(5237 S. K. m. 4, 43, 53, 62, 204) (5271 S. K. m. 223, 280)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında istinaf incelenmesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ;
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 26/01/2015 tarih 2015/950 esas nolu iddianamesi ile sanıklar E. Y. ve E. Y. hakkında birden fazla sahte belgeyi kullanmak suçunu işlediklerinden bahisle hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 204/1. 43/1 ve 53/ maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Sanıklar hakkında Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 07/02/2017 tarih 2015/74 esas 2017/77 karar sayılı kararı ile sanıkların neticeten ve ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar müdafii 07/02/2017 tarihli dilekçesi ile verilen kararı istinaf etmek istediğini belirtmiştir.
Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükme karşı sanıklar müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanıkların müdafii istinaf dilekçesi içeriğine göre heyetçe yapılan müzakere sonucunda, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiş, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; incelenen rapor doğrultusunda suçun sübutunun yeniden yargılama ve heyetçe duruşma yapılarak değerlendirilmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK E. Y. DAİREMİZCE ALINAN İFADESİNDE; Ben konu ile ilgili ilk derece mahkemesinde savunmada bulunmuştum. Aynen tekrar ediyorum. Ben esnafım aksu marka el örgü yünlerinin bölge bayisiyim. Toptan olarak satış yapıyoruz. C. G.'i tanınırım. Kendisine toptan olarak mal satışı daha öncede yapmıştım. Daha önceki satışlarımda da bedelini senet ve çekle ödüyordu. Olayla ilgili de, kendisine yine toptan el örgü yünü sattım, bunun karşılığı bana 7 tane senet gönderdi. Senetlerin arkasında birinci ciranta olarak M. Y. gözüküyordu. Ben senetleri aldıktan sonra kendisini arayarak M. Y. kim dedim. O da ortağı olduğunu söyledi bende inandım. Senetlerdeki M. Y. adına atılan cirantaları C. G.'in attırdığını düşündüm. Şüphelenmedim. Senetlerden 5 tanesini tahsil için bankaya verdim. M. Y. adına ciranta yapmış değiliz. Belirttiğim gibi senetler o şekilde kargoyla geldi, hatırladığım kadarıyla senetlerde birinci ciranta olarak gözüken M. Y.'in ismi ve imzası vardı, ön kısmındaki boşluğu da M. Y. ismini ben yazdım. Ön kısmındaki diğer yerler doluydu, atılı suçu kabul etmiyorum, iş yeri oğlum adınadır. Kendisinin olayla ilgili herhangi bir bilgisi yoktur, hakkımda ceza verildiği takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK E. Y. DAİREMİZCE ALINAN İFADESİNDE; Babamın ticari ilişkileri bozulduğu için benim adıma ticaret yapıyordu. İş yeri benim adıma idi. C. G.'i tanımıyorum, ancak daha önce iş yerimizden alış veriş yapması nedeniyle ismini duyuyordum. Suça konu senetlerle ilgili direkt herhangi bir bilgim yoktur. İş yerini babam idare ediyordu. Şeklen iş yeri benim üzerime kayıtlıdır, ama işleri babam yürütür. Ben kendisine yardımcı olurum. Suça sonu senetleri bankaya tahsil için babam bana verdi, bende götürdüm bankaya teslim ettim, atılı suçu kabul etmiyorum şeklinde savunmada bulunmuştur.
KATILAN M. Y.'UN ALINAN İFADESİNDE; Senetlerdeki imzanın kendisine ait olmayıp şikayetçi olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Samsun 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin sanıklar E. Y. ve E. Y. hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan dolayı vermiş olduğu hükmün CMK'nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak,
Her ne kadar Samsun 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nce sanıklar hakkında üzerlerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
Suça konu adli emanetin 2013/2721 sırasında kayıtlı senetlerin dosya içerisinde bulunan Yapı Kredi Bankası Buğdaypazarı Şubesi senet tevdi bordrosu içeriğinden anlaşılacağı üzere tamamının aynı gün bankaya ibraz edildiği, dolayısıyla sanıklar açısından suçun farklı zamanlarda işlendiği kabul edilerek haklarında TCK'nın 43/1. maddesinin hükümlerinin uygulanmasının yasaya uygun olmadığı, eylemin tek suç oluşturduğu anlaşılmakla;
Mahkemenin kararında her iki sanık hakkında uygulanan zincirleme suç hükmünün düzenlediği TCK’nın 4. maddesinin hükümden çıkartılmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Sanıklara isnat olunan suça ilişkin yasal düzenlemede;
Resmi belgede sahtecilik suçunun temel şekli TCK'nun 204/1. maddesinde; "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır biçiminde düzenlenmiştir.
