(5237 S. K. m. 51, 52, 53, 62, 155) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Amasya C. Başsavcılığının 25/12/2015 tarihli, 2015/2856 soruşturma, 2015/1919 nolu iddianamesi ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2017 tarihli, 2015/561 esas, 2017/57 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 62/1, 52/2, 51/1 maddeleri gereğince neticeten 10 ay hapis (tecilli) ve 50 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Öncelikle sanığın, şirket adına para veya çek tahsiline yetkili olup olmadığının araştırılması, eğer sanığın şirket adına para veya çek tahsiline yetkili olduğu anlaşılır ise tanık M. A.'ün, sanığa verdiğini beyan ettiği çek ve paraların sanık tarafından çalıştığı şirket hesabına aktarılıp aktarılmadığının, bu paraların ve çekin sanığın kendi uhdesinde tutulduğunun iddia edilmesi karşısında, sanığın savunması ve adı geçen tanığın beyanları doğrultusunda şirket hesapları üzerinde gerekli incelemenin yapılarak, sanığın işlediği bu suç nedeniyle şirketin uğradığı zararın net olarak belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekliliğinin gözetilmemesi,
Yine sanık savunmasına göre; sanığın, katılanın zararını gidermek amacıyla ödeme yapıp yapmadığı, yaptığı ödemenin belirlenen zarar miktarını karşılayıp karşılamadığı, eğer ödediği miktar şirketin bu suç nedeni ile uğradığı zararı karşılamıyor ise katılanın kısmi ödemeye muvafakatının olup olmadığının da araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, kesin olmak üzere 28.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)