(5271 S. K. m. 39, 62, 204, 231) (5271 S. K. m. 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanların istinaf dilekçeleri içeriklerine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Erbaa C. Başsavcılığının 09/03/2011 tarihli, 2011/304 soruşturma no, 2011/66 nolu iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 204/1, 39/1 (üç kez), 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2013 tarihli, 2011/95 esas, 2013/161 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 204/1, 62 maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis, 5271 Sayılı CMK'nun 231. Maddesi gereğince hükmün 5 yıl süre ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 21/03/2013 tarihinde kesinleştirildiği, sonraki süreçte sanığın 10/03/2016 tarihinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçundan dolayı Düzce 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 23/06/2016 tarihli, 2016/284 esas, 2016/404 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleştirildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilama ihbarda bulunulması üzerine Erbaa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2017 tarihli, 2016/538 esas, 2017/13 sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık 25/01/2017 tarihli dilekçesi ile; hakkında verilen hapis cezasının paraya çevrilmesini istediğini, hakkında beraat veya cezanın ertelenmesi kararı verilmesini talep ederek hükmü istinaf etmiş, Erbaa C.Savcısı A. S. Ç. (189763) 01/03/2017 tarihli dilekçesi ile istinaf sebeplerini "iddianamede anlatıldığı üzere, sanık Bahri'nin kastını yenilemek suretiyle farklı zamanlarda istinaf dışı şahıslara sahte sürücü belgesi temin ettiği, nitekim A. D. ile Y. A. adına tanzim olunan ehliyetlerin adli emanette bulunduğu, mezkur suça konu belgeler üzerinde mahkemece gözlem işleminin yapıldığı, ancak Y. H. adına düzenlenen suça konu sürücü belgesinin bulunamaması nedeniyle iğfal kabiliyeti yönünden gerekli müşahedenin yapılamadığı anlaşılmıştır. İcra olunan muhakeme neticesinde sanık B.'nin tek sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. İşbu kararın isabetli olmadığını düşünmekteyim. Nitekim, sanık B.'nin farklı zamanlarda(aradan bir hayli süre geçmiş) iki ayrı kişiye ehliyet temin ettiğinin sabit olması durumu dikkate alındığında,(Y. H. yönünden sahte olduğu belirtilen sürücü belgesi ele geçirilemediğinden, suçun maddi unsurlarının oluşup oluşmadığı hususu tetkik edilememiştir) iki kez TCK m.204'te derpiş olunan tipik suçu işlediğinden bahisle cezalandırılması gerekirken bir kez mahkumiyetine karar verilmesi; bununla birlikte suça konu sürücü belgelerinin dosya arasında delil olarak saklanmasına karar verilmemesi(bu hususta karar verilmemiştir)kanaatimce isabetli olmamıştır." şeklinde belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Sanık hakkındaki iddianamede A. D., Y. A.ve Y. H.'ye sahte ehliyet alınmasına aracılık etmek suretiyle üzerine atılı sahtecilik suçlarını 3 kez işlediğinden bahisle, hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 204/1, 39/1 maddelerince 3 kez ayrı ayrı cezalandırılmasının talep edilmesine karşın; sanığın adı geçen kişilerden hangisinin sahte ehliyet almasına yardım etmek suretiyle iştirak ettiğinin karar yerinde ve gerekçede belirtilmeyerek sanığın 5237 Sayılı TCK'nun 204/1 maddesince 1 kez cezalandırılmasına karar verilmiş olması ve sanığın eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde ve gerekçede tartışılmayışı,
Kabule göre de;
Erbaa Adli Emanetinde kayıtlı suça konu sahte sürücü belgelerinin akıbeti hakkında bir karar verilmeyişi,
Kanuna aykırı ve sanık ve O yer C. Savcısının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, kesin olmak üzere 04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)