T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1107
KARAR NO : 2025/445
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: .....
ÜYE: .....
ÜYE: .....
KATİP: .....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/04/2024
NUMARASI: 2023/884 Esas, 2024/510 Karar
DAVACI: .....
VEKİLİ:.....
DAVALILAR: .....
VEKİLLERİ: .....
VEKİLLERİ: .....
İHBAR OLUNAN: .....
VEKİLİ: .....
DAVANIN KONUSU: Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti .....'ye ait olan ve finansal kiralama sözleşmesi ile zilyetliği ve kullanım hakkı ....'nde olan .... plakalı aracın onarımı gerçekleştirilmesi amacıyla müvekkili şirketin Samsun.... Servisine teslim edildiğini, müvekkili şirketçe aracın onarımı gerçekleştirilmiş olmasına rağmen taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, ....'nin, aracının kasko poliçesi kapsamında onarımının yapılmasını ve kasko Sigorta Şirketi olan ....'nın ödeme yapmaması halinde ödemenin kendisi tarafından gerçekleştirileceğini kabul ettiğini, aracın onarılarak kasko poliçesi kapsamında .... fatura kesildiğini, ancak ....'nin, poliçe tanzim edilirken aracın kiralık olarak kullanılacağı kasko poliçesinde belirtilmediğinden dolayı ödemeyi reddettiğini, .... tarafından ödeme yapılmadığından imzalanan belge gereğince ....nin ödeme yapmakla yükümlü olduğunu belirterek, 97.216,00 TL onarım bedelinin ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL munzam zararın onarımın gerçekleştirildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı.... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu, diğer davalı finansal kiracıyla imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi ve Yargıtay içtihatları gereği finansal kiralama konusu ....plakalı aracın onarımından kaynaklanan bedelden ve talep olunan munzam zarardan diğer davalı finansal kiracı.....'nin sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk ileri sürülemeyeceğini, araçta ortaya çıkan ayıplar sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket bakımından davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının, dava dilekçesinde aracın onarım bedelinden albel inşaatın sorumlu olduğunu açıkça ikrar ettiğini, 6361 sayılı kanun ve finansal kiralama sözleşmesi gereği .... plakalı aracın hasar ve onarım bedeli ile munzam zarar talebinden diğer davalının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin 6361 sayılı mevzuat gereği malik sıfatına haiz olmasının zorunlu olup Yargıtay İçtihatları uyarınca da maliklik sıfatının teminat amaçlı olduğunu, kiralama konusu ekipmandaki tüm sorumluluğun kiracıya ait olduğunu, sigorta şirketine bildirilmeyen ve sigorta kapsamı dışında kalan tüm zararlardan finansal kiracının sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesin talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davada İstanbul il Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığından husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı yanın onarım gerçekleştirdiği saptansa bile bu hususun müvekkilinin sorumluluğunda olmayıp mülkiyete sahip olan diğer davalı ....nin sorumluluğu olduğunu, ayrıca kabul manasına gelmemekle birlikte davanın müvekkili şirketin kasko poliçesi kapsamında sigortalı olduğu ....'ye ihbarı gerektiğini, .... plakalı araçta gereken onarım bedelinin neye ilişkin olduğu, onarımın gerekli olup olmadığı, onarım bedelinin meydana gelen hasar boyutunun üzerinde olup olmadığı gibi hususların araştırılması gerektiğini, ayrıca yine Finansal kiralama sözleşmesinin celp edilerek sözleşmenin geçerli olup olmadığı, sözleşmenin imzalanmasının ardından aracın tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak, hasıl olacak sonuca göre davalıların pasif dava ehliyetlerinin belirlenmesi gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte onarım bedelinin ödenmediği iddia ediliyor ise aracın mülkiyetine sahip olan diğer davalı .....nin sorumlu olduğunun dikkate alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusunun araç tamirine ilişkin eser sözleşmesi olduğunu, davalı .....'nin işleten sıfatının bulunduğunu ve araç tamirine ilişkin muvafakati bulunduğunu, ....'