Suçun konusu resmi belgedir. Suçla korunan hukuki yarar ise kamu güveni olup, suçun mağduru da toplumu oluşturan tüm bireylerdir. Bununla birlikte suçun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkün olduğundan, gerçek ve tüzel kişiler de yargılamaya katılabileceklerdir.
Resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır.
Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı halde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Birinci ve ikinci seçimlik hareketle bağlantılı olarak belirtilmek gerekir ki; sahteciliğin, belge üzerindeki bilgilerin bir kısmına veya tamamına ilişkin olmasının, suçun oluşması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur. Kullanma mütemadi suç şeklinde de gerçekleşebilir.
Suçun oluşabilmesi için düzenlenen veya değiştirilen ya da kullanılan belgenin, gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Aldatıcılık özelliği bu suçun temel unsuru olup, özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmelidir. Sahteciliğin kişileri aldatacak nitelikte (nesnel) olup olmadığı ve beş duyuyla ilk bakışta anlaşılabilir olup olmadığı, şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
İddia, sanıklar savunmaları, mütalaa, dosyada bulunan tutanaklar, banka cevap yazıları, Kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Katılan M. Y. hakkında Yapı Kredi Bankası AŞ tarafından beş adet bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla Samsun 8. İcra Dairesinde 201? 6005 sayılı dosya ile icra takibine başlanılması üzerine katılan tarafından takibe konu beş adet bonodaki imzaların kendisine ait olmadığı gerekçesiyle şikayette bulunmuştur.
Yapı Kredi Bankasının 09/01/2015 tarihli cevabi yazısında yargılamaya konu beş adet bononun E. Y. ile aralarında imzalanan 17/11/2009 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kendilerine E. Y. tarafından borçlarından mahsup edilmek amacıyla 01/04/2011 günü ibraz edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28/11/2013 tarih 2140 sayılı raporuna göre suça konu bonoların ön ve arka yüzündeki imza ve yazıların katılan M. Y.'un eli ürünü olduğuna dair benzerlik bulunmadığı bildirilmiştir.
Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 06/11/2014 tarih 2074 sayılı uzmanlık raporunda, suça konu 5 adet bononun ön yüzündeki "M. Y." isim yazısının E. Y. eli ürünü olduğu, incelemeye konu senetlerin arka yüzündeki "M. Y." isim yazıları ile "33476233696" ibareleri ile senetlerin arka yüzündeki "M. Y." isim yazısı altında bulunan ciranta imzaları ile C. G., E. Y. ve E. Y.’ın imzaları arasında benzerlik bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu anlatımlar karşısında, Samsun Pazar Mahallesi Pazar Camii Sokak No: 27 sayılı adreste bulunan E. Y. O. İ. Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti’nin sanık E. Y. tarafından işlerinin yoğun ve büyük olması nedeniyle öğrenci olan oğlu diğer sanık E. Y.’ın adına kurulmuş olduğu, sanık E. Y.’ın İstanbul'da ticaret işi ile uğraşan C. G. isimli şahsa dosyada fotokopileri bulunan sevk irsaliyeleri de dikkate alındığında ürün sattığı, bu ürünler karşılığında da C. G. tarafından kendilerine kargo yoluyla C. G. tarafından imzalanan 07/03/2011 düzenleme 25/03/2012 ödeme günlü 3.000,00 TL tutarlı; 20/03/2011 düzenleme, 25/01/2012 günlü 3.000,00 TL tutarlı; 20/09/2011 düzenleme günlü 25/02/2012 ödeme günlü 3.000,00 TL tutarlı; 20/03/2012 düzenleme günlü, 25/12/2011 ödeme günlü 3.000,00 TL tutarlı; 20/03/2011 düzenleme günlü, 24/02/2012 günlü 3.000,00 TL tutarlı 5 adet bononu sanık E. Y’a gönderildiği, ancak söz konusu sevk irsaliyesindeki şirketin E. Y. adına kayıtlı olması nedeniyle senetlerin daha önceden Yapı Kredi bankasından kullanılan genel kredi sözleşmesi borcuna dayalı olarak ödenmesi amacıyla E. Y. tarafından bankaya 01/04/2011 günü teslim edildiği tarihte senetlerin arkasının E. Y. tarafından ciro edildiği, alınan kriminal raporlarına göre bonoların ön yüzündeki “M. Y.” yazısının sanık E. Y.’ın eli ürünü olması ve söz konusu bonoların arkasında yer alan M. Y.'a ait ciranta imzasının katılan M. Y.'un eli ürünü olmaması ve sonuç itibariyle bonolarda sahtecilik yapılarak kullanılması suretiyle menfaat temim eden şahsın E. Y. olması karşısında, söz konusu senetlerdeki sahteciliğin sanık E. Y. tarafından kendisi ya da üçüncü bir şahsa yaptırılarak menfaat temin edildiği, bu haliyle sanık E. Y.'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu, ilk derece mahkemesince bonoların incelenip aldatma kabiliyetini haiz olduğunun tespit olunduğu, ancak ilk derece mahkemesince her ne kadar sanık E. Y. hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 43/1. Maddesi gereğince eczasının arttırılması cihetine gidilmiş ise de; 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmiş olması nedeniyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, sanık tarafından kullanılan/üretilen suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi, değişik zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmaması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında teselsül koşullarının oluşmadığı, bu durum karşısında sanık E. Y. hakkında ilk derece mahkemesince tesis edilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesisinin gerektiği;
