(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 53, 75, 289) (5271 S. K. m. 34, 230, 232, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan müşteki vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ordu C. Başsavcılığının 04/11/2015 tarihli, 2015/7818 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 Sayılı TCK'nun 289/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli, 2015/573 (E) ve 2017/394 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında ön ödeme ihtaratına uyması nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği görülmüştür.
Müşteki vekili istinaf dilekçesinde özetle; müşteki kurumun zararının tamamen karşılanmadan ve karşılanıp karşılanmayacağı açıklığa kavuşturulmadan sanık hakkında düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/160501 esas, 2016/388 karar, 2014/48441 esas, 2016/368 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, tüm mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır.
Somut olayda sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan TCK 289/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İlk derece mahkemesince sanığa TCK 75/1 maddesi uyarınca ön ödeme ihtarında bulunulduğu ve sanığın ön ödeme ihtarına uyduğu gerekçesiyle düşme kararı verildiği belirtilmiştir.
Sanık hakkındaki iddianameye konu TCK 289/1 maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanmak suçunun ön ödemelik suçlardan olmadığı ve ilk derece mahkemesince sanığın eyleminin TCK 289/1 kapsamında değil, ön ödemelik suçlardan olan TCK 289/3 maddesi kapsamında kaldığına dair kararda bir gerekçe bulunmadığı gibi, kararda sanığın eyleminin ne olduğunun, bu eyleminin hangi suçu oluşturacağının ve neden düşme kararı verilmesi gerektiğine dair kabulün de karar gerekçesine yazılmayarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1, 230, 232 ve 289. Maddelerine aykırı olacak şekilde; kararın gerekçesiz bırakılması,
Kanuna aykırı ve müşteki vekilinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, kesin olmak üzere 13.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)