T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1353
KARAR NO : 2025/927
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2024
NUMARASI: 2023/945 Esas 2024/903 Karar
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
...
VEKİLİ: ...
İHBAR OLUNAN: ...
DAVANIN KONUSU: Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı kooperatife üye olduğunu, kooperatifin 23.06.2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağında her bir üyeden 14.000 TL alınmasına, 22.06.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağında her bir üyeden temmuz 2019 tarihinden başlamak üzere üç taksit olmak üzere 12.000 TL alınmasına, 12.09.2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağında her bir üyeden 20.000 TL alınmasına, 16.10.2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağında her bir üyeden 20.000 TL alınmasına, 13.11.2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağında her bir üyeden 70.000 TL olmak üzere toplamda 136.000 TL davalının da sorumlu olduğu üye borçlandırılmasının yapıldığını, zamanında ödeme yapmayan üyeye aylık %5 yasal faiz uygulanmasına karar verildiğini, genel kurul toplantı tutanaklarına konu alacaklarına ilişkin olarak fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere Samsun İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığı, davalı tarafın borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 123.000 TL alacağın, her bir alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren aylık %5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalının 21/04/2014 tarihinde konut ihtiyacının gidermek adına kooperatife üye olduğunu, müteakiben ana sözleşme uyarınca sözleşmede belirtilen konutların inşa edilerek 22/03/2016 tarihinde ferdileşme işlemi gerçekleştirilerek ortaklara konutların dağıtıldığını, Samsun Atakum Balaç .... ada .... parsel numaralı taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, akabinde 22/05/2017 tarihinde 3.kişi ...'na devrettiğini, yaklaşık 5 yıl sonra icra takibinin başlatıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davalının devir tarihi olan 22/05/2017 tarihinden bu yana hiçbir toplantıya usule ve yasaya uygun bir şekilde çağrılmadığını, kooperatifin yıllar önce tasfiye edilmiş olması gerektiğini, davalının söz konusu toplantılardan, kararlardan ve davacı tarafın taleplerinden ancak icra ödeme emrinin kendisine tebliği ile haberdar olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı kooperatifin davacı yerine üçüncü kişiyi ortak olarak kabul ettiği, davacının basiretli tacir gibi hareket etmediği, işlemlerin üçüncü kişi üzerinden yürütüldüğü ancak davalıdan aidat talebinde bulunulduğu, kooperatif ile üyesi arasındaki ilişkinin ticari iş olarak kabul edilerek faizin serbestçe kararlaştırılabileceğinin kabul edilmesinin hatalı olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının değerlendirmeye alınmadığı, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediği, kooperatifin yıllar önce tasfiye edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, alacak (kooperatif üyeliğinden kaynaklı) istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından, zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı kooperatifin davacı yerine üçüncü kişiyi ortak olarak kabul ettiği, davacının basiretli tacir gibi hareket etmediği, işlemlerin üçüncü kişi üzerinden yürütüldüğü ancak davalıdan aidat talebinde bulunulduğu, kooperatif ile üyesi arasındaki ilişkinin ticari iş olarak kabul edilerek faizin serbestçe kararlaştırılabileceğinin kabul edilmesinin hatalı olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının değerlendirmeye alınmadığı, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediği, kooperatifin yıllar önce tasfiye edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Kooperatif, 1163 sayılı Kanun’un 1. maddesinde; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar” şeklinde tanımlanmıştır.
Gerçek ve tüzel kişiler, ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını sağlayıp korumak amacıyla kooperatiflere ortak olurlar. Bu amacın gerçekleştirilmesi doğrultusunda ortaklara katılma hakları, koruyucu haklar, malî haklar ve belli sayıda ortağın kullanabileceği haklar şeklinde birtakım haklar tanınmış, yükümlülük ve sorumluluklar getirilmiştir. Her ortağın sermaye payı taahhüt etme ve ödeme, aidat borçlarını zamanında ve eksiksiz ödeme, kooperatif ana sözleşmesinde hüküm bulunması hâlinde ve bilanço açıklarının kapatılması için ek ödeme yükümlülüğü ve sır saklama yükümlülüğü vardır.
1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler, dolayısı ile Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler, aynı durumda olan ortaklar arasında ayrım yapılamaz.
Kooperatif tarafından yaptırılan ve müstakil tapu ile ortak adına tescil edilen taşınmazın ortak tarafından üçüncü şahıslara satılması mümkündür. Ancak bu taşınmazın satışı satıcının ortaklık payının da devri anlamına gelmez. Ortaklık payı da kendiliğinden satın alana geçmez. Payın da ayrıca devir edilmesi gerekir. Ortak daireyi satmakla birlikte kooperatifle ortaklık ilişkisi devam ettiğinden, kooperatif tarafından yapılan harcamalardan payına düşen miktar, ancak ortaktan istenebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... Esas, .... Karar sayılı , Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı)
Somut uyuşmazlıkta davalının 2016 yılında kendisine verilen tapu kaydını ihbar olunana devrettiği, ancak dosya kapsamında davalı tarafından kooperatif üyeliğinin de devredildiği veya kooperatif üyeliğinin sona erdiğine ilişkin bir belgenin sunulmadığı, bu hali ile Yerel Mahkemenin davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiği ve ödenmemiş aidat borçlarından sorumlu olduğuna yönelik değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, Yerel Mahkemenin ödenmeyen aidat borçlarına uygulanacak faiz kararına ilişkin değerlendirmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, bulunla birlikte yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Yerel Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmadığı ancak hükme esas alınmama gerekçesinin de açıklanmadığı, uyuşmazlığın çözümünün teknik olduğu, bu nedenle kooperatifçilik alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olacağı, davalının sorumlu olduğu alacak kalemleri ile taşınmazın üçüncü kişi tarafından kullanıyor olması ihtimalinde üçüncü kişinin de sorumlu olabileceği alacak kalemlerinin belirlenmesi gerektiği, bu hali ile davalının istinaf talebinin kısmen yerinde olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6. Maddesi uyarınca Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalının İstinaf Başvurusunun kısmen KABULÜ İLE,
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2024 tarih, .... Esas .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,
2.İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 2.101,00 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/05/2025
...
Başkan
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Katip
...
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 26/05/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!