T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1180
KARAR NO : 2025/72
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ....
ÜYE: ....
ÜYE: ....
KATİP: ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/04/2024
NUMARASI: 2023/589 2024/451
DAVACI: ....
VEKİLİ: ....
DAVALILAR:....
VEKİLİ:....
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Davacı banka ile davalı .... şirketi arasında 08.01.2021 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve davalı ....'nın bu GKS'yi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı şirkete .... numaralı KMH kredisi kullandırıldığını, 5528 .... 9258 numaralı ticari kredi kartı tahsis edildiğini ve ayrıca çek karnesi verildiğini, kredi kartı borcunun ödenmediğini ve bir kısım çeklerin yasal sorumluluk tutarlarının ödenmek durumunda kaldığını, hal böyle olunca hesabın kat edildiğini ve davalılara kat ihtarnamesi gönderildiğini, fakat borcun atıfet süresi içinde de ödenmediğini, bunun üzerine davalılar aleyhine Samsun İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, ancak davalının itirazı sebebiyle takibe devam edilemediğini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalıların icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili 27.07.2023 tarihli dilekçesi ile davaya cevap süresinin uzatılması talebinde bulunmuş, fakat talebi süresinde olmadığından mahkemenin 31.07.2023 tarihli ara kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, asıl borçluya başlatılması gereken takibin kefile de başlatılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun biri kefil olan her iki borçlu açısından da aynı borcun her iki taraf bakımından muacceliyet kazanacağı tarihin farklı olmasına rağmen aynı faiz oranları ile hesaplama yapılmasını hatalı olduğunu, takibin başlatılmasından önce borçluya minimum 90 gün süre verilmesi gerektiğini, bu süreye de uyulmamasını nedeni ile yapılan hesaplama ve faizlerin hatalı olduğunu, mezkur raporda kefil olduğu beyan edilen ....'nın çek taahhütnamesinde imzasının bulunmadığını, şahsi olarak borçlu olmayacağının tespitinin yapılmadığını, vekalet ücretlerinin de fahiş olduğunu, müvekkili lehine kabul red oranına göre vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalılar hakkında Samsun İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu bulunmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmasına, kefilin de gayrinakdi alacak'tan sorumlu olduğuna ilişkin kefalet sözleşmesinde hüküm bulunması nedeniyle davalı kefilin gayrinakdi alacaktan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 6325 sayılı kanunun 18/A-11 ve 13. Fıkrası gereğince belirlenmesinin yerinde olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Davalılardan alınması gerekli 10.618,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.655,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.963,95 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına.
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 16/01/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!