezanın üst sınıra yakın olacak şekilde belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayininde isabet bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, 5237 sayılı TCK'nın 3 ve 61. maddesindeki ölçütler nazara alınarak alt sınırdan hakkaniyete uygun şekilde uzaklaşılmak suretiyle sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-1-5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi hükmü dikkate alındığında, sanık ....hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümüne ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık .... hakkında C. Savcısının mütaalasında sanığın CMK'nun 94. maddesi uyarınca tutuklanmak üzere yakalama emri düzenlenmesi yönündeki talebinin REDDİNE, sanığın tutuklanmak üzere yakalama emri düzenlenmesi yönündeki C. Savcısının talebinin reddine dair karar yönünden; kararın tebliğinden itibaren7 gün içinde Dairemize veya Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine verilecek bir dilekçeyle İTİRAZ yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
B-1-Sanık .... hakkında Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2017 tarihli, 2017/74 esas ve 2017/158 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık ....'ın eyleminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üye olma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi gözetilerek alt sınırdan ceza tayini ile takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın eyleminin 3713 sayılı Yasanın 3. maddesi kapsamında yer alan terör suçu olması dikkate alınarak cezası 3713 sayılı Yasanın 5/1. bendi gereğince yarı oranında artırılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim hükmünün tatbikine YER OLMADIĞINA,
6-Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK' nun 231 ve 5237 sayılı TCK' nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadarYOKSUN BIRAKILMASINA,
8-5237 Sayılı TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE, sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
9-Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmedilen ceza miktarı, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre ile dosyanın Yargıtay'a gidiş ve dönüşü dikkate alınarak, hakkında verilecek adli kontrol hükümlerinin yeterli olacağı değerlendirilmekle sanık ....'ın atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması için anık hakkında Sinop C. Başsavcılığı Esas Masası'na, müzekkere yazılmasına,
10-Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarih ve 2017/74 sayılı kararı ile sanık .... hakkında 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkamamak suretiyle ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA dair kararın DEVAMINA, CMK'nın 112. maddesi uyarınca sanığa, hükmedilen adli kontrol kararına uymaması halinde hemen tutuklanabileceği hususunun kendisine İHTARINA (ihtarat yapıldı)
11-Sanık hakkında verilen tahliye kararı yönünden; kararın tebliğinden itibaren7 gün içinde Dairemize veya Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine veya bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya İlk Derece Ceza Mahkemesine verilecek bir dilekçeyle veya beyanda bulunmak suretiyle İTİRAZyolu açık olmak üzere oybirliğiyle, (İHTARAT YAPILDI)
12-Sanık hakkında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
13-Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2016/434 sırasına kayıtlı olup sanık ....'dan ele geçirilen cep telefonları, sim kartlar, hafıza kartları, CD ve DVD'ler gibi dijital unsurların incelemesinin tamamlanmasının ardından sahiplerine İADESİNE, kitap ve dergiler ile ajanda gibi diğer unsurların ise hüküm kesinleştikten sonra sahiplerine İADESİNE,
13-Yargılama sırasında yapılan giderler terkin sınırı altında kaldığından HAZİNEYE BIRAKILMASINA,
Dair; sanığın SEGBİS vasıtasıyla, sanık müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı …..'ın (….) huzurunda, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren, yokluğunda verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği taktirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/04/2018 (¤¤)