(5237 S. K. m. 43, 53, 158, 207) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Samsun C. Başsavcılığının 15/08/2016 tarihli, 2016/8425 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla 5237 Sayılı TCK'nun 207/1, 43/1, 158/1-i, 43/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarihli, 2016/363 (E) ve 2017/201 (K) sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezası ile, özel belgede sahtecilik suçundan ise 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii istinaf başvuru dilekçesinde; sanık hakkında atılı suçlardan verilen cezaların usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Sanık E. A. hakkında üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
1-) Sahtecilik suçunda yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olmasının gerektiği, suça konu sanık tarafından sahte oluşturulduğu kabul edilen abonelik sözleşmelerinin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığı hususunda herhangi bir raporun dosyada bulunmadığı gibi iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığını takdir ve tayininin hakime ait olduğu dikkate alınarak, söz konusu abonelik sözleşmelerinin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilip, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken, sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bu yönü ile gerekçesiz bırakılması,
2-) Sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu abonelik sözleşmelerinin daha önce de benzer şekilde çalıştıkları, saha görevlisi olan M. K. tarafından kendisine imzalı ve nüfus cüzdanı sureti ekli halde getirildiğini beyan etmesi, abonelik sözleşmelerindeki imzanın sanığa ait olmadığının belirlenmesi ve haklarında beraat kararı verilen sanıklardan H. D.'in de suça konu telefonu M. K.'dan satın aldığını beyan etmesi karşısında, suça konu abonelik sözleşmeleri üzerinde bulunan imza ve yazıların M. K. eli ürünü olup olmadığının araştırılması gerekirken bu hususun düşünülmeyerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3-) Suçun sübutuna mutlak etki edeceği anlaşılan tanık M. K.'ın kovuşturma sırasında tüm çabalara rağmen bulanamıyor olması gerekçesi ile dinlenilmesinden vazgeçilmiş ise de, bu tanığın beyanının suçun sübutuna mutlak etkili olacağı, kovuşturma sırasında okunulmasıyla yetinilen hazırlık sırasındaki verdiği beyanının suçun aydınlatılmasına yeterli olmadığı, örneğin H. D.'e telefonu kendisinin mi sattığı hususunun tanığa sorulmasının gerekeceği, suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan bu tanığın beyanının alınmadan hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
4-) Suçu konu abonelik sözleşmelerine istinaden getirtilen telefonların kime teslim edildiğinin, bu konuda ilgili firmadan telefonlara ait teslim-tesellüm belgesinin getirtilerek, telefonları teslim alan kişinin kim olduğunun, teslim-tesellüm belgesindeki imzalar ile abonelik sözleşmelerinde yer alan imzaların aynı olup olmadığının araştırılarak soncuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafînin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g-h maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, kesin olmak üzere 16.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)