(5237 S. K. m. 50, 52, 53, 62, 155) (5271 S. K. m. 253, 254, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Trabzon C. Başsavcılığının 22/02/2016 tarihli, 2014/13007 soruşturma no, 2016/703 nolu iddianamesi ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/03/2017 tarihli, 2016/334 esas, 2017/296 sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 62, 52/2, 50/1-a maddeleri gereğince neticeten 1 yıl hapisten çevirme 7,300 TL ve doğrudan gün karşılığı 6,000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık 07/03/2017 havale tarihli dilekçesi ile; karara itiraz ettiğini, işverenlerinin isteğiyle malzemeleri taşıdığını ve Trabzon’da kendilerine teslim ettiğini, olayla alakasının olmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ve TCK'nun 155/2 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Müştekinin, sanığın babasına ait işyerinde vefatından evvel çalıştığının suça konu araçların da müştekiye çalıştığı sırada değil sonradan teslim edildiğinin belirtilmesine, iddianamede sanığın müştekinin babasına ait işyerinde 2011 yılına kadar çalıştığının belirtilip, suç tarihinin ise 2014 yılı olarak gösterilmesine ve mahkemece suça konu araçların sanığa müştekinin babasının yanında çalıştığı sürede değil müştekinin babasının ölümünden sonra teslim edildiğinin kabul edilmesine göre; sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK'nun 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kalıp, bu suçun hükümden önce 02/12/2016 tarih 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı yasanın 34. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. Maddesine eklenen fıkra ile uzlaşma kapsamına alınması karşısında 5271 sayılı yasanın 253 ve 254. maddeleri gereği uzlaştırma işlemi yapılmaması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken teşdiden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, kesin olmak üzere 17.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)