(5237 S. K. m. 53, 289) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 305, 322, 326) (5271 S. K. m. 264)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında Ünye C. Başsavcılığı tarafından düzenlenen 19/10/2010 tarih, 2010/4365 soruşturma no, 2010/1105 nolu iddianame ile sanığın üzerine atılı Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 289/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, Ünye Sulh Ceza Mahkemesinin 25/05/2012 tarih 2010/1273 esas, 2012/588 sayılı kararı ile sanığın muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan beraatine karar verildiği, kararın katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 27/09/2013 tarih 2013/6287 esas, 2013/11959 sayılı kararı ile "05/08/2009 tarihli haciz tutanağı ile kendisine teslim edilen mahcuzları satış yerine getirmeyen sanığın savunmasında belirttiği gibi alacaklısı İ. Ü. olan başka icra dosyası gereğince haczedilip haczedilemediği, suç tarihinde mevcut olmadığı, teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ve yazılı gerekçe ile beraat kararının verilmesinin kanuna aykırı olması nedeniyle" hükmün bozulmasına karar verildiği; bozma kararına uyan Ünye 3.Asliye Ceza Mahkemesi 28/03/2016 tarih 2014/709 esas, 2016/514 sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının 5 yıl süreyle geri bırakılmasına karar verildiği, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara da bu kez sanık tarafından itiraz edilerek dosyanın Ünye Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2016 tarih 2016/367 d.iş sayılı kararı ile itirazın kabulü ile Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu kez Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2016 tarih 2016/441 esas 2016/1112 karar sayılı kararı ile sanığın 1 ay 7 gün hapisten çevrili 740 TL adli para cezası, 1 gün karşılığı 20 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verildiği, iş bu karara karşı da verilen cezanın eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1.maddesinin ilk hali uyarınca; Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar (1412 sayılı) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (temyize ilişkin) 305 ila 326.maddeleri ( 322.maddenin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere) uygulanacaktır. 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazetede, Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başlayacağı ilan edilmiştir. Ancak, 23.07.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 01.07.2016 tarih ve 6723 sayılı Yasanın 33.maddesi ile madde metninde yer alan “ aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi “verilen” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere “Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez” cümlesi eklenmiştir.
Bu hüküm uyarınca, 20.07.2016 tarihinden evvel verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın temyize ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 20.07.2016 tarihinden sonra (20.07.2016 dahil) verilecek kararlar hakkında ise CMK'nın istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesinde açıkça, BAM'ın Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden (20.07.2016) evvel verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, bu nitelikteki kararların temyiz incelemesini yapan Yargıtay ilgili dairesi tarafından herhangi bir nedenle bozulup ilk derece mahkemesine gönderilmesinden sonra, ilk derece mahkemesince verilen kararlara karşı başvurulacak yasa yolunun da istinaf değil, temyiz olduğunu kabul etmek gerekir.
Bu açıklamalar karşısında; 20.07.2016 tarihinden evvel verilip Yargıtay incelemesinden geçmiş olan iş bu karara karşı başvurulabilecek yasa yolunun "istinaf" değil de "temyiz" olması ve CMK'nın 264/1.maddesi uyarınca; kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından; ilk derece mahkeme dosyasının temyiz kanun yolu için Yargıtay ilgili Ceza Dairesine gönderilmek üzere mahkemesine İADESİNE,
Kesin olmak üzere 24.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)