(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 314) (5271 S. K. m. 280)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Tokat C.Başsavcılığının 25/05/2017 tarih, 2017/5280 soruşturma ve 2017/538 esas sayılı iddianamesi ile; sanık ...'ün, ... Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçunu işlediği iddia edilerek 3713 Sayılı Kanunun 5/1, 7/1 yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 09/10/2018 tarih, 2017/120 (E) ve 2018/345 (K) sayılı kararı ile sanığın sabit görülen silahlı terör örgütüne üye olma eyleminden ötürü neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafi istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derce mahkemesince verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile verilen hükmün kaldırılarak sanığın beraatine, aksi halinde lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince tesis olunan hükme vaki istinaf isteminin 5271 Sayılı CMK'nun 280. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık nedenlerinin bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık hallerinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanısına ulaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca Dairemizce davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK ... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Atılı suçu işlemedim. Önceki ifadelerin doğrudur, tekrar ederim, tespit ve değerlendirme tutanağını kabul etmiyorum. Özkan Şen'i tanımıyorum, bylock tespit ve değerlendirme tutanağını kabul etmiyorum. Okuduğunuz isimlerin hiçbirini tanımıyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK MÜDAFÎ DAİREMİZDEKİ BEYANINDA: "Sanığın dijital metayellerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştı. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında da tespit ve değerlendirme tutanakları mevcut değildi. Sonradan düzenlenmiştir. Bu nedenle tutanakları kabul etmiyoruz istinaf dilekçemizin içeriğini aynen tekrar ediyoruz. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil yoktur. mütalaayı kabul etmiyoruz, önceki savunmalarımızı aynen tekrar ederiz. Bu nedenle beraatine karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Tokat 2.Ağır Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkında üzerine atılı ... silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapmış olduğu yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararına sanık müdafii tarafından lehe yapılan istinaf başvuruları sonucunda, dairece açılan duruşmada alınan sanık savunması ve dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Tokat 2. Ağır Ceza mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık lehine yapılan istinaf talebinin CMK'nun 280/2. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaa beyanında bulunmuştur.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; Silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür. ... silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, ... adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir. Öte yandan ... silahlı terör örgütü mensuplarının, örgüt içinde gizli haberleşme programı olarak kullandıkları ByLock üzerinde durmak gerekir. ByLock uygulamasına ilişkin hazırlanan teknik raporda ve yukarıda zikredilen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu uygulama üzerinden, sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferinin gerçekleştirilebildiği, bununla, kullanıcıların, örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının, başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan karşılandığı, By-Lock programının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran ... silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmak amacıyla oluşturulduğu ve söz konusu programın, anılan silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, ... silahlı terör örgütü üyeliğinin sübutu için, bu ağa dahil olmanın yeterli olduğu, sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve programın, gizlilik prensibi dahilinde örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullanıldığı sabittir. Dolayısıyla ByLock haberleşme programına ... silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen hiçbir kişinin ulaşmasının mümkün olmadığı, örgütün kendi üyesi ve elemanı saymadığı hiç kimseye bu programı yüklemediği, kural olarak, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunda, failin, örgütsel eylem ve faaliyetleriyle ilgili süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsuru aranmakta ise de, münhasıran örgüt mensuplarının haberleşme aracı olarak kullandığı yetkili birimlerce ortaya konulan ByLock programını yükleyen veya kullanan şahısların, tek başına bu eylemleri nedeniyle ... silahlı terör örgütünün üyesi olduklarının kabulü gerektiği, bu nedenle ByLock programına ilişkin resmi kurumlarca ortaya konulan bilgi ve kayıtlar, soruşturma veya kovuşturma aşamasında aksi ispatlanmadıkça ... silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunu gösteren kesin bir delildir.
GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre Dairemizce yapılan değerlendirmede;
Sanığın; dosyaya karardan sonra geldiği anlaşılan sanığın ismi ile uyumlu şekilde bylock şifresi "yunus7." olan 408376 USERID ile ve yine şifresi "yunus7." olan ve diğer bylock kullanıcıları tarafından "yunus0160" olarak eklenen 268115 USERID ile; ayrıntıları ve sair hukuki mahiyeti Yargıtay CGK'nın 26.09.2017 tarih 2017/16 MD-956 eses, 2017/370 karar ve Yargıtay 16. CD.nin 24/04/2017 tarih ve 2015/3 esas, 2017/3 (İlk Derece Sıfatıyla) karar sayılı kararında ve yine Yargıtay 16. CD.nin 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı içtihatlarında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran ... silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u kullandığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/10/2018 tarih, 2017/120 (E) ve 2018/345(K) sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümünde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda bireyselleştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafinin hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK'nın 280/2. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi dikkate alındığında sanık ...hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararında, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair; sanık ve müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….'in (34353) huzurunda, Yargıtay nezdinde TEMYİZyasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı verilenler yönünden kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2019 (¤¤)