(5237 S. K. m. 43, 53, 155)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Turhal C. Başsavcılığının 06/12/2013 tarihli, 2013/3302 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık S. hakkında hizmet nedeniyle güveniyle kötüye kullanmak suçunu işlediğinden bahisle 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 53/1-2-3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Suşehri C. Başsavcılığının 04/03/2014 tarihli, 2014/65 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık S. hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Şehinkarahisar C. Başsavcılığının 10/10/2013 tarihli, 2013/263 soruşturma nolu iddianamesi ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Yıldızeli C. Başsavcılığının 19/06/2016 tarihli, 2013/266 soruşturma nolu iddianamesi ile sanıklar S. ve K. S.'ın üzerlerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işledikleri iddiasıyla 5237 Sayılı TCK'nun 155/2, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Turhal 1.Asliye Ceza Mahkemesinin tarihli, 2013/646 (E) ve 2017/185 (K) sayılı kararı ile sanık K. S.'ın üzerine atılı suçtan beraatine, diğer sanık S. yönünden ise mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanıklar müdafii istinaf başvuru dilekçesinde özetle; beraat eden sanık K. S. yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, diğer sanık S. yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün ise usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme dikkate alındığında kendisini vekil ile temsil ettiren beraat eden sanık K. S. B.yönünden vekalet ücretine hükmedilmeyişi,
Kanuna aykırı olup, sanık K. S. B.müdafiinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüş, bu hususun yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK’nın 280/1-a. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4.bendinden sonra gelmek üzere "5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1980 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık K. S. B.'a verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Ancak;
Dosyanın incelenmesinde; Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/646 Esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan S. K. hakkındaki dosya ile;
- Aynı sanık hakkındaki Suşehri Asliye Ceza Mahkemesindeki 2014/88 Esas sayılı dosyanın,
- Yine aynı sanık hakkındaki Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki 2013/92 Esas sayılı dosyanın,
- Aynı sanık ile diğer sanık olan K. S. B.hakkındaki Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/89 Esas sayılı dosyasının hukuki ve fiili irtibat gerekçesiyle birleştirmelerine karar verildiği ve yargılamaya Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/646 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır.
Böylece sanık S. K. hakkında esasen farklı mahkemelere açılmış 4 ayrı dava bulunduğu halde; kararda sanık S. K. hakkında, sadece Turhal Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan kamu davasına konu iddianın anlatıldığı, kararda sanığın sadece bu suç yönünden alınan savunmasına yer verildiği, diğer delillerin de sadece bu suçla ilişkilendirildiği görülmüştür.
Kararda sanık S. K. hakkında diğer mahkemelere açılan ve birleştirilen dosyalardaki iddiaların, sanığın bu iddialar karşısındaki savunmasının ne olduğunun belirtilmediği gibi iddia ve savunmalar karşısında mahkemece kabulün ne olduğunun da karar yerinde tartışılmayarak hükmün birleşen dosyalar yönünden gerekçesiz bırakılması,
Yine sanık S. hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin ettiği iddiası karşısında suç tarihlerinin birleşen her bir dosya yönünden kesin olarak saptanarak, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında mı yoksa yenilenen suç kastı ile mi hareket ettiğinin ya da 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesindeki artırımın uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmayarak hükmün bu yönüyle de gerekçesiz bırakılması,
Kanuna aykırı ve sanık S. müdafînin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, kesin olmak üzere 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)