T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1718
KARAR NO : 2024/2015
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ....
ÜYE: ....
ÜYE: ....
KATİP: ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/1003 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACILAR: ....
VEKİLİ:....
KARŞI TARAF
DAVALILAR: ....
VEKİLİ:....
VEKİLİ: ....
DAVANIN KONUSU: Alacak/İhtiyati tedbir
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin kötü yönetimi ve şirketlerin içinin boşaltılarak mal kaçırılmasına devam edilmesi olasılığının oldukça yüksek olması sebebi ile davalı şirketlerin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve ihtiyati tedbir olarak yönetim kayyımı terditli olarak denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde davacılar vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacılar vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme sonucunda haksız olarak ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini beyanla, redde ilişkin kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkemece şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili ile tüzelkişilik perdesinin aralanması ve davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespitine ilişkin açılan davada, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 19/08/2024 ara karar ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda; davacılar vekili, şirket yöneticilerinin şirket varlıkları üzerinde hukuka aykırı tasarrufta bulunduklarını ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili ile tüzelkişilik perdesinin aralanması ve davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespiti ile tedbiren şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanmasına ve şirketin malvarlığına tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bu itibarla, davalı şirkette davalı şirketlerde yönetim boşluğu bulunmadığından davacıların temsil kayyımı atanması taleplerinin yerinde olmadığı, şirket temsilcisinin haklarını kötüye kullanıp kullanmadığı ve dava dilekçesindeki maddi vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle bu aşamada denetim kayyımı atanması isteminin de yerinde olmadığı, davalı şirketlerin mal varlıklarının uyuşmazlık konusu olmadığı, yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE,
2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/11/2024
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 21/11/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!