(5237 S. K. m. 51, 53, 58, 207)
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/12/2015 tarih ve 2015/973 esas nolu iddianamesi ile; Mağdurun bilgisi ve rızası olmadan adına hat çıkarıldığını ve bu hattın kullanımından doğan borç sebebiyle hakkında icra takibi başlatıldığını iddia etmesi üzerine yapılan soruşturma kapsamında suça konu hattın mağdurun çalıştığı Ringa isimli iş yerinde sanık tarafından tanzim edildiği tespit edilmiş ve sanığın üzerine atılı Özel Belgede Sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 207/1, 53/1, 58.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan kovuşturma sonucu sanığın atılı suçtan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyeine karar verilip cezanın ertelendiği, iş bu karara karşı O yer C. Savcısı tarafından süresinde yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya daireye verilmekle, heyetçe incelendi;
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi 2017/101 Esas 2017/83 Karar
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kamu davasına konu somut olaya ilişkin mevzuatta;
Özel belgede sahtecilik suçunda suçun konusu, özel belgedir. Söz konusu suçu oluşturan hareketlerden biri, özel belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Özel belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir.
Suç, gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek suretiyle de işlenebilir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan özel belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Mevcut olan özel belge üzerinde sahtecilikten söz edebilmek için, yapılan değişikliğin aldatıcı nitelikte olması gerekir. Aksi takdirde, özel belgeyi bozma suçu oluşur.
Söz konusu suçun tamamlanabilmesi için, bu iki seçimlik hareketten birinin gerçekleşmesinin yanı sıra, düzenlenen sahte belgenin kullanılması gerekir.
Suçun oluşması için, bir unsur olarak kullanmanın gerçekleşmesi gerekir. Kullanmadan maksat, bu sahte belgenin herhangi bir hukukî ilişkide veya herhangi bir hukukî işlem tesisinde dikkate alınmasını sağlamaya çalışmaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında, başkaları tarafından sahte olarak düzenlenmiş olan bir özel belgenin kullanılması, suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, kullanan kişinin, belgenin sahte olduğunu bilmesi gerekir. Yani bu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/12/2015 tarih ve 2015/973 esas nolu iddianamesi ile; Mağdurun bilgisi ve rızası olmadan adına hat çıkarıldığını ve bu hattın kullanımından doğan borç sebebiyle hakkında icra takibi başlatıldığını iddia etmesi üzerine yapılan soruşturma kapsamında suça konu hattın mağdurun çalıştığı Ringa isimli iş yerinde sanık tarafından tanzim edildiği tespit edilmiş ve sanığın üzerine atılı Özel Belgede Sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 207/1, 53/1, 58.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan kovuşturma sonucu sanığın atılı suçtan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilip cezanın ertelendiği, iş bu beraat kararına karşı O yer C. Savcısı tarafından sanığa isnat olunan eylemin 5809 sayılı yasanın 56/4 maddesi yollamasıyla 63/10 maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, mağdur adına haberi olmaksızın çalışmış olduğu Ringa isimli iş yerinde 0 545 909 12 22 nolu hattı çıkarıp özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, sanığın cep telefonu bayiinde çalışması ve mağdurdan habersiz hat çıkarması, Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2015/5060 esas, 2016/7957 karar ve 2015/4901 esas, 2016/7975 karar sayılı içtihatları da dikkate alındığında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "(4) (Ek fıkra: 06/02/2014-6518 S.K./104. md) Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" hükmü nedeniyle, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK.nın 75. Maddesindeki düzenleme gözetilerek sanığa önödeme önerisinde bulunulmaması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu;
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi 2017/101 Esas 2017/83 Karar
Kabule göre de;
1-Sanık savunmasında, mağdur ile akraba olup mağdurun kendisini arayarak telefon hattına ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine sözleşmeyi mağdura gönderip bunları mağdurun imzalayarak kendisine gönderip hali hazırda 0 545 909 12 22 nolu hattı sanığın kullandığını savunması karşısında, suç tarihinden geriye doğru 0 545 909 12 22 nolu hattından, kim/kimlerle görüşme yapıldığı, bu şahısların bu hat üzerinden mağdur ile mi yoksa sanık ile mi görüşme yapıp yapmadıklarının tespit olunmaması,
2-Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2015/2086 takip sayılı dosyasının aslının ya da tastikli suretinin getirtilip incelenmemesi,
3-Suça konu 0 545 909 12 22 nolu hatta ilişkin sözleşme aslının duruşma esnasında incelenip aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
4-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 51/1. Maddesi uygulanırken gerekçe olarak "kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasının bulunmadığı" hükme derç olunmuş ise de, sabıka kaydının tetkikinde Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesince 2013/315 esas 2014/127 karar sayılı ilamıyla TCK.nın 86/2 ve 51. Maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verilmesi karşısında mahkemenin erteleme gerekçesinin yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla,
O yer C. Savcısının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)