(5237 S. K. m. 53, 203, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/02/2016 tarih 2016/2753 esas sayılı iddianamesi ile; 21/12/2015 tarihinde Çalık Yedaş ekiplerince yapılan kontrol sırasında; 200 Evler Mahallesi 318 Sokak No:910/D3 Canik adresindeki ikametinde sanığın borcundan dolayı elektriği kesilip mühürlenen sayaçtan şirketin bilgisi dışında kaçak elektrik kullandığının tespiti üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, sanığın hazırlık aşamasında alınan ifadesinde; ekonomik sıkıntı yaşadığını, borcundan dolayı elektriğinin kesildiğini, elektrik kullanmak zorunda kaldığını, daha sonrada hakkında kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak tutulduğunu belirterek atılı suçu işlediğini ikrar ettiğinden, sanığın atılı suçu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 203/1, 53/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık Mahkemesince alınan ifadesinde özetle; "Olaya ilişkin soruşturma aşamasında ayrıntılı olarak ifade vermiştim, bu ifadem doğru ve geçerlidir. Ben kağıt toplayarak geçimimi sağlıyorum, maddi durumum iyi değildir, borcumdan dolayı elektriğimi kestiler, benim okula giden çocuğum vardır, evde diyaliz hastası çocuğum vardır, eşimi kaybettim 4 çocuğuma ben bakıyorum, mağdur olduk bu nedenlerle elektrik kullanmak zorunda kaldım, mühürü kırdım, suç işleme kastım yoktur, beraatimi talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın üzerine atılı Mühür Bozma eyleminin suç oluşturmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmuştur.
Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2016 tarih 2016/136 esas 2016/616 sayılı beraat kararı, katılan vekilinin yokluğunda verilmiş olup katılan vekili 26/12/2016 tarihli dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle söz konusu beraat hükmünü istinaf etmiştir.
Sanığın katılan kurum Yedaş'a elektrik borcu nedeniyle 27/03/2015 tarihinde mühürle elektrik sayacının mühürlenmiş olmasına karşılık, katılan kuruma ait görevliler tarafından 21/12/2015 tarihinde yapılan denetimler sırasında elektrik sayacının mühürlenmesine karşılık borçlarını ödemeden elektrik kullanmaya devam ettiğinden bahisle sanık hakkında mühür bozma suçundan kamu davasının açıldığı, sanık savunmasında suç kastı ile hareket etmediğini beyan etmiş ise de, Yargıtay 11. CD 14/06/2016 tarih 2015/9090 esas 2016/5526 sayılı kararındaki açıklamalar da dikkate alındığında suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen Çalık Yedaş A.Ş.'nin, mühürleme tarihinden önce 29.12.2010 tarihinde özelleştirildiği anlaşılmış olup, mühür bozma suçunun fiil ögesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olduğu, ne özelleştirme uygulamaları hakkındaki 4046 sayılı Kanun’da, ne 20/02/2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 14/03/2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda, ne de başka bir özel yasada özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nun 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin atılı suçu oluşturmayıp ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın Samsun 7.Asliye Ceza Mahkemesince ilgililere tebliğine, kesin olmak üzere 24.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)