T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/116
KARAR NO : 2025/1484
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ....
ÜYE: ....
ÜYE:....
KATİP:....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2024
NUMARASI: 2020/741 2024/1236
DAVACILAR: ....
VEKİLİ: ....
DAVALI: ....
VEKİLİ:....
DAVANIN KONUSU: Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle, 12.10.2016 tarihinde .... plakalı aracın önünde seyreden aracın ani fren yapması ve araç sürücüsünün önündeki araca çarpmamak için ani fren yapması sebebiyle tek taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, içinde yolcu konumunda bulunan davacı .... 'nın yaralanarak sürekli malul duruma geldiğini, kaza ile ilgili olarak Samsun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin .... . Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu davalıya sigortalı.... plakalı aracın önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek kuralını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğunu, kaza sonrasında davacının maddi zararının, sürekli maluliyet ve geçici maluliyetin tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, zararın karşılanmaması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ve davalı ile anlaşma sağlanamadığını beyanla belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL sürekli işgöremezlik, 500 TL geçici işgöremezlik olarak toplamda 1.000 TL cismani zarar tazminatının 12.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığından reddini talep ettiklerini, yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, dava konusu sürücü sevk ve idaresindeki .... plakalı araç için davalı şirketçe 08.01.2016-08.01.2017 tarihleri arasında .... nolu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, davacının zararının varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, aksi kanaat ile zarar tespit edilmesi halinde dahi davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı zararları poliçe kapsamında bulunmayıp, geçici iş göremezliğe bağlı zararların SGK sorumluluğunda olduğundan geçici iş göremezlik talebinin reddinin gerektiğini, kusur oranının tespiti ile davacının geçici ve sürekli sakatlık durumunun araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile; 37.395,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, davaya dahil olmayan mirasçıların payının saklı tutulması gerektiğini, davacı.... 'nın “özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik ve ekleri" uyarınca maluliyetinin oluşmadığını, kaza tarihinden itibaren 8 yıl geçtiğini, davanın alacak zamanaşımına uğradığını, kusur oranını kabul etmediklerini, rapor tanzim tarihinde erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik usul ve esaslarına uygun rapor alınması gerektiğini,belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, davacı .... 'nın yargılama sırasında vefat etmesi üzerine davanın mirasçısı .... tarafından yürütültüğü nazara alındığında davalının vekilinin husumete yönelik itirazının yerinde olmadığı, yaralamalı trafik kazasından kaynaklı maddi zarara ilişkin olarak somut olayda 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olması nedeniyle davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, Yargıtay uygulaması ve Adli Tıp Kanunu'nun 31. Maddesi gereğince resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarının maluliyet oranını belirleme yetkisi olduğu, mahkemece hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre alındığı denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan kusur raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur değerlendirmesinin ceza yargılaması sırasında yapılan kusur değerlendirmesi ile benzer mahiyette olduğu, kazanın iş kazası olmaması ve SGK tarafından rücuya tabi ödeme olmaması nedeniyle bu hususun araştırılmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı,2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğundan faizin temerrüt tarihi olan 21/08/2020 tarihinden itibaren işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmış olması nedeniyle davalının buna yönelik istinaf itirazının da yerinde olmadığı verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı taraftan alınması gerekli 2.554,52 TL istinaf karar harcından peşin alınan 638,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.915,89 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi..24/09/2025
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 24/09/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!