ın ödemeden sorumluluğu bulunduğunu, munzam zararın reddine dair kararın da hatalı olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın istinaf istemleri yönünden kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusunda bulunan davalı ..... vekili dilekçesinde özetle, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davada müvekkilin sorumluluğu ve kusuru bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, sorumluluğun araç mülkiyetine sahip .....'ye ait olduğunu, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, dosyadan alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığından bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davalı .... mülkiyetinde olan ve finansal kiralama sözleşmesi ile davalı ..... idaresine verilen .... plakalı aracın onarımının davacı şirket tarafından gerçekleştirildiği, onarım bedelinin ödenmemesi sebebi ile davalılar hakkında eldeki alacak davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece; "onarım tutarı olan 97.216 TL'nin davalı .....'nden alınarak davacıya verilmesine, dava konusu edilen araç uzun süreli kira sözleşmesiyle davalı ....'ne teslim edildiğinden artık araç üzerinde davalı .....'nin fiili hakimiyeti ve işleten sıfatı kalmadığından davalı ..... yönünden açılan davanın pasif husumet nedeni ile reddine, davacı yanın munzam zarara ilişkin talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık araç onarımına ilişkin eser sözleşmesinden kaynakmış olup, (TBK m. 470) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eser sözleşmesi, “iş sahibi” ile “yüklenici” arasında yapılan bir anlaşma uyarınca ve önceden kararlaştırılan belli bir bedel karşılığında, iş sahibinin denetimi ve gözetimi olmaksızın “bağımsız” bir çalışmayla bir nesnenin “yapımı veya bakımı-onarımı ya da üstlenilen bir işin yerine getirilmesidir.
Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine düşer.
TBK’nın 12. maddesi uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Eser sözleşmeleri de geçerliliği şekle bağlı olmayan sözleşmelerden olmakla sözlü, yazılı veya resmi şekilde akdedilebilirler. Ancak HMK’nın 200. maddesinde bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerlerinin 2.500,00 TL'sini geçtiği takdirde senetle ispat olunması gereği düzenlemiş olup; uyuşmazlık ve karşı tarafın hukuki ilişkiyi inkarı hâlinde eser sözleşmesinin varlığının da HMK'nın 200 ve devamı maddelerine göre ispatlanması gerekir.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı .....'nin .... plakalı aracın aracını, finansal kiralama sözleşmesi ile kazaya karışan aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile davalı .....'ne 47 ay süre ile kiraladığı, aracın davalı ....'nin uhdesindeyken kaza yaptığı ve aracın davacı şirket tarafından tamir edildiği, davacının tamir bedelini davalı araç maliki ve kiracıdan talep ettiği, davalının ise kaza sonrası aracın onarımı için davacı şirketle aralarında yapılmış bir anlaşmanın mevcut olmadığını, aracı tamir için davacı şirkete kendisinin değil, kiracı şirketinin götürdüğünü iddia ederek, taraf olmadığı sözleşmeden doğan borçtan sorumlu tutulamayacağından bahisle ödemeden imtina ettiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı ...... tarafından "kiralanan .... plakalı aracımızda meydana gelen hasar ile ilgili olarak; araca hasar dosyası açılması aracın onarılarak kiracımıza teslim edilmesi ve anlaşmalı servis çalışma şartları doğrultusunda hasar bedelinin anlaşmalı servise ödenmesi ile ilgili gerekli tüm evrakların davalı ....' tarafından imzalanması şirketimizce uygundur.
" yönünde muvafakat verilmiş ise de verilen bu muvafakat aracın onarım işleminin yapılmasına ilişkin olup, davacı ile davalı ..... arasında araç tamirine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığından davalı .... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olmakla birlikte, her ne kadar yerel mahkemece Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davalı .....'nin fiili hakimiyeti ve işleten sıfatı kalmadığından bahisle hatalı gerekçe ile karar verilmiş ise de netice itibariyle davanın davalı ..... yönünden pasif husumet nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının temerrüt faizini aşan bir zararı ispat edememesi nedeniyle aşkın zarar talebinin reddine karar verilmesi yerin görülmekle, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı ve Davalı ..... vekillerinin İstinaf Başvurusunun ayrı ayrı Esastan REDDİNE.
2.Davacı taraftan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı .....'den alınması gerekli 6.640,82 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.673,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.967,82 TL'nin işbu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına.
Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/03/2025
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 10/03/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!