Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
..... Başsavcılığının 08/01/2016 tarihli, 2016/41 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu işledikleri iddiasıyla 5237 Sayılı TCK'nun 279/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Havza Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/09/2017 tarihli, 2016/27 (E) ve 2017/136 (K) sayılı kararı ile sanıklar …. ve …. hakkında atılı suçun soruşturma iznine tabi olup, soruşturma izni verilmemiş olması nedeniyle dava şartı gerçekleşmediğinden düşürülmesine, diğer sanık Musa'ya yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle beraatine karar verildiği görülmüştür.
Katılan Sümeyye vekili istinaf dilekçesinde özetle; sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat ve düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin " ...Sanıklardan …..'ın Samsun İl Müftü Yardımcısı, …..'ın Havza ilçesi Yaylaçatı Mahallesi Muhtarı, Musa Aygül'ün Havza ilçesi Yaylaçatı Mahallesi Azası oldukları, müşteki …..'in ise suç tarihinde Havza ilçesi Yaylaçatı Mahallesinde İmam olduğu ve görev yerinin değiştirilmesi için öncelikle sözlü olarak ve sonrasında da yazılı olarak bağlı bulunduğu kuruma bildirdiği, sözlü ve yazılı beyanlarında kızının aynı köyde yaşayan erkek bir şahıs tarafından tacize uğradığını beyan ettiği, bu nedenle Samsun Müftülüğünce idari yönden araştırma yapılması için murakıp görevlendirildiği, murakıbın raporu neticesinde müştekinin görev yerinin değiştirildiği; müştekinin sanıklara, adli makamlara ya da kolluk güçlerine taciz suçu nedeniyle herhangi bir suç duyurusunda, suç ihbarında, şikayet ve müracaatta bulunmadığı, olay nedeniyle Samsun C.Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı ancak 30/09/2015 tarih ve 2015/1393 Sayılı karar ile Yetkisizlik kararı verilerek dosyanın .....Başsavcılığına gönderildiği,
Sanıklar hakkında 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca Ön İnceleme yaptırıldığı, ön inceleme neticesinde Samsun Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü'nün 04/11/2015 tarih 2015/99 Sayılı kararı ile sanık ….. hakkında ''Soruşturma İzni Verilmemesine' karar verildiği, kararın taraflara ve Samsun C. Başsavcılığına tebliğ edildiği, kararın yasal süre içerisinde herhangi bir itiraz edilmeksizin kesinleştiği; Havza Kaymakamlığı'nın 09/11/2015 tarih 2015/9 Sayılı kararı ile sanık .... hakkında ''Soruşturma İzni Verilmemesine' karar verildiği, kararın taraflara ve ..... Başsavcılığına tebliğ edildiği, karara müşteki ....'in itiraz ettiği, Samsun Bölge İdare Mahkemesi'nin 30/12/2015 tarih 2015/238Es-253Kr sayılı kararı ile müştekinin itirazının Reddine karar verilerek kararın kesinleştiği,
Olay tarihinde sanıklardan .... ve ....'ın Kamu Görevlisi oldukları ve görevlerinden dolayı öğrenmiş oldukları suçu bildirmedikleri iddia olunması karşısında, 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haklarında yetkili merciden soruşturma izni verilmemesine rağmen dava açıldığı bunun ise yasal düzenlemelere aykırı olduğu, buna ilişkin pek çok Yargıtay kararı da bulunduğu...
...4483 Sayılı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanunun 2. maddesinde kamu görevlilerinin görevleri sebebi ile işledikleri suçlar hakkında yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili merciden izin alınması gerektiği ancak ağır cezayı gerektiren suç üstü halinin genel hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. 5271 Sayılı CMK'nun 2. maddesinde ise suç üstü halinin "işlenmekte olan suçu" yada "henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu" veya "fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delil ile yakalanan kimsenin işlediği suçu" ifade edeceği belirtilmiş olmakla, sanıklar açısından bir suç üstü halinden bahsedilemeyeceği bu hali ile haklarında soruşturma izni verilmemiş olmasına rağmen “Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi” suçu nedeniyle dava açılan kamu görevlisi sanıklar .... ve .... yönünden Dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla, CMK'nun 223/8. Maddesi uyarınca açılan kamu davasının Düşürülmesine;
Olay tarihinde Yaylaçatı Mahallesi İhtiyar Heyeti 2.Azası olan sanık Musa Aygül'ün üzerine atılı ‘‘Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi' suçu yönünden ise söz konusu suçun ancak kamu görevlisi sıfatına sahip kişi/kişilerce işlenebileceği, yargılama aşamasında yapılan araştırmalar ve Havza Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü'nün 23/08/2017 tarihli yazısı uyarınca sanığın ''Kamu Görevlisi Statüsünde görev yapmadığı'' ve bu nedenle kamu görevlisi sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla; sanık açısından yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle, CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçesiyle sanıklar …. ve …. hakkında verilen düşme kararı ile sanık Musa hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolayısıyla 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a maddesi dikkate alındığında sanıklar hakkında verilen İlk Derece Mahkemesi'nin kararında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
SONUÇ: Kararın İlk Derece Mahkemesince ilgililere tebliğine, kesin olmak üzere 03/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)