(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 155) (5271 S. K. m. 253, 254, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ordu C. Başsavcılığının 28/03/2016 tarihli, 2016/1417 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 155/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2017 tarihli, 2016/224 esas, 2017/99 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı 155/1, 53, 62/1, 58 maddeleri gereğince neticeten 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
O yer C. Savcısı istinaf başvuru dilekçesinde; atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığını, uzlaşma bürosu marifetiyle uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğinden bahisle hükmü istinaf etmiştir.
Sanık üzerine atılı güveni kötüye kullanmak suçunun hükümden önce 02/12/2016 tarih 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı yasanın 34. Maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. Maddesine eklenen fıkra ile uzlaşma kapsamına alınması karşısında 5271 sayılı yasanın 253 ve 254. maddeleri gereği uzlaştırma işlemi yapılmaması,
Kanuna aykırı olup, O yer C. Savcısının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddeleri delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, kesin olmak üzere 02.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)