Ayrıca ilk derece mahkemesince her ne kadar sanık E. Y. hakkında atılı suçtan mahkumiyeti cihetine gidilmiş ise de; sanık E. Y.’ın ilk derece mahkemesince şahsi hallerinin tespiti sırasında da belirtildiği gibi öğrenci olması, babası olan sanık E.Y.'ın işlerinin yoğun olması nedeniyle söz konusu işyerinin E. Y.'ın üzerine kayıtlı olması ve sanık E. Y. ile C. G. arasındaki ticari ilişkiye bizzat şahit olmaması, babası ile aralarındaki aile görüşmeleri sırasında ticari ilişki konusunda bilgi sahibi olduğu, işyerinin öğrenci olan E. Y.'ın üzerine kayıtlı olması nedeniyle söz konusu senetlerin bankadan kullanılan kredi karşılığında bankaya ibrazı anında zorunluluk nedeniyle bonoların arkasının sanık E. Y. tarafından ciro edildiği, sonuçta senetlerdeki sahtecilikten menfaat temin edenin E. Y. olması ve sanık E. Y.'ın yargılamaya konu senetlerde sahtecilik yaptığına dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince ilk derece mahkemesinin sanık E. Y. hakkındaki mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Sanıklar E.Y. ve E.Y. hakkında verilen Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2017 tarih. 2015/74 Esas, 2017/77 sayılı kararının CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince ayrı ayrı KALDIRILMASINA,
B-Sanık E.Y.'ın üzerine atılı sahtecilik suçunu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
C-1-Sanık E.Y.'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi nazara alınarak sanığın takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Koşulları oluşmadığından sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
3-Verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi nazara alınarak hakkında tayin olunan cezanın 5237 Sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen ceza üzerinde başkaca eksiltme ve arttırma yapılmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
5-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
6-Sanığa hükmolunan netice cezanın 2 seneden az olması, kişiliği, geçmişteki hali gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda Daireye kanaat geldiğinden 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi delaletiyle CMK 231/5 maddesi gereğince hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
7-CMK 231/8 maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın şartsız olarak 5 YIL SÜREYLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA,
8-CMK 231/10 maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine,
9-CMK 231/11 madde gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağı hususunun sanığa ihtarına, (ihtarat yapılamadı)
10-CMK 231/7 madde gereğince sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin tatbikine mahal bulunmadığına,
D-Adli emanetin 2013/2721 sırasında kayıtlı 1 adet 25/02/2012 ödeme günlü alacaklısı M. Y. ve ödeyecek C. G. olan 3.000 TL tutarından senet aslı, 1 adet 25/01/2012 ödeme günlü alacaklısı M. Y. ve ödeyecek C. G. olan 3.000 TL tutarından senet aslı, 1 adet 25/12/2011 ödeme günlü alacaklısı M. Y. ve ödeyecek C. G. olan 3.000 TL tutarından senet aslı, 1 adet 25/04/2012 ödeme günlü alacaklısı M. Y. ve ödeyecek C. G. olan 3.000 TL tutarından senet aslı, 1 adet 25 03/2012 ödeme günlü alacaklısı M. Y. ve ödeyecek C. G. olan 3.000 TL tutarından senet aslının DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
E-Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin sanık E.Y.'dan alınarak katılana verilmesine,
F-Beraat eden sanık E. Y. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak Sanık E. Y.'a verilmesine,
G-Beraat eden sanık E. Y. için yapılan yargılama giderleri hariç olmak üzere İlk Derece Mahkemesince yapılan 8 adet davetiye gideri toplam 80,00 TL, Dairemizce yapılan 3 davetiye gideri 33.00 TL olmak üzere toplam 113,00 TL yargılama giderinin Sanık E.'tan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, sanıklar ve müdafinin yüzlerine karşı . Cumhuriyet Savcısı S. S.'in (34353) huzurunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 279/3 maddesi uyarınca kararın sanığa tebliğ edilerek, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, beraat kararı yönünden Yargıtay'da temyiz yasa yolu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından incelenmek amacıyla İTİRAZ yolu açık olmak üzere oybirliğiyle ve isteme uygun olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06.06.2017 (¤¤)