(5237 S. K. m. 53, 58, 299) (5271 S. K. m. 280)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin Dairemizde yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 15/11/2018 tarih 2018/1964 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında TCK'nın 299/1 ve 53/1. Maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli, 2018/1231 (E) ve 2019/186 (K) sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği, iş bu mahkumiyet kararına karşı O Yer C. Savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu istinaf başvurusu ve başvuruya konu kararın niteliği ile suç tarihine ve sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; inceleme raporu doğrultusunda suçun sübutunun yeniden yargılama ve heyetçe duruşma yapılarak değerlendirilmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK …….'IN DAİREMİZCE SEGBİS VASITASIYLA ALINAN SAVUNMASINDA; "Ben üzerime atılı suçu kabul etmiyorum, aleyhime beyanda bulunan tanıklar yüzünden değiştirdiğim bu 5 inci ceza evidir, birlikte kaldığımız süre içeresinden benden kantinden kendilerine sürekli gıda maddesi almamı talep ediyorlar, ben kendim diyabet hastasıyım, her şeyi yiyemiyorum, ancak kantin fişlerime bakıldığında hastalığım nedeniyle kantinden almam mümkün olmayan bir çok gıda maddesinin bunların zorlamasıyla alındığı görülecektir, ben C. Başkanına kesinlikle hakaret etmedim, ben bu başımdan geçen olayları cezaevi idaresine de bildiriyorum ancak herhangi bir şey değişmiyor " şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ……'İN DAİREMİZCE SEGBİS VASITASIYLA ALINAN BEYANINDA; "Aradan uzun süre geçtiği için önceki ifademi tam olarak hatırlamıyorum, sanık ile aynı koğuşta kaldık, kendisinin C. Başkanına hakaretini duydum, ifademde de belirttim, belirttiğim gibi sanık C. Başkanı’na sinkaflı şekilde küfür etmiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ......'UN TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: Ben bu olay ile ilgili kollukta detaylı olarak beyanda bulunmuştum, olay günü bana okumuş olduğunuz iddianame de geçen eylemi üzerinden uzun bir süre geçtiği için hatırlamıyorum. Ancak verdiğim ifadem doğrudur. Sanığı tanımam. Yalnız bana okuduğunuz ifadeyi aynen katılırım. Ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ......'UN ÜNYE C.BAŞSAVCILIĞINDA VERMİŞ OLDUĞU BEYANINDA: "Ben halen Ünye Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmaktayım. ...... isimli hükümlü ile aynı odada kaldığımızdan dolayı tanırım, aramızda bir husumet yoktur, kendisi Cumhurbaşkanımızı televizyonda haber kanallarında gördüğünde ona hitaben "…..baş fetöcü, şerefsiz" gibi hakaret içerikli söylemlerde bulunduğunu duydum, ayrıca kömür ve makarna yardımı alanlara yönelik de hakaret içerikli söylemi olmaktaydı, Cumhurbaşkanımıza hakaret içerikli sözlerini odamızdaki diğer hükümlülerin de duyacağı şekilde söylüyordu, bende dahil biz onu bir çok kez bu şekilde hakaret etmemesi gerektiği yönde uyarılarda bulunduk, ancak kendisi bizi dinlemiyor, hakaretlerine zaman zaman devam ediyor, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ......'NIN ÜNYE C.BAŞSAVCILIĞINDA VERMİŞ OLDUĞU BEYANINDA: "Ben halen Ünye Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmaktayım. ...... isimli hükümlü ile aynı odada yaklaşık 3 ay kaldığımızdan dolayı tanırım, aramızda bir husumet yoktur, kendisi Cumhurbaşkanımızı televizyonda haber kanallarında gördüğünde ona hitaben" şerefsiz asıl fetöcü kendisi" gibi hakaret içerikli söylemlerde bulunduğunu duydum, adamızdaki diğer hükümlülerin de duyacağı şekilde söylüyordu, biz onu bir çok kez bu şekilde hakaret etmemesi gerektiği yönde uyarılarda bulunduk, ancak kendisi bizi dinlemiyor, hakaretlerine zaman zaman devam ediyor, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ekleyeceğim başkaca bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanık ...... hakkında üzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçundan dolayı ittihaz olunan beraat hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak,
Suç tarihinde Ünye M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı hakkında söylediği "şe..iz, asıl fetöcü kendisi.. ...... baş fetöcü, şe...iz...anasını avradını sinkaf ettiğim şe...iz, baş fetöcü kendisi" şeklinde sözlerle Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği birbirini doğrulayan tanık beyanlarıyla ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Sanık ......'ın sübut bulan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 299/1, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalada bulunmuştur.
Kamu davasına konu somut olaya ilişkin mevzuatta;
5237 sayılı TCK’nın 299/1. maddesinde “(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./35.mad) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiş,
Maddedeki suçun maddi unsuru, “hakaret” teşkil edecek herhangi bir harekettir. Söz konusu hareketler söz, yazı, resim, işaret veya benzeri vasıtalarla gerçekleştirebilir, ancak; hakaret ve sövme içeren bu eylemlerin Cumhurbaşkanına matufiyeti şarttır. Maddedeki hakaret terimleri 5237 sayılı TCY’nın 125. maddesine göre belirlenecektir.
Bu suçla Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil, Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü, bireyin özel duyarlılığı değildir. Bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez. (Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, s.80 vd.)
Bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. İfade hürriyeti, basın özgürlüğü gibi bir hakkın kullanmasına ilişkin hukuka uygunluk nedenleri mevcut ise, hukuk düzeni tarafından kişi cezalandırılmayacaktır. Ancak, eleştiri hak ve görevi kötüye kullanmamalı, yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılmalıdır. Sayılan öğelerden birinin olması halinde haber verme ve eleştiri hakkından söz edilmeyecek, eylem hukuka aykırı olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
15/07/2016 tarihinde Ünye M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak C-10 koğuşunda bulunan sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı hakkında "şe..iz, asıl fetöcü kendisi.. …. baş fetöcü, şe...iz...anasını avradını sinkaf ettiğim şe...iz, baş fetöcü kendisi" şeklinde sözler söylediği, her ne kadar sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmemiş ve hakkında beyanda bulunan tanıkların kantinden kendilerine sürekli gıda maddesi almalarını talep ettiklerini almayınca da iftira attıklarını beyan etmiş ise de; dosyada olay tarihinde aynı koğuşta bulunan ve tanık olarak beyanları alınan tanıklar ......, ......, …., …. ve ......'un sanığın söylediği sözleri duyduklarını beyan ettikleri, suça konu sözlerin muhatabının Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ...... olduğunun açık olduğu, söylenen sözlerin içeriğinden açıkça Cumhurbaşkanı ......'ın kastedildiğinin belirli olduğu, sanığın söylemiş olduğu "şe..iz, asıl fetöcü kendisi.. ...... baş fetöcü, şe...iz...anasını avradını sinkaf ettiğim şe...iz, baş fetöcü kendisi" şeklindeki sözler; Cumhurbaşkanı'nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici içeriklerin bulunduğu, bu sebeple sanığın, Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret suçundan mahkumiyeti yerine, beraatine karar verilmesinde isabet bulunmadığı görülmekle, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanığın Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyetine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ...... hakkında Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli, 2018/1231 esas, 2019/186 sayılı kararı ile verilen hükmün CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık M. A.'ın üzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, güdülen amaç ve saik dikkate alınarak TCK'nin 299/1. maddesi gereğince takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Koşulları oluşmadığından TCK'nin 299/2 maddesinin uygulanmasının takdiren yer olmadığına,
4-Sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak hapis cezasından TCK’nin 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığa hükmolunan cezadan başkaca artırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
6-Sanık hakkında daha önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti olup koşulları oluşmadığından CMK'nin 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
7-Sanığa verilen hapis cezasının TCK'nin 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereğince ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek bir gün karşılığı taktiren 20 TL hesabı ile paraya çevrilerek sanığın neticeten 6.000.- TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
8-Sanığın ekonomik ve şahsi halleri ile hükmedilen adli para cezasının miktarı gözönünde bulundurularak TCK'nin 52/4. maddesi uyarınca, birbirini izleyen aylarda ve 24 eşit taksitle tahsiline,
9-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama giderinin terkin sınırı altında kaldığından HAZİNE ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
10-Dairemizce yapılan 2 tebligat gideri 28 TL ile posta gideri 6,20 TL olmak üzere toplam 34,20 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair; sanığın yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….'nun (….) huzurunda, kurulan hükümler yönünden Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren, yokluğunda verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği taktirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2019 (¤¤)