(5237 S. K. m. 53, 63, 125, 299) (5271 S. K. m. 231, 280)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelenmesinin Dairemizde yapılan açık duruşması sonunda;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20/09/2016 tarih ve 2016/2263 Esas sayılı iddianamesiyle sanık K2'un eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 299/1, 53/1-2 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli, 2016/522 (E) ve 2018/609 (K) sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verildiği, iş bu mahkumiyet kararına karşı O Yer C. Savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu istinaf başvurusu ve başvuruya konu kararın niteliği ile suç tarihine ve sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; inceleme raporu doğrultusunda suçun sübutunun yeniden yargılama ve heyetçe duruşma yapılarak değerlendirilmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK …. TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN SAVUNMASINDA; "Ben bu konuyla ilgili Ordu 2. Asliye Ceza mahkemesinde savunmada bulunmuştum, hakkımda beraat kararı verilmişti, orada verdiğim ifadeleri aynen tekrar ederim, .... ile aramda alacak verecek ilişkisi vardır, bu nedenle aramızda husumet vardır, kendisi bana husumetten dolayı iftira atmaktadır, ben kendisiyle olay günü tartıştım, aramızdaki husumetten dolayı ancak bana okumuş olduğunuz " adaletin de, hukukunda, devletinde, Cumhurbaşkanın da, başbakanın da anasını avradını sinkaf edeyim" gibi bir söz kullanmadım, şahıs bana olan husumetinden dolayı iftara atmaktadır, kendince öç almaya çalışmaktadır, istinaf incelemesi sonunda istinaf talebinin reddine karar verilmesini yeniden beraatıma hükmedilmesini talep ederim. Hakkımda mahkumiyet kararı içeren hüküm verilmesi olasılığına göre bu hükmün CMK' nun 231/6-son cümlesi gereğince açıklanmasının geri bırakılması uygulamasını kabul ediyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .... TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA; "Olay günü .... hanım caddesinde bulunan bir çay ocağında birlikte oturuyorduk, benim ve şahıs arasında alacak verecek davası vardı, ben ceza almıştım, cezaevinden erken tahliye olmam nedeniyle sinirlendi ve Cumhurbaşkanına, hakime ve Türk adaletine küfür etti "cumhurbaşkanının anasını avradını sinkaf edeyim, hakimlerin, adaletin anasını avradını sinkaf edeyim" dedi, bu olay .... ve …. da şahit oldu, benim bilgim görgüm bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık …. hakkında üzerine atılı Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret suçundan dolayı dolayı vermiş olduğu hükmün CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak, dosyada tanık olarak beyanı alınan kişilerden ....'in suç tarihinde çay ocağında oturmakta iken daha önceden aralarında husumet bulunan sanığın bu şahsın yanına gelip önceye dayalı aralarındaki husumeti kast ederek "bizim işleri ne yapacağız?" demesi üzerine Zikri'nin "bizim işleri adalet halletti" diye cevap vermesi sonucunda, sanığın "....Cumhurbaşkanınında... anasını avradını sinkaf ederim" demek suretiyle, üzerine atılı Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret suçunu işlediği dosyada bulunan tanık beyanları ve tüm bilgi ile belgelerden anlaşılmakla; Sanığın eylemine uyan TCK'nun 299/1,2, 53, 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalada bulunmuştur.
Kamu davasına konu somut olaya ilişkin mevzuatta;
5237 sayılı TCK’nın 299/1. maddesinde “(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./35.mad) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiş,
Maddedeki suçun maddi unsuru, “hakaret” teşkil edecek herhangi bir harekettir. Söz konusu hareketler söz, yazı, resim, işaret veya benzeri vasıtalarla gerçekleştirebilir, ancak; hakaret ve sövme içeren bu eylemlerin Cumhurbaşkanına matufiyeti şarttır. Maddedeki hakaret terimleri 5237 sayılı TCY’nın 125. maddesine göre belirlenecektir.
Bu suçla Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil, Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü, bireyin özel duyarlılığı değildir. Bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez. (Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, s.80 vd.)
Bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. İfade hürriyeti, basın özgürlüğü gibi bir hakkın kullanmasına ilişkin hukuka uygunluk nedenleri mevcut ise, hukuk düzeni tarafından kişi cezalandırılmayacaktır. Ancak, eleştiri hak ve görevi kötüye kullanmamalı, yazıda küçültücü, incitici, abartılı sözlerden kaçınılmalıdır. Sayılan öğelerden birinin olması halinde haber verme ve eleştiri hakkından söz edilmeyecek, eylem hukuka aykırı olacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
23/03/2016 tarihinde sanığın, tanıklar ...., .... ve ....'in de bulunduğu aleni bir yer olan çay ocağında, Cumhurbaşkanı'nı kasteder şekilde, "adaletin de, hukukun da, devletin de, Cumhurbaşkanının da, başbakanın da anasını avradını sinkaf ederim" şeklinde sözler söylediği, her ne kadar sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmemiş ve ….'in kendisine iftira attığını beyan etmiş ise de; tanık .... dışında sanığın söylediği sözlerin diğer tanıklar .... ve .... tarafından da duyulduğu, suça konu sözlerin muhatabının Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı .... olduğunun açık olduğu, söylenen sözlerin içeriğinden açıkça Cumhurbaşkanı ....'ın kastedildiğinin belirli olduğu, sanığın söylemiş olduğu "Cumhurbaşkanının da anasını avradını sinkaf ederim" şeklindeki sözde; Cumhurbaşkanı'nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici içeriklerin bulunduğu, bu sebeple sanığın, Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret suçundan mahkumiyeti yerine, beraatine karar verilmesinde isabet bulunmadığı görülmekle, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanığın Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyetine, sanığa hükmolunan netice cezanın 2 seneden az olması, sabıkasız olması ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemizde olumlu kanaat oluştuğundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-SanıkK2hakkında verilen Ordu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli, 2016/522 esas ve 2018/609 karar sayılı kararının CMK'nın 280/2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık K2'unüzerine atılı Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 299/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, dikkate alınarak taktiren alt sınırdan 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın Cumhurbaşkanına hakaret eylemini aleni olarak işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 299/2. maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında arttırılarak 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi nazara alınarak hakkında tayin olunan cezası 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 11 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığa verilen ceza üzerinde başkaca eksiltme ve arttırma yapılmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
6-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,
7-a-Sanığa hükmolunan netice cezanın 2 seneden az olması, sabıkasız olması ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemizde olumlu kanaat oluştuğundan 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi delaletiyle CMK 231/5 maddesi gereğince sanık hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
b-CMK 231/8 maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın şartsız olarak 5 YIL SÜREYLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA,
c-CMK 231/10 maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine,
d-CMK 231/11 madde gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağı hususunun SANIĞA İHTARINA, ( İHTARAT YAPILAMADI.)
8-CMK 231/7 madde gereğince sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin TATBİKİNE MAHAL BULUNMADIĞINA,
9-İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama gideri olan 1 posta gideri 4,80TL, 10 tebligat gideri 134,5 TL ve istinaf aşamasında yapılan 2 tebligat gideri 28,00 TL olmak üzere toplam 167,30 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair; sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ...'in (.....) huzurunda, yüze karşı verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren, yokluğunda verilenler açısından tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ edilebileceğine dair, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2019 (¤¤)