Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/10/2017 tarih ve 2017/3021-586 esas sayılı iddianamesiyle, yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı sanık ...'in Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 ve 7/1 maddeleri delaletiyle ve TCK'nın 314/2, 53, 63, 58/9 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Trabzon 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2017 tarih, 2017/135 Esas, 2017/57 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık ... müdafi istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince tesis olunan hükme vaki istinaf isteminin 5271 Sayılı CMK'nun 280. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık nedenlerinin bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık hallerinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına ulaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
SANIK ... DAİREMİZDEKİ SORGU VE SAVUNMASINDA: "Bilirkişi raporunda fetö terör örgütünden hakkında işlem yapılan İsmail Zengin isimli şahısla en fazla telefon irtibatım olduğu belirtilmiştir, bu kişi teyzemin oğludur, yapmış olduğumuz görüşme akrabalık ilişkisi çerçevesinde olmuştur, diğer ismi geçen kişilerin ise aynı komutanlıkta görev yapmış olduğumuz kişilerdir, jandarma genel komutanlığı tarafından gönderilen cevaba bir diyeceğim yoktur, zaten şuanda KHK ile görevden ihraç edildim, Dosyada hakkımda tek aleyhe delil ...'nın beyanıdır bu beyan irdelendiğinde çelişkiler ile dolu olduğu görülecektir, 2007 yılında kendisi İzmirde olduğu halde İstanbuldaymış gibi beyanda bulunmuştur, ben kendisini Kargı da askerlik yaparken tanıdım, talebini yerine getirmediğim için bana bu şekilde iftira attığını düşünüyorum, fetö ile herhangi bir ilgim yoktur, meslek hayatım boyunca da bu yapı ile bir irtibatım olmadı, bu nedenle beraatime karar verilmesini talep ediyorum" "şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SORGU VE SAVUNMASINDA: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yazılı savunma dilekçemi tekrarlıyorum. Daha önceki savunmalarımda belirttiğim gibi ... isimli şahıs ile birkaç kez otobüs ve tren ile seyahatim dolayısıyla tanılıklığım olmuştur. 2012 yılında da Çorum'da görev yaptığım döneme kadar görüşmüşlüğüm yoktur. Her ne kadar ben soruşturma ifademde ...'i tanıdığımı bildirmiş isem de gözaltına alındığımda bana ...'i tanıyıp tanımadığım soruldu. Dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bana herhangi bir detaylı bilgi verilmediğinden ben ...'in üniversite döneminde 1 buçuk yıl aynı evde birlikte kaldığım ... olduğunu düşünerek tanıdığımı söyledim. Ancak benim tanıdığım ...'nün bu örgütle bir alakası olmadığını biliyorum. ...'ın bana iftira attığını düşünüyorum. Zira 2012 yılında Çorum'da askerlik yaparken dağıtım sırasında merkezde kalmak için benden ricada bulunmuştu. Ancak ben buna yetkim ve imkanım olmadığı için bu talebi yerine getiremedim. Daha sonradan askerlerden bu mesele dolayısıyla bana kırgın olduğunu öğrendim. Bu nedenle bana iftira attığını düşünüyorum. İfadesinin bir yerinde 2008 yılının nisan ayında ... İle birlikte kaldığım örgüt evine geldi. Artık bu çocuklara ders çalıştırma dedi. Diyor. Oysa ben 2008 yılının nisan ayında memleketim Kayseri'de organize sanayi bölgesinde ... Otomotiv isimli iş yerinde çalışıyordum. Bu SGK kayıtlarıyla da sabittir. Yine cep telefonumda Samanyolu çizgi film uygulamasının bulunmuş olması delil olarak gösterilmiş. Benim 4 buçuk yaşında bir oğlum vardır. Çocukların çok fazla cep telefonu ile oynadıkları bilinir. Yine ... telefonlarında birçok oyun programı S Çocuk, S Film gibi uygulamalarda görsel olarak beğendiğimizde bu oyun ve çizgi filmleri indirmişizdir. Bunun dışında örgütün bir kanal uygulaması mümkün değildir. Zira bu süreçte örgütün tüm basın yayın organları devlet tarafından kapatılmıştır. ... ifadesinde benim adımı Çorum ilinde askerlik yaparken postamdan öğrendiğini söylüyor. Oysa benim postam yoktur. Yine bunun üzerine hakkımda BİMER'e bir şikayet dilekçesi gönderilmiş. Benim kapımda 2 posta bulunduğu, devletin aracını kendi kişisel işlerim için kullandığım iddia edilmiş. Ancak Trabzon Valiliği yaptığı incelemeler neticesinde bunun doğru olmadığını tespit etmiştir. Ne benim ne de yakın ve uzak akrabalarımdan hiç kimsenin bu örgütün kullandığı bylock uygulaması, bank asyaya para yatırma gibi durumları söz konusu değildir. ... bana iftira atmıştır. Kendisi ile ve ifadesinde adı geçen ... ile yüzleşmek istiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum.'" şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK MÜDAFÎ AV. …… BEYANINDA: "Müvekkilin savunmalarına katılıyoruz, müvekkil sadece bir tanığın beyanına dayanılarak atılı suçtan ceza almıştır bu tannığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadelerinde özellikle tarihlerdeki çelişkiyi açık bir şekilde belirttik, çelişkili beyanda bulunan bu tanığın ifadesine dayanılarak mahkumiyet kararı verilemez, dosyada herhangi bir delil bulunmamasına rağmen mahkeme 2007 tarihinden sonra müvekkilin bu örgütle irtibatını kesmeyeceği varsayımına dayanılarak mahkumiyet kararı vermiştir bu doğru değildir kaldı ki 2007 önceside bu yapıyla müvekkilin herhangi bir irtibatının olmadığını belirtiyoruz, hakkında yapılan idari soruşturmalarda da aklanmıştır, bu nedenle beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: ":Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkında üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan yargılaması sonucunda verilen mahkumiyet kararına sanık ve sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvuruları sonucunda, dairenizce açılan duruşmada alınan sanık savunması ve dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Trabzon 3. Ağır Ceza mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık lehine ve aleyhine yapılan istinaf taleplerinin CMK'nun 280/2. maddesi gereğince esastan reddine, sanığa verilen ceza miktarı atılı suçun katalog suçlardan bulunması ve kaçma ihtimali gözetilerek hükümle birlikte tutuklanmasına karar verilmesi" şeklinde mütaalada bulunmuştur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
İddia, savunma, tanık beyanı, cevabi yazılar ve tüm dosyanın yapılan tetkiki sonucunda, sanık hakkında silahlı terör örgütü FETÖ/PDY nin üyesi olduğundan bahisle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince tanık ...'ın beyanı gerekçe gösterilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de,
Sanığın aşamalarda tanığın beyanını kabul etmeyişi, sanık hakkında örgüt ile bağını gösterir yapılan adli ve idari tahkikatlar neticesi başkaca bir delil elde edilemeyişi ve tanığın beyanının doğru olduğu kabul edilse dahi beyanında bahsi geçen olayın 2007 yılına ait oluşu nazara alındığında; sanığın bu tanığın beyanına istinaden silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinin kabul edilemeyeceği,
Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı, sanık hakkında yapılan soruşturma ve yargılama sırasında bahsi geçen tanığın beyanı dışında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğuna dair mahkumiyetine yeterli, atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı başkaca delil elde edilemediğinden "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesinin gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık... hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Trabzon 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2017 tarih, 2017/135 Esas, 2017/57 sayılı kararı ile hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 5271 Sayılı CMK'nun 303/1-a ve 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-a maddelerince KALDIRILMASINA,
2-Sanık ...'in üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
3-Sanık hakkında beraat kararı verildiğinden, karar kesinleştiğinde 5271 Sayılı CMK'nun 141. maddesi gereğince gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu hürriyeti kısıtlayıcı sürelerle ilgili olarak tazminat talebinde bulunabileceğinin ihtaratına,
4-Sanık hakkında Dairemizce verilen CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkamamak suretiyle adli kontrol altına alınmasına dair kararın karar kesinleştiğinde KALDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında Dairemizce verilen CMK'nın 109/3-b maddesi gereğince hafta içi herhangi bir gün mesai saati içerisinde imza vermek suretiyle adli kontrol altına alınmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, bu hususta müzekkere yazılmasına,
6-Sanığa ait Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2017/1377 sırasında kayıtlı 1 adet 1 adet ……. marka …… seri nolu HDD ve 2 Adet İmaj ve dökümleri içeren 2 adet DVD'nin dosyada DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
7-Sanık ...'in kendisini müdafi ile temsil ettirdiğinden AAÜ.T gereğince karar tarihinde yürürlükte bulunan ilk derece mahkemesince verilmesi gereken 3,960 TL vekalet ücreti ile Dairemizce yapılan duruşmada müdafii ile temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle 1.090 TL vekalet ücretlerinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
8-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair; sanık ve müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı …..'in (…….) huzurunda, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren, yokluğunda verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği taktirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2018 (¤¤)