T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1058
KARAR NO : 2025/993
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2025
NUMARASI: 2025/707 ESAS 2025/714 KARAR
DAVACI : ...
VEKİLİ: ...
DAVALI : ...
DAVA: Alacak (TBK m. 122'ye Dayalı Aşkın Zarardan Kaynaklanan, Akdi Vekalet Ücreti ile Yargılama Giderlerinin Tahsili İstemine Dayanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2025
KARAR TARİHİ: 14/07/2025
KARARIN YAZILMA
TARİHİ : 14/07/2025
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi ve Çarşamba 3.Asliye Hukuk Mahkemeleri'nce ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacının Çarşamba İcra Dairesi'nin ....E. sayılı dosyasından davalı aleyhine takip başlattığını ve alacağına kavuşmak adına dava açmak dahil birçok işlem için masraf yaptığını, aldığı hukuk hizmeti karşılığında avukatına vekalet ücreti ödediğini, ayrıca takibe konu tutarın paranın enflasyon karşısında erimiş olması sebebiyle bir önemi kalmadığını, işte davacının bu üç sebeple zarara uğradığını ve oluşan zararın takip borçlusu davalı tarafından tazmin edilmesi lazım geldiğini beyanla, davacının enflasyon sebebiyle oluşan zararına karşılık şimdilik 1.000-TL'nin (HMK m. 107), muhtelif dosyalarda karşılamak mecburiyetinde kaldığı yargılama harç ve giderleri sebebiyle oluşan zararına karşılık 500-TL'nin (HMK m. 109) ve icra dosyasında hukuk hizmeti aldığı avukatına ödediği vekalet ücreti sebebiyle oluşan zararına karşılık 1.000-TL'nin (HMK m. 109) davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Çarşamba 3.Asliye Hukuk Mahkemesi .... E, .... K sayılı ilamında özetle "Çarşamba İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın kambiyo senetlerine ilişkin olduğu ve takip yapıldığı anlaşılmış olup, bu sebeple davacının talebinin ticari davaya ilişkin olduğu, talebin incelemekle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, yukarıda bahsi geçen HSK kararının uygulanma süresi olan 01/09/2021 tarihinden sonra 24/03/2025 tarihinde mahkememizden talepte bulunulduğu ve Samsun ilinin mülki sınırları içinde ticari dava ve taleplere bakmakla görevli mahkemenin Samsun N. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla" şeklinde karar vermiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi ....E, .... K sayılı ilamında özetle "Dava; alacaklının, takibin kesinleşmesinden sonraki safhada ödediği harç ve yargılama giderleri ile takip dosyasında kendi avukatına ödediği (akdi) vekalet ücretinin tahsili, ayrıca munzam zarar istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, görevsizlik kararı veren Çarşamba 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin değerlendirmesinin aksine kambiyodan kaynaklanmadığı, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonraki safhada ödenen harçlar ile sarf edilen masrafların ve davacının kendi avukatına ödediği (akdi) vekalet ücretinin tahsili, ayrıca munzam zararın tazmini (TBK m. 122) istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla mutlak ticari davaya vücut vermediği, potansiyel mükellef konumundaki davalının aktif vergi kaydının dahi bulunmadığı ve buna göre her iki tarafın tacir olması koşulunun gerçekleşmediği, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı ve bu şartlar altında davanın nispi ticari dava olarak kabulüne imkan bulunmadığı anlaşıldığını, buna göre; uyuşmazlık, mahkemenin görev alanı dışında kaldığını, ve davanın genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Nitekim; Samsun BAM 2. HD.nin 17/10/2024 tarih ve .... E. .... K. sayılı kararı ile Samsun BAM 3. HD.nin 14/05/2025 tarih ve .... E. .... K. sayılı kararında da aynı yönde değerlendirme yapılmış ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtildiğini, bu sebeplerle; davanın, mahkemenin görev alanı dışında kaldığı kabul edilmiş ve karşı görevsizlik kararı verilmiştir" şeklinde karar vermiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dava, davacı tarafından, davalı hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibine konu edilen senede dayalı alacağın zamanında ödenmemesi sebebi ile yapılan ara buluculuk işlemleri, mahkemede dava açma, bu sebeple vekalet ücreti ve masraf ödemeleri ve ayrıca munzam zararın tazmini istemine ilişkin olup taraflar arasındaki ilişkinin mutlak ticari davalardan olmamasına, tarafların tacir niteliğinde olduğuna ilişkin dosyada belge veya iddia bulunmaması ve bu haliyle taraflar arasında uyuşmazlığın nispi ticari davalardan da olmamasına göre uyuşmazlığın Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
HMK'nın 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/07/2025